Necmi Güven Ankara
Prof. Dr. Ahmet Onay'ın başkanlığındaki dindarlık ve kopya çekme arasındaki ilişkinin ölçüldüğü araştırmanın sonucuna göre, dindarlar kopya çekmeye yönelmezken dine uzak olanların daha rahat kopya çektiği ve onları frenleyecek hiçbir mekanizmanın olmadığı tespit edildi.
Kopya çekme ya da diğer adıyla akademik sahtekarlıkla ilgili bir araştırma yapıldı. İlahiyatçı Sosyolog Prof. Dr. Ahmet Onay'ın başkanlığında yapılan araştırmada dikkat çeken sonuçlara ulaşıldı. Dindarlık düzeyleri ile kopye çekme arasındaki ilişkinin sorgulandığı araştırmada dindar olanların kopya çekme eğiliminin diğerlerine göre çok daha düşük olduğu tespit edildi.
İnanç arttıkça ahlak da artıyor
Prof. Dr. Onay kişilerin ahlakında mensubu oldukları kurum, okul, mesleğin belirleyici olmadığını, esas belirleyici olanın içe dönük manevi dindarlık olduğuna vurgu yaptı. Onay, yaptıkları araştırmada bu kişilerin akademik sahtekarlığa en uzak kesim olduğu bilgisine ulaştı. İnsanların iç dünyalarındaki dindarlık ya da dini yönelim düzeyleri ne kadar yüksek ise, o oranda ahlaki davranışları da dini inançların kontrol ettiğine vurgu yapan Onay, "Mesela öldükten sonra dirilmeye, hesap vermeye inanırım diyen bir kişi; aynı zamanda din kurallarını yerine getirme zorunluluğunu her zaman hissederim, diyen bir kişi; kopya çekmede, bir başkasının malını çalmada veya başka ahlaki olan davranışlarda da aynı hassasiyeti gösterdiğini görüyoruz." diye konuştu.
Doğrulayıcı sorular uygulandı
Dindar olduğu varsayılan bölgelerdeki kişilerin içinden de bu tür sahtekarlıklara yönelenlerin olabildiğine değinen Onay, "Bu durum daha çok kişinin dindarlık düzeyi ile ilgili. Ancak bir şey daha gördük ki; mesela ben öldükten sonra dirilmeye inanmıyorum, hesap vermeye inanmıyorum, dini kuralları yerine getirme zorunluluğu hissetmiyorum tarzındaki sorulara 'evet' ben bu şekildeyim, diyen insanlarda ahlaki davranışların oldukça zayıf olduğu görülüyor. Akademik sahtekarlık olsun, bir başkasına merhamet olsun, adalet olsun. Bu noktalarda da bu kişilerin ahlaken diğer kesimlerden daha düşük olduklarını yaptığımızı araştırmalarda gördük." ifadelerini kullandı.
Verilen cevaplar analiz edildi
Manevi dindarlığa gönülden inanan insanlardan ahlaki davranış beklendiğini söyleyen Prof. Onay, "Ama arkanızı döndüğünüz zaman, bir polisin ve ya yasanın korkusu olmadığı kişilerde her türlü gayri ahlaki devranışların olabildiğini kendi ifadelerinden anlıyoruz. Bizim yapmış olduğumuz ankettir, yüz yüze görüşmedir. Sorduğumuz sorulara verdikleri cevaba göre yaptığımız araştırmadır. Yoksa herhangi bir kesimi kendiliğinden varsayımlar üzerinden konumlandırmak değildir. Ahlakiliğine yönelik bir söz söyleme değil. Kendi ifadelerine göre yaptığımız bir analizin sonuçlarıdır." dedi.