00:00Biraz önce küçücük bir kız yeni partinin geçmişte çoktu. Yeni
00:08partinin binasını çizmiş, logosunu çizmiş, beni çizmiş,
00:12kalpler çizmiş, umudu yazmış, güzel dileklerini yazmış. En
00:18tepeye sağ üst köşeye de Ekrem Başkanım sizi de en kısa
00:23zamanda aramıza bekliyoruz yazmış.
00:28Kalp kalbe karşı tevafuk oldu çünkü Ekrem Başkan bugünlerde bir
00:37şey yaşıyor. Ekrem Başkan Silivri'de bir buçuk yıldır sabırla
00:43beklediği Silivri zindanlarında hakim karşısında biliyorsunuz
00:50mahkeme görüldü ara verdi. Herkesi dinledi Ekrem Başkan.
00:55savunmanı en son gün en sonda sende dediler. Savunma hakkı
01:00kısıtlanmaz dediler. Sonra bir tarih koydular. Dokuz Temmuz'da
01:05bitireceğiz deyip altı saatte sen ve bütün avukatların savunmanı
01:10yap bitir dediler. Ekrem Başkan geçmişte on iki Eylül'de bir sanığın
01:19on iki Eylül'ün darbe mahkemelerinde yirmi gün savunma hakkını
01:23kullandığı beğenmediğimiz canına okuduğu adalet sisteminin halen
01:30daha da acılarını çektiğimiz FETÖ yargıçlarının bile şanlı ordumuzun
01:36askerlerinin savunmalarını kısıtlamadıkları dünyanın en
01:42acımasız diktatörlerinin kurduğu mahkemelerde bile savunma hakkının
01:46kısıtlanmadığı bir yerde Ekrem Başkan'a savunmanı ya birkaç saat içinde yap
01:53bitir, sözünü keselim, mikrofonunu açmam deyip söz
01:58vermediler. Dokuz Temmuz'dan on sekiz Ağustos'a kaldı. On sekiz Ağustos'ta
02:04yine söz istedi. Hemen vermediler. Bir gün benim
02:08belirleyeceğim bir ara bunu veririm dediler. Ve bugün bir şey
02:14öğrendim ki onun için bunu burada ifade etmek durumundayım. Ekrem
02:19başkan yaptırılmayan savunmasını kitap olarak
02:23bastırıp kendini savunup millete derdini anlatmak istiyor. Ablam da
02:29helal olsun diyor ama o kitaba toplatma kararı aldılar. Basımını
02:34durdurma kararı aldılar. Dün geçmişte önce hakim olan bütün
02:44verdiği kararlar neredeyse Anayasa Mahkemesi'nde bozulan
02:48sonra bakan yardımcısı olan siyasetten tekrar başsavcılığa
02:53giden sonra bu hukuk cinayetinden sonra ödüllendirilip Adalet
02:59Bakanlığı yapan birisi çıkmış dün diyordu ki diyordu ki efendim
03:05işte itirafçılar konuşuyor. Ekrem başkan da sinirleniyor.
03:12Acaba acaba diyordu. Bir aralar diyorlardı ki canlı yayında
03:18yayınlansın. Şimdi olsa halen daha acaba ister mi diyor.
03:23Buradan muhatabım muhatabım o Adalet Bakanı değil. Onu atayan
03:30Erdoğan'a söylüyorum. Bu Adalet Bakanı'nın bir hükmü
03:34varsa senin geçmişte söylediğin sözün bir hükmü varsa hodri
03:40meydan canlı yayınlayın mahkemeyi sözünden dönen namerttir.
03:49Insanda biraz utanma olur. Yüzlerce kişi konuşacak, dinleyecek,
03:55savunma hakkını kısıtlayacaksın, söz vermeyeceksin,
04:00diktatörlüklerde yapılmayan şeyi yapıp sanığa sınırlı sürede
04:06savunma diyeceksin, yüz elli tane olay konuşulacak, tek tek
04:11kendini savunmak istediğinde susturacaksın, kitap basacak,
04:16dağıttırmayacaksın, durduracaksın, toplatma kararı
04:20alacaksın, sonra ilk gün bir itirafçı helallik isteyip
04:26sözünden dönünce savcın araya girecek, hemen tutuklama yapın
04:31diyerek diğer sanıkları korkutacaksın, sonra malına mülküne
04:36sökülmüş adamlar, malını mülkünü geri almak umuduyla,
04:42canını kurtarmak, malını kurtarmak umuduyla, yalana
04:45sarılmış üç beş kişiyi bütün köşe yazarlarına yazdırıp
04:50sanki sanki o iftiralar doğuluymuş gibi bir algı
04:55yaratmaya çalışacaksın. Bir buçuk yıl televizyonlarda ne
05:00konuşulduysa yalan çıktı. Hemen hemen hiçbir iddianame de
05:04çıkmadı. Çıkan her şeyin cevabı var ama hem savunma
05:10yapmasına izin vermiyorlar, hem kitabı toplatıyorlar, bir de
05:14çıkmış oradan diyor ki acaba hala canlı yayın istiyor mu?
05:20İstemeyen namert, buna engel olan da namerttir, namerttir,
05:26namerttir.