00:00Ülke olarak moralimiz bozuk. Güven bunalımı yaşıyoruz.
00:06Kartalkaya'da yetmiş sekiz canımız yanarak hayatını
00:10kaybetti. Yangın çıkabilir ama yetmiş sekiz kişi ölmez.
00:16Ölüyorsa nedeni usulle uygun yapılmayan binalar ve
00:22denetimsizliktir. Çöken bir sistemdir. Bu olay yakın tarihte
00:29olduğu için henüz yüreklerimizde. Ancak
00:32unutmayalım ki geçen sene tam bugün Erzincan'ın İliç
00:38ilçesindeki altın madeninde oluşan HLN sonucu dokuz işçi
00:43hayatını kaybetmişti. Iki yıl önce yaşadığımız büyük depremde
00:48on binlerce insanımızı usulüne uygun yapılmadığı için çöken
00:53binalar altında kaybettik. Iki bin on dört yılında Soma
00:58kömür madeninde çıkan yangında üç yüz bir işçi hayatını
01:03kaybetti. Tüm bu ve benzer ölümlerin arkasında tesis
01:08sahiplerinin yönetmeliklere uygun yatırımları maliyet
01:12nedeniyle yapmaması ve denetim eksikliği var. Kaliforniya'da
01:18koca Los Angeles şehri yandı. Japonya'da çok daha şiddetli
01:23oldu. Kaç kişi öldü? Lütfen bakın ve mukayese edin. Bizdeki
01:31ölümlerin nedeni maliyet odaklı kural tanımazlık ve
01:36denetimsizliktir. Kurallarımız vardır ama uymayan çoktur.
01:41Yeterli denetim yoktur. Bu ölümlerin ana nedeni sistem
01:47bozukluğudur. Maliyeti güvenliğin önüne koyan iş
01:51sahipleri hak etmediği koltuğa oturan özel sektör iş
01:56insanları ve kamu yöneticileridir. Onların
02:00yarattığı ve uyguladığı sistemdir. Bu sistemin nasıl
02:05düzeleceği çok net bellidir. Sistemin kendi kendini düzeltme
02:10mekanizması olmalıdır. Sorumlular görevden ayrılmalı,
02:15hesap vermeli, yerlerine yetkin kişiler gelmelidir. Son
02:22haftalarda politik hayatta da olağanüstü olaylar yaşıyoruz.
02:26Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor, yerlerine
02:30kayyum atanıyor. Bir siyasi parti lideri hakkında önce
02:35soruşturma başlatılıyor, sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor.
02:40Birçok sanatçının menajerliğini yapan bir iş kadını
02:44hakkında önce soruşturma başlatılıyor, sonra farklı bir
02:48nedenle tutuklanıyor. Bir Büyükşehir Belediye Başkanı
02:52hakkında yaptığı konuşmalar nedeniyle basın
02:56toplantısından dakikalar sonra soruşturmalar açılıyor. Bilir
03:01kişi görüşmesini yayınlayan gazeteciler gözaltına alınıyor,
03:05genel yayın yönetmeni tutuklanıyor. Yeni mezun
03:09temenler ordudan ihraç ediliyor. Bu olaylarda suç
03:15vardır, yoktur diyemeyiz. Ancak çok kısa sürede arka arkaya
03:20gelen bu olayların toplumda endişe yarattığını ve güveni
03:24sarstığını söyleyebiliriz. Ayrıca tutukluluğun istisna
03:29değil, kural haline gelmesi gibi kangrenleşmiş bir sorunun
03:34kanunlar değişse de çözülmediğini görüyoruz. Bir
03:40gün dahi olsa özgürlüğünden mahrum edecek tutuklama ve adli
03:45kontrol kararlarının hatta gözaltı kararlarının ne denli
03:49titiz verilmesi gerektiğini yıllar sonra gelen tahliyelerde
03:53beraat kararlarında görüyoruz. Ancak bugünkü endişe ve
04:00güvensizlik ortamına rağmen ülkemizin geleceğiyle ilgili
04:03umudumuzu hiç kaybetmiyoruz. Çünkü biliyoruz ki doğru
04:08politikalarla ülkemiz kalkınır ve vatandaşlarımız kendilerini
04:12mutlu ve huzurlu hisseder. Bu nedenle inandığımız doğruları
04:17bıkmadan, usanmadan dile getireceğiz. Söylesek de hiçbir
04:22şey değişmiyor. Zihniyetine kapılamayız. Bizim görevimiz
04:27doğru bildiklerimizi söylemektir. Mevcut
04:32uygulamaları eleştirmekle kalmayıp yeni politikalar
04:35önermektir. TÜSİAD'ın bu amaçla hazırladığı ve bugün
04:40sizlere dağıtılan Perspektif iki bin yirmi beş. Dönüşüm ve
04:46gelecek için yol haritası ve öneriler adlı kitapçık on bir
04:50maddeyle dönüşümlere hazır ve küresel rekabette öne çıkan bir
04:54ülke yaratmamız için yol gösteriyor.