Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 yıl önce
Döküm
00:00Başımız var, stand-upçı, komedyen, çok kalitelib arkadaş.
00:04Onu da konuk ediyoruz haftaya.
00:05Güzel, haftada ben buradayım o zaman.
00:08Ben de ekran, evde ekran başında olacağım.
00:11Başından bir olay geçmiş, onu anlattı.
00:12Kendisine de anlattıracağım haftaya.
00:14Şimdi bir gün diyor, bankamatiğin önünde bekliyorum, sıra bekliyorum diyor.
00:21Arkamda da bir bayan var diyor, o bahsettiğim işte dışı 2-3 kilo boya olup,
00:25içi bomboş olan bayanlardan bir tanesi.
00:26Bir de sözde böyle aydın, entelektüel falan takılırlar ya bunlar, o giyim tarzlarına.
00:32Sanki giyimdeymiş gibi bu işler hakikaten.
00:35İyilerini tenzih ediyoruz.
00:36Tabii ki muhakkak, öyle bir yanlış anlamaya.
00:39Şimdi sırayı bekliyor, sıra geliyor işte arkadaşımıza recebe.
00:43Tam varacak bankamatiğin yanına, kadın ayı çekil çekil bakayım oradan diyor, bunu itiyor sağ tarafa.
00:49Hemen kendisi varıyor bankamatiğe, önüne geçiyor.
00:52Neyse çocuk sinirleniyor tabii, bakıyor ama bir şey demiyor.
00:55Kadın neyse bankamatiği de işini halledemiyor, bir türlü parayı çekemiyor.
01:00Ondan sonra bizim recebe dönüyor, bozuk mu diyor bu makina diyor.
01:05Parayı çekemiyorum diyor, bu makinede herhalde bir arıza var diyor.
01:08Ondan sonra bizim recebe gayet soğukkanlı bir şekilde,
01:12hanımefendi diyor, artık diyor para jetonla çekiliyor bilmiyor musunuz diyor.
01:16Ne diyor, e duymadınız mı daha diyor jetonla çekiliyor.
01:19Nasıl jetonla çekiliyor diyor.
01:20Bankaya gideceksiniz diyor, kartınızı göstereceksiniz buna mukabil diyor.
01:25Jeton kart alacaksınız ve onunla parayı çekeceksiniz diyor.
01:28Allah Allah diyor, teşekkür ediyorum beyefendi diyor.
01:30Kadın gidiyor bankaya.
01:32Bankaya giriyor, recebe oradan normalinde ayrılması lazım, kaçması lazım fakat bekliyor.
01:38Kadın bir öfkeyle çıkıyor tabii içeride rezil olmuş.
01:41Çıkıyor, terbiyesiz herif, ahlaksız herif, utanmıyor musun diyor, yalan söylemeye, beni kandırmaya diyor.
01:49Hani genelde bankam atayım, önünde ufak kameralar olur.
01:52Ondan sonra bizim recebe gayet soğukkanlı bir şekilde tabii hiç istifini bozmuyor.
01:55Hanımefendi diyor, bu bir kamera şakasıydı, bakın diyor orada kamera çekiyor diyor.
01:59Ondan sonra kadın süslenmeye falan, hangi kanol demeye başlıyor.
02:03Yani böyle tipler de var tamam mı?
02:06Recep de yani.
02:07Bir de şu var, burada vatan konuşurken aklıma geldi.
02:11Avarika'da bir yazar yıllar evvel bir şey yazıyor, bir konu ele alıyor.
02:24Daha sonra onun ele almış olduğu konu, hikaye, filmleştiriliyor.
02:28Neyse ben uzatmayacağım, kısa keseceğim.
02:29Filmi çekiliyor, bu yazarın yazdıkları, hikayelerin filmleri çekiliyor, filmi çekiliyor.
02:34Filmi çekildikten sonra adam materif hakkı ödemiyorlar, müsaade dahi almıyorlar.
