00:00ve iki bin on sekiz yılında Elazığ'a geldik. Elazığ'la
00:04ilgili de şöyle bir algım vardı. Ya her dönem beş sıfır
00:07AK Parti. Yirmi belediyenin en az on altı on yedi tanesi AK
00:11Parti ve AK Parti'ye verilen oylar Türkiye ortalamasının çok
00:16üzerinde AK Parti'nin de bu şehrin seçmenlerinin AK
00:21Parti'ye verdiği destekten ve güvenden kaynaklı buraya bir
00:24pozitif ayrımcılık yaparak sorunların çözüldüğünü
00:28düşündü. Ama seçim kampanyası başladı. Yakın çalışma
00:32arkadaşlarımız da il başkanımız, ilçe başkanımız,
00:35kadın kollarımız da köylerimizi, ilçelerimizi,
00:38beldelerimizi gezmeye başlayınca gördüm ki Elazığ
00:42Tunceli'den daha sorunlu bir şehir. Ve Elazığ'ın siyaseti
00:46vatandaşın sorunlarını çözmeye yönelik değil yalanla, dolanla
00:51devam ettirilen bir süreç olarak götürülmüş. Ve bu kentte her
00:55şey tekelleşmiştir. Ticaret tekelleşmiş, siyaset
00:59tekelleşmiş, bürokratik atamalar tekelleşmiş, hizmet
01:03tekelleşmiş, kamu yatırımları tekelleşmiş, kamuya personel
01:07alımları tekelleşmiş, bunu bu tekelleşmeden yararlananlar da
01:12yine AK Parti'ye oy verenler değil. Bir saadet zinciri var.
01:17AK Parti'nin yönetim kadrolarının üzerinde etrafında
01:21dar sayıda bir grup var. Bu grup AK Parti'nin
01:25imkanlarından devletin, kamunun imkanlarından yararlanmış AK
01:30Parti'ye oy verenler bile inanılmaz mağduriyetler
01:33yaşanmış. Onlara gelince yalan, dolan, kendi akrabalarına,
01:38eşine, dostuna gelince bütün devletin imkanları seferber
01:42edilmiş. Ve biz gün gibi iki bin on sekizde milletvekili
01:46seçildikten sonra bu ilin değerlerini, bu ilin duruşunu,
01:51bu ilin siyaset anlayışını, bu ilin mağduriyetlerini, bu ilde
01:57yaşayan insanların inanç değerlerini, yaşam tarzlarını
02:00parlamentoda hep gündeme getirdi. Ve dedim ki her yerde
02:04de açık açık ifade ediyorum. Dedim ki insanların inançları
02:09birbirinden ayrı olabilir. Yaşam tarzları birbirinden
02:13ayrı olabilir. Düşünceleri birbirinden ayrı olabilir.
02:17Siyasi tercihleri birbirinden ayrı olabilir. Ama biz
02:21insanların inançlarına, değerlerine, yaşam tarzına,
02:26etnik kökenine, ana diline, anasına, babasına, soyuna
02:31saygı duymak zorundayız. Çünkü herkesin soyu sopu kendi şerefi
02:38kendi namusudur. Sevgili hemşehrilerim ben siyasette her
02:42zaman açık tavrı olan bir siyasetçiyim. Asla soyumu
02:46sopumu inkar etmedim. Asla ana baba dede topraklarını inkar
02:50etmedim. Ne dedim? Buraya geldiğimde ilk adaylığım
02:54açıklandığında dediler ki ya Gürsel Erol Alevi'dir. Gürsel
02:59Erol Tuncelli'dir. Ne işi var burada? Ben de kalktım ne
03:03dedim? Evet dedim. Ben Alevi'yim dedim. Zaten bir insan
03:07kendi soyunu sopunu inkar ederse bırakın milletvekiliğini
03:10onlara da bile olmaz dedim. Evet dedim. Ben Tuncelli'yim.
03:16E benim babamın mezarı Tunceli'de. Benim dedelerimin
03:20mezarı Tunceli'de. Atasını, babasını, dedesini inkar eden
03:24bir adamdan adam olur mu? Olmaz. Ama ne dedim? Dedim ki
03:30siz benim soyumla sopumla uğraşmayın. Herkesin soyu sopu
03:37kendi namusu, kendi onuru, kendi şerefidir. Herkes
03:42inançlarını özgür yaşayacak. Siz Alevi olabilirsiniz. Siz
03:46Kürt olabilirsiniz. Siz Sünni olabilirsiniz. Siz Laz
03:51olabilirsiniz. Önemli olan nedir? Hepimizin ortak bir
03:55tekinliği var. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmak. Bu
03:58devlet hepimizin bu ülke hepimizin. Ve hepimizin ortak bir
04:04değeri daha var. Nedir o? Cumhuriyeti bize bağışlayan bu
04:09ülkeyi kuran demokrasiyi getiren insan haklarını
04:13getiren yaşamsal haklarımızı bize veren kadınlarımıza seçme
04:19ve seçilme hakkını veren Mustafa Kemal Atatürk'tür. Son
04:24zamanlarda medyada, basında tartışılıyor. Bu ülkede ne
04:30zamandan beri Mustafa Kemal'in, Atatürk'ün askerleriyiz
04:34diyenler sorgulanmaya başladı. Işte biz konuktan aykırıyoruz.
04:39Hepimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz. Hiç
04:43endişe edilmesin. Hiç endişe edilmesin. Her enazılığı
04:48Mustafa Kemal Atatürk'ün askeridir ve asker olarak
04:52alacaktır.
04:55Ve sevgili analarım, sevgili bacılarım biz size özgür bir
05:01Türkiye kuracağız. Özgür bir Türkiye yaratacağız. Yirmi sekiz
05:07Şubat faşist zihniyetinin başını kapattılar diye çocuklarının
05:13mezuniyet törenine alınmayan analarımıza, bacılarımıza da
05:17sahip çıkacağız. Bu ülkede Mustafa Kemal Atatürk'ün
05:21askerleriyiz diyen gençlerimize de sahip çıkacağız. Hiç
05:25endişeniz olmasın. Bugün buraya Elazığ'da yaşanan üreticilerimizin
05:34tarım sektörüyle ilgilenen köylülerimizin sorunlarını
05:38gündeme taşımak hem Elazığ kamuoyunda hem de Türkiye'de
05:43gündem oluşturmak için geldik. Önümde üzüm üreticilerimizin
05:46koydukları üzüm kasaları var. Elazığ'da aynı zamanda
05:50üretilen milli olarak üretilen şeker pancarı üreticilerimizle
05:55aynı sorunu yaşıyorlar. Aynı zamanda kaysı üreticilerimizle
05:59aynı problemi yaşıyorlar. Inanın bu şehir kendi kaderine
06:04terk edilmiş bir şehir. Yalan dolan siyasetiyle vatandaşın
06:09her dönem aldatıldığı bir dönem. Buraya bugün bizim
06:13parlamentoda davranışlarıyla, beyefendiliğiyle,
06:19yaklaşımlarıyla sorunların gündeme getirilmesiyle çözüm
06:24odaklı dili kullanmasıyla ve tarım politikalarına olan
06:28yeteneğiyle, bilgisiyle en içerimizdeki yetkin
06:32arkadaşımla geldim. Ömer Fethi Gürer'le geldim. Şimdi sizi
06:37Ömer yoldaşımla baş başa bırakıyorum. Hepinize saygı ve
06:41sevgilerimi sunuyorum. Teşekkür ederim. Sanayici karından
06:45taviz vermiyor. Ama çiftçiyi boğuyor. Besiciyi boğuyor.
06:49Hayvancılık yapanı boğuyor. Türkiye'ye iki yılda giren
06:54hayvan varlığı ithal hayvan varlığı şu anda bir milyon
06:57üç yüz bini geçmiş durumda. Iki bin yirmi yılına göre hayvan
07:03varlığımızda iki milyon azalma var. İthalatçı bir noktaya
07:07ülkeyi savurduk. Onun için tükettiğimiz gıdada
07:10çocuklarımız et ve süt et ve sütten mağmur ürünlere erişmede
07:15sorun yaşıyorsa bunun temelinde de yanlış tarım politikalarını
07:20uygulaması var. Dediğim gibi çözümsüz hiçbir şey yok. Önemli
07:25olan yapılacak olanı bilen, liyakata dayalı, kamucu,
07:30köylüden, çiftçiden, besiciden yana bir anlayışça sorunları
07:35sahiplenecek bir iktidarın olması. Biz bunu çözeriz. Size
07:40bu üzümü de konuşturmayız, o domatesi de konuşturmayız. Bakın
07:45çoğunuz televizyonda izlediniz. Bölgenizde domatesle ilgili
07:48fabrikada gördüm. Domatesi Mayıs ayına kadar ithalatına
07:52ihracatına yasak getirdiler. Ya şimdi İran, Bulgaristan, Irak
07:58bunlar da tarıma yöneldi, Türkiye Cumhuriyetleri de
08:01yöneldi. Sen o getirdiğin yasak da yurt dışındaki salça
08:04pazarı başkalarının eline geçti. Sanayici gidip
08:08satamayınca üç liradan anlaşmalı sözleşmeli domates
08:12alıyordu. Bana senin domatesi bir buçuk liraya verirsen
08:15alırım dedi. Çünkü stokları dolu. O da satamıyor. Öyle
08:18olunca sistem hatası bunları yarattı. Onun için her şeyin
08:22açıklaması var. Her şeyin anlatısı var. Böylesi bir günde
08:27sizlerle bir arada olduğum için mutluyum. Tarım saatlerce
08:30süren bir konuşma anlatı olan ana da bizleri erdirdi ama
08:35başta Gülsel Erol Başkanımın sizlerle bizi buluşturmasına
08:39tekrar teşekkür ediyorum. Hepinizi dostça selamlıyorum.
08:43Geleceğiniz güzel olsun. Vekillerimizi de üzümlerimizin
08:49yanlarına doğru davet ediyoruz. Üreticilerimizin yanına,
08:52çiftçilerimizin yanına. Birazdan da yine evet
08:58vekillerimiz
09:03Sayın Gürsel Erol, Sayın Ömer Fethi Güren efendim.
09:07Çiftçilerimizle birlikte üreticilerimizle birlikte
09:11üzümlerimizin başında efendim. Evet Fethi Bey de davet
09:15ediyoruz. Evet Fethi Bey de şöyle alalım.
09:20Evet üreticiye umut olmak için, çiftçilerimize umut
09:32olmak için uzman kadromuzla bugün Kuzova'dayız. Konuktayız
09:38bugün. Sizleri sevgiyle, saygıyla, coşkuyla, umutla
09:43sizleri selamlıyoruz.
09:50Evet Lide milletvekilimi Sayın Ömer Fethi Gürer de Elası
09:57Milletvekilimi Sayın Gürsel Erol, çiftçilerim