00:00Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde gerilemiş ve 700'lü seviyelerden bugün 220'nin altına inmiştir.
00:11Bu önemli gelişme risk primlerimizin düşmesi gerek kamunun gerekse özel kesimin borçlanmalarında faiz yükünü aşağıya çekmektedir.
00:22Döviz cinsi, yabancı para cinsi borçlanmaları kastediyorum.
00:26Kaydettiğimiz mesafenin önemli göstergelerinden biri de ihracatımızdaki olumlu seyir ve ihracatımızın teknolojik kompozisyonundaki iyileşmedir.
00:38Yıllıklandırılmış ihracatımız ticaret ortaklarımızdaki belirgin yavaşlamaya ve zorlu dış talep koşullarına rağmen Ağustos ayı itibariyle 280 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.
00:52İhracatımız nitelik olarak da güçlenmiş ve 2024 Ağustos'unda %40 seviyesinde olan orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracatımız içindeki
01:06payı 2026 Ağustos ayı itibariyle %44,1'e ulaşmıştır.
01:13Böylece bir taraftan ihracatımızı arttırıyor, bir taraftan da ihracatımızın yüksek teknoloji ve yüksek katma değere dayalı yapısını güçlendiriyoruz.
01:25İhracatımızdaki güçlü performansa rağmen enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş dış dengemiz üzerinde geçici bir baskı oluşturmuştur.
01:35Cari işlemler açığının milli gelire oranı 2024 yılı Haziran ayında %1,8, 2025 yılı Haziran ayında ise %1,6 seviyesinde
01:47gerçekleşmiştir.
01:492026 yılında bu oran %2,3'e yükselmiştir.
01:54Bu yükselişin içinde baktığımızda 0,7 puanlık farkın savaş nedeniyle geldiğini hesaplamaktayız.
02:05Dolayısıyla bunu çıktığınız zaman aslında yapısal bir bozulma olmadığını çok rahat bir şekilde görüyoruz.
02:13Ayrıca mevcut seviyenin 2000-2025 dönemi uzun dönem ortalaması olan %3,2'nin de belirgin bir şekilde altında kaldığını ve
02:25yönetilebilir seviyelerde olduğunu da vurgulamak isterim.
02:29Dolayısıyla dış dengede daha dayanıklı bir yapı söz konusudur.
02:35Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettik.
02:412024 yılı Mayıs'ında %75,5 seviyesine yükselen enflasyon uyguladığımız politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girmiştir.
02:53Bu güçlü düşüş eğilimi savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaşmıştır.
03:022026 Ağustos itibariyle %31,5 seviyesinde gerçekleşmiştir.
03:092026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda %28,4 seviyelerinde olmasını bekliyoruz.
03:22Sağ taraftaki grafikte tüfe sepetinin %34,5'unu oluşturan gıda, akaryakıt, doğalgaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturduğumuz endekste savaş kaynaklı belirgin
03:37bir yükseliş görmekteyiz.
03:38Buna karşılık savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktığımızda enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini görüyoruz.
03:51Dolayısıyla mevcut veriler bize son dönemde manşet enflasyondaki düşüşün yavaşlamasında programın temel dinamiklerinden ziyade savaşın doğrudan etkilediği ve tüfe sepetinde
04:05önemli bir ağırlığa sahip olan kalemlerden gelen ilave fiyat baskılarının etkili olduğunu göstermektedir.
04:13Nitekim Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki maliyeti enflasyon artışına etkisi 7 puana yakın hesaplanmaktadır.
04:25Arş şoklarının etkisinin zayıflamasıyla birlikte uyguladığımız sıkı ve koordineli politika çerçevesinin desteğiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden belirginleşmesini bekliyoruz.
04:39Geçtiğimiz OVP'de 2025 yılı için bütçe açığının milli geliri oranı %0,8 seviyesindeki deprem harcamalarına rağmen 2025 yıl sonunda %2
04:54,9 oranında gerçekleşmiştir.
04:56Bu gelişmede deprem kaynaklı harcamalar sürerken diğer harcamalar üzerinde alınan ilave tedbirler etkili olmuştur.
05:06Uyguladığımız tasarruf genelgesiyle harcama disiplinini güçlendirdik.
05:12Tasarruf tedbirleri bilgi sistemimiz ile 260 kamu idaresini yakından takip ediyoruz.
05:19Tedbirlerin uygulanmasına yönelik denetimler de aralıksız sürdürülüyor.
05:24Bugüne kadar 2016 harcama biriminde denetim gerçekleştirildi.
05:29Denetim raporları Cumhurbaşkanlığı ve ilgili idarelerle paylaşıldı.
05:34Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan %4,6'dan 2024 yılında 3,1'e 2025 yılında ise
05:48%2,9 seviyesine geriledi.
05:51Bu yöndeki kararlılığımızı önümüzdeki dönemde de elbette sürdüreceğiz.
05:57Bildiğiniz üzere 2002 yılında 238 milyar dolar olan ekonomik büyüklüğümüz, 3600 dolar civarında bir kişi başına gelirimiz vardı.
06:092026 yılı sonunda milli gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirimizin de yine
06:22ilk kez 20 bin doları geçmesini bekliyoruz.
06:26Türkiye'nin 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğinin üzerinde olacağını tahmin ediyoruz.
06:35Bu rakamlarla 2026 yılında dünyada nominal olarak 16. büyük ekonomi satın alma gücü paritesine göre 11. büyük ekonomi konumumuzu da
06:46sürdüreceğiz.
06:47Bu tabloyu yalnızca rakamsal bir büyüme olarak değerlendirmiyoruz.
06:53Ülkemizin üretim kapasitesinin, girişimcilik gücünün ve ekonomik potansiyelinin ulaştığı seviyenin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz.