Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 6 hafta önce
Madencilerin alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direnişin 16'ncı gününde Doruk Madencilik işçisi Satı Kaynak, "Sayın Cumhurbaşkanı, lütfen artık sesimizi duyun. Yoksa eğer bugün de çözülmezse yarın ailelerle birlikte Cumhurbaşkanlığı'na yürüyüş başlatacaktır" dedi.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:01Öncelikle herkese merhaba. Yeni günü herkese günaydın. Doruk
00:05madenizlikten satı kaynak ben. On yılı aşkın süredir bu
00:08şirketle çalışmaktayım. Ve on yılı aşkın bu sorunlar devam
00:13etmekte. Büyük grevimiz Nisan ayında başlamış. Üç bakanlık
00:18garantörü olmuş. Üç bakanlığın garantöründe verilen sözler
00:21yerine getirilmedi. Haziran ayında greve devam ettik.
00:25Haziran ayında ise yüzde seksen yüzde doksanlarda kısmi bir
00:29ödeme yapıldı. Yine sözler verildi. Yine yerine getirilmedi.
00:33Bu sefer denildi ki şirket ve sendik arasında o zaman
00:36bakanlıktan bir müfettiş tayin edelim. Eğer müfettiş kimden
00:41yana olursa herkes onu kabul edecek. Tamam dedik. Müfettiş
00:45raporu çıktı. Ve müfettiş bizim lehimize çıktı. O zaman
00:51bakan yardımcısı dedi ki eğer Temmuz'un yirmisine kadar bu
00:54ödemeler gerçekleşmezse söz veriyorum sizinle beraber ben de
00:57grev yapacağım dedi. Sizle beraber ben de sahaya ineceğim
01:00dedi. Çok teşekkür ediyorum. Sahaya indi. Bizi gözaltına
01:03alaraktan. Ve sadece bize özel yasaklar çıkartıldı. Ama bunu
01:07kınıyoruz. Çünkü biz madenciyiz. En yüce bir meslekteniz.
01:12Yani madenden daha üstün bir meslek olduğunu tanımıyorum.
01:15Bilmiyorum. Maden demek, yakıt demek, yakıt demek, ısı
01:19demek, ısı demek, elektrik demek, enerji demek, araba demek,
01:23buzdolabı demek, bütün her şey ısıdan geçer. Yani demek
01:27istediğim en yüce, en kutsal meslek şu an burada hiç
01:31edilmiş durumda. On altı gündür burada direniyoruz. On altı
01:35gündür sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ancak bugüne bir
01:38randevu verilebiliriz. Çok şükür diyoruz. Taleplerimiz
01:41şunlardır. Müfettişin hazırlamış olduğu haklınıza bize
01:44versinler. Yani biz kim buranın meraklısı değiliz. Enerji
01:47Bakanlığı'nın aşığı da değiliz. Biz hakkımız için buradayız.
01:50Önce kendinden başlayayım. Benim özel bir çocuğum var.
01:53Epilepsi hastası. Onu doktoru götürmek için ben milletten
01:57borç para almak zorunda değilim. Milleten altına almak
01:59zorunda değilim. Marketlere boynumu bükük girmek zorunda
02:02değilim. Ev sahibine boynumu bükmek zorunda değilim. Hani
02:05itibar meselesi var ya benim itibarım ne olacak peki? Benim
02:09milyonla binlerce borcum var. Benim itibarım ne olacak? Bizim
02:13itibarımız kalmadı. Biz sağlığımızı kaybettik. Kimi
02:15arkadaşımızın eşi kanser. Kimi arkadaşımız kendi sağlık gözü
02:20sakatlandı işlerinde. Beyinde ayağım sakatlandı. Yani biz
02:24itibarımızı, sağlığımızı kaybediyoruz ama beyefendinin
02:26itibarı sarsılmasın. Şimdi şok bir gelişme. Bugün biz
02:30Sabahattin Bey'in evine diye gittik. Ev adresi diye gittik.
02:33Maalesef şöyle bir olayla karşılaştık. Güvenlik dedi ki
02:36burası sadece evrak için kullanılıyor. Yani devletten
02:40gelen resmi evraklar oraya gidiyor ama adresi de kendisi yok.
02:43Devleti bile kandıran, ben burada ikamet ediyorum diye
02:45kandıran bir varlıktan bahsediyoruz. Bütün kamuoyunu
02:48sağduyuya davet ediyoruz. Ve üç bakanlığımızı da bizim
02:52hakkımızı alması için tekrar buradan sesleniyoruz. Bak
02:56ailelerimiz burada, çocuklarımız burada, perişan. Bu
02:59güneşin ağında. Şu çocuğa bir bakın. Kaç yaşında bu çocuk?
03:02Şu çocuğa bir bakın. Yazık değil mi? Bunlar bize ekmek bekliyor
03:05ekmek. Buraya bizimle gelmek zorunda değiller bunlar. Yazık ya.
03:09Yazıktır, günahtır. Itibarmış. Başlarım itibarına. Şu
03:12çocukların itibarı o geleceğini düşünün. Geçen hafta Cuma
03:16günü geleceğe hazır Türkiye yirmi beşinci yıl toplantısı
03:20yapıldı, miting yapıldı. Biz böyle mi geleceğe hazırız? Sayın
03:23Cumhurbaşkanı lütfen artık sesimizi duyun. Yoksa eğer bugün de
03:27çözülmezse yarın ailelerle birlikte Cumhurbaşkanlığı'na
03:30yürüyüş başlatacaktır. Teşekkür ediyorum.
03:41Merhabalar ben ııı madenci eşlerinden Aynır Özdemir. Bugün
03:45burada bulunan her ailenin bir kanayan yarası var ama ben
03:49bugün size diğer daha önce konuştuklarımdan farklı olarak
03:53konuşmak istiyorum. Bugün ben size eee kendi evimde kendi
03:57ocağımda neler yaşandı onları anlatmak istiyorum. Bunları
04:01anlatayım ki herkes bilsin patronun bize nelere reva
04:03gördüğünü. Iki bin yirmi dört yılının Ekim ayında eşimin
04:07tam dört aylık maaşı birikmişti. Geçinemiyorduk. Her geçen gün
04:11durumumuz daha da kötüye gidiyordu. Ve mecburen eşim işi
04:15bırakmak zorunda kaldı. Sonrasında eşimin şeker hastalığı
04:19olduğunu öğrendik. Bu madencilik sektöründe sık
04:22rastlanılan bir hastalık. Ağır çalışma koşulları ııı
04:26stres ve fiziksel zorlanmalar nedeniyle risk taşıyan bir
04:30sağlık sorunu. Sonrasında benim eşim tedavi gördü.
04:33Şekerini belirli bir seviyeye indirmeyi başardık. Sonrasında
04:37düzenli bir gelirimiz olsun. Hayatımızı idame ettirelim. Bu
04:41şirketin bize yaşattığı enkazı üzerimizden
04:44kaldırabilme umuduyla Manisa yollarına düşmek zorunda
04:47kaldık. Bizim evimiz, düzenimiz, çocuklarımızın
04:50okulu ııı buradaydı. Bize maaşlarımızı vermediler diye biz
04:55gurbet ellerine ııı sürüklenmek zorunda kaldık. Yoksa bizim ne
04:58işimiz vardı Manisa'da? Biz üç ayda iki şehir değiştirdik ve
05:03ev taşıdık biz. Bu sağlık sorunu orada da bizim peşimizi
05:07bırakmadı ve bu sağlık sorunu eşimin yer altında
05:10çalışmasına engel bir durumdu. Maalesef orada da
05:14işi bırakmak zorunda kaldı. Kendini bilmez üç beş
05:17kişinin maskarası olup döndük biz oralardan.
05:20Sonrasında ormana gitti çalışmaya ama olmadı,
05:24tutunamadı, çalışamadı. Sonrasında yurt dışına gitti.
05:27Fakat orada aynı talihsizlikler yine bizi buldu.
05:31Sabahattin Bey'imizin Sırp versiyonu, Sırbistan'a gitti
05:34değişim Sırp versiyonu olan Rocky Bey orada bizi buldu.
05:39Iıı zihniyet aynı zihniyet. Tıpkı Sabahattin Bey gibi Rocky
05:43Bey de ııı işçinin haklarını gazp ederek kendine bir servet
05:47elde edilmiş ve maalesef oradan da haklarımızı alamadık biz.
05:51Ve eşim çaresiz bir şekilde yine Türkiye'ye dönmek zorunda
05:54kaldı. Haklarını alabilmek için bu direnişe katıldı. Biz iki
05:58yıldır bu şirketin bize vermiş olduğu mağduriyetin bedelini
06:02ödüyoruz hala. Biz hala habire bankalara borç ödüyoruz ve
06:06geldiğimiz noktada sadece faiz ödemişiz. Düşünebiliyor
06:09musunuz? Sadece faiz ödemişiz. Benim iki tane çocuğum var.
06:14Biri yatılı lisede okuyor kızım. Ben okula giderken onun
06:17cebine harçlık koyamadım. Oğlum deseniz aynı şekilde.
06:21Zor günler geçirdik. Karnımızı zor doyurduğumuz zamanlar oldu.
06:25Benim çocuklarıma teyzeleri anneannesi dedesi sahip çıktı ki
06:29biz annesi babası olarak biz çocuklarımızın en temel
06:32ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyorduk. Yani size yemin
06:36ediyorum gerçekten bunu söylemekten de utanıyorum. Buradan
06:39defalarca ölümü düşündüm. Kendimi atsam da bir yerlerden
06:43kurtulsam dedim. Çocuklarımın yüzüne bakamadığım için
06:47canımdan geçmeyi düşündüm ben. Kimin yüzünden? Sizin yüzünüzden
06:51Sabahattin Bey. Sizin yüzünüzden. Sabahattin Yıldızı
06:55bugün bize verdiği ve vereceği para bize yaşattığı mağduriyetin
06:59bedelini ödemiyor. Çünkü paramızı pul ettiniz. Haklarımızı
07:03gasp ettiniz. Şimdi de çıkmış itibarımızı zedeliyorsunuz
07:07diyorsunuz. Bizim itibarımız yok muydu? Sizin itibarınız
07:11vardı da bizim itibarımız yok muydu? Eşimin itibarı yok
07:15muydu? Bir kadın bir anne olarak benim itibarım yok muydu?
07:19çocuklarımın itibarı yok muydu? Biz sizin yüzünüzden
07:23yaşadıklarımız yüzünden itibarımızı kimse düşünmedi.
07:27Sabahattin Bey sizden önce bizim çok güzel bir hayatımız
07:30vardı. Ta ki siz gelene kadar. Hayatımızı alt üst ettiniz.
07:34Bizi borçtan borca soktunuz. Şehir şehir süründürdünüz.
07:38Kendini bilmezlerin maskarası ettiniz bizi. Çıkmışsınız bir de
07:42itibar diyorsunuz. Neyin itibarı? Sizin itibarınız kasadaki
07:45paranızdır. Biz sizin itibarınızı değil kendi
07:49hayatımızı kendi çocuklarımızın geleceğini düşünüyoruz. Bunu
07:52düşünmek zorundayız. Daha dün çıkmışsınız demişsiniz ki
07:56işçilerin maddi ve manevi tüm zararlarını karşıladık. Maddi
08:00olarak neyi karşıladınız? Vereceğiniz para iki bin
08:03yirmi dördün parası. Paramız zaten pul oldu. Zaten
08:07haklarımızı gasp ettiniz. Ya manevi zararlar? Onlar ne olacak?
08:11Çocuklarımıza yaşattıklarınızı nasıl telafi
08:13edeceksiniz? Zihnimizden silebilecek misiniz bize
08:17yaşattıklarınızı? Siz bizim hayatımızda çok kötü bir anı
08:21olarak kalacaksınız. Biz her zaman şunu söyledik. Kimseden
08:26sadaka istemiyoruz. Kimseden yardım istemiyoruz. Kimseden
08:30lütuf beklemiyoruz. Sadece kendi hakkımız olanı istiyoruz. Her
08:35zaman söyledim ve yine söylemeye devam edeceğim. Mesele sadece
08:39para meselesi değil. Mesele alın teri, mesele emek,
08:43mesele adalet. Biz istiyoruz ki bu direnişimiz tüm işçi
08:47sınıflarına örnek olsun. Işçi kardeşim hakkını aramaktan
08:51korkma. Hak alınmaz, hak verilmez alınır. Bunu sakın
08:55unutma. Biz her daim bu şekilde direnişimizde işçi örneklerine
09:01işçi sınıflarına örnek olmaya çalıştık. Ve şunu söylemek
09:06istiyorum. Kesinlikle madenci kazanacak ve biz mutlaka
09:10başaracağız. Mutlaka başaracağız. Işçinin sırtı,
09:14işçinin hakkını gasp eden, patronları zengin eden bu
09:17sömürü çarkını tüm işçi sınıflarıyla birlikte hep
09:20beraber yıkacağız. Ve mutlaka kazanacağız.

Önerilen