00:03İzlediğiniz için teşekkürler.
00:30Ne hissettiniz? Suriye mahkemelerinin Esad'ı mahkum etmesi sizin için ne ifade ediyor?
00:37Aslında duygusal olarak sadece benim için değil, Suriye'de o dönemden hayatta kalan herkes için tüm Suriyeliler için çok iyi bir
00:46haber.
00:46Ama mahkemenin Esad'ı ölüme mahkum etmesi stratejik bir hata olabilir.
00:51Çünkü biliyorsunuz birini ölüme mahkum ettiğimizde onun iadesi zorlaşır.
00:56Esad şu an Rusya'da ve onu mahkum etmeleri için geri vereceğini sanmıyorum.
01:01Yine de Esad'ı, onu mahkum ettiklerini duyduğumda elbette mutlu oldum.
01:05Diğer tüm Suriyeliler gibi.
01:26Sizin 19 yaşında girdiğiniz Sednaya hapishanesi dünyada insan mezbaası olarak anılıyor.
01:32Yaşadıklarınızın ayrıntılarına girerek size o korkunç günleri tekrar hatırlatmak istemem.
01:38Ama Sednaya'yı nasıl tarif edersiniz?
01:41Sednaya korkunç bir yerdi. Çok korkunç.
01:44Esad bu cezaeviyle halkını susturarak öldürüyordu.
01:48İçeridekilerden haber alınamıyordu.
01:50Akıbetleri belli olmuyordu.
01:522011 yılından 2020'nin sonuna kadar 300 binden fazla insan öldürüldü.
01:57300 binden fazla insan.
01:59Bu çok büyük bir sayı.
02:00Açıkça konuştuğum için özür dilerim ama askerler sadece öldürmek için geliyorlardı.
02:06Amaçları buydu.
02:07Askerlerin keyif için insan öldürdüğü bir yerdi.
02:10Sednaya buydu.
02:11Burası Esad rejiminin işkencehanesi Sednaya.
02:16Başkent Şam'a 30 kilometre uzaklıkta.
02:19İsmini bölgeden alıyor.
02:21Binlerce kişinin katledildiği, işkenceye maruz kaldığı Sednaya'da rejim çökmeseydi
02:28burada binlerce kişi ölmeye devam edecekti.
02:31Yerin altındaki gizli bölmelerde binlerce ceset bulundu.
02:35Pres makineleri, cenazelerin parçalandığı makineler, odalar, kan donduran görüntüler kaldı geride.
02:42O kapıdan ilk kez girdiğinizde ne hissettiniz?
02:46Buradan sağ çıkmayacağım hissi geldi mi?
02:50Bir gün beni serbest bırakacaklarına bile inanmıyordum.
02:54İnanmıyordum.
02:55O dönem hayatımın sona ermesini bekliyordum.
02:57Günleri, haftaları, ayları saymıyordum.
03:00Çünkü Sednaya'da zaman yoktu.
03:02Orada zaman bile ölüyordu.
03:03Askerlerin ne zaman gelip sizi öldüreceğini beklerdiniz.
03:07Hayatınız tamamen şansınıza bağlıydı.
03:10Bir asker gelip kafanıza sıkabilirdi.
03:12Sednaya tam olarak nazi kampları gibiydi.
03:14Sadece öldürmek, yok etmek üstüne kuruluydu.
03:18Başka bir amacı yoktu.
03:20Kendi imkanlarıyla hala kazı yapanlar var.
03:23Koğuşları gezenler var.
03:25Hapishanenin içinde yakınlarından bir umut, bir parça bulmaya çalışıyorlar.
03:30Kötülüğün en üst noktası burası.
03:33Sednaya.
03:35Hakkınızdaki suçlama neydi?
03:39Esad'a karşı bir şeyler yazdığım için tutuklandım.
03:43Çünkü 1986'da Tadmor'da mahkumları öldürdüklerini öğrenmiştim.
03:48Nedeni sadece buydu.
03:50Beni tutukladıklarında işkence etmeye başladılar.
03:52Türk ajanı olduğumu söylemeye başladılar.
03:55Ben o sırada 19 yaşındaydım.
03:57Sadece 19.
03:58İki ay boyunca gece gündüz işkence ettiler.
04:01Ve ajan olduğumu kabul etmemi istediler.
04:03Bunu kabul ederseniz bu kez yanınızda kimlerin olduğunu soracaklar.
04:08Ve ben hiçbir şey yapmamıştım.
04:10Bu hapishaneye girip de canlı çıkabilen, sağ çıkabilen insan çok çok az.
04:15Binlerce, on binlerce kişi mahkum.
04:18Yapılan işkenceler, insanlık dışı muameleler yüzünden hayatını kaybetti.
04:22Sadece boş odalar vardı.
04:24Odalarda hiçbir şey yoktu.
04:26Size karşı kapalı bir kapı.
04:28Yaklaşık 75 santimetreye 1,5 metrelik bir alanda yıllarca kaldım.
04:33Güneşi bile göremiyordum.
04:34Birbirimizle konuştuğumuzu duyarlarsa gelip vurur, işkenceye başlarlardı.
04:39Başkalarıyla konuşmak yasaktı.
04:41Sadece ölmeyi bekliyordunuz.
04:43Hep fotoğraf göstermek istiyorlar.
04:45Yakınlarının fotoğraflarını göstermek istiyorlar.
04:47Bir umut.
04:48Bir umut.
04:48Görüyor musunuz şu an?
04:49Bak, hepsi çevirip göstermeye çalışıyor.
04:53Kimi kardeşi, kimi oğlu.
04:57Hiç kimsenin benim nerede olduğundan bilgisi yoktu.
05:00Ailem beni arıyordu ama onlara bilgi verilmiyordu.
05:04Yalnız olduğunuzu hissetmek çok zor.
05:06Kimsenin sizi duymadığını, sizden haberdar olmadığını hissediyorsunuz.
05:102010'da kardeşime haber verdiler ve onu 15 dakikalığına gördüm.
05:14Beni serbest bıraktıklarındaysa, babamı göremedim.
05:18Maalesef ben hapisteyken ölmüştü.
05:20Annemi gördüm.
05:21Onu görmek benim için zordu.
05:22Garip olan annem beni öpmedi.
05:24Sadece geldi ve beni boynumdan koklamaya başladı.
05:28Sadece kokladı.
05:29Bunun nasıl bir duygu olduğunu yıllar sonra anladım.
05:32Çünkü evladınızın kokusunu özlüyorsunuz.
05:35Kız kardeşlerimi gördüm.
05:36Onlar büyümüşlerdi.
05:37Kendi yüzümün nasıl değiştiğini bile bilmiyordu.
05:40Çünkü ayna yoktu.
05:42Serbest kaldıktan sonra ilk kez yüzümü gördüm.
05:48Ellerine aldıkları demir çubuklarla, kendi imkanlarıyla, bakın yeri delmeye çalışıyorlar.
05:55Çünkü onlar buranın altında hala katmanların olduğunu düşünüyorlar.
06:03Özgür olduğum ilk an ayakkabılarımı ayağımdan çıkardım.
06:08Toprağı çok özlediğim için çıplak ayakla yere bastım.
06:11Her şey çok farklıydı.
06:12Binalar, insanlar, her şey çok değişmişti.
06:1621 yılda çok şey değişmişti.
06:18Cep telefonları vardı.
06:19Her şey o kadar garipti ki filmlerde zaman yolculuğu yapanlar gibiydim.
06:24Benim için içeride zaman durmuş, dünya değişmişti.
06:27Çıktığım için çok mutluydum ama aynı zamanda çok üzgündüm.
06:31Çünkü başkaları içerideydi.
06:33Onları geride bırakıp çıkmak çok üzücüydü.
06:35Ve asla tamamen mutlu olamıyorsunuz.
06:42Arkamda bir pres makinesi görüyorsunuz.
06:44Cenazeler işte buraya getiriliyordu.
06:47Konuşmakta zorluk çektiğim bir yerdeyim.
06:51Bakın yani burnumu ağzımı kapatmak zorundayım.
06:53Çok çok ağır bir koku var.
06:56İnanılmaz bir durum var.
06:57İnanılmaz bir durum.
06:58Cesetlerin parçalandığı yer burası.
07:01Adeta böyle kıyma gibi evet makineler var burada.
07:05Cesetleri parçaladıkları makineler var burada.
07:15Jan Ameri, Auschwitz sonrasında işkence edilen kişi işkence edilmiş olarak kalır.
07:21İnsanlığa güven duygusu bir daha kazanılamaz der.
07:24Sedna'ya sizde nasıl bir iz bıraktı?
07:28Sedna'ya da size öyle bir işkence ediyorlar ki serbest bıraksalar bile etkisi ölüm gibi.
07:34Fiziksel, psikolojik ve hatta cinsel saldırıya uğruyorsunuz.
07:38Yani unutabileceğiniz bir şey değil.
07:40Aklınıza geldiğinde bir süreliğine donup kalıyorsunuz.
07:43İnsanın içindeki onuru kırmaya çalışıyorlar ve bunu yapıyorlar.
07:46Öyle kırılıyorsunuz ki başka insanlara güvenemiyorsunuz.
07:50Ben sonrasında kimseye güvenemedim.
07:53Arkadaş edinemedim.
07:54Şimdi bile korkuyorum.
07:55Bu öyle bir travma ki zarar gelmeyeceğini bilseniz bile korkuyorsunuz.
07:59Prens makinesi, cenazeleri, parçaladıkları makineler, cenazeleri ortadan kaldırmışlar.
08:10Binlerce cenazeyi de.
08:11Dolayısıyla buradaki insanlar belki de hiçbir zaman yakınlarının cenazelerine ulaşamayacaklar.
08:18Korkunç bir manzara.
08:21Yani bütün kelimelerin bittiği bir yer burası.
08:25Primo Levi, biz hayatta kalanlar, kurtulanlar asıl tanıklar değiliz.
08:32Asıl tanıklar yaşadıklarını anlatmak için geri dönemeyenler der.
08:35Ve hayatta kalanların onların hikayesini anlatma sorumluluğundan söz eder.
08:40Siz de Sednaya için benzer duygular içinde misiniz?
08:47Elbette, elbette. Sednaya'daki herkes için sorumluluk hissediyorum.
08:51Özellikle de gözlerimin önünde ölenler için.
08:53Onlar için hiçbir şey yapamadım, üzgünüm.
08:56Yapamadım. Kendi hikayemi anlatmak bana daha kolay geliyor.
08:59Fakat başkası için öyle değil.
09:01Onlar orada öldüğü için ben suçlu hissediyorum.
09:04Kendimi suçluyorum.
09:05Çünkü ben hayattayım ama onlar değil.
09:07Bu büyük bir sorumluluğum.
09:12Serbest bırakıldığımdan beri kayıpları olan aileler ve kurtulanların hayatlarını düzene sokmalarına yardım etmek için alışıyorum.
09:19Çünkü onların buna ihtiyacı var.
09:21Topluma yeniden entegre olmaları lazım.
09:23Hepimizin onlara destek olması gerekli.
09:25Onlar için çalışmanın beni de iyileştirdiğini, daha güçlü kıldığını düşünüyorum.
09:30Onlar için çalışmanın beni de iyileştirdiğini, daha güçlü kıldığını düşünüyorum.
09:42Sinir krizi geçiriyor insanlar.
09:44Gerçekten çok acı, çok acı bir manzara var burada.
09:49İsyan ediyorlar.
09:51Ne söylüyor Adnan?
09:53Şey, dua ediyor, beddua ediyor Beşer Esed'in.
09:56Çünkü onları vardı içeride.
09:59Bugün dünya Filistin'i konuşuyor.
10:02Netanyahu soykırım suçlamalarının odağında.
10:05Suriye içinse tablo çok farklıydı.
10:07Uzun yıllar Türkiye dışında Esed'e karşı ses çıkaran fazla ülke olmadı.
10:11Yüz binlerce insan hayatını kaybetmesine rağmen.
10:14Bu sessizliği neye bağlıyorsunuz?
10:21Evet, haklısınız.
10:23Türkiye milyonlarca mülteciye ev sahipliği yaptı.
10:25Ve bu süreçte bize verdiği desteği unutamayız.
10:28Türk hükümetinin rolü Suriye halkı için eşsiz.
10:32Eğer Türkiye olmasaydı, belki bugün hala Beşer Esad odasında oturuyor olabilirdi.
10:37Ve Suriye halkı bunun farkında.
10:39Her zaman minnettar olduğumuzu söylüyoruz.
10:42Şam'a bir Türk geldiğinde Suriyeliler için yeri farklı.
10:45Esad döneminde Türkiye ve Osmanlılar hep düşman olarak gösterilirdi.
10:50Şimdi Suriye halkı Türkiye'nin gerçek yüzünü gördü.
10:53Bana bile işkence altındayken Hatay konusunu soruyorlardı.
10:57Livaye İskenderun diyorlardı.
10:59Ve ben ne demek istediklerini anlamamıştım.
11:02Bir kişiden bahsettiklerini sanmıştım.
11:04Halbuki Hatay'ın Suriye'nin parçası olduğunu iddia ediyorlermiş.
11:08Çünkü Esad'a göre Türkiye her zaman düşmandı.
11:11Şimdi Suriyelilerin bakış açısı değişti.
11:13Şam'da yaşayanlarla konuştuğunda hepsi Türk kültürünün etkisinden bahsediyor.
11:18Çünkü çocukları da bu kültürü aldılar.
11:21Bu bizim aramızdaki bağı daha da güçlendirir.
11:26Hapishane denilen yerlerin affınıza sığınarak söylüyorum.
11:30Esasen birer insan mezbahanesi olduğunu gördük.
11:38Biliyorsunuz Erdoğan'ı Suriye'de çok seviyorlar.
11:41Hayatlarını değiştiren kişi olarak görüyorlar.
11:44Türkiye onlara ülkelerini teslim etti.
11:46Bugün Şam'da gezerken herkes bana Türkiye'yi, Erdoğan'ı ne kadar sevdiklerinden bahsetti.
11:54Suriye hapishanelerinden yansıyan vahşet görüntüleri,
12:00Suriye halkının ülkelerine dönmekte neden istekli olmadıklarını ortaya koyuyor.
12:07Hannah Arendt, evlerimizi kaybettik, bu gündelik hayatın aşinalığını kaybetmek demekti diye yazar.
12:14Gerçek adalet nasıl sağlanır?
12:16Esad'ın cezalandırılması mı?
12:18Onun döneminde suç işleyen herkesin ortaya çıkarılması ve yargılanması mı?
12:28Faillerin cezalandırıldığını görmek güzel bir şey ve herkes onların hesap vermesinden mutluyuz ama adalet farklı bir şey.
12:36Kısmen mahkemede kısmense değil, Suriye şu an geçiş döneminde.
12:40Sonrasında ödenmesi gereken tazminatlar var.
12:42Çünkü hayatta kalanlar onurlu bir yaşam arıyorlar.
12:45İş bulmayı ve çocuklarının eğitim almasını talep ediyorlar.
12:49Bu da adaletin bir diğer yönü.
12:51Yoksa dünyaları bile verseniz başlarına gelen şeyler geri döndürülemez.
12:56Bunun bir yanı da unutulmamak.
12:58Onların hallerini bile sorduğunuzda, destek verdiğinizde hayatta kalanlar adaletin bir kısmını hissetmiş olacak.