00:00Herkese merhabalar, ben T24'ten Ebru Dedeoğlu.
00:03Bugün Başar Başar'ın yeni kitabını konuşacağız ama farklı bir ortamda.
00:07Stütyoda değiliz, evindeyiz.
00:10Hatta size böyle onun çalışma masası, birazcık kitaplarından da ufak özel çekimler de yapmayı planlıyorum.
00:16Kendisine sürpriz olarak.
00:18Hoş geldiniz ya da ben hoş buldum.
00:21Hem hoş geldiniz hem hoş bulduk.
00:24Yeni kitap, Fukaranın Ahı.
00:27Yeni çıktı. Tam ne kadar oldu?
00:30Mayıs'ın 22'siydi.
00:32Ben bir başar başar romanların hayranı olarak çok sevdiğim atasözlerini hep not alıyordum sizle röportaj yapınca falan böyle.
00:42Toplu olarak görmek beni aşırı mutlu etti.
00:45Atasözlerin hayatınızda nasıl bir yer var?
00:49Şimdi atasözleri insanın içine işleyen bir şey, çıkarıp atamadığınız bir şey.
00:53Ben de pek çoğu baba yadigarı, pederbeyden dinlediğimiz, duyduğumuz.
01:00Ben kuytu kulak bir çocuktum, laf dinlemeyi çok severdim.
01:03Evde konuşulanları hep takip ederdim çaktırmadan.
01:06Halın üstünde ya da masanın altında oynuyormuş gibi gözüküp aslında gizlice muhabbete dahil olan o duvardaki sinek bendim yani.
01:15Dolayısıyla bir öteden beri içimizde taşıdığımız bir şey.
01:19Sonradan bir alışkanlık oldu.
01:20Ben toplamaya başladım.
01:22Tabii ailenin dışında da hem yöresel olarak hem tarihsel olarak bizim çağımızın dışından da bir sürü atasözümüz var.
01:30Onları da topladım.
01:31Kendime göre bir defter oluşturdum.
01:33Yani onları bir yerde biriktiriyorum.
01:35Ama her bulduğum atasözünü yazmam yani.
01:37Beğendiğimi yazarım.
01:38Zaten hepsi birbirinden değişik ve hiç duymadığım birçok vardı.
01:43Köfte atasözleri de var öyle değil mi?
01:45Ama yani çok atasözü var Türk kültüründe.
01:48Ama bazıları gerçekten hiç duyulmamış ya da daha az ben duymamış olduğum yere.
01:51Benim seçtiklerim öyle tabii.
01:52Ben seçkiyi yaparken kitaba işte 70 kadar atasözü seçtim.
01:56Mümkün olduğunca az bilinen, levacı az olan ama ağır çeken, yükü olan, bize bir şeyler söyleyen, kafamızı düşünmeye, hayal gücümüzü harekete teşvik eden sözleri seçmeyi denedim elimden geldiğince.
02:14Peki, fukaranın ahındaki atasözleri sadece dilediğiyle biraz da hayatı da temas ediyor.
02:19O seçimlerde bence bu da önemli gibi geldi.
02:22Bir sözün edebi ya da kültürel değeri bireysel deneyimle temas ettiğinde mi değişiyor ya da derinleşiyor?
02:30Şimdi her zaman insanlar kendi deneyimleriyle birleştiriyorlar dünya algılarını.
02:36Dolayısıyla örneğin ben bir sözü hatırlarken onu aslında ortamıyla, gündemiyle, nereden çıkıp geldiğiyle beraber hatırlıyorum tabii ki.
02:47Dolayısıyla benim için o aklımda kalan o sahneyle var.
02:52Ama hepimiz için öyle değil.
02:53Herkesin başka bir yaşantısı var.
02:56O yaşantılar insandan insana değişiyor elbette.
02:58Benim şahsi veya kişisel yolculuğumda özel yeri olanların tabii ki kitapta da hikayeleri anlatılıyor.
03:10Yani ben atasözleri seçmekle kalmayayım da...
03:13Orada otobiyografik birçok öveler de var zaten.
03:15Evet, biraz da Deniz Hanım'ın teşvikiyle bunlara böyle kuru kuru atasözleri seçkisi olmasın, alfabetik arkaya yazılmış bir şeyler çıkarmayalım diye hakkında bir şey söyleyebileceklerimi desin.
03:30Atasözleri günümüzde biraz itibar kaybı yaşamıyor mu?
03:34Çok.
03:35Ve neden sizce?
03:36Şimdi şöyle toplum değişiyor, insanlar değişiyor.
03:39Dolayısıyla değerler değişiyor.
03:40Atasözlerinin bir kısmı gerçekten zamana karşı kötü sınavlar veriyorlar.
03:47Yani Halep oradaysa Arş'ın burada sözü içinde taşıdığı değer yargısıyla ayakta kalabilecek bir sözken Arş'ın ölçü birimini gündemin dışında kalmasıyla beraber unutulmaya yüz tutuyor bir kere.
04:04Ondan sonra atasözü dediğimiz her şey böyle pırlanta değerinde değil.
04:08Bir kısmı fevkalade acayip, ayrımcı, cinsiyetçi, ırkçı.
04:15Aklına gelebilecek bütün olumsuzlukları da içerebiliyor atasözleri.
04:19Dolayısıyla onların da unutulması ya da mümkün olmaz olsun böyle ata dedirten atasözlerinin dışarıda bırakılmasında bir beis yok.
04:28Bunun yerine yenileri geliyor.
04:30Yeni çağın atasözleri geliyor.
04:32Yeni çağın insanlarının söylediği sözler geliyor.
04:34Onların da zamana karşısında bunu biz göreceğiz ileride ya da görebilirsek.
04:39Peki şu anki o aforizmalar falan aynı kategoriye sokamayız.
04:44Sokamayız.
04:45Nasıl söyleyeyim aforizmayı yapay zekaya da yaptırırsın.
04:48Ama atasözünü yani kaynana pamuk ipliği olup raftan düşse gelinin başı yarılırmış sözünü yapay zeka çıkaramaz.
04:56Kitabı babanıza hitap etmişsiniz.
04:58Onun da ruhun şad olsun.
05:00Ama satırlarından anladığım birazcık mesafeli bir ilişkiniz varmış.
05:05Yazlıklarınızı okumamış.
05:07Kitaplarla da mesafeliymiş.
05:09Ama yine sizi kelimelerle ve hikayelerle büyütmüş.
05:12Bu kitap bir anlamda babanızın okumadığı bir hayatın öyküsü diyebilir miyiz?
05:18Aslında babamın okumaya ihtiyacı olmayan bir hayatın öyküsü biliyordu çünkü.
05:23Peda Rahmetli kendi babasını 9 yaşında kaybetmiş.
05:26Dolayısıyla baba kucağının sıcaklığını hiç tartmamış.
05:30Bu işler biraz da neyin meselesi.
05:32Başınızda ne geliyorsa siz de onun etkisiyle ölen diliz kadarını yapıyorsunuz.
05:37Hiç yadırgamıyorum yani babamın beni kucağına almamasını, saçımı okşamamasını falan.
05:44O dönem babaları da öyle sanki.
05:45Bir de öyleydi gerçekten haklısın yani.
05:48Babalık böyle bir şeydi yani.
05:50Korkulan bir şeydi babalık.
05:51Ana kucağı vardır da baba kucağı yoktur yani.
05:54Bizim kültürümüzde baba kucağı diye bir kelime yoktur.
05:56Yok bence de.
05:58Dolayısıyla bir uzaktık birbirimize ama bu uzaklık birbirimizi dinlememize engel değildi.
