- 1 hafta önce
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Önümüzdeki 3 yıla ilişkin temel politika belgemiz olan OVP, kalkınma planımız doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen 3 yıllık bir
00:10politika çerçevesi sunmaktadır.
00:13Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya
00:25koymakta,
00:26aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır.
00:32Orta vadeli program her yıl olduğu gibi bu yılda Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızın müşterek
00:43çalışmasıyla hazırlanmıştır.
00:45Hazırlık sürecine bakanlıklarımız ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarımız önemli katkı sunmuş,
00:52özel sektör ve meslek kuruluşlarımızın görüş ve değerlendirmeleri alınmıştır.
00:58Ortak aklı ve katılımcılığı esas alan bir anlayışla hazırladığımız programımızda ilgili tüm taraflarla yürüttüğümüz istişareler de politikalarımıza ve tedbirlerimize yansıtılmıştır.
01:12Kıymetli basın mensupları, dünya ekonomisi son dönemde ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği,
01:23öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihi yüksek seviyelere çıktığı yeni bir süreçten geçmektedir.
01:31Türkiye ekonomisi de elbette dünyadan ve bölgemizde yaşanan bu gelişmelerden bağımsız değildir.
01:37Özellikle bölgemizde yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete,
01:47enflasyon görünümünden büyüme beklentilerine kadar birçok alanda hissedilmektedir.
01:53Bunun yanı sıra geleneksel tarife artışlarının yanında yeni nesil korumacılık eğilimleri ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler de küresel görünümü etkilemektedir.
02:06Programımızın makroekonomik çerçevesini oluştururken,
02:10geçtiğimiz yıl esas aldığımız varsayımlar bu yılın başında bölgemizdeki savaş başta olmak üzere meydana gelen hadiseler doğrultusunda güncellenmiştir.
02:21Geçtiğimiz OVP'deki varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini aşağı yönlü revize edilmektedir.
02:30Ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini %2,4'den %1,6'ya,
02:38Avro bölgesi büyümesi %1,2'den %0,9'a gerilerken,
02:43bölgemizde yaşanan savaşın etkisinin en belirgin görüldüğü Orta Doğu ve Kuzey Afrika,
02:50MENA dediğimiz ülkelerde ise %3,4 olarak öngörülen büyüme bu yıl %-0,5'e kadar gerilemiştir.
03:01Geçtiğimiz yıl OVP'yi hazırlarken,
03:05uluslararası kuruluşların tahminleriyle uyumlu olarak,
03:092026 yılı için 64,3 dolar olarak varsaydığımız Brent petrol fiyatı ortalamada 89,3 dolara yükselmiştir.
03:21Enerji dışı emtia fiyatlarında %5,7 oranında düşüş beklerken,
03:28bugün %18,6 oranında bir artış tahmin edilmektedir, öngörülmektedir.
03:35Küresel enflasyon tahmini ise, bu gelişmelere bağlı olarak %3,6'dan %4,7'ye yükselmiş durumdadır.
03:44Özellikle savaşla birlikte, enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar
03:51ve başlıca ticaret ortaklarımızdaki zayıflama,
03:55doğal olarak 2026 yılı ekonomik tahminlerimize yansımıştır.
04:002026 yılı büyüme tahminimizi %3,3 olarak güncelledik.
04:08Sanayi büyümesi tahminimiz %2,3'e gerilerken,
04:13yıl sonu enflasyon tahminimiz %28,4'e yükseldi.
04:18Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış dengemiz üzerinde doğrudan etkisiyle,
04:24enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken,
04:32dış ticaret açığı tahminimiz 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır.
04:39Buna bağlı olarak, cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahminimizi de %2,6 olarak güncelledik.
04:50Turizm gelirleri tahminimiz ise yine savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir.
05:00Bu güncellemeler, programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir.
05:09Nitekim, 2026'da öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji ve emtia şoku,
05:18dış talepteki zayıflamayla birlikte tüm ekonomiler üzerinde ilave yük oluşturmuştur.
05:25Buna rağmen, Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir.
05:322026 yılı hem küresel büyümenin hem de dünya ticaretinin belirgin biçimde ivme kaybettiği bir yıl olarak karşımıza çıkmaktadır.