02:40Adam tesadüf eser işte bir televizyonda filmi izlerken bir bakıyor ki kendi hikayesi.
02:45Allah Allah diyor, bu benim hikaye.
02:49Hemen dava açıyor, böyle böyle benim hikayemi çaldılar, bana telif hakkı da ödemediler.
02:55Derken işte olay mahkemeye intikal ediyor.
02:58Ondan sonra filmin senaristi, yönetmeni, yapımcısı çağrılıyor mahkemeye.
03:03Niye böyle oldu filan diye soruyorlar.
03:05Onlar inkar etmiyorlar biz diyor gerçekten.
03:07Bu adamın kitabından aldık bu hikayeyi.
03:09Fakat diyor, kitapta bir ibare vardı.
03:12Ben bu hikayelerin aslında filmleştirmesini isterim demişti yazar.
03:17Biz de buna binaen diyor, filmi çektik.
03:20Fakat bu bir mazeret kabul edilmiyor tabii.
03:23Yazar istediği telif bedelini karşı taraftan, filmi çekenlerden, yapımcılardan alıyor bir şekilde.
03:32Şimdi burada şöyle bir soru akla geliyor.
03:35Yahu diyorsun, adam bir eser ortaya koymuş ve bu eser birileri tarafından kullanılmış, müsaade alınmamış.
03:44Durum böyle olunca adam da hakkını aramaya çıkmış.
03:48Şimdi kendi açığından düşünüyorsun.
03:49Hani bazen çok güzel bir söz söyleriz, kendimiz spontan bir şey ifade ederiz.
03:55Kendimize aittir, bir vecizedir aynı zamanda.
03:58Mesela ben Orhan Hocama söylerim.
04:00Orhan Hocam işte vatana söyler, sana söyler.
04:03Seninle bir gün bir kafeteryada otururuz, sen de o sözü bana söylersin.
04:07Tam denk gelir.
04:09Ben de dinlerim.
04:11O söz benimdi ya.
04:13Hemen onu söylerim sana.
04:14Ya bu söz benimdi derim.
04:16Bana aitti ya.
04:17Şimdi şöyle bir soru akla geliyor.
04:19İnsan kendisinden sadır olan, kendisinin icra ettiği her şeyi sahiplenir.
04:26Hatta başka birisi ona sahiplenmeye kalktı mı gözlerini de koyabilir.
04:30Böyle bir ben tarafı vardır insanın.
04:33Peki diyorsun ya.
04:34Yani bir bünye var.
04:36Bir kalp var.
04:38Göz var.
04:38Dünyada hiçbir nimette, hiçbir malla, mülkle değişmeyeceğimiz.
04:42Gözümüz var, kulağımız var, aklımız var, elimiz var, duyularımız var.
04:48Peki bunun sahibi, telif olarak bizden ne bekliyor?
04:55Ve bu telif hakkını biz ona nasıl ödüyoruz?
04:58Acaba bütün bu eseri ortaya koyana en ufak bir şekilde hayatımızda telif hakkı ödemek aklımızdan geçmiş mi diyorsun?
05:08Basit bir sözü dahi bu kadar sahiplenirken bunca azaları, dünyanın hiçbir servetine değişemeyeceğimiz bir gözü bize bahşedene biz günde değil, ömrümüzde kaç defa telif bedeli ödemek için düşündük.
05:24Ödemeyi geç. Zaten ödememiz mümkün değil. Düşündük diye düşünüyorsun.
05:29Çok doğal.
05:31İnan bu insanı çok düşündürüyor.
05:34Yani ben diyorsun ya telif bedelini ödemek, hakkını ödemek için ne yaptım?
05:38Ufacık tefekkür ettim mi diyorsun?
05:41Böylece bırakalım onu.
05:42Üzerinde daha yorum yapıyorum.
05:43Hakikaten üzerine pek fazla söylecek hiçbir şey yok açıkçası yani.
05:46Hocamdan...

Önerilen