Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Suriye'de bir mahkeme, ülkenin eski lideri Beşar Esad'ı gıyaben idama mahkum etti. Esad rejimi döneminde Sednaya Cezaevi'nde 21 yıl tutuklu kalan Riyad Avlar o kararı, "Duygusal olarak sadece benim için değil tüm Suriyeliler için çok iyi bir haber ama bu stratejik bir hata olabilir " diye yorumladı. CNN TÜRK'ten Serdar Korucu'nun sorularını yanıtlayan Avlar, Sednaya'da yaşadıklarını anlattı, "Nazi kampları gibiydi. Sadece öldürmek, yok etmek üstüne kuruluydu" dedi. Riyad Avlar, Suriye'deki Türkiye ve Erdoğan imajının çok olumlu olduğunu söyledi, "Erdoğan'ı Suriye'de çok seviyorlar. Hayatlarını değiştiren kişi olarak görüyorlar. Türkiye onlara ülkelerini teslim etti" dedi.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:03İzlediğiniz için teşekkürler.
00:30Ne hissettiniz? Suriye mahkemelerinin Esad'ı mahkum etmesi sizin için ne ifade ediyor?
00:37Aslında duygusal olarak sadece benim için değil, Suriye'de o dönemden hayatta kalan herkes için tüm Suriyeliler için çok iyi bir
00:46haber.
00:46Ama mahkemenin Esad'ı ölüme mahkum etmesi stratejik bir hata olabilir.
00:51Çünkü biliyorsunuz birini ölüme mahkum ettiğimizde onun iadesi zorlaşır.
00:56Esad şu an Rusya'da ve onu mahkum etmeleri için geri vereceğini sanmıyorum.
01:01Yine de Esad'ı, onu mahkum ettiklerini duyduğumda elbette mutlu oldum.
01:05Diğer tüm Suriyeliler gibi.
01:26Sizin 19 yaşında girdiğiniz Sednaya hapishanesi dünyada insan mezbaası olarak anılıyor.
01:32Yaşadıklarınızın ayrıntılarına girerek size o korkunç günleri tekrar hatırlatmak istemem.
01:38Ama Sednaya'yı nasıl tarif edersiniz?
01:41Sednaya korkunç bir yerdi. Çok korkunç.
01:44Esad bu cezaeviyle halkını susturarak öldürüyordu.
01:48İçeridekilerden haber alınamıyordu.
01:50Akıbetleri belli olmuyordu.
01:522011 yılından 2020'nin sonuna kadar 300 binden fazla insan öldürüldü.
01:57300 binden fazla insan.
01:59Bu çok büyük bir sayı.
02:00Açıkça konuştuğum için özür dilerim ama askerler sadece öldürmek için geliyorlardı.
02:06Amaçları buydu.
02:07Askerlerin keyif için insan öldürdüğü bir yerdi.
02:10Sednaya buydu.
02:11Burası Esad rejiminin işkencehanesi Sednaya.
02:16Başkent Şam'a 30 kilometre uzaklıkta.
02:19İsmini bölgeden alıyor.
02:21Binlerce kişinin katledildiği, işkenceye maruz kaldığı Sednaya'da rejim çökmeseydi
02:28burada binlerce kişi ölmeye devam edecekti.
02:31Yerin altındaki gizli bölmelerde binlerce ceset bulundu.
02:35Pres makineleri, cenazelerin parçalandığı makineler, odalar, kan donduran görüntüler kaldı geride.
02:42O kapıdan ilk kez girdiğinizde ne hissettiniz?
02:46Buradan sağ çıkmayacağım hissi geldi mi?
02:50Bir gün beni serbest bırakacaklarına bile inanmıyordum.
02:54İnanmıyordum.
02:55O dönem hayatımın sona ermesini bekliyordum.
02:57Günleri, haftaları, ayları saymıyordum.
03:00Çünkü Sednaya'da zaman yoktu.
03:02Orada zaman bile ölüyordu.
03:03Askerlerin ne zaman gelip sizi öldüreceğini beklerdiniz.
03:07Hayatınız tamamen şansınıza bağlıydı.
03:10Bir asker gelip kafanıza sıkabilirdi.
03:12Sednaya tam olarak nazi kampları gibiydi.
03:14Sadece öldürmek, yok etmek üstüne kuruluydu.
03:18Başka bir amacı yoktu.
03:20Kendi imkanlarıyla hala kazı yapanlar var.
03:23Koğuşları gezenler var.
03:25Hapishanenin içinde yakınlarından bir umut, bir parça bulmaya çalışıyorlar.
03:30Kötülüğün en üst noktası burası.
03:33Sednaya.
03:35Hakkınızdaki suçlama neydi?
03:39Esad'a karşı bir şeyler yazdığım için tutuklandım.
03:43Çünkü 1986'da Tadmor'da mahkumları öldürdüklerini öğrenmiştim.
03:48Nedeni sadece buydu.
03:50Beni tutukladıklarında işkence etmeye başladılar.
03:52Türk ajanı olduğumu söylemeye başladılar.
03:55Ben o sırada 19 yaşındaydım.
03:57Sadece 19.
03:58İki ay boyunca gece gündüz işkence ettiler.
04:01Ve ajan olduğumu kabul etmemi istediler.
04:03Bunu kabul ederseniz bu kez yanınızda kimlerin olduğunu soracaklar.
04:08Ve ben hiçbir şey yapmamıştım.
04:10Bu hapishaneye girip de canlı çıkabilen, sağ çıkabilen insan çok çok az.
04:15Binlerce, on binlerce kişi mahkum.
04:18Yapılan işkenceler, insanlık dışı muameleler yüzünden hayatını kaybetti.
04:22Sadece boş odalar vardı.
04:24Odalarda hiçbir şey yoktu.
04:26Size karşı kapalı bir kapı.
04:28Yaklaşık 75 santimetreye 1,5 metrelik bir alanda yıllarca kaldım.
04:33Güneşi bile göremiyordum.
04:34Birbirimizle konuştuğumuzu duyarlarsa gelip vurur, işkenceye başlarlardı.
04:39Başkalarıyla konuşmak yasaktı.
04:41Sadece ölmeyi bekliyordunuz.
04:43Hep fotoğraf göstermek istiyorlar.
04:45Yakınlarının fotoğraflarını göstermek istiyorlar.
04:47Bir umut.
04:48Bir umut.
04:48Görüyor musunuz şu an?
04:49Bak, hepsi çevirip göstermeye çalışıyor.
04:53Kimi kardeşi, kimi oğlu.
04:57Hiç kimsenin benim nerede olduğundan bilgisi yoktu.
05:00Ailem beni arıyordu ama onlara bilgi verilmiyordu.
05:04Yalnız olduğunuzu hissetmek çok zor.
05:06Kimsenin sizi duymadığını, sizden haberdar olmadığını hissediyorsunuz.
05:102010'da kardeşime haber verdiler ve onu 15 dakikalığına gördüm.
05:14Beni serbest bıraktıklarındaysa, babamı göremedim.
05:18Maalesef ben hapisteyken ölmüştü.
05:20Annemi gördüm.
05:21Onu görmek benim için zordu.
05:22Garip olan annem beni öpmedi.
05:24Sadece geldi ve beni boynumdan koklamaya başladı.
05:28Sadece kokladı.
05:29Bunun nasıl bir duygu olduğunu yıllar sonra anladım.
05:32Çünkü evladınızın kokusunu özlüyorsunuz.
05:35Kız kardeşlerimi gördüm.
05:36Onlar büyümüşlerdi.
05:37Kendi yüzümün nasıl değiştiğini bile bilmiyordu.
05:40Çünkü ayna yoktu.
05:42Serbest kaldıktan sonra ilk kez yüzümü gördüm.
05:48Ellerine aldıkları demir çubuklarla, kendi imkanlarıyla, bakın yeri delmeye çalışıyorlar.
05:55Çünkü onlar buranın altında hala katmanların olduğunu düşünüyorlar.
06:03Özgür olduğum ilk an ayakkabılarımı ayağımdan çıkardım.
06:08Toprağı çok özlediğim için çıplak ayakla yere bastım.
06:11Her şey çok farklıydı.
06:12Binalar, insanlar, her şey çok değişmişti.
06:1621 yılda çok şey değişmişti.
06:18Cep telefonları vardı.
06:19Her şey o kadar garipti ki filmlerde zaman yolculuğu yapanlar gibiydim.
06:24Benim için içeride zaman durmuş, dünya değişmişti.
06:27Çıktığım için çok mutluydum ama aynı zamanda çok üzgündüm.
06:31Çünkü başkaları içerideydi.
06:33Onları geride bırakıp çıkmak çok üzücüydü.
06:35Ve asla tamamen mutlu olamıyorsunuz.
06:42Arkamda bir pres makinesi görüyorsunuz.
06:44Cenazeler işte buraya getiriliyordu.
06:47Konuşmakta zorluk çektiğim bir yerdeyim.
06:51Bakın yani burnumu ağzımı kapatmak zorundayım.
06:53Çok çok ağır bir koku var.
06:56İnanılmaz bir durum var.
06:57İnanılmaz bir durum.
06:58Cesetlerin parçalandığı yer burası.
07:01Adeta böyle kıyma gibi evet makineler var burada.
07:05Cesetleri parçaladıkları makineler var burada.
07:15Jan Ameri, Auschwitz sonrasında işkence edilen kişi işkence edilmiş olarak kalır.
07:21İnsanlığa güven duygusu bir daha kazanılamaz der.
07:24Sedna'ya sizde nasıl bir iz bıraktı?
07:28Sedna'ya da size öyle bir işkence ediyorlar ki serbest bıraksalar bile etkisi ölüm gibi.
07:34Fiziksel, psikolojik ve hatta cinsel saldırıya uğruyorsunuz.
07:38Yani unutabileceğiniz bir şey değil.
07:40Aklınıza geldiğinde bir süreliğine donup kalıyorsunuz.
07:43İnsanın içindeki onuru kırmaya çalışıyorlar ve bunu yapıyorlar.
07:46Öyle kırılıyorsunuz ki başka insanlara güvenemiyorsunuz.
07:50Ben sonrasında kimseye güvenemedim.
07:53Arkadaş edinemedim.
07:54Şimdi bile korkuyorum.
07:55Bu öyle bir travma ki zarar gelmeyeceğini bilseniz bile korkuyorsunuz.
07:59Prens makinesi, cenazeleri, parçaladıkları makineler, cenazeleri ortadan kaldırmışlar.
08:10Binlerce cenazeyi de.
08:11Dolayısıyla buradaki insanlar belki de hiçbir zaman yakınlarının cenazelerine ulaşamayacaklar.
08:18Korkunç bir manzara.
08:21Yani bütün kelimelerin bittiği bir yer burası.
08:25Primo Levi, biz hayatta kalanlar, kurtulanlar asıl tanıklar değiliz.
08:32Asıl tanıklar yaşadıklarını anlatmak için geri dönemeyenler der.
08:35Ve hayatta kalanların onların hikayesini anlatma sorumluluğundan söz eder.
08:40Siz de Sednaya için benzer duygular içinde misiniz?
08:47Elbette, elbette. Sednaya'daki herkes için sorumluluk hissediyorum.
08:51Özellikle de gözlerimin önünde ölenler için.
08:53Onlar için hiçbir şey yapamadım, üzgünüm.
08:56Yapamadım. Kendi hikayemi anlatmak bana daha kolay geliyor.
08:59Fakat başkası için öyle değil.
09:01Onlar orada öldüğü için ben suçlu hissediyorum.
09:04Kendimi suçluyorum.
09:05Çünkü ben hayattayım ama onlar değil.
09:07Bu büyük bir sorumluluğum.
09:12Serbest bırakıldığımdan beri kayıpları olan aileler ve kurtulanların hayatlarını düzene sokmalarına yardım etmek için alışıyorum.
09:19Çünkü onların buna ihtiyacı var.
09:21Topluma yeniden entegre olmaları lazım.
09:23Hepimizin onlara destek olması gerekli.
09:25Onlar için çalışmanın beni de iyileştirdiğini, daha güçlü kıldığını düşünüyorum.
09:30Onlar için çalışmanın beni de iyileştirdiğini, daha güçlü kıldığını düşünüyorum.
09:42Sinir krizi geçiriyor insanlar.
09:44Gerçekten çok acı, çok acı bir manzara var burada.
09:49İsyan ediyorlar.
09:51Ne söylüyor Adnan?
09:53Şey, dua ediyor, beddua ediyor Beşer Esed'in.
09:56Çünkü onları vardı içeride.
09:59Bugün dünya Filistin'i konuşuyor.
10:02Netanyahu soykırım suçlamalarının odağında.
10:05Suriye içinse tablo çok farklıydı.
10:07Uzun yıllar Türkiye dışında Esed'e karşı ses çıkaran fazla ülke olmadı.
10:11Yüz binlerce insan hayatını kaybetmesine rağmen.
10:14Bu sessizliği neye bağlıyorsunuz?
10:21Evet, haklısınız.
10:23Türkiye milyonlarca mülteciye ev sahipliği yaptı.
10:25Ve bu süreçte bize verdiği desteği unutamayız.
10:28Türk hükümetinin rolü Suriye halkı için eşsiz.
10:32Eğer Türkiye olmasaydı, belki bugün hala Beşer Esad odasında oturuyor olabilirdi.
10:37Ve Suriye halkı bunun farkında.
10:39Her zaman minnettar olduğumuzu söylüyoruz.
10:42Şam'a bir Türk geldiğinde Suriyeliler için yeri farklı.
10:45Esad döneminde Türkiye ve Osmanlılar hep düşman olarak gösterilirdi.
10:50Şimdi Suriye halkı Türkiye'nin gerçek yüzünü gördü.
10:53Bana bile işkence altındayken Hatay konusunu soruyorlardı.
10:57Livaye İskenderun diyorlardı.
10:59Ve ben ne demek istediklerini anlamamıştım.
11:02Bir kişiden bahsettiklerini sanmıştım.
11:04Halbuki Hatay'ın Suriye'nin parçası olduğunu iddia ediyorlermiş.
11:08Çünkü Esad'a göre Türkiye her zaman düşmandı.
11:11Şimdi Suriyelilerin bakış açısı değişti.
11:13Şam'da yaşayanlarla konuştuğunda hepsi Türk kültürünün etkisinden bahsediyor.
11:18Çünkü çocukları da bu kültürü aldılar.
11:21Bu bizim aramızdaki bağı daha da güçlendirir.
11:26Hapishane denilen yerlerin affınıza sığınarak söylüyorum.
11:30Esasen birer insan mezbahanesi olduğunu gördük.
11:38Biliyorsunuz Erdoğan'ı Suriye'de çok seviyorlar.
11:41Hayatlarını değiştiren kişi olarak görüyorlar.
11:44Türkiye onlara ülkelerini teslim etti.
11:46Bugün Şam'da gezerken herkes bana Türkiye'yi, Erdoğan'ı ne kadar sevdiklerinden bahsetti.
11:54Suriye hapishanelerinden yansıyan vahşet görüntüleri,
12:00Suriye halkının ülkelerine dönmekte neden istekli olmadıklarını ortaya koyuyor.
12:07Hannah Arendt, evlerimizi kaybettik, bu gündelik hayatın aşinalığını kaybetmek demekti diye yazar.
12:14Gerçek adalet nasıl sağlanır?
12:16Esad'ın cezalandırılması mı?
12:18Onun döneminde suç işleyen herkesin ortaya çıkarılması ve yargılanması mı?
12:28Faillerin cezalandırıldığını görmek güzel bir şey ve herkes onların hesap vermesinden mutluyuz ama adalet farklı bir şey.
12:36Kısmen mahkemede kısmense değil, Suriye şu an geçiş döneminde.
12:40Sonrasında ödenmesi gereken tazminatlar var.
12:42Çünkü hayatta kalanlar onurlu bir yaşam arıyorlar.
12:45İş bulmayı ve çocuklarının eğitim almasını talep ediyorlar.
12:49Bu da adaletin bir diğer yönü.
12:51Yoksa dünyaları bile verseniz başlarına gelen şeyler geri döndürülemez.
12:56Bunun bir yanı da unutulmamak.
12:58Onların hallerini bile sorduğunuzda, destek verdiğinizde hayatta kalanlar adaletin bir kısmını hissetmiş olacak.

Önerilen