Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 11 ay önce
Türkiye'nin denizlerinde balık çeşitliliği ciddi şekilde azaldı. Uzmanlar, aşırı ve kayıt dışı avcılık, deniz kirliliği ve iklim değişikliği nedeniyle bazı türlerin artık belirli bölgelerde görülmediğini belirtti. Balıkların korunması ve stokların yeniden artması için denetimlerin artırılması, koruma alanlarının ilan edilmesi ve sürdürülebilir balıkçılık önlemlerinin uygulanması gerektiği vurgulandı.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00550 çeşit balığın çok kısmı burada var ama ne zamandan, tarihte, çok eski tarihlerden beri burada munyalanmış bir şekilde demeyebilirsiniz.
00:16Nesli tükendi ama ekonomik olarak bu balıkların %90'ı yok.
00:22Zaten denizlerimizde ne yediğimiz sofralarımızda belli 3-5 çeşit balığımız kaldı.
00:29Lüfer herkesin sofrasında vardı.
00:32Bugün Lüfer var görüyorsunuz ama herkesin sofrasında değil.
00:39İstavrit'e baktığınız zaman ben asıl vatandaşımızın sofrasında her zaman olandan bahsediyorum.
00:47İstavrit'imiz her zaman soframızda vardı.
00:51Şimdi de var ama hangi boylarda nasıl bir istavrit var?
00:55Hamsı gibi istavritler var.
00:57Yani baktığınız zaman balık çeşitleri tamamen yok oldu diyemeyiz.
01:04Var ama sizin ulaşabileceğiniz, herkesin ulaşabileceği durumda balığımız yok.
01:10Aslında çok güzel balık çeşitliliğin olduğu bir coğrafyada bulunuyoruz.
01:15Özellikle pelajik göç balıkların rotası üzerindeyiz.
01:19Ve geçmişten günümüze baktığımızda da İstanbul her zaman balıkçılığın merkezi olmuştur.
01:26O yüzden İstanbul Türkiye balıkçılığı açısından da önemli bir yer.
01:31Geçmişle kıyasladığımızda evet balıkçılıkta ciddi olarak balıkçılık kaynaklarında azalma var.
01:38Maalesef günümüzde bunlar kalmadı.
01:41Çünkü balıkçılık kaynakları üzerinde çok ciddi birçok faktörler var azalmasında.
01:50En büyük faktörler tabi balıkçılık filosunun gelişmesi, teknolojinin kullanması aşırı avcılığa yol açmakta.
01:58Ciddi olarak yasa dışı, kayıt dışı avcılık da söz konusu.
02:03Deniz kirliliğinin olması özellikle Karadeniz ve Marmara Denizi'nde balıkçılık kaynaklarını olumsuz etkiliyor.
02:13Bildiğiniz gibi Marmara Denizi'nde son yıllarda müsiloj olayları görüyoruz.
02:18Ve besin elementlerinden azot ve fosforun yükselmesi, bazı fitoplankton olsun bakterilerin aşırı çoğalmasına ve strese girmelerine yol açıyor.
02:31Dolayısıyla bunlar su kalitesinin bozulmasına, oksijen seviyelerinin düşmesine yol açmakta.
02:38Ve canlılar da oksijen ihtiyaçı yüksek olan balıklar o bölgeyi tamamen terk etme eğilimindedir.
02:47O yüzden biz Marmara Denizi'nde, Karadeniz'de ilk önce orkinozu, kılıcı kaybettik.
02:55Bunlar oksijeni ihtiyacı yüksek balıklar, uskumruyu kaybettik.
03:00Ama zaman zaman su kalitesi iyileşince bu balıkların tekrar geriye döndüklerini biliyoruz.
03:07Evet, 80'li, 90'lı yıllar balıkçılığın aşırı avcılık yapıldığı dönemlerdi.
03:13Ve 2000'li yıllarda hem ülkemizde hem de dünyada balıkçılık kaynakları ciddi oranda düştü.
03:20Ama artık 2010 itibariyle tüm ülkeler olsun, Türkiye dahil balıkçılık yönetiminde yeni yeni kurallar getirilmeye başlandı.
03:32Artık balıkçılık kaynağı ile orantılı olarak balıkçılık pilosunun yapılandırılması ve daha ciddi tedbirlerin getirilmesi söz konusu.
03:42Bir de Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi de balıkçılık kaynaklarını ortak canlı kaynakları olarak kabul eder.
03:52Ve balıkçılık yönetiminin de uluslararası komisyonlarca yapılması lazım.

Önerilen