00:00Ben bir babayım, özel bir çocuğum var ve ben bunu doktora götürebilmek için borç arıyorum.
00:06Şimdi benim mi itibarım düşüyor, şirketim mi?
00:08Markete 80 lira borcum var, market diyor ki öde de öyle gel.
00:12Başım öne eğiliyor, benim mi itibarım düşüyor, şirketim mi?
00:15Bir ikinci husus, ücretsizliğine gelelim.
00:18İş kazası geçirdim, iş kazası geçirmemi dördüncü günü beni ücretsizliğine çıkarttı.
00:22Şimdi burada ücretsizliğine çıkmışım, kazalıyım, elimde param yok.
00:27Ben ne yapayım? İtibar. İtibarınızı ediliyor.
00:29Biz o zaman ölelim o zaman, onun itibarının zedilenecekse.
00:31Çünkü bizde hiç kalmadı. Biz o zaman ölelim.
00:35Gelelim diğer konuya.
00:37Geçen gün bir arkadaşımızı şehit kaybettik.
00:4022 arkadaşımız yer alı. Sayın Valimiz oradaydı.
00:44Ve o olayı tanık oldu.
00:46Ve bu koyduğu yasak aklına geldi mi? Onu soruyorum.
00:49Biz haklarımızın peşinde buradayız. Eki ücretsizliğine değil.
00:51Sayın Valimiz, bizim bu durumumuz aklımıza geldi mi o gün? O an, o dakika.
00:55Hala buradayız ve hala cevap bekliyoruz.
00:57Ve alacaklarımızı almadan da buradan bir yere gitmek istemiyoruz.
01:01Bir, üçüncü husus, doktorun bana söylediği,
01:04eğer ameliyat olmazsan dört yıl sonra ayaklarını kaybedeceksin dedi.
01:08Menüsküs bağlarım kopuk benim.
01:10Ben futbolcu değilim, koşucu değilim.
01:13Bu yer altında oldu.
01:14Yani ben sağlığımı kaybettim, itibarımı kaybettim.
01:17Beyefendi hala itibar diyor.
01:19Başlarım itibarına, hakkımı versin benim.