00:00Size belki o günü hatırlatacak bir röportaj izleteceğim.
00:03Sizi köprünün üzerinde ağlarken gören iki kişi,
00:07Havva Şirin ve Cemile Şirin ve Baki Şirin, o da galiba bakkal değil mi bakkal?
00:18O da bakkalın eşi, onun kardeşi.
00:20Sizi buldukları anı hatırlatacaklar size.
00:23Sonra da bakalım Hatice Hanım ne an hatırlıyor o güne dair.
00:27Çünkü Sedat daha büyük.
00:28Sedat, annesinin ona evde olmadığını söylüyor aslında Tutku Dilara'nın.
00:32Ve o öyle aramaya başlıyor.
00:34O zaten, sen o zaman 13-14 yaşındasın.
00:3713 yaşındaydım aynen, yurtta kalıyordum.
00:38Evet.
00:39Bir izleyelim bakalım siz de hatırlayacak mısınız onları?
00:52Köyde söylenen kelime şu.
00:54Tutku'yu almış, adamın biri almış.
00:57İki tane küçüğü de, Umut'la Havva Gülü, bakkalın önüne doğru orada bırakmış.
01:03Bu iddianın ardından bize ulaşan Havva ve Cemile Şirin,
01:06Baba Mustafa Kayıkçı'nın anlattığının doğru olmadığını,
01:09çocukları görüp kendilerinin kahvehanenin önüne bıraktıklarını söyledi.
01:12O gün öğretimden beraber anneme doğru gezmeye gidiyorduk.
01:15Köprünün diğer yolu ilerisine doğru baktığı iki tane çocuk ağlıyor.
01:18Umut'la Havva mı?
01:19Evet, onlardı.
01:20Kız küçüktü, 2-2,5 yaşlarında gibi.
01:22Oğlan da 4-5 yaşlarındaydı.
01:24Bir de biz yanlarına yaklaştık.
01:26Ne oldu gülüm, niye ağlıyorsunuz deyin?
01:27O gün hiç küçüğü pek akıl etmedi.
01:29Havva yok, Havva gitti diyordu oğlan.
01:31Nereye gitti dedik?
01:32Ses etme, sürekli ağlıyorlardı.
01:34Ellerini tuttuk ırmaktan aşağıya düşerler diye.
01:36Oğlana sorduk, annen nerede, baban nerede?
01:39Baba kahvede dedi.
01:40Annesini hatırlamıyorum.
01:41Baba kahvede deyince biz kahvenin yanına kadar götürdük öğretimden beraber.
01:45Annesini tanıyorduk.
01:46Annesinin de rahatsız olduğunu biliyorduk.
01:48Çocuklara dedik, buradan öte evinize gidin dedik.
01:51Kahve bizim bu yayında gösterdiğimiz kahve, şu anki kahve.
01:53O kahve.
01:54İki elti, Havva Gül ve Umut Kayıkçı kardeşleri gördüğünü söyledikleri noktayı da gösterdi.
01:58Çocukların ikisi burada ağlıyorlardı.
02:00Tam olarak ne diyordu Umut?
02:01Havva yok, Havva gitti.
02:03Havva peki ne yapıyordu Havva Nur?
02:04O sürekli ağlıyordu.
02:05Buradan kahvenin mesafesini de gösterelim.
02:08Şuraya kadar götürdük yani.
02:11Şu şekil.
02:12Oraya kadar gittik, kahvenin doğrusuna kadar gittik.
02:14Çocukların önüne bırakıldığı söylenen bakkalın sahibi Baki Şirin'le de konuştu.
02:18Mustafa Bey, sizin dükkanınızın önüne o diğer iki çocuğun bırakıldığını iddia etti.
02:23Ben hatırlamıyorum babayı.
02:24Siz hatırlarsınız.
02:25Tabii hatırlardım, olsaydı hatırlardım.
02:30Oradan evinize gitmemişsiniz.
02:33Sizin eviniz o kahveden sonrası.
02:34Sizi köprünün üstünde bulmuşlar, ağlarken.
02:38Zaten senin için o küçüktü diyorlar.
02:40Havva yok diye Umut'un ağladığını söylüyorlar.
02:45Hatırlıyor musun Duru?
02:46Ben o dönemde onları hatırlamıyorum.
02:53Köprüye çıkmıştım.
02:55Köprüye çıkmışsınız.
03:06Ablam giderken adamın peşinden koşmuştum demiştim.
03:09Belki o köprünün en...
03:13İnşaatla ilgili kare hatırlıyor musunuz?
03:14İnşaatla, inşaatın olduğu alanla ilgili.
03:17Ben inşaat bile hatırlamıyorum.
03:18Umut, sen oğlum?
03:20Hayal mayal.
03:22İnşaat kimmiş de hatırlamıyorum.
03:252,5 yaşında çocuklar işte o zamanlar zaman zaman söylenen laflara göre
03:29onları da hareket etmişler.
03:312,5 yaşındaki çocuk o zamanlar ne hatırlayacak?
03:34Hiçbir şey hatırlamaz.
03:36Duru'cum, şu süreliğin tümleriyle birleştirmişler mi enişte?
03:40O zaman biraz seni hatırlayabilir mi bebeğim?
03:43Hatırlayamaz.
03:44O zaman hastaneye 2,5'e, 3'e girecek şimdi.
03:47Ne yapacağız?
03:48Yavrucuğum, bak biz sizin kardeşinizi arıyoruz.
03:52Annenin acısını dindirmeye geldik.
03:55Biz bugün Bebe Hanım'a teşekkür edip
03:58sizi hani imkansızlığız yok diye buraya getirdik.
04:01Abla sizin, ana sizin ama ben ablamı her zaman sahibim.
04:07Bak biliyorsun değil mi? Ben köyde yaşıyorum.
04:09Her şeyi biliyorum.
04:10Sen de biliyorsun.
04:11Aynen.
04:12Ben ablama da sahibim.
04:13Biz Müge Hanım'a çok teşekkür ederiz.
04:15Allah binlerce defa razı olsun.
04:17Hepimiz de.
04:18Ayağına taş değmesin.
04:19Bu zamana kadar hiç etmedim.
04:21İnan ki zaman bulamadım.
04:23Çok sinirliydim.
04:24Edemedim.
04:26Müge Hanım hakkını helal et.
04:27Ay helal olsun ya.
04:28İnan ben...
04:28Teşekkür, yoruldum.
04:29Ailemize helal edin ya.
04:31On beş yıl boyunca resim asıldı en azından.
04:33Yaşamadığından eminiz artık.
04:35Teşekkür olur mu?
04:35Ablam köyde hep şunu...
04:37Her yerde çocuğunu arıyor.
04:39Herkese de aynı lafı söylüyor.
04:41Aha kendi yüzü.
04:42Benim ablamdır.
04:43O da benim yeğenimdir.
04:44Bunlar da benim yeğenimdir.
04:46Sor.
04:47Bak hepsi benim yeğenim.
04:48Nasıl kayboldu Atiye Hanım?
04:49En çok ben şeyim.
04:50Nasıl kayboldu çocuğunuz?
04:52Ama ablamı artık bu acısını dindirmek istiyoruz.
04:55Anlatmak istediğim...
04:56Lütfen bak sizin bir şey olduğu zaman ayağın çivi battığı haberi...
05:00...ta İstanbul'a geldi değil mi yakın bir zamanda?
05:02Evet.
05:02Canı acıdı annenin değil mi yavrum?
05:04Aynen.
05:04Bak o da ablam.
05:05Lütfen.
05:07Ya ben hatırladıklarımı söyledim.
05:08Hatırladıkları öyle bir şey olamaz.
05:10De ki Müge abla tamam.
05:12Biz böyle bir şey yaşadık ama çok hafızamda yok.
05:16Ben o zaman iki buçuk yaşındayım.
05:18Sana kimse baskı yapmıyor.
05:20Kimse sana yapacaksın diyeceğim diyeceğim diye bir kelime de yok bebeğim.
05:23Sizin burada anlatamadığınız...
05:25Atiye Hanımcığım pardon.
05:26Yani zaten çocukların kaçırıldığı mevzusu yok.
05:29Yok.
05:30Kayboldu mevzu.
05:31Yani orada bir diğer kardeşten anlıyoruz.
05:33Çocuk yok.
05:35Hatice Hanım o yüzden isterseniz siz anlatın.
05:37Siz o gün çocukları yıkamışsınız.
05:38Evet.
05:39Hangisini yıkadınız?
05:41Üçünü birden yıkadım.
05:43Tutku'yu da...
05:44Tutku'yu da, Umut'u da yıkadım.
05:47Onları yıkadıktan sonra ben de banyoya girdim.
05:49Yalan söyleyemeyeceğim şimdi.
05:51Dedim hani evin havlusunda oynayın.
05:54Evimiz bizim üstü betondu.
05:56Merdiven vardı.
05:57Ağaç merdiveni.
05:59Ağaç basamak merdivenlerden...
06:02Evin üstüne çıkmak için bir merdiven vardı.
06:04Onun üstünde oynuyorlardı.
06:06Dedim onlara ki yavrum oradan düşerseniz merdiven siz kayar.
06:10Siz altında kalırsınız.
06:11Bir yer incelir dedim.
06:13Oradan dedim eve gelin.
06:15Onlara ben öyle dedim.
06:16Öyle deyince ben...
06:17Bizim Bayram Dayı'nın o görsettiğimiz dükkan,
06:20Hava Göz sunum yaptı ya.
06:21Orası Bayram Dayı'nın dükkanın arkasında.
06:24Bizim orada bir tane demir vardı.
06:26Demirlerin üstünde çocukla oynuyordu.
06:28Ben de yine dedim onlara...
06:30Çıkın oradan gelin eve dedim.
06:32Sen şöyle koşa koşa gelin dedim.
06:34Size dedim tatlı yaptım dedim.
06:36Tatlı yaptığımda imlük helvası gibi bir şeydi.
06:40Ondan sonra dedi ki geleceğiz anne.
06:42Hadi geleceğiz anne.
06:43Hadi geleceğiz anne.
06:44Yanında da iki tane çocuk vardı bizim kızın.
06:47Biri Mehmet Canlı, birisi de Ümran diye bir kız çocuğu vardı.
06:51Dört çocuk oynuyorlardı.
06:53Benim çocuklarım buna çok küçüktü.
06:55Dediğin doğru.
06:56İki yaşında biri, beş yaşında veya yok.
06:59Onlar oynarken ben Mehmet Can'a dedim ki
07:02Mehmet Can sen azıcık İmran'dan büyüksün.
07:06Annenin buraya gelip gitme neslinden haberin var mı oğlum diye sordum.
07:11O da bana dedi ki annem bizi gönderdi buraya arkadaşlarımızla oynayalım diye izin verdim.
07:16O günden bahsediyorsunuz değil mi?
07:17O günden bahsediyorum.
07:18Aynı o günden bahsediyorum.
07:19Çocukla oynarlarken siz sonra banyoya mı girdiniz?
07:21Ben banyoya girmeden önce çocuklara öyle bir ifade ettim.
07:24Hani tatlı yiyelim de gideriz.
07:26Ona da gelmedi ki.
07:27Yemin gelmedi yani eve girmedi.
07:29Azıcık daha oynayalım, azıcık daha zıplayalım.
07:30Onu oynarken biz de bu evi yeni geçirdiğimiz için
07:34evet o sopan ben banyoya oturdum zaten.
07:36Kulcuklarının üstünde su kaynattım.
07:38Kazandı.
07:39Çocuklarının üstünü yıkadım.
07:42Çocuklarının üstünü yıkarım diye biraz daha su koydum.
07:44Kendime de su kaynayayım işte dedim.
07:46Bir de ben kendimi yıkayayım dedim.
07:47Yıkadım.
07:48Sonra sopayı helal sökmüştüm işte.
07:50Sopanın üstünde suyu ısıttım.
07:52Dışarıda yemek helal hazırladım çıkmına.
07:54Koştum işte dedim gideyim dedim.
07:57Koşmam da neden akşam karanlık kıstı.
07:59Akşam yediğine sekiz arasıydı.
08:02Gideyim dedim çocuklarımı alayım, geleyim dedim.
08:04Yemek yiyelim dedim.
08:05Vakit geçti.
08:06Gitti.
08:07Koşalaktan gittim yalan değil.
08:10Benim bu oğlumla bu oğlum ayaklarıma sarıldı.
08:14Dedi anne Dilara yok, nerede yok dedim.
08:18Ben de sordum.
08:19Dedi ki şey bitti bilek mi oynuyoruz, saklanmaç mı oynuyoruz, bizden bilmiyoruz dedi.
08:24Ben dedim sen şöyle git, ben böyle gideyim.
08:27Umut mu dedi saklanmaç mı oynuyor.
08:29Umut'u hissediyordum, beni kucakladı.
08:31Anne Dilara yok saklanmaç mı oynuyor, ne yapayım dedim.
08:33Ben o zaman koştum parka.
08:35Parkta bütün o oyuncakların, kazanların içine, o kayacakların içine varana kadar baktım.
08:41O bakış şirininin işte o sunum yaptığı yerin altlarına doğru baktım.
08:46Duru bir şey söyledi mi size?
08:47Efendim?
08:48Duru bir şey söyledi mi?
08:49Duru zaten o anda evde değil miydi?
08:52Konuşabiliyor muydu?
08:53Evde değil miydi?
08:55Evde miydin sen o zaman bilmiyorum ki.
08:57Hatırlamıyorum.
08:58Onu hatırlayamıyorum.
08:59Konuşabiliyor muydu?
09:02Efendim?
09:03Konuşabiliyor muydu Duru?
09:04Havagül konuşamıyordu.
09:05Havagül zor konuşuyordu.
09:06Çünkü savcılar, hakimler bizi karakola çekti.
09:09Çocuk konuşturmak istedi.
09:13Ablan nerede dedi.
09:15Abla gitti dediğini söylüyor.
09:18Abla mı?
09:19Ablayı götürdüler.
09:20Abla gittiler diye.
09:23O zaman ben de dedim ki kim göttü kızım dedim.
09:25Abiler diye itaat etti.
09:27Nasıl bir şeydi abileri tanıyayım.
09:30Benim elimde o zaman bir şeyim yok.
09:33Telefonum yok.
09:36Abiler dedi.
09:37Nasıl abiler?
09:38Abilermiş işte.
09:39Büyük abiler diye itaat ettiler.
09:42Peki abilerine ne diyordu?
09:44Abilerine de abi diyor muydu?
09:46Evet abilerine.
09:47Zaten abisi abi demek zorunda.
09:49Büyük abiler diyordu.
09:50Büyük abiler götürdü dedi o zaman.
09:53Umut hiç bilmiyorum.
09:55Umut'a da aynı şekilde ifade verdi.
09:57Biz orada bayağı bir kaldık.
09:59Adliyede, koridorda.
10:01Yani siz aslında banyodan çıktığınızda çocukları evde bulamadınız.
10:06Yok bulamadım değil.
10:08Çocukla parka gittiğinden ben haberim vardı.
10:11Parkta ben çocukla almayayım.
10:13Hayır hayır.
10:14Yani siz nasıl Sedat'la Umut'u nerede gördünüz?
10:17Saat kaçta gördünüz?
10:19Saat kaçta gördüm?
10:22Hava kararmıştı diyor.
10:24Hava karanmak üzereydi yani.
10:26O ara işte Herim'in dükkanının önündeydi.
10:28Ezan saati 6 buçuk muydu?
10:30Akşam ezan saatine bakmıştı.
10:327 buçuk muydu?
10:33Evet.
10:34O ara ben işte çocuğumu ararken bulamıyordu.
10:37Hayır bu önemli.
10:38Siz yani evde yok çocuklar diye mi dışarı çıktınız?
10:41Evet.
10:42Alayım geleyim de yemek yiyelim diye çıktım.
10:44Ayrıca o kaybolduğu için haberim yoktu.
10:46Mustafa Bey gelmiş miydi?
10:49Ben çocuğu almayı gittim de
10:51bizim orada bir kafeterya var
10:53Mahmut Nevik diye.
10:54İnternet münası yaptı.
10:56Sonra kafeye döndürdü onu.
10:57Benim bey terbiyede çalışıyor.
10:59Sabah gidiyor akşam saat 7 gibi geliyordu.
11:01Gelmişken oraya uğramış.
11:03Ben oradan aşağı ineyken
11:05bana dedi İncil'in yanından azıcık daha ötedeydim.
11:07Postanenin arkasındaydım.
11:09Dedi ki nereye gidiyorsunuz?
11:11Dedim aman hava gülsün.
11:13Dili aradım kaybolmuş saklanayım mı ne yapayım mı
11:15hiç bilmiyorum dedim ben dedim.
11:17Gel beraber bakalım dedi.