06:07Özellikle ben onu kendisi de öğretmen olduğu için de bir sınıfta öğretmen gibi konuştuğu için de her zaman.
06:13O güzel sesiyle de, o cü sesiyle ben onu hep dinledim.
06:19O tuhaf laflarını da çok beğenerek not ettim.
06:22Aramızdaki ilişki söz üzerine kuruluydu.
06:24Evet ama anne hani böyle yüksek sesle okurmuş mesela size.
06:28O arkadan dinlermiş falan.
06:30Ben anneyi merak ettim.
06:32Annem girikliydi ya.
06:33Nasıldı?
06:33Kostaklanıp duruyordu.
06:34O da bener yazmış.
06:35Severler değil mi böyle?
06:40Peki.
06:41Kelimenin peşine düşmek bazen bir yazarın kaderi gibi.
06:44Sizce bu iz sürme ne zaman başladı?
06:48Çocuklukta kulağınıza çarpan bir sözün yıllar sonra defterinize düşmesini bize anlatır mısınız?
06:53Ya şimdi bir yazarın en büyük sermayesi her zaman çocukluğudur.
06:57Çünkü en içimizde taşıdığımız, en içimize işleyen ve unutamadığımız şeyler, iyileri de, kötüleri de, travması da çocukluktan gelirler.
07:06Siz bunları gelecekteki sonraki zamanda işte okuduğunuzla, yaşadığınızla, tanıdığınızla zenginleştirirsiniz.
07:15Ve eğer de bir niyetiniz varsa bu acıyı, bu derdi çekmeye o zaman yazmaya da kalkabilirsiniz.
07:23Ama dediğim gibi başlangıç sermayesi her zaman çocukluk heybesidir.
07:28Daha doğrusu heybenin en dibindekiler hep çocukluktan gelenlerdir.
07:31Ötekiler üstüne eklenir, eklenir.
07:33Ve o da size bir işte yazma gücü, yazma sermayesi olur.
07:38Benim çocukluğumda duyduklarım çok, biraz da hafızadan herhalde, unutamadığım şeyler.
07:45Peşimden koşuyorlar canavarlar gibi.
07:47Biz beraber takılıyoruz yani.
07:50Peki bu kitabla böyle en sevdiğin ya da sizi en çok sarsan ve hala çözemedim bunu anlamadığınız dediğin var mı öyle bir atasözlerin?
07:59Şimdi atasözleri ilk bakışta bir şey söyler genellikle.
08:04Sonra biraz üzerinde düşünce acaba öyle demiyor mu?
08:07Şöyle bir şey mi diyor?
08:08Ben de biraz şey, düşünce cimnastiği, hafif böyle günlük hayatın felsefesi olsun diye atasözlerine tırmaladım yazarken.
08:19Burada ne diyor?
08:20Şimdi sorunun yanıtı şu, içime işleyen söz şu, fukaranın ahı tahtından indirir şahı.
08:28Ama bunu yazarken aynı zamanda şunu da söylüyorum.
08:31Bu atasözleri işlevsizdir.
08:33Yani kimse işte sakla zamanı gelir zamanı deyip bir şey biriktirmeye başlamaz.
08:39Ya da ne bileyim çalışma niyeti yoksa bir atasözüyle çalışmaya başlayan birisini bulamazsınız.
08:45Bunlar temenni mahiyetinde, dua niyetine söyleyen şeylerdir.
08:50O yüzden bu dua çok güzel bir dua.
08:52Hatta içinde ufak bir beddua da barındırıyor.
08:55Yani fukaranın ahı tahtından indirir şahı.
08:59Peki bunun hikayesini bizle paylaşır mısınız?
09:00Buna ancak amin diyebilirim.
09:02Yani böyle bir söz.
09:04Hep beraber.
09:06Yalnız taş duvarı olmaz, dayanışmadan duvar örülür.
09:12Ben bunu çok sevdim.