05:44Bununla birlikte, 2027 yılına ilişkin beklentiler, küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret etmektedir.
05:54Küresel büyümenin %3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise %4,3'e yükselmesi beklenmektedir.
06:06Özellikle küresel ticarette beklenen bu canlanmanın dış talep koşullarının iyileşmesine ve Türkiye gibi ihracatçı ülkeler açısından daha destekleyici bir ortamın
06:18oluşmasına katkı sağlamasını bekliyoruz.
06:21İhracatımızın yaklaşık %96'sını oluşturan başlıca ticaret ortaklarımızın ağırlıklı büyümesinin 2025 yılındaki %24 seviyesinden 2026 yılında %1,6'ya gerilemesi tahmin
06:38edilmektedir.
06:392027 yılında ise dış talep koşullarının yeniden iyileşmesiyle bu oranın %2,8'e yükselmesini öngörüyoruz.
06:49Bu zayıflama ihracatımızın yaklaşık %43'ünü gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği ile %22'sini gerçekleştirdiğimiz MENA bölgesinde özellikle dikkat çekicidir.
07:03En büyük ihracat pazarımız olan Avrupa Birliği'nde 2025 yılında %1,6 olarak gerçekleşen büyümenin 2026 yılında %1,2'ye
07:14gerilemesi,
07:152027 yılında ise sınırlı bir toparlanmayla %1,4 seviyesine yükselmesi beklenmektedir.
07:23MENA bölgesinde ise Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da savaşın ve jeopolitik gerilimlerin ekonomik faaliyet üzerindeki etkisi çok daha belirgindir.
07:342025 yılında %3,3 büyüyen bölge ekonomisinin 2026 yılında %0,5 oranında daralacağı tahmin edilmektedir.
07:452027 yılında beklenen %7,3'lük güçlü büyüme ise 2026 yılındaki bu sert daralmanın oluşturacağı baz etkisinin ve diğer faktörlerin
07:59devreye girmesiyle gerçekleşecektir.
08:02Dolayısıyla Avrupa Birliği ve MENA bölgelerinin toplam ihracatımızın yaklaşık %2'sini oluşturduğu dikkate alındığında,
08:102026 yılında ihracatçılarımızın oldukça zorlu bir dış talep ortamına rağmen son derece başarılı bir performans ortaya koyduklarının altını çizmek isterim.
08:23Yıllar içerisinde ihracat pazarlarını çeşitlendiren ülkemizin mevcut pazardaki güçlü konumunu korurken,
08:31yeni pazarlara erişimini arttırma, ihracatımızı bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dayanıklı hale getirme çabamız önümüzdeki dönemde de devam edecektir.
08:42Küresel ekonomik görünüm üzerinde belirleyici olan unsurlardan biri de jeopolitik risklerde yaşanan belirgin artıştır.
08:51Savaşın başlamasıyla birlikte jeopolitik risk endeksinin çok hızlı bir şekilde yükseldiğini grafikten de görüyoruz.
09:00Savaş öncesinde uzun dönem ortalaması etrafında seyreden endeks,
09:05savaşın ardından tarihsel ortalamasının oldukça üzerinde çıkmış ve oynaklık yükselmiştir.
09:13Jeopolitik gerilimler, enerji ve emtia piyasalarından ticaret ve lojistik hatlarına,
09:19yatırım kararlarından finansal piyasalara kadar birçok kanal üzerinden dünya ekonomisine yayılmaktadır.
09:26Bu gelişmeleri ve oluşturabilecekleri ilave riskleri yakından takip ediyor,
09:32etkileri sınırlayıcı tedbirler alıyor,
09:35ekonomi politikalarımızı farklı senaryoları dikkate alan dışsal şoklara karşı dayanıklılığı güçlendiren bir anlayışla yürütüyoruz.
09:44Küresel arz koşullarından kaynaklanan fiyat hareketleri bir taraftan enerji ithalat maliyetlerimizi ve dış ticaret dengemizi etkilerken,
09:55diğer taraftan üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyon görünümüne de yansımaktadır.
10:03Nitekim geçtiğimiz yıl, 2026 yılı için 63 milyar dolar olarak öngördüğümüz enerji ithalatı tahminimizi bu yıl 71 milyar dolara güncellememizde
10:16de bu gelişmeler etkili olmuştur.
10:19Değerli basın mensupları, kıymetli vatandaşlarımız,
10:22programımızı hayata geçirdiğimiz günden bu yana temel önceliğimiz makro ekonomik istikrarı güçlendirmek,
10:30ekonomide dengelenmeyi sağlamak, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek ve kazanımlarımızı sürdürülebilir hale getirmek olmuştur.
10:39Birazdan paylaşacağım göstergeler son dönemde karşı karşıya kaldığımız ilave dışsal şoklara rağmen
10:47programımızın temel alanlarda somut sonuçlar üretmeye devam ettiğini ortaya koymaktadır.
10:54Programımız kapsamında yatırımların tüketimin üzerinde seyrettiği,
10:59dolayısıyla büyümenin kompozisyonunda daha dengeli, üretken ve sürdürülebilir bir yapının öne çıktığını görmekteyiz.
11:07Yeni yatırımlar üretim kapasitemizi genişletmekte, teknolojik dönüşümü, verimlilik artışını desteklemekte,
11:15aynı zamanda yeni istihdam imkanları oluşturmaktadır.
11:19Nitekim son yıllarda toplam faktör verimliliğinin büyümemize daha fazla olumlu etkide bulunduğunu görüyoruz.
11:27Ve baktığınız zaman, 2026'da öngördüğümüz 3.3'lük büyümenin 1.2 puanının toplam faktör verimliliği kaynaklı olduğunu görüyoruz.
11:40Yani büyümenin 3'te 1'inden fazlası toplam faktör verimliliğinden gelmektedir.
11:46Bunu önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi hedefliyoruz.
11:50Tüketim ağırlıklı bir yapı yerine, üretim kapasitesini arttıran yatırımların öne çıkması,
11:56enflasyonla mücadeleyi destekleyen, dış denge üzerindeki baskıları sınırlayan ve potansiyel büyümemizi yükselten daha sağlıklı bir makroekonomik görünüm sergilemektedir.
12:08Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL'ye güven artarak devam etmiş,
12:14TL mevduatımızın toplam mevduat içindeki payının %31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibariyle %61,5 seviyesine yükselmesi,
12:28izlediğimiz politikaların isabetli olduğunun diğer bir somut göstergesidir.
12:33Koşullu yükümlülüklerimizden olan kur korumalı mevduattan çıkış sorunsuz bir şekilde tamamlanmıştır.
12:42Kararlılıkla uyguladığımız politikalarla, küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen,
12:51bürüt rezervlerimiz 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaşmıştır.
13:00Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış, ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını desteklemektedir.
13:08Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde gerilemiş ve 700'lü seviyelerden bugün 220'nin altına inmiştir.
13:19Bu önemli gelişme, risk primlerimizin düşmesi gerek kamunun gerekse özel kesimin borçlanmalarında faiz yükünü aşağıya çekmektedir.
13:30Döviz cinsi, yabancı para cinsi borçlanmaları kastediyorum.
13:35Kaydettiğimiz mesafenin önemli göstergelerinden biri de,
13:39ihracatımızdaki olumlu seyir ve ihracatımızın teknolojik kompozisyonundaki iyileşmedir.
13:46Yıllıklandırılmış ihracatımız, ticaret ortaklarımızdaki belirgin yavaşlamaya ve zorlu dış talep koşullarına rağmen,
13:55Ağustos ayı itibariyle 280 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.
14:01İhracatımız nitelik olarak da güçlenmiş ve 2024 Ağustos'un da %40 seviyesinde olan,
14:09orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracatımız içindeki payı,
14:152026 Ağustos ayı itibariyle %44,1'e ulaşmıştır.
14:21Böylece bir taraftan ihracatımızı arttırıyor,
14:25bir taraftan da ihracatımızın yüksek teknoloji ve yüksek katma değere dayalı yapısını güçlendiriyoruz.
14:33İhracatımızdaki güçlü performansa rağmen enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş,
14:40dış dengemiz üzerinde geçici bir baskı oluşturmuştur.
14:44Cari işlemler açığının milli gelire oranı,
14:482024 yılı Haziran ayında %1,8,
14:512025 yılı Haziran ayında ise %1,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.
14:572026 yılında bu oran %2,3'e yükselmiştir.
15:03Bu yükselişin içinde baktığımızda 0,7 puanlık farkın savaş nedeniyle geldiğini hesaplamaktayız.
15:13Dolayısıyla bunu çıktığınız zaman aslında yapısal bir bozulma olmadığını çok rahat bir şekilde görüyoruz.
15:22Ayrıca mevcut seviyenin 2000-2025 dönemi uzun dönem ortalaması olan %3,2'nin de belirgin bir şekilde altında kaldığını ve
15:33yönetilebilir seviyelerde olduğunu da vurgulamak isterim.
15:38Dolayısıyla dış dengede daha dayanıklı bir yapı söz konusudur.
15:43Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettik.
15:502024 yılı Mayıs'ında %75,5 seviyesine yükselen enflasyon uyguladığımız politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girmiştir.
16:01Bu güçlü düşüş eğilimi savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaşmıştır.
16:102026 Ağustos itibariyle %31,5 seviyesinde gerçekleşmiştir.
16:172026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda %28,4 seviyelerinde olmasını bekliyoruz.
16:30Sağ taraftaki grafikte tüfe sepetinin %34,5'unu oluşturan gıda, akaryakıt, doğalgaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturduğumuz endekste savaş kaynaklı belirgin
16:45bir yükseliş görmekteyiz.
16:46Buna karşılık savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktığımızda enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini görüyoruz.
16:59Dolayısıyla mevcut veriler bize son dönemde manşet enflasyondaki düşüşün yavaşlamasında programın temel dinamiklerinden ziyade savaşın doğrudan etkilediği ve tüfe sepetinde
17:13önemli bir ağırlığa sahip olan kalemlerden gelen ilave fiyat baskılarının etkili olduğunu göstermektedir.
17:21Nitekim Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki maliyeti enflasyon artışına etkisi 7 puana yakın hesaplanmaktadır.
17:34Arş şoklarının etkisinin zayıflamasıyla birlikte uyguladığımız sıkı ve koordineli politika çerçevesinin desteğiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden belirginleşmesini bekliyoruz.
17:47Geçtiğimiz OVP'de 2025 yılı için bütçe açığının milli geliri oranı %0,8 seviyesindeki deprem harcamalarına rağmen 2025 yıl sonunda %2
18:02,9 oranında gerçekleşmiştir.
18:04Bu gelişmede deprem kaynaklı harcamalar sürerken diğer harcamalar üzerinde alınan ilave tedbirler etkili olmuştur.
18:14Uyguladığımız tasarruf genelgesiyle harcama disiplinini güçlendirdik.
18:20Tasarruf tedbirleri bilgi sistemimiz ile 260 kamu idaresini yakından takip ediyoruz.
18:27Tedbirlerin uygulanmasına yönelik denetimler de aralıksız sürdürülüyor.
18:32Bugüne kadar 2016 harcama biriminde denetim gerçekleştirildi.
18:38Denetim raporları Cumhurbaşkanlığı ve ilgili idarelerle paylaşıldı.
18:43Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan %4,6'dan 2024 yılında 3,1'e 2025 yılında ise
18:56%2,9 seviyesine geriledi.
19:00Bu yöndeki kararlılığımızı önümüzdeki dönemde de elbette sürdüreceğiz.
19:05Bildiğiniz üzere 2002 yılında 238 milyar dolar olan ekonomik büyüklüğümüz,
19:133600 dolar civarında bir kişi başına gelirimiz vardı.
19:172026 yılı sonunda milli gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını,
19:27kişi başına milli gelirimizin de yine ilk kez 20 bin doları geçmesini bekliyoruz.
19:35Türkiye'nin 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğinin üzerinde olacağını tahmin ediyoruz.
19:43Bu rakamlarla 2026 yılında dünyada nominal olarak 16. büyük ekonomi satın alma gücü paritesine göre 11. büyük ekonomi konumumuzu da
19:54sürdüreceğiz.
19:56Bu tabloyu yalnızca rakamsal bir büyüme olarak değerlendirmiyoruz.
20:01Ülkemizin üretim kapasitesinin, girişimcilik gücünün ve ekonomik potansiyelinin ulaştığı seviyenin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz.
20:11Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle ortaya koyduğu vizyonla programımızı 2023 yılından bu yana kararlılıkla ve bütüncül bir anlayışla sürdürüyoruz.
20:22Bu süreçte kırılganlıkları azaltırken makroekonomik istikrarın sürdürülmesi ve büyümenin dengeli kompozisyonunun sağlanması,
20:32enflasyondaki belirgin gerileme, dış dengenin güçlendirilmesi, rezervlerin arttırılması ve finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi alanlarında önemli mesafeler kaydettik.
20:44Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tekhaneli seviyelere indirmek ve mali disiplinimizi güçlü bir şekilde muhafaza
20:57etmektir.
20:58Büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü şekilde yansıması amacıyla istihdamı arttıracak atıl iş gücünü azaltacağız.
21:07Enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğimizi güçlendirecek ve arz şoklarına ekonomi üzerindeki bu şokların etkilerini en aza indirecek
21:19politikaları hayata geçireceğiz.
21:22Programda öngördüğümüz yapısal reformlarla verimliliği ve rekabet gücümüzü yükselteceğiz.
21:28İstikrarsızlığın ve belirsizliğin arttığı bir küresel ortamda siyasi istikrar ve öngörülebilir politikalar ile oluşturulan bu çerçeve karşımıza çıkacak fırsatları değerlendirmemize
21:43ve ülkemizin cazibesini arttırmamıza katkı sunacaktır.
21:47Bu bağlamda Türkiye yüzyılı yatırım için güçlü merkez programı ile vergi mimarisinde küresel ölçekte çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdik.
21:58Yaptığımız düzenlemeler ile uluslararası doğrudan yatırımları arttırmayı, rekabetçi bir transit ticaret merkezi oluşturmayı,
22:07küresel yeteneklerin, girişimcilerin, teknoloji şirketlerinin ve çok uluslu firmaların merkez operasyonlarını ülkemize çekmeyi amaçladık.
22:17Ayrıca vergiye uyumu güçlendirmek için yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye'ye getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasını teşvik edici düzenlemeler yaptık.
22:29Değerli basın mensupları, şimdi de elde ettiğimiz kazanımların üzerine inşa ettiğimiz 2027-2029 orta vadeli programımızın makroekonomik hedeflerine geçmek istiyorum.
22:432026 yılında %3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında %4,2'ye,
22:552028 yılında %4,6'ya, 2029 yılında ise %5'e ulaşmasını öngörüyoruz.
23:03Yeni program döneminde makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesi ve verimliliği arttıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir büyüme anlayışı içindeyiz.
23:16Bunun için büyümenin niteliğini de dönüştürüyoruz.
23:19Tarımda teknoloji ve verimlilik artışını, sanayide üretim kapasitesi ile teknoloji yoğunluğunun yükseltilmesini,
23:28hizmetlerde ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla ön plana çıkmasını sağlayacağız.
23:37Beşeri sermayemizi güçlendirirken, kamu yatırımlarının özel sektör yatırımları açısından ön açıcı ve tamamlayıcı olmasına özen göstereceğiz.
23:47Bu yaklaşımın merkezinde verimlilik yer alıyor.
23:51Kaynaklarımızı daha etkin kullanan, teknolojiyi üretim süreçlerine güçlü bir şekilde dahil eden ve toplam faktör verimliliğini kalıcı olarak arttıran bir
24:02ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyoruz.
24:05Nitekim program döneminde her yıl ortalama faktör verimliliğinin, toplam faktör verimliliğinin 1,1 puanlık bir büyüme desteği getirmesini bekliyoruz.
24:15Büyüme kadar öncelik verdiğimiz bir diğer temel alan ise istihdamdır.
24:222026 yılında %8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını 2027'de %8'e, 2028'de %7,8'e, 2029'da ise %7,6
24:37'ya düşürmeyi hedefliyoruz.
24:39Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak iş gücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal
24:51refahı arttırmayı hedefliyoruz.
24:53Sürdürülebilir büyüme hedefimizle birlikte programımızın önceliği dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdürerek fiyat istikrarını kalıcı bir çeşilde tesis etmektir.
25:052026'da %28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun 2027 yılında %21'e, 2028 yılında %13,5'e, 2029 yılında ise %9
25:20'a gerileyerek program dönemi sonunda yeniden tek aneli seviyelere inmesini hedefliyoruz.
25:26Dış dengede küresel ticarette artan yeni nesil korumacılık eğilimlerine, jeopolitik gerilimlere ve ticaret politikalarındaki belirsizliklere rağmen cari işlemleri açığını sürdürülebilir
25:41seviyelerde tuttuk.
25:42Program döneminde ise bölgemizdeki savaşın etkisinin azalmasıyla birlikte cari işlemler açığının yeniden kademeli olarak gerilemesini 2027 yılında %1,9'a,
25:562028 yılında %1,8'e, 2029 yılında ise %1,6'ya düşmesini öngörüyoruz.
26:04Programda bütçe açığının kademeli bir şekilde düşürülmesini hedefliyoruz.
26:10Geçtiğimiz yıl 2026 için %3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığının milli geliri oranının aldığımız tedbirlerle bu yıl %3,1 olarak
26:23gerçekleşmesini bekliyoruz.
26:25Kalan deprem harcamaları 2027 bütçesine de yansıyacak olmasına rağmen benzer bir yaklaşımla önümüzdeki yılda da hedeflenenden daha iyi bir bütçe
26:38açığı için gerekli çabayı göstereceğiz.
26:41Geçen yıl 3,5 demiştik gerçekleşmemiz bu yıl 3,1 olacak.
26:47Gördüğünüz gibi bazı hedeflerde de olumlu yönde sapmalar yaşıyoruz.
26:51Gelecek yıl yine 3,5 diyoruz ama burada da daha iyi performans göstermek için tüm gayretimizi ortaya koyacağız.
27:00Afet sonrası dönemde devam eden ihtiyaçlar süratle karşılanmaktayken savunma, personel giderleri ve sosyal güvenlik harcamalarındaki artışa rağmen
27:11alacağımız ilave tedbirlerin etkisiyle mali disiplindeki duruşumuzu sürdürmeyi öngörüyoruz.
27:192027'de %3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığımızın milli gelire oranını program dönemi sonunda %3'ün altına 2,8'e düşürmeyi
27:31hedefliyoruz.
27:312023-2026 yılları arasında depremin yol açtığı kayıp ve zararın telafi edilmesi için afet risklerinin azaltılmasına yönelik
27:422026 yılı fiyatlarıyla toplam 5,4 trilyon TL, 104 milyar dolar tutarında harcama yapılmış olacağı tahmin edilmektedir.
27:54Yani bu yıl sonu itibariyle bu yılın fiyatlarıyla 5,4 trilyon harcama yapılmış olacak.
28:01Bu da 104 milyar dolara 104 milyar dolarlık ekstra fazladan bir harcamaya tekabül ediyor.
28:10Burada ifade edilen tutar büyük ölçüde yeniden inşa edilen konut ve iş yerleriyle yenilenen kamu altyapısı için yapılan harcamalardan oluşmaktadır.
28:212027 sonunda bu rakamın 116 milyar doları aşacağı tahmin edilmektedir.
28:29Yıkılan konut ve iş yerlerinin yerine aynıları yapılmamış, daha güvenli, daha dayanıklı ve daha nitelikli yaşam alanları inşa edilmiştir.
28:39Aynı şekilde sağlık, eğitim gibi kamu altyapıları da daha modern standartlarla yeniden kurulmuştur.
28:47Yıkılan konut ve iş yerlerine ilişkin olarak hak sahipleri için toplam 455 bin bağımsız bölümün inşası tamamlanmış olup, bölgede ilave
28:58sosyal konut inşası devam etmektedir.
29:00Depremle ilgili kalan ihtiyaçların karşılanması için 2027'de de kaynak ayırıyoruz.
29:06Yalnız şunu ifade etmem lazım, son 4 yıllık ortalamaya baktığınız zaman 25-26 milyar dolar her yıl para harcamışız depreme.
29:16Gelecek yıl ise bunun 10 milyar dolar civarına düşeceği görülüyor.
29:21Yani giderek azalmakla birlikte gelecek yılda depreme belli bir harcama yapacağız.