00:00Herkese merhaba, şöyle bir senaryo düşünün, çok büyük projelere imza atan milyarder bir müteahhit var ve hakkındaki ciddi bir suçlama
00:08yüzünden tam 8 yıl boyunca mahkeme salonuyla yüzleşmekten kaçınabiliyor.
00:13Yok artık o kadar da değil diyebilirsiniz ama evet tam 8 yıl.
00:17Bugün Murat Çeçen davasındaki o gerçekten şaşırtıcı olayları, yasal prosedürlerin nasıl karmaşık bir labirente dönüştüğünü konuşacağız.
00:25Elimdeki resmi tutanaklara dayanarak tamamen tarafsız bir şekilde bu dosyayı adım adım beraber inceleyeceğiz.
00:32İzleyeceğimiz yol haritası kısaca şöyle, önce şu 8 yıllık hukuki mücadeleye bir bakacağız, sonra adres ve duruşma krizini inceleyeceğiz, ardından
00:41o meşhur ses kaydı çelişkileri var ve tabii ki sürpriz ifadeyle gelen son aşama.
00:46Hemen başlayalım.
00:48Birinci bölümümüz, 8 yıllık hukuki mücadele.
00:51Tamam gelin şu işin temeline inelim ve olayın merkezindeki isme biraz yakından bakalım.
00:56Resmi kayıtlara göre Sanık Murat Çeçen, CCN Holding'in başkanı ve IC İçtaş Yönetim Kurulu üyesi.
01:02Hani işin çapını net olarak anlamanız için söylüyorum, 10 bin çalışanı ve 1500'den fazla alt taşeronu yönetiyor.
01:09Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Akkuyu Nükleer Santrali gibi devasa kamu projelerinden bahsediyoruz.
01:14Yani karşımızda öyle sıradan bir profil değil, muazzam operasyonları yöneten güçlü bir iş insanı var.
01:19Peki bu devasa yapı içinde ip nerede kopuyor?
01:23İddialara göre şikayetçi olan alt taşeron C'de tam 14 milyon euro alacağı olduğunu söylüyor.
01:30Fakat kendisine bunun yerine 5 milyon dolar teklif ediliyor.
01:34Kabul etmeyince de alacaklarının ödenmediği, üstüne üstlük şantiyede bizzat tehdit edildiği iddia ediliyor.
01:40İşte bu dev finansal uçurum o tehdit ve yağma suçlamalarının fitilini ateşleyen asıl unsur.
01:46Sonrasında da gerçekten inanılmaz bir zaman çizelgesi başlıyor.
01:50Şikayetçi suç duyurusunu yapıyor fakat o da ne?
01:53Savcılık şüphelinin ifadesini bir türlü alamıyor ve olay takipsizlikle sonuçlanıyor.
01:58Yıