Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 16 dakika önce
İş insanı C.D., büyük kamu ihaleleri alan ünlü müteahhit Murat Çeçen hakkında, alacaklarını ödemediği ve kendisini tehdit ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuş, dava süreci uzun süre sekteye uğramıştır. Çeçen, yurtdışında olduğunu ve adres sorunlarını öne sürerek uzun süre duruşmalara katılmamış, avukatları ise delil niteliğindeki ses kayıtlarını önce kabul edip ardından çelişkili savunmalar yapmıştır. Hakkında çıkarılan yakalama kararının ardından nöbetçi mahkemede ilk ifadesini veren Çeçen, suçlamaları reddederek şikayetçi hakkında örgütsel bağ iddiasında bulunmuştur. Son duruşmada mahkeme hakimi değişirken, Çeçen’in avukatları davanın düşmesini savunmuş, müşteki avukatı ise ağır ceza mahkemesine sevk talebinde bulunmuştur. Hakim, savcıdan esas hakkındaki mütalaasını istemiş olup, bu durum davanın sanığın katılımı sağlanmadan hızlıca sonuçlanacağı endişesini doğurmuştur.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, şöyle bir senaryo düşünün, çok büyük projelere imza atan milyarder bir müteahhit var ve hakkındaki ciddi bir suçlama
00:08yüzünden tam 8 yıl boyunca mahkeme salonuyla yüzleşmekten kaçınabiliyor.
00:13Yok artık o kadar da değil diyebilirsiniz ama evet tam 8 yıl.
00:17Bugün Murat Çeçen davasındaki o gerçekten şaşırtıcı olayları, yasal prosedürlerin nasıl karmaşık bir labirente dönüştüğünü konuşacağız.
00:25Elimdeki resmi tutanaklara dayanarak tamamen tarafsız bir şekilde bu dosyayı adım adım beraber inceleyeceğiz.
00:32İzleyeceğimiz yol haritası kısaca şöyle, önce şu 8 yıllık hukuki mücadeleye bir bakacağız, sonra adres ve duruşma krizini inceleyeceğiz, ardından
00:41o meşhur ses kaydı çelişkileri var ve tabii ki sürpriz ifadeyle gelen son aşama.
00:46Hemen başlayalım.
00:48Birinci bölümümüz, 8 yıllık hukuki mücadele.
00:51Tamam gelin şu işin temeline inelim ve olayın merkezindeki isme biraz yakından bakalım.
00:56Resmi kayıtlara göre Sanık Murat Çeçen, CCN Holding'in başkanı ve IC İçtaş Yönetim Kurulu üyesi.
01:02Hani işin çapını net olarak anlamanız için söylüyorum, 10 bin çalışanı ve 1500'den fazla alt taşeronu yönetiyor.
01:09Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Akkuyu Nükleer Santrali gibi devasa kamu projelerinden bahsediyoruz.
01:14Yani karşımızda öyle sıradan bir profil değil, muazzam operasyonları yöneten güçlü bir iş insanı var.
01:19Peki bu devasa yapı içinde ip nerede kopuyor?
01:23İddialara göre şikayetçi olan alt taşeron C'de tam 14 milyon euro alacağı olduğunu söylüyor.
01:30Fakat kendisine bunun yerine 5 milyon dolar teklif ediliyor.
01:34Kabul etmeyince de alacaklarının ödenmediği, üstüne üstlük şantiyede bizzat tehdit edildiği iddia ediliyor.
01:40İşte bu dev finansal uçurum o tehdit ve yağma suçlamalarının fitilini ateşleyen asıl unsur.
01:46Sonrasında da gerçekten inanılmaz bir zaman çizelgesi başlıyor.
01:50Şikayetçi suç duyurusunu yapıyor fakat o da ne?
01:53Savcılık şüphelinin ifadesini bir türlü alamıyor ve olay takipsizlikle sonuçlanıyor.
01:58Yıllar geçiyor ta ki 2023'te itiraz üzerine soruşturma yeniden açılana dek.
02:04Ama durum yine aynı, ifade yine alınamıyor.
02:07En sonunda olaydan yıllar yıllar sonra Mayıs 2024'te sadece tehdit suçlamasıyla bir iddianame hazırlanabiliyor.
02:15Dilek Olay resmi bir iddianamenin çıkması için tam 8 yıl bekleniyor.
02:19Gelelim ikinci bölüme.
02:21Adres ve duruşma krizi.
02:22Şimdi dosyadaki en garip çelişkilerden biri tam olarak burada başlıyor.
02:28Bir tarafta resmi polis tutanakları var, üzerlerinde açıkça belirtilen adreste bulunamadı ya da ulaşılamadı yazıyor.
02:37Diğer tarafta ise savunma avukatlarının beyanları var.
02:41Onlar da ısrarla müvekillerinin İstanbul'da yaşadığını hatta İstanbul'da bir otelde kaldığını söylüyorlar.
02:47Ortada çok net bir kopukluk var ve bu keskin zıttık yüzünden mahkeme aylarca şüpheliye ulaşamıyor
02:54ve bu durum işi biraz trajikomik bir noktaya taşıyor.
02:58Avukatların talebiyle mahkeme diyor ki tamam o zaman müvekiliniz İstanbul'dan SGBS ile yani görüntülü sistemle bağlansın.
03:06Ama duruşma günü bir bakıyorsunuz 10 bin çalışanı yöneten, dev teknoloji projeleri inşa eden bir holding başkanı
03:13her nedense o basit görüntülü sisteme bir türlü bağlanamıyor.
03:16Avukatlar tebligat sorunu var biz bu görüntülü sistemden vazgeçelim diyor.
03:20Sonuç tahmin edebileceğiniz gibi yeni ve aylar süren bir gecikme daha.
03:253. Bölüm Ses Kaydı Çelişkileri
03:28Bütün bunlar olurken arka planda asıl delil olan bir ses kaydı üzerinden bambaşka bir savaş dönüyor.
03:35Mahkeme bu sesin sanığa ait olup olmadığını netleştirmek için polisten bir ses örneği almasını istiyor.
03:41Ama gelin görün ki bu süreç tam bir saklambaç oyununa dönüşüyor.
03:45Polis arıyor, sekreteri şehir dışında diyor.
03:48Avupatı polise ulaşıp ikametgahı İstanbul'da diyor, bazen de yurt dışında diyor.
03:53Polis resmi adrese gidip kapıyı çalıyor, açan yok.
03:56Yani alt tarafı basit bir ses örneği alınacak ama olay adeta imkansız bir göreve dönüşüyor.
04:01İşte tam burada işler gerçekten çok tuhaf bir hal alıyor.
04:05Savunmanın geçirdiği inanılmaz bir evrim var ortada.
04:08Başta avukatlar çıkıp bu ses kaydı yasa dışıdır, sırf suç uydurmak için kurgulanmıştır diye itiraz ediyorlardı.
04:15Fakat polisin ses eşleştirme baskısı artınca aniden strateji değiştiriyorlar.
04:19Mahkemeye yazılı bir dilekçe verip, evet bu ses kayıtları müvekkilimize aittir, içerikleri kabul ediyoruz diyorlar.
04:25İnanılmaz bir dönüş değil mi?
04:27Buradaki kritik yasal manevra şu, avukatlar aslında hakime şunu söylüyor,
04:32madem biz sesi resmen kabul ettik, o zaman polisin müvekkilimizin peşinden koşup ondan zorla ses örneği almasına gerek kalmadı.
04:40Ve hakim de bu resmi kabul üzerine ses örneği alınması kararını gerçekten iptal ediyor.
04:45Yani bu stratejik kabul beyanıyla polisin şüpheliği bizzat bulup yasal bir eşleştirme yapmasının önü tamamen kesilmiş oluyor.
04:52Zekice değil mi?
04:53Dördüncü ve son bölümümüz, sürpriz ifade ve karar.
04:57Duruşmalara katılmama krizleri artık son damlaya ulaşıyor ve mahkeme 15 Nisan'da nihayet bir yakalama kararı çıkarıyor.
05:05Peki sizce, tam 8 yıldır resmi olarak mahkeme salonuna getirilemeyen,
05:10polisin bir türlü ulaşamadığı o şüpheliye yakalama kararının çıktığı o kritik gün ne oldu?
05:16O günün anatomisine bir bakalım.
05:18Şüpheli o asıl yakalama kararını veren yani davanın hakimine gitmiyor.
05:22Aynı günün akşamı, tam mesai bitimine yakın bambaşka bir nöbetçi mahkemeye giderek teslim oluyor.
05:29Orada asıl hakim yok, şikayetçinin avukatı yok, doğal olarak hiçbir çapraz sorguya maruz kalmadan kısacık bir ifade veriyor,
05:37serbest bırakılıyor ve üstüne üstlük bir de ilerleyen duruşmalardan bağışık tutulma yani katılmama hakkı kazanıyor.
05:43Peki o nöbetçi mahkemede kimsenin karşı soru soramadığı o kısacık anda ne söyledi dersiniz?
05:49Resmi tutanaklardan aynen okuyorum.
05:52Böyle bir konuşma yaptığımı hatırlamıyorum.
05:54Bu nedenle bu şahsın bir örgüte mensubiyeti olabileceğini düşünüyorum, bu da göz önünde bulundurulsun.
05:59Bakın, avukatları sesin ona ait olduğunu resmen kabul edip eşleştirmeyi durdurmuştu hatırlayın.
06:04Ama kendisi orada hem hatırlamıyorum diyor, hem de aniden şikayetçi hakkında o çok ağır örgüt mensubu suçlamasını ortaya atıyor.
06:11Tabii bu sürpriz hamleye şikayetçi taraf fena halde isyan ediyor.
06:15Davacı avukatı Abdullah Kaya durumu tam olarak şöyle özetliyor.
06:19Sanığın devamlı yurt dışında olduğu söylendi.
06:22Yakalama kararı çıkınca adeta ışınlandı geldi.
06:25Bize değil, nöbetçi mahkemeye ifade verdi.
06:28Çünkü yüzleşecektik.
06:29Ses kaydını önce kabul etmediler, sonra evet deyip eşleştirmeden vazgeçtiler.
06:35Son olarak da ona ait değil diyorlar, oyun oynuyorlar.
06:38Buradaki ışınlandı geldi tabiri, yınlarca süren kaçışın bir günde nasıl çözüldüğüne dair o derin hayal kırıklığını bence çok iyi anlatıyor.
06:47Bunca olayın, bunca manevranın bizi getirdiği son nokta ise oldukça net.
06:51Son duruşmada hakim, bütün bu olan bitene ve tutanaklara rağmen savcıdan esas hakkında mütalasını sunmasını istedi.
06:59Bu ne demek biliyor musunuz?
07:00Yargılamanın sonuna geldik demek.
07:02Yani davalı iş insanı, hiçbir zaman şikayetçilerle veya asıl mahkeme heyetiyle gerçek bir çapraz sorguda karşı karşıya gelmeden, onlarla hiç
07:11yüzleşmeden bu dosya kapanışa doğru ilerledi.
07:14İncelediğimiz bütün bu belgeler bizi gerçekten çok kritik bir soruyla baş başa bırakıyor.
07:20Sırf yasal prosedürlerdeki boşlukları ve birbiriyle çelişen ifadeleri kullanarak,
07:25tam 8 yıl boyunca adaletin yönünü ve hızını bu derece değiştirmek nasıl mümkün olabiliyor?
07:31Bir tarafta 14 milyon euroluk alacak iddiaları, diğer tarafta sırra kadem basan şüpheliler ve alınamayan ses kayıtları.
07:38Bu dosya bize hukukun sadece yazılı kurallardan ibaret olmadığını,
07:42aynı zamanda o kuralların etrafından nasıl dolaşılabildiğini gösteren inanılmaz bir örnek.
07:47Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
07:49Adalet her zaman zamanında mı tecelli etmeli?
07:51Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, hoşçakalın.

Önerilen