00:00Değerli arkadaşlar, herkese merhaba. Yeni eğitim öğretim
00:05yılına yaklaşırken hepimizin telefonu bir konu ile dolu.
00:11Vatandaşlarımız bizi arıyorlar. Ulaşabildikleri
00:14herkesi arıyorlar. Bir çare peşindeler. Yurt arıyorlar.
00:19Çocuklar üniversiteyi kazandı. Başka şehirlere gitmek zorunda.
00:23Ama yurt bulamıyorlar, barınacak yer bulamıyorlar.
00:27Ulaşabildikleri milletvekili, bakan, devlet görevlisi, memur
00:33kim varsa ulaşıp bir çare arıyorlar. Çünkü barınma
00:37sorunu giderek ağırlaşıyor ve bugünlerde çok yoğun. Yirmi iki
00:41yıllık iktidarda maalesef yurt sorunu çözülmedi. Çözülmek
00:46istenmedi. Gençlerimiz kaderine terk edildi. Ve aileler bu
00:51geçim sıkıntısı içerisindeyken bir de çocuklarına özel yurt
00:55bulma durumunda kalıyorlar. Özel yurtların fiyatları,
00:58aylık masrafları yüz yirmi bin liradan ııı yıllık yurt
01:03ücretleri yüz yirmi bin liradan üç yüz bin liraya kadar
01:06varabiliyor. Son derece yüksek rakamlar. Dolayısıyla bu konuya
01:11mutlaka şimdiye kadar el atılmış olması beklenirdi.
01:14Ama maalesef el atılmış değil. Hala gençlerimiz barınma
01:18sorunu yaşıyor. Hala velilerimiz, öğrenci, anneleri,
01:22babaları çaresiz ve ııı özellikle de çocuklarımızı
01:27nasıl okutacağız diye kara kara düşünüyorlar. Değerli
01:31arkadaşlar bir diğer önemli gündem maddesi Mpox diye
01:36bilinen M çiçeği olarak Türkçe'ye çevirebileceğimiz bir
01:40hastalık. Bu virütük bir hastalık özellikle Afrika'da
01:44endemik olmuş bir hastalık ve Dünya Sağlık Örgütü en yüksek
01:50seviyede alarm veriyor. En yüksek seviyede dikkat edin
01:53diyor. Bu hastalığın yayılabileceğine dönük uyarıyor
01:57ve önlemler alınmasını telkin ediyor. Ama maalesef Sağlık
02:03Bakanlığımız bu konuda şu ana kadar etkili bir önlem almış
02:07değil bir bilgilendirme yapmış dahi değil bizim Mpox çiçek
02:12virüsüne karşı nasıl korunabileceğimiz bu hastalığın
02:16Türkiye'ye girişini önlemek için neler yaptığımız neler
02:20yapmamız gerektiği ve Türkiye'de yayılmaması için
02:23hangi önlemleri almamız gerektiği hala açıklanmış değil
02:27hala kamuoyu bilgilendirilmiyor adeta Sağlık Bakanlığı uykuya
02:32yatmış durumda. Biz bu tutumu hatırlıyoruz. Özellikle
02:37kovid-on dokuz pandemisi sırasında aylarca Türkiye'de
02:41vaka yok demişlerdi. Aylarca Türkiye'de her önlemi aldık
02:45demişlerdi. Aylarca test yapmamışlardı ve aylarca yoğun
02:50bakımları kapatarak Türkiye'nin gözünü kapatabileceklerini
02:54zannetmişlerdi. Hatta açıkladıklarından iki ay
02:58öncesinden on bir vaka olduğunu biz delilleriyle ortaya
03:02koymuştuk ve sonrasında da kabul etmek zorunda kalmışlardı.
03:06Yine aynı şeyin olmasından kaygılıyız. Ve Sağlık Bakanı'nı
03:10buradan uyarıyoruz. Bu kez kovid-on dokuzdaki yanlışlığa
03:14düşmeyin. Süreci şeffaf yürütün. Ve saklamak yerine
03:20gizlemek yerine hiçbir şey yokmuş gibi yapmak yerine
03:24tedbir alın, tedbirlerinizi anlatın, uyarın ve bu
03:28hastalığın yayılmasına karşı etkili önlemler alınmasını
03:32kolaylaştırın. Vatandaşımızın işini kolaylaştırın. Çünkü siz
03:37yok deyince virüs yok olmuş olmuyor. Sağlık Bakanlığı'nın
03:42açıklamasını biliyoruz. Ankara İl Sağlık Müdürlüğü'nün
03:46açıklamasını da biliyoruz. Ama bize bize gelen bilgiler
03:49içerisinde Ankara'da dört vaka olduğu üçünün Bilkenşehir
03:54Hastanesi'nde birinin de Etlikşehir Hastanesi'nde yoğun
03:57bakımda tutulduğu bilgisi var. Doğru mu değil mi? Teyide
04:01muhtaç. Ama teyide muhtaç olmayan gerçek şu ki Sağlık
04:06Bakanlığı bir aymazlık içerisinde ve özellikle de bu
04:11hastalıkla ilgili tedbir almıyor veya aldığı tedbirler
04:16varsa da bunu kamuoyuyla paylaşmıyor. Bir sürecin
04:20şeffaf, açık, etkili ve güvenilir bir biçimde
04:23yürütülmesini bir kez daha buradan uyarıyoruz, söylüyoruz.
04:28Değerli arkadaşlar dün Manisa'da hepimizin yüreğini
04:34parçalayan, vicdanlarımızı ayağa kaldıran ve asla kabul
04:38edemeyeceğimiz kadına karşı şiddet olayını gördük. Çocuğunun
04:42gözü önünde on dokuz yaşında bir kadına hamile bir kadına
04:46eşi tarafından ağır şiddet uygulandı ve maalesef bu ııı
04:52şiddet halkasına bir yenisi daha eklendi. Tüm Türkiye
04:56ayağa kalktı. Hepimiz böyle olaylar olduğunda bunu
05:00kabullenmiyoruz, istemiyoruz, lanetliyoruz ama bir şeyler
05:05yapması gerekenler yani kadına karşı şiddeti önlemesi
05:09gerekenler etkili önlem almak konumunda olanlar dönüyorlar
05:13vatandaşlara etraftaki vatandaşlar bu kadını niye
05:17kurtarmadı diye soruyorlar, çıkışıyorlar. Sayın Çelik o
05:22kadını koruması gereken sensin. Senin hükümetin. Sen etkili
05:27önlemler almadığın için Türkiye'de kadınlar şiddete
05:30uğruyor. Sen etkili önlemler almadığın için kadınlar
05:33sürekli darp ediliyor. Sürekli kadın cinayetlerine tanık
05:36oluyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı'nın bir imzayla
05:39İstanbul Sözleşmesi'nden bir gecede çıktığı için kadınlar
05:43artık daha korumasız. Bütün rakamlar ortada. İstanbul
05:47Sözleşmesi'nden çıktınız ve özellikle de kadına karşı
05:51şiddeti bir tarafından özendiriyorsunuz. Bir tarafından
05:55destekliyorsunuz. Bir taraftan lanetliyorsunuz. Olmaz böyle
05:59şey diyorsunuz. Kabullenmeyiz diyorsunuz. Ama diğer
06:03yandan yaptıklarınızla kadına karşı şiddeti teşvik
06:07ediyorsunuz. Kadınları koruması gereken sizken dönüyorsunuz
06:11etraftaki vatandaşlara niye korumadınız diye de
06:14çıkışıyorsunuz. Sizin birilerine çıkışmak değil kendi
06:18görevlerinizi eksiksiz yapmak gibi bir sorumluluğunuz var.
06:22Bakın yılın ilk altı ayındaki rakamları paylaşıyorum. Iki yüz
06:28otuz dört kadın katledilmiş. Yüz seksen iki kadın şüpheli
06:32şekilde yaşamını yitirmiş. Iki yüz elli beş kadınımız
06:36yaralanmış şiddet sonrası. Yüz kırk kadın seks işçiliğine
06:42zorlanmış. Yetmiş üç kadın cinsel tacize zorlanmış, maruz
06:47kalmış ve sadece bu rakamlar basına yansıyan bizim
06:52bulabildiğimiz rakamlar. Dolayısıyla kadına karşı
06:56şiddeti elbette şiddetle kınıyoruz, kabul etmiyoruz ama
07:01bizim meclis olarak sizin hükümet ve yönetenler olarak
07:06yapacağınız daha çok şey var. Ilk yapacağınız İstanbul
07:11Sözleşmesi'ne tekrar dönmektir. Altı bin iki yüz seksen dörtün
07:15kadınlarımızı yeteri kadar korumadığı ortaya çıkmıştır.
07:19Daha geçenlerde televizyon ekranlarına yansıdı. Adam diyor
07:23ki seni öldürürüm beş yıl yatarım, üç yıl hapiste kalırım,
07:27gerisini tedbirli çıkarım ve devam ederim hayatıma diyor. Bu
07:31algı yerleşmiş, kadına karşı şiddetin cezasızlığı algısı
07:35yerleştikten sonra artık şiddeti önleyemiyorsunuz.
07:39Dolayısıyla sizin yapacaklarınızı vatandaşa ihale
07:43etmek, vatandaşa çıkışmak ve vatandaş üzerinden kendini
07:47temize çıkartmak kolaycılığına girmeyin. Kadına karşı şiddet
07:52artıyorsa, kadın cinayetleri artıyorsa birinci sorumlusu
07:55sizsiniz, ilk yapmanız gereken de tekrar İstanbul Sözleşmesi'ne
08:00dönmektir. Artık daha fazla kadın cinayeti, kadına karşı
08:05şiddet görmek, duymak istemiyoruz. Değerli
08:11arkadaşlar önemli bir konu daha önce gündeme getirmiştik.
08:16Süleyman Soylu'nun yargılanma arzusu. Süleyman Soylu
08:21hakkındaki somut iddialar sonrasında bakanlıktan da
08:26olunca biraz da gündeme gelmek için bir gün kalktı ben
08:30yargılanmak istiyorum dedi. E kendisi eski bakan yeni
08:34milletvekili dokunulmazlığı var. E ne yapmak lazım?
08:37Dokunulmazlığımı kaldırın ben yargılanayım dedi. Çok minnoş
08:42bir hareket. Öylesine böyle eee seveceğim bir hareket ki çok
08:48masum bir hareket. Beyefendi yargılanmak istiyor ve geliyor
08:52bir dilekçeyle meclis başkanlığına başvuruyor. Meclis
08:55başkanlığı ne yapıyor? Sayın Soylu sizin hakkınızda bir
08:59fezleke yok. Dolayısıyla benim yapacağım bir işlem yok diyor.
09:02Peki bilmiyor muydunuz? Biliyordunuz. Ben de
09:06biliyordum bunu. Hepimiz biliyorduk. Biz ben buradan on
09:09gün önce söyledim. Senin hakkında fezleke yok ki. Senin
09:14hakkında hiçbir savcı işlem başlatamıyor ki. Hiçbir polis
09:17soruşturma yapamıyor ki. Zaten fezleke yok. Bu neyin
09:20yargılaması? Bu neyin efelenmesi? Ha sen yargılanmak
09:24istiyor musun? Sen mesela Ayhan Bora Kaplan çetesiyle suç
09:29örgütüyle ilişkilerini anlatmak istiyor musun? Veya sorulara
09:32muhatap olup kendisi temize çıkartmak istiyor musun? O
09:36zaman yapacağın bir iş var. Sen Sezgin Baran Korkmaz'ı nasıl
09:40yurt dışına çıkarttığını nasıl arkasında durduğunu açıklamak
09:44bunun sonucuna katlanmak ifadesini vermek istiyor musun?
09:48Yapacağın bir iş var. Sen on bin dolar suç örgütünden on bin
09:55dolar ayda maaş alan milletvekilini söylemek istiyor
09:58musun? Yapacağım