00:01Öncelikle herkese merhaba. Yeni günü herkese günaydın. Doruk
00:05madenizlikten satı kaynak ben. On yılı aşkın süredir bu
00:08şirketle çalışmaktayım. Ve on yılı aşkın bu sorunlar devam
00:13etmekte. Büyük grevimiz Nisan ayında başlamış. Üç bakanlık
00:18garantörü olmuş. Üç bakanlığın garantöründe verilen sözler
00:21yerine getirilmedi. Haziran ayında greve devam ettik.
00:25Haziran ayında ise yüzde seksen yüzde doksanlarda kısmi bir
00:29ödeme yapıldı. Yine sözler verildi. Yine yerine getirilmedi.
00:33Bu sefer denildi ki şirket ve sendik arasında o zaman
00:36bakanlıktan bir müfettiş tayin edelim. Eğer müfettiş kimden
00:41yana olursa herkes onu kabul edecek. Tamam dedik. Müfettiş
00:45raporu çıktı. Ve müfettiş bizim lehimize çıktı. O zaman
00:51bakan yardımcısı dedi ki eğer Temmuz'un yirmisine kadar bu
00:54ödemeler gerçekleşmezse söz veriyorum sizinle beraber ben de
00:57grev yapacağım dedi. Sizle beraber ben de sahaya ineceğim
01:00dedi. Çok teşekkür ediyorum. Sahaya indi. Bizi gözaltına
01:03alaraktan. Ve sadece bize özel yasaklar çıkartıldı. Ama bunu
01:07kınıyoruz. Çünkü biz madenciyiz. En yüce bir meslekteniz.
01:12Yani madenden daha üstün bir meslek olduğunu tanımıyorum.
01:15Bilmiyorum. Maden demek, yakıt demek, yakıt demek, ısı
01:19demek, ısı demek, elektrik demek, enerji demek, araba demek,
01:23buzdolabı demek, bütün her şey ısıdan geçer. Yani demek
01:27istediğim en yüce, en kutsal meslek şu an burada hiç
01:31edilmiş durumda. On altı gündür burada direniyoruz. On altı
01:35gündür sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ancak bugüne bir
01:38randevu verilebiliriz. Çok şükür diyoruz. Taleplerimiz
01:41şunlardır. Müfettişin hazırlamış olduğu haklınıza bize
01:44versinler. Yani biz kim buranın meraklısı değiliz. Enerji
01:47Bakanlığı'nın aşığı da değiliz. Biz hakkımız için buradayız.
01:50Önce kendinden başlayayım. Benim özel bir çocuğum var.
01:53Epilepsi hastası. Onu doktoru götürmek için ben milletten
01:57borç para almak zorunda değilim. Milleten altına almak
01:59zorunda değilim. Marketlere boynumu bükük girmek zorunda
02:02değilim. Ev sahibine boynumu bükmek zorunda değilim. Hani
02:05itibar meselesi var ya benim itibarım ne olacak peki? Benim
02:09milyonla binlerce borcum var. Benim itibarım ne olacak? Bizim
02:13itibarımız kalmadı. Biz sağlığımızı kaybettik. Kimi
02:15arkadaşımızın eşi kanser. Kimi arkadaşımız kendi sağlık gözü
02:20sakatlandı işlerinde. Beyinde ayağım sakatlandı. Yani biz
02:24itibarımızı, sağlığımızı kaybediyoruz ama beyefendinin
02:26itibarı sarsılmasın. Şimdi şok bir gelişme. Bugün biz
02:30Sabahattin Bey'in evine diye gittik. Ev adresi diye gittik.
02:33Maalesef şöyle bir olayla karşılaştık. Güvenlik dedi ki
02:36burası sadece evrak için kullanılıyor. Yani devletten
02:40gelen resmi evraklar oraya gidiyor ama adresi de kendisi yok.
02:43Devleti bile kandıran, ben burada ikamet ediyorum diye
02:45kandıran bir varlıktan bahsediyoruz. Bütün kamuoyunu
02:48sağduyuya davet ediyoruz. Ve üç bakanlığımızı da bizim
02:52hakkımızı alması için tekrar buradan sesleniyoruz. Bak
02:56ailelerimiz burada, çocuklarımız burada, perişan. Bu
02:59güneşin ağında. Şu çocuğa bir bakın. Kaç yaşında bu çocuk?
03:02Şu çocuğa bir bakın. Yazık değil mi? Bunlar bize ekmek bekliyor
03:05ekmek. Buraya bizimle gelmek zorunda değiller bunlar. Yazık ya.
03:09Yazıktır, günahtır. Itibarmış. Başlarım itibarına. Şu
03:12çocukların itibarı o geleceğini düşünün. Geçen hafta Cuma
03:16günü geleceğe hazır Türkiye yirmi beşinci yıl toplantısı
03:20yapıldı, miting yapıldı. Biz böyle mi geleceğe hazırız? Sayın
03:23Cumhurbaşkanı lütfen artık sesimizi duyun. Yoksa eğer bugün de
03:27çözülmezse yarın ailelerle birlikte Cumhurbaşkanlığı'na
03:30yürüyüş başlatacaktır. Teşekkür ediyorum.
03:41Merhabalar ben ııı madenci eşlerinden Aynır Özdemir. Bugün
03:45burada bulunan her ailenin bir kanayan yarası var ama ben
03:49bugün size diğer daha önce konuştuklarımdan farklı olarak
03:53konuşmak istiyorum. Bugün ben size eee kendi evimde kendi
03:57ocağımda neler yaşandı onları anlatmak istiyorum. Bunları
04:01anlatayım ki herkes bilsin patronun bize nelere reva
04:03gördüğünü. Iki bin yirmi dört yılının Ekim ayında eşimin
04:07tam dört aylık maaşı birikmişti. Geçinemiyorduk. Her geçen gün
04:11durumumuz daha da kötüye gidiyordu. Ve mecburen eşim işi
04:15bırakmak zorunda kaldı. Sonrasında eşimin şeker hastalığı
04:19olduğunu öğrendik. Bu madencilik sektöründe sık
04:22rastlanılan bir hastalık. Ağır çalışma koşulları ııı
04:26stres ve fiziksel zorlanmalar nedeniyle risk taşıyan bir
04:30sağlık sorunu. Sonrasında benim eşim tedavi gördü.
04:33Şekerini belirli bir seviyeye indirmeyi başardık. Sonrasında
04:37düzenli bir gelirimiz olsun. Hayatımızı idame ettirelim. Bu
04:41şirketin bize yaşattığı enkazı üzerimizden
04:44kaldırabilme umuduyla Manisa yollarına düşmek zorunda
04:47kaldık. Bizim evimiz, düzenimiz, çocuklarımızın
04:50okulu ııı buradaydı. Bize maaşlarımızı vermediler diye biz
04:55gurbet ellerine ııı sürüklenmek zorunda kaldık. Yoksa bizim ne
04:58işimiz vardı Manisa'da? Biz üç ayda iki şehir değiştirdik ve
05:03ev taşıdık biz. Bu sağlık sorunu orada da bizim peşimizi
05:07bırakmadı ve bu sağlık sorunu eşimin yer altında
05:10çalışmasına engel bir durumdu. Maalesef orada da
05:14işi bırakmak zorunda kaldı. Kendini bilmez üç beş
05:17kişinin maskarası olup döndük biz oralardan.
05:20Sonrasında ormana gitti çalışmaya ama olmadı,
05:24tutunamadı, çalışamadı. Sonrasında yurt dışına gitti.
05:27Fakat orada aynı talihsizlikler yine bizi buldu.
05:31Sabahattin Bey'imizin Sırp versiyonu, Sırbistan'a gitti
05:34değişim Sırp versiyonu olan Rocky Bey orada bizi buldu.
05:39Iıı zihniyet aynı zihniyet. Tıpkı Sabahattin Bey gibi Rocky
05:43Bey de ııı işçinin haklarını gazp ederek kendine bir servet
05:47elde edilmiş ve maalesef oradan da haklarımızı alamadık biz.
05:51Ve eşim çaresiz bir şekilde yine Türkiye'ye dönmek zorunda
05:54kaldı. Haklarını alabilmek için bu direnişe katıldı. Biz iki
05:58yıldır bu şirketin bize vermiş olduğu mağduriyetin bedelini
06:02ödüyoruz hala. Biz hala habire bankalara borç ödüyoruz ve
06:06geldiğimiz noktada sadece faiz ödemişiz. Düşünebiliyor
06:09musunuz? Sadece faiz ödemişiz. Benim iki tane çocuğum var.
06:14Biri yatılı lisede okuyor kızım. Ben okula giderken onun
06:17cebine harçlık koyamadım. Oğlum deseniz aynı şekilde.
06:21Zor günler geçirdik. Karnımızı zor doyurduğumuz zamanlar oldu.
06:25Benim çocuklarıma teyzeleri anneannesi dedesi sahip çıktı ki
06:29biz annesi babası olarak biz çocuklarımızın en temel
06:32ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyorduk. Yani size yemin
06:36ediyorum gerçekten bunu söylemekten de utanıyorum. Buradan
06:39defalarca ölümü düşündüm. Kendimi atsam da bir yerlerden
06:43kurtulsam dedim. Çocuklarımın yüzüne bakamadığım için
06:47canımdan geçmeyi düşündüm ben. Kimin yüzünden? Sizin yüzünüzden
06:51Sabahattin Bey. Sizin yüzünüzden. Sabahattin Yıldızı
06:55bugün bize verdiği ve vereceği para bize yaşattığı mağduriyetin
06:59bedelini ödemiyor. Çünkü paramızı pul ettiniz. Haklarımızı
07:03gasp ettiniz. Şimdi de çıkmış itibarımızı zedeliyorsunuz
07:07diyorsunuz. Bizim itibarımız yok muydu? Sizin itibarınız
07:11vardı da bizim itibarımız yok muydu? Eşimin itibarı yok
07:15muydu? Bir kadın bir anne olarak benim itibarım yok muydu?
07:19çocuklarımın itibarı yok muydu? Biz sizin yüzünüzden
07:23yaşadıklarımız yüzünden itibarımızı kimse düşünmedi.
07:27Sabahattin Bey sizden önce bizim çok güzel bir hayatımız
07:30vardı. Ta ki siz gelene kadar. Hayatımızı alt üst ettiniz.
07:34Bizi borçtan borca soktunuz. Şehir şehir süründürdünüz.
07:38Kendini bilmezlerin maskarası ettiniz bizi. Çıkmışsınız bir de
07:42itibar diyorsunuz. Neyin itibarı? Sizin itibarınız kasadaki
07:45paranızdır. Biz sizin itibarınızı değil kendi
07:49hayatımızı kendi çocuklarımızın geleceğini düşünüyoruz. Bunu
07:52düşünmek zorundayız. Daha dün çıkmışsınız demişsiniz ki
07:56işçilerin maddi ve manevi tüm zararlarını karşıladık. Maddi
08:00olarak neyi karşıladınız? Vereceğiniz para iki bin
08:03yirmi dördün parası. Paramız zaten pul oldu. Zaten
08:07haklarımızı gasp ettiniz. Ya manevi zararlar? Onlar ne olacak?
08:11Çocuklarımıza yaşattıklarınızı nasıl telafi
08:13edeceksiniz? Zihnimizden silebilecek misiniz bize
08:17yaşattıklarınızı? Siz bizim hayatımızda çok kötü bir anı
08:21olarak kalacaksınız. Biz her zaman şunu söyledik. Kimseden
08:26sadaka istemiyoruz. Kimseden yardım istemiyoruz. Kimseden
08:30lütuf beklemiyoruz. Sadece kendi hakkımız olanı istiyoruz. Her
08:35zaman söyledim ve yine söylemeye devam edeceğim. Mesele sadece
08:39para meselesi değil. Mesele alın teri, mesele emek,
08:43mesele adalet. Biz istiyoruz ki bu direnişimiz tüm işçi
08:47sınıflarına örnek olsun. Işçi kardeşim hakkını aramaktan
08:51korkma. Hak alınmaz, hak verilmez alınır. Bunu sakın
08:55unutma. Biz her daim bu şekilde direnişimizde işçi örneklerine
09:01işçi sınıflarına örnek olmaya çalıştık. Ve şunu söylemek
09:06istiyorum. Kesinlikle madenci kazanacak ve biz mutlaka
09:10başaracağız. Mutlaka başaracağız. Işçinin sırtı,
09:14işçinin hakkını gasp eden, patronları zengin eden bu
09:17sömürü çarkını tüm işçi sınıflarıyla birlikte hep
09:20beraber yıkacağız. Ve mutlaka kazanacağız.