00:00Yaşayarak görüyoruz ve biliyoruz ki hayat pahalılığı,
00:09yüksek enflasyon, adaletsiz vergi sistemi, işsizlik,
00:14güvencesiz çalıştırma ve kayıtışı sistem gibi sorunlar
00:18sorunlar başta işçiler olmak üzere toplumun büyük bir
00:23bölümünü yaşam şartlarını ağırlaştırmaktadır. Yani
00:29mutlu bir azınlık dışında halkımız geçim sıkıntısıyla
00:34mücadele etmektedir. Derin bir yoksulluk içinde yaşamaktadır
00:38insanlar. Bugün burada yaşanan sorunlara dikkat çekmek ve bir
00:45an önce harekete geçmek için üveride bulunmak için toplanmış
00:49bulunuyoruz. Değerli arkadaşlar işçinin, yoksulun dayanacak
00:56gücü kalmadı. Büyük şehirlerde ev kiraları ortalama on beş bin
01:00lirayı buldu. Insanlar yüksek kiralar sebebiyle sağlıksız
01:06ortamlarda çalışmak zorunda kaldığını biz fevkalade yakından
01:10izliyoruz ve takip ediyoruz. Üreticiler ürünlerini
01:18satamazken yollara, sokaklara, belli bir yere bu boşaltırken
01:23maalesef markete, pazara geldiğimiz zaman temel tüketim
01:28maddelerine tepeden tırnağa her şeye her gün zam gelmeye
01:32devam ediyor.
01:36Daha geçen ay Yedi maliyetler içinde en iyi büyük yakını
01:42teşkil eden enerjiyi yüzde otuz sekiz zam ve bu ay başı
01:47itibariyle doğal kılığı yüzde otuz sekiz zam geldi. Elbette
01:51ki bunun yaşantımıza farklı bir şekilde yansıması daha doğrusu
01:58artarak yansıması hepimiz yaşayarak görüyorum. Önümüzdeki
02:04ay okullar açılacak. Eğitim masrafları altında altından
02:09kalkılamaz bir hale hale geldi. Analar, babalar çocuğunu okula
02:13nasıl göndereceğiz diye dert yanıyorlar. Işçiler çocuklarını
02:18eğitim masraflarını şimdiden nasıl karşılarız diye
02:21kara kara düşürme içindeler. Yılbaşından günümüze kadar
02:25iğneden ipliğe bütün maddelere hemen hemen yüzde iki yüzdeki
02:30iki kat artış yapılırken maalesef yoksulun daha doğrusu
02:35emekçinin dar gelinin ücretleri yerin yerinde saydı. Hele hele
02:41asgari ücreti çalışanları ayrıca üzülerek ifade etmek
02:45istiyorum. Bu asgari ücret seviyesinde biliyorsunuz
02:50yılbaşında kırk dokuz enflasyon asgari ücrete zam
02:54yapıldı. Oysa ki o tarihte yüzde yetmiş beş enflasyonlardan
02:59yüzde altmış dört nokta kırk yediye kadar inen enflasyon
03:02vardı ve yüzde altmış dört noktası kırk yediye rağmen asgari
03:07ücretliye yüzde kırk dokuz zam yapıldı. Daha doğrusu asgari
03:13ücretliye büyük haksızlık yapıldı, yanlış yapıldı,
03:16düzeltilmesi için en kısa zamanda çare bulunması için
03:20mutlaka Çalışma Bakanlığı'nı göreve çağırıyorum. Sayın
03:24Çalışma Bakanı istediği zaman asgari ücret tespit komisyonunu
03:28çağırabilir. Içinde bulunduğumuz şartlarda yüksek
03:32enflasyon dikkate alınarak tekrar asgari ücreti yeniden
03:35bir değerlendirme yapılabilir. Açıklanan enflasyon gerçekten
03:41bizim yaşadığımız gerçek hayattaki enflasyonla Türkiye
03:46İstasyon Kurumu açıkladığı enflasyon arasında büyük
03:49oranlarda fark var. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz şartlarla
03:54şartlardaki daha doğrusu olumsuz yapının içinde Türkiye
03:58İstasyon Kurumu'nun açıkladığı enflasyon oranlarının gerçek
04:03enflasyonun yansıtmamasından kaynaklandığını hepimiz
04:06biliyoruz. Işçilere emeklilere enflasyon oranında zamlar
04:12zamlar yapılıyor. Biz de alışveriş enflasyonu Türkiye
04:18İstasyon Kurumu'nun ve verileri doğrultusunda asgari ücret
04:22zam zam yapıyoruz. Ancak yapılan uygulamalarda enflasyon
04:29oranının gerçek enflasyonundan yansıtmamasından kaynaklı
04:34yoksulu daha yoksullaştıran bir yapı ortaya çıkmış durumda.
04:40Işçilerin dar gelinlerin şu anda yaşayarak içinde bulunduğu
04:47orta ortam zaman diliminde maalesef giderek alım gücünün
04:52en fazla düştüğü bir dönemden geçiyoruz. Işçilerin bugüne
04:58kadarki yakın takip aldığımız hususların içinde milli gelirden
05:02aldığı pay azalırken işverenlerin payı her geçen gün
05:06artmaktadır. Ülkemizde gelir azaleti hızla bozulmaktadır.
05:11Türkiye gelir dağılım eşitsizliğinde Avrupa'da birinci
05:15dünya gelenleri yirmi sekizinci sırada olduğunu uzmanlarımıza
05:19bize bize ifade etmektedirler. Gerçek enflasyon oranları
05:24açıklanmazsa bu eşitsizlik daha da artacaktır. Enflasyonun
05:29yükselmesinde hiçbir sorumlu olmayan işçilerin yüksek
05:33enflasyonu düşürmek için de fedakarlık etmesi beklenmemelidir.
05:38Işçiler enflasyonun hiçbir zaman sebebi olmamıştır.
05:42Kamuoyundaki yanlış algıyı da düzeltmek bir tarafı da teyit
05:45etmek istiyorum. Ama yüksek enflasyonun mağduru da
05:49işçilerdir. Enflasyonun bir an önce gerçek seviyesinin
05:54açıklanması için gerekli adımlar en kısa zamanda
05:57atılmalıdır. Değerli arkadaşlar, ülkemiz gelir
06:01adaletinin adaletini sağlamak için vergi sistemindeki adaletin
06:05sağlanması gerekmektir öncelikle. Bu ülkenin
06:09sağladığı kaynaklarını kullanarak servet elde edenler
06:13belli bir sermaye birikimi elde edenlerin topluma karşı
06:17sorumluluklarını da yerine getirmeli ve kazançları
06:21oranında vergi ödemeleri gerekmektedir. Çok kazanandan
06:25çok az kazananın az vergi alınmalıdır ifadesi
06:28kampanyonunda çok yaygın olmasına rağmen maalesef az
06:32kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alındığı Türkiye
06:36gerçeğini sizlerle önde haykırıyorum değerli
06:38arkadaşlar. Gelir belgesi tarife basamakları ve onun oranları
06:43acil olarak güncellenmelidir. Ücretler için düzenlenen gelir
06:48belgesi tarifesinin ilk dilimi iki bin yirmi dört yılı için
06:52yüz on bir yüz on bin Türk lirasıdır. Yetmiş yıllarda yılın
07:00son aylarına kadar ikinci kademe vergi ödenmezken şu anda
07:07maalesef ilk ilk üç ayın içinde birinci kademe atlayarak diğer
07:12kademelere atmak atlamakta. Dolayısıyla bizim toplu iş
07:16sözleşmelerimizde altı aylık aralığındaki yaptığımız
07:20ikincisinin maalesef yarısı kaybolmaktadır. Dolayısıyla
07:25içinde bulunduğumuz şartlar itibariyle bir işçinin yılda
07:29bir buçuk aylık ücreti tamamen vergiye gitmiş olduğunu
07:33tetiklerimiz arasındadır. Işçi ücretlerinin üzerindeki vergi
07:38yükü kesinlikle azaltılmalıdır. Yani Ocak ayında kaldığı maaş
07:45neyse ilk altı ay için eksilmeyecek ve yıl sonuna
07:48kadar da eksilmeyerek ve artarak zam oranında değer
07:52değerlendirilmelidir. Ve ne yazın ki işçiler hem kaynaktan
07:57kesilen doğrudan vergi hem de harcama yoluyla dolaylı
08:02vergilerini zenginlerle beraber aynı oranda ödemektedir. Değerli
08:07arkadaşlar dünyada hele hele çağdaş ülke ülkelerde dolaylı
08:13vergilerin oranı yüzde otuzlar aşmıyorken bizim ülkemizdeki
08:18bütçe gelirlerinin vergi gelirlerinin yüzde altmış beşi
08:22dolaylı vergilerden elde ediliyor. Biliyorsunuz
08:25kampanyada son zamanlarda gündeme gelmeye gelmeye
08:28başladı. Efendim istisnalar, vergi istisnaları, vergi
08:34muafiyetleri vesaire yatırım yapma adı altındaki teşviklerle
08:39beraber birçok işverenimizin daha doğrusu zenginimizin vergi
08:44vermediğinde görüyoruz. Son basında açık açıklamaları
08:47görüyorsunuz. Ve iki yıl boyunca vergi ödememiş
08:51işverenlerimizi görüyoruz. Işçilerden çalışanlardan kesilen
08:55vergi oranının neyse o şu anda itibariyle yüzde on beş ilk
09:01ücretle sabitlenmelidir. Çünkü vergi oranlarının artışıyla
09:08beraber çalışanlarımızın ücretini ilerleyen aylarda
09:11azalmakta bu insanlık dışı bir uygulamadır. Üyelerimizin
09:19haklı taleplerini elbette ki her platformunu
09:22değerlendiriyoruz. Biliyoruz yukarıda geç kalındığını
09:26ifade ettiniz. Ancak biliyorsunuz vergi
09:31düzenlemeleri, bütçe görüşmeleri döneminde yapılır.
09:34Dolayısıyla şu anda meclis tatilde meclisin tatilinden
09:38dönüşünü beklemeden biz bu eylem kararlarımızı aldık. Yani
09:43hemen bu ayın Ağustos ayın yirmisinde seksen bir ilimizde
09:48Türk iş il temsilcileri basına açık taleplerini ve içinde
09:53bulunduğumuz yaşam şartlarını çalışma hayatının sorunlarını
09:56dile getirecekler. Ve buna ilave