09:14Anlattığınız hikayede çocuk yaşta bir tarla duvarını iki kardeş sırt sırtta vererek örüyor.
09:19Yetişkinlikte bu türden omuz omuza duvar örme hali hayatınızda nasıl bir yer ediniyor?
09:24Ben açıkçası çok ekip adamı değilim.
09:32Yazarlık biraz hep şeye benzetiyorum.
09:37Açıktan geçen bir tekneye benzetiyorum.
09:40Tekneye baktığınız zaman ah yelkenli ne kadar güzel direği var, yelkenli var işte su üstünde.
09:45Ama görmediğiniz o yelken kadar uzun bir de salması var o teknenin.
09:50Suyun altında gidiyor ve siz onu hiç görmüyorsunuz.
09:53Yani tekneye bakıp da salmasını düşünmüyorsunuz.
09:56Oysa yazma işi aslında o salmada geçiyor.
09:59Yani yalnız başınıza, kimsenin olmadığı bir yerde gayretle ve şüpheyle oluyor mu acaba?
10:06Becerebildim mi? Yapabildim mi korkusuyla?
10:09Geçen uzun zaman ve saatler.
10:12Benim için yazarlık o teknenin, uzaktan geçen teknenin görünmeyen salması.
10:19Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz mı?
10:22Hikayede bu söz bir sünnet travmasının orta yerinde karşımıza çıkıyor.
10:29Sizce bu atasözü bugünün emeğinin görünmezliği dünyasında hala geçerli mi?
10:34Valla bunu kitapta biraz tartıştım.
10:40Bazı şeyler geçmişte kalmış gibi sanki.
10:43Bir yandan da buraya da bir şey var ama bir tımı geliyor burada burayla ilgili.
10:48Bugünün kişisel gelişim dünyasına bakarsanız mümkün olduğunca sen koşma topu koştur kafasında.
10:56Hatta niyete top gelsin.
10:59Evet yeterince istersen olur falan.
11:02Ama özünde düzen şöyle kurulmuş.
11:07İlk önce emeği vereceksin sonra karşılığını bekleyeceksin.
11:10Bazen karşılığını alamayabilirsin.
11:13Evet bu kötü bir şeydir ama emek vermeden karşılık beklemek hakkın değildir.
11:18Mevzu burada zaten.
11:20Babam kitapta yazdıklarımdan biri de şuydu.
11:24Bedava çalışmak boş oturmaktan yedir derdi.
11:28Yani hiç para almadan da çalışmaya razı olmalısın.
11:32Ancak bir şey böyle öğrenilebilir derdi.
11:36Ve beni sürekli kapalı çarşıya oraya buraya çırak sokmaya çalışıyordu.
11:40Girdim mi?
11:41Girmedim.
11:41Ayrı mesele.
11:42Ben gittim sokakta kitap satmayı tercih ettim.
11:44O ayrı ama gene de pederin söylemeye çalıştığını çok iyi anlıyorum.
11:51Değişik bir adammış o her.
11:52Çok güzel lafları vardı öyle söyleyeyim.
11:54En sevdiğin zafı neydi?
11:56Bitmeyen işin anasını yatmak ağlatırmış.
12:01Artık ağlatırmış kısmını siz devamlayın.
12:05Sadece benim değil Deniz'in de çok sevdiği bir laftır.
12:07Hatta Doğan kitap koridorlarında bu sesin yankılandığını duymuştum.
12:10Ben de duydum.
12:11Yabancı gelmesi.
12:12Teşekkür ediyorum.
12:15Benim için çok keyifli.
12:16Sağ olasın.
12:17Ağzına sağlık.
12:18Ayağına sağlık.
12:19İnşallah ikinci cidde de takılırız beraber.
12:21Tabii ki.
12:22Bugün başar başarıyla beraberdik.
12:24Tekrar görüşmek üzere.
12:25O da.
12:30O da.
12:31O da.
12:31O da.
Yorumlar