00:00Partimizin değerli yöneticileri, sivil toplum
00:04kuruluşlarının temsilcileri, milletvekili arkadaşlarımız,
00:09değerli annelerimiz, bana yol verdiler. Sevgili kadınlar ve
00:15gençler, sevgili gazeteci meslektaşların, sizler de
00:20hoş geldiniz. Hepinizi Dem Parti adına sevgi ve saygıyla
00:25selamlıyorum. Ben bu mikrofondan biraz yakın sesi
00:28duyuyoruz. Size de geliyor mu? Geliyorsa değiştireyim
00:31mikrofonu. Geliyor mu? Peki. Şimdi nasıl? Iyi mi? Tamam.
00:37Tekrar lazım. Şimdi biraz önce söylediklerimi önce bir
00:46Türkçe'ye çevireyim. Burada anlamayanlar kurmancı
00:50anlamayanlar ve bizi dinleyip merak edenler için Türkçe'ye de
00:55Dedim ki Ahmet'te konuşmak hiç kimse için kolay değildir. Ne
01:02biz siyasetçiler için kolay bir şey. Ne iktidar partisine
01:09mevzu olanlar için kolay bir şey. Ne bugün ülkeyi yönetenler
01:13için kolay bir şey. Bizzat Cumhurbaşkanı için de. Ne de
01:18muhalefet partileri için Ahmet'te konuşmak kolay bir
01:22Ahmet'te konuşmak adeta ateşten bir gömlekliğin hekibidir.
01:28Peki neden ateşten bir gömlekliğin hekibidir Ahmet'te
01:32konuşmak? Çünkü Ahmet tarihiyle, direnişiyle ki bugün
01:39bu salonda gördüğümüz Türk sloganlar bu direnişin bir
01:44parçası olarak tekrar bize hem tarihi hem bugünü hatırlatıyor
01:49hem de yarın yapılması ve yapılmaması gerekenleri. Eğer
01:54bu gömleği böyle bir sorumluluk gibi kabul edip onunla ısınmak
02:00ve ısıtmak isterse ısınırız ve ısıtırız. Yalnız bu gömleğin
02:06ateşini yanlış parlarsa o gömlek hepimizi yakar. Bakın
02:13nasıl yaktı? Birlikte hatırlayalım. Bu ülkede kaç
02:18başbakan Kürt meselesinin çözümü Diyarbakır'dan geçer
02:23dedi. Bu ülkede kaç muhalefet partisinin genel başkanı,
02:30lideri, gelip demokrasinin yolu Diyarbakır'dan geçer dedi.
02:37Isimlerini hatırlıyor musunuz sevgili Diyarbakırlılar? Ahmet
02:41Halkı hatırlıyor mu bunların isimlerini? Hatırlamıyor. Ama
02:45yaptıklarını hatırlıyorsunuz değil mi? Ne yaptılar? Bunları
02:50söylediler. Onlarca yıldır söylüyorlar. Geldiler,
02:55gittiler. Her zaman Diyarbakır'a adres gösterdiler.
02:59Biz yaparız, biz çözeriz dediler. En iyi biz biliriz
03:04dediler. En çok biz size kardeşiz dediler. En çok biz
03:09sizin dilinizi savunuruz dediler. Dediler de dediler.
03:13Bu listeleri uzatabiliriz. Bazılarının isimlerini dahi
03:17hatırlamıyoruz. Ne oldu? Sandığa gömdünüz. Kim gömdü?
03:21Siz gömdünüz. Nazik davranıyorum. Aslında siyasetin
03:26çöp sepetine gönderdiniz. Böyle demeyi tercih etmediğin için
03:31sandığa gömdünüz diyorum. Ama esasında siyasetin çöp
03:37sepetine gönderdiniz hepsini. Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan da
03:43buraya geldi. Defalarca defalarca en görkemlisinden en
03:50az görkemlisine kadar Diyarbakır'ın çeşitli
03:57lezzetlerde tadına vardı diyelim. Katılır mısınız?
04:02Vardı. Çok iyi karşılandığı zamanlar da oldu. Hiç ilgi
04:10görmeyip kızdığı zamanlar da oldu. Diyarbakır'a sitem ettiği
04:15zamanlar da oldu. Diyarbakır bizi yalnız bırakmak dediği
04:19zamanlar da oldu. Yeri gelmişken hatırlatalım. Niye
04:25hatırlatıyoruz? Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki
04:33bir yumuşama dönemi başlatmak istiyorum. Belli ki küfleri muhab
04:38tutuyor bu yumuşama döneminden. Çünkü biz Türkler
04:41yumuşama görmüyoruz. Eğer biz Türkler için bir yumuşama
04:46emaneti olsaydı bugün Diyarbakır İl Kongresi'nin
04:51sağındaki pankartta zindan dinen işleri selamlanmazdı.
04:59Oradan çıkanlar karşılanırdı. Oradan çıkmalarını sağlayan
05:06güç selamlanırdı. O mücadele selamlanırdı. Tezlit
05:13hatırlatılmazdı. Sayın Hocam ona dönüp tezlit için boykotta
05:19olan çocuklu anneleri burada elleri yüreklerinde acaba ne
05:25olacak diye beklemezlerdi.
05:29Insanlar kırk derece yaşlı sıcakta Hakkari'de,
05:36Diyarbakır'da, Cizre'de, Basman'da, Mardin'de belediyeler
05:43önünde kayyum nöbeti tutmak zorunda kalmazlardı. Demek ki
05:52normalleşme bir diğer adıyla bazılarını iktidarın
05:58istediği sınırlar içerisinde muhalefete zorlamalı. Bugüne
06:06kadar ortaya çıkan sonuca bakınca ne yazık ki bunu
06:09görüyoruz. Bizim günlerimiz sağımızda zindan, tezlik,
06:14solumuzda kayyum. Karşımızda kadınlar, gençler, geleceğimizi
06:22nasıl koruyacağımızı bizim günlerimiz bunlar. Diyarbakır'ın
06:27gündemi bunlar. O yüzden iç politikada, dış politikada
06:35normalleşme arayanlara buradan hep birlikte seslenelim. Bize
06:40bu normalizasyonun sinyallerini gösterin. Yeni hesaplar
06:47yapmayın. Yaptığınız hesaplar tarihte buna şahittir ki
06:56Kürtlerin varlık mücadelelerine çarpar, bu merak olur, geri
07:03döner ve size Türkiye'nin yakın siyaset tarihini
07:07hatırlatıyorum. Buraya gelip konuşup konuştuklarının verdiği
07:17sözlerin sorumluluklarını yerine getirmeyen siyasetçileri
07:21hatırlatıyoruz sayın başkanım. Diyarbakır'da konuşmak kolay
07:26değildir. Diyarbakır'a söz vermek kolay değildir. Eğer
07:32Diyarbakır'a bir söz verdiyseniz Diyarbakır o sözün mutlaka
07:39takipçisi olur, en demokratik biçimlerine hesabını sorar.
07:44Diyarbakır'a ilgilemişken Diyarbakır öyle itaat etmez,
07:50diz çökmez, boyun eğmez, tarih vermez. Onlar da yıldır
07:58vermedi, bugün de vermez, vermeyecektir. Diyarbakır'dan
08:03tarih bekleyenlere buradan bir daha seslenelim. Diyarbakır
08:08boyun eğmez, amel diz çökmez.
08:15Şimdi bunu niye söylüyorum biliyor musunuz bir yandan?
08:20Hani kentimize saldırılar var ya Diyarbakır'a bazıları belli
08:26ki bize bazı tarihsel anları hatırlatmak niyetinde. Buradan
08:33onlara da seslenmek istiyorum. Hani ağlamalarınızı öldürdük,
08:38siz onların mezar yerlerini böyle bilmiyorsunuz diyenler
08:42var ya
08:45Onlara seslenmek istiyorum. Bu ateşi harlamaya kalkışmayın.
08:53Bu ateşi harlayacak olanlar bu ateşte yanarlar. Kimse buradan
09:00cımbızlayıp Diyarbakır'dan tehdit etti falan demesin. Bu
09:06bir tehdit değil. Uşaklar söylüyor. Bu çok açık bir
09:10tarihsel gerçek. Türkiye bugün yanıyor. Esnafıyla, işçisiyle,
09:19çiftçisiyle hepimiz yanıyoruz. Niye yanıyoruz? Kürt
09:24meselesiyle ne alakası var diyenlere? Savaş bütçelerine
09:28yıllardır harcanan bütçelere bakmalarına önemli.
09:35Açıklanmayan şeffaf bir ilçede kavanoyu ile paylaşılmayan bu
09:42bütçe kalemleri nereye gidiyor? Nereye harcanıyor?
09:50Bir kurşun ne kadar eder? Biliyor musunuz diye soracağınıza
09:56bir kurşun alma ihtiyacından