00:00Biber o kadar emekten sonra güneşe serilmiş bir şekilde
00:06kuruması bekleniyor. Bu kurduktan sonra da tekrar
00:09toparlanacak, çekilecek, ellerimize pul biber olarak
00:13gelecek. Gördüğünüz gibi çok eziyetli ve emek isteyen bir
00:20iş. Ama hala üreticimiz, çiftçimiz bu kadar emek
00:25vermelerine rağmen para kazanamadıklarını, sıkıntıda
00:28olduklarını bu biberin geçen seneki fiyatıyla şimdiki
00:32fiyatının aynı olduğunu söylüyor. Ama maliyetlerinin
00:36en az iki katı arttığını söylüyor. Ama Tarım Bakanı
00:40maalesef uyuyor. Görüyorsunuz işte. Bu kadar emek. Bu buraya
00:44gelene kadar bu sergiye bunlar yayılana kadar birazdan ona da
00:49bakacağız. Dünya kadar emek veriyor. Ama karşılığını
00:53maalesef alamıyorlar. Bazen dört yüz. Şeye topladığınız
00:56kiloya göre mi yığmeyi alıyorsunuz? Evet. Kaçta
00:59alıyorsunuz? Gece akşam ne zaman toplarsan topla. On bire
01:03kadar çalışıyoruz. Sabahleyin kaçta başlıyorsunuz? Sabah beşte
01:06başlıyoruz. On on bire kadar. Sabah beşte başlıyorsunuz. Gece
01:10on bire kadar çalışıyorsunuz.
01:15Topladığın kiloya göre. Evet. Evet. O da biber iyi olursa
01:20biber eee puru olursa tabii günde daha da az alır. Doğru.
01:24Doğru. Doğru. Ve abi benim bile elim yandı şimdi. Hem sıcak
01:30en az kırk beş derece var bu hava. Emeklerinize sağlık.
01:34Sağ olasın. Ama merak etmeyin bu emeklerinizin karşısında en
01:37kısa sürede inşallah. Halledeceğiz efendim. Kolay
01:40gelsin komple. Sağ olasın abi. Geçen sene gömle çatlasını
01:47verdik. Üç yüzden şu anda altı yüz gömleği veriyor. Geçen
01:50sene toplamayı ııı iki iki bin iki yüz elli derken şu anda
01:54dört bin beş yüz veriyor. Uyruk'u çekme veren şu anda
01:57dört bin ııı iki minken beş bin veriyor. Mazotu düşünürsen
02:01girdileri düşünürsen biz şu andaki geçen seneki fiyatları
02:04satamıyoruz biz burada. Şu anda çift ııı fabrikacılar bütün ııı
02:09tarım bakanına da sesleniyorum. Hepsi az birlik yapmışlar. Şu
02:12anda bizim mallarımız serginde durmuş. Kimse almıyor. Verim
02:15verim. Verim verimi. Geçen sene biz aldığımız tara da iki
02:18ton alıyor. Şu anda bir ton. O da tatlı veriyor. Bir ton iki yüz
02:21kilo alamıyor. Verim yok. Geçen sene bu sene bir yağmur yağdı
02:24bizi mahvetti. Böyle hem mon kaldı hem de biber böyle kaldı
02:28serginde kaldı. Şimdi vekilim. Buyur. Şimdi bizim bu biberin
02:32Çin biberine yani Çin biberinin bundan farkı ne yani? Aroması
02:35da ondan bin kat daha tatlı. Daha güzel. Çin biberi
02:37afotoksisi. Farkı ne biliyor musun abi? Farkı şu. AKP
02:41hükümeti Türkiye'deki çiftçiyi öldürmek istiyor. Şu şu biberin
02:46ne tadı? Çin biberinde var. Ne lezzeti? O Çin biberinde ve
02:52ithal tiplerde biberde var. Bire bir biz de yiyoruz. Evimizde
02:55yiyoruz. Ama maalesef AKP hükümeti bir tek biber için
02:59değil fıstık içinde aynı. Üzüm içinde aynı. Çiftçinin buğday
03:04da aynı. Çiftçinin üretmesini istemiyorlar ya. Ya nedir bu
03:09çiftçi düşmanınız? Ben hala anlamış değilim. Nedir bu
03:12çiftçi arkadaşlardan istediğiniz? Sıkıntınız nedir
03:15ya? Gelin açıkça anlatın. Şimdi cumartesi mesela burada
03:20o ki öleceğinize müdür alanına gelin.
03:25Cumartesi saat altıda istasyon meydanında genel başkanımız
03:31çiftçinin sorunlarıyla ilgili itham edecek gazantiplere.
03:35Genel başkanımızın ayağı kırık. Gidiyorum. Ama sağ olsun sırf
03:40çiftçinin büyük sıkıntıları olduğunu hep dile getirdik
03:43kendisine. Ondan dolayı gazantide geleceğim dedi. Ayağım
03:46kırık olsa da geleceğim. Halkı ithap edeceğim. Dertlerinin
03:50sorunlarını ben her tarafa duyuracağım dedi. Her siyasetçi
03:54gücünü sizlerden alın. Bu gücü