Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 12 yıl önce
İrem şehri

Hiçbir kitap okumamış ve hiç bir harf yazmamış bir insan, tarihin karanlıklarında gizli kalmış bir medeniyetten sanki görüyormuş gibi bahsetse ve verdiği bu haber, kendinden tam on dört sene sonra, bilim adamlarının araştırmalarıyla tasdik edilse böyle bir durum karşısında ne düşünürdünüz?

Ve şu ihtimallerden hangisini kabul ederdiniz?

1- Bu zat, zaman ve mekanları aşıp, ta o kavmin yaşadığı asra gitmiş, ve gördüklerini, tekrar asrına dönerek haber vermiş. Bu şıkkı hiçbir akıl sahibi kabul edemez, bunu kabul etmek, ancak ve ancak akıldan istifa etmekle mümkündür.

2- Bu zat, zaman ve mekanları yaratan ve ilmiyle her zaman ve mekanı kuşatan Allah’ın elçisidir ve Onun peygamberidir. O’nun bildirmesiyle biliyor ve O’nun haber vermesiyle bildiriyor. Bu şık kabul edilmelidir zira kabul edilebilecek bundan başka seçenek yoktur.

Evet yol iki değil tektir, bu da; O zatın kesinlikle ve kesinlikle Allah’ın peygamberi olduğuna inanmaktır.

Şimdi O zatın peygamberliğini ve elindeki fermanın Allah’ın kitabı olduğunu ispat eden mucizevî habere geçiyoruz

“Rabbinin Ad kavmine ne yaptığını görmedin mi? Yüksek sütunlar sahibi İrem’e ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi.” (Fecr Suresi, 6-8)

1990’lı yılların başında dünyanın tanınmış gazeteleri çok önemli bir arkeolojik bulguya “Muhteşem Arap Şehri Bulundu”, “Efsanevi Arap Şehri Bulundu”, “Kumların Atlantisi Ubar” başlıklarıyla yer verdiler. Bu ilginç arkeolojik bulguyu daha önemli hale getiren, isminin Kur’an’da anılıyor olmasıydı. O güne kadar Kur’an’da bahsi geçen Ad kavminin bir efsane olduğunu veya hiçbir zaman bulunamayacağını düşünen birçok kişi, bu yeni bulgu karşısında hayrete düştü. Kur’an’da sözü edilen bu şehri bulan kişi, amatör bir arkeolog olan Nicholas Clapp idi.

Bir Arap tarihi uzmanı ve belgesel yapımcısı olan Nicholas Clapp, Arap tarihi üzerine yaptığı araştırmalar sırasında, 1932 yılında İngiliz araştırmacı Bertram Thomas tarafından yazılmış Arabia Felix adında bir kitaba rastlam
Döküm
00:28Satsang with Mooji
00:35Transcription by CastingWords
01:00Tasdik edilse, böyle bir durum karşısında ne düşünürdünüz ve şu ihtimallerden hangisini kabul ederdiniz?
01:111. Bu zat, zaman ve mekanları aşıp, ta o kavmin yaşadığı asra gitmiş ve gördüklerini tekrar asrına dönerek haber vermiş.
01:25Bu şıkkı hiçbir akıl sahibi kabul edemez.
01:30Bunu kabul etmek, ancak ve ancak akıldan istifa etmek de mümkündür.
01:372. Bu zat, zaman ve mekanları yaratan ve ilmiyle her zaman ve mekanı kuşatan Allah'ın elçisidir ve O'nun
01:50peygamberidir.
01:51O'nun bildirmesiyle biliyor ve O'nun haber vermesiyle bildiriyor.
01:58Bu şıkkı kabul edilmelidir.
02:00Zira kabul edilebilecek bundan başka seçenek yoktur.
02:08Evet, yol iki değil, tektir.
02:13Bu da o zatın kesinlikle ve kesinlikle Allah'ın peygamberi olduğuna inanmaktır.
02:20Şimdi, o zatın peygamberliğini ve elindeki fermanın Allah'ın kitabı olduğunu ispat eden mucizevi habere geçiyoruz.
02:36Rabbinin, Ağd kavmine ne yaptığını görmedin mi?
02:41Yüksek sütunlar sahibi İrem'e, ki şehirler içinde O'nun bir benzeri yaratılmış değildi.
02:521990'lı yılların başında dünyanın tanınmış gazeteleri çok önemli bir arkeolojik bulguya
02:59Muhteşem Arap şehri bulundu, Efsanevi Arap şehri bulundu, kumların Atlantisi Ubar başlıklarıyla yer verdiler.
03:10Bu ilginç arkeolojik bulguyu daha önemli hale getiren isminin Kur'an'da anılıyor olmasıydı.
03:18O güne kadar Kur'an'da bahsi geçen Ağd kavminin bir efsane olduğunu veya hiçbir zaman bulunamayacağını düşünen birçok kişi,
03:29bu yeni bulgu karşısında hayrete düştü.
03:33Kur'an'da sözü edilen bu şehri bulan kişi, amatör bir arkeolog olan Nikolas Klepp idi.
03:42Bir Arap tarihi uzmanı ve belgesel yapımcısı olan Nikolas Klepp,
03:47Arap tarihi üzerine yaptığı araştırmalar sırasında,
03:511932 yılında İngiliz araştırmacı Bertram Thomas tarafından yazılmış,
03:57Arabia Felix adında bir kitaba rastlamıştı.
04:01Arabia Felix, Romalıların Arap Yarımadası'nın güneyinde bulunan
04:06ve günümüzdeki Yemen ve Umman'ı kapsayan bölgeye verdikleri isimdi.
04:15İngiliz araştırmacı Bertram Thomas, Ağd kavminin yaşadığı Ubar kentinin kalıntılarının bulunduğu
04:23Umman'ın sahile yakın bir bölgesine araştırma gezisi yapmıştı.
04:30Gezesi sırasında çölde yaşayan Bedeviler ile görüşmüş ve bu Bedeviler ona eski bir patika yolu göstermişler
04:40ve bu patikanın Ubar isimli çok eski bir şehre ait olduğunu anlatmışlardı.
04:46Bertram Thomas'ın kitabını inceleyen Nicholas Klebb,
04:52Thomas'ın haber verdiği Ubar'ın varlığını kanıtlamak için iki ayrı yola başvurdu.
05:00Önce Bedeviler tarafından var olduğu söylenen patika izlerini buldu.
05:07NASA'ya başvurarak bu bölgenin resimlerinin uydu aracılığıyla çekilmesini istedi.
05:14Daha sonra da Kaliforniya'da Huntington kütüphanesinde bulunan eski yazıtları ve haritaları incelemeye başladı.
05:25Kısa bir araştırmadan sonra Mısır-Yunan coğrafyacısı Batlamyus tarafından,
05:31M.S. 200 yılında çizilmiş bir harita buldu.
05:35Haritada bölgede bulunan eski bir şehrin yeri ve bu şehre doğru giden yolların çizimi gösterilmişti.
05:44Bu arada NASA'nın çektiği resimlerde, yerden çıplak gözle görünmesi mümkün olmayan,
05:51ancak havadan bir bütün halinde görülebilen bazı yol izleri ortaya çıkmıştı.
05:58Hem eski haritada belirtilen yollar, hem de uydudan çekilen resimlerde görülen yollar birbirleriyle kesişiyorlardı.
06:09Bu yolların bitiş noktası ise eskiden bir şehir olduğu anlaşılan geniş bir alandı.
06:16Böylece Bedevilerin sözlü olarak anlattıkları hikayelere konu olan efsanevi şehrin yeri bulunmuş oldu.
06:26Yapılan kazılarda kumların içinden eski bir şehrin kalıntıları çıkmaya başladı.
06:31Bu nedenle de bu kayıp şehir, kumların Atlantisi Ubar olarak tanımlandı.
06:41Bu eski şehrin, Kur'an'da bahsedilen Ad kavminin şehri olduğunu kanıtlayan asıl delil ise şehrin kalıntılarıydı.
06:52Yıkıntıların ilk ortaya çıkarılışından itibaren bu yıkık şehrin, Kur'an'da bahsedilen Ad kavmi ve İrem'in sütunları olduğu anlaşılmıştı.
07:05Zira kazılarda ortaya çıkartılan yapılar arasında, Kur'an'da varlığına dikkat çekilen uzun sütunlar yer alıyordu.
07:21Kazıyı yürüten araştırma ekibinden, Dr. Yuri Sainz şöyle diyor.
07:29Bu şehri diğer arkeolojik bulgulardan ayıran şey, yüksek sütunlarıdır.
07:35Dolayısıyla bu şehir, Kur'an'da bahsi geçen Ad kavminin kenti İrem'dir.
07:47Rabbinin Ad kavmine ne yaptığını görmedin mi?
07:52Yüksek sütunlar sahibi İrem'e, ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi.
08:23Altyazı M.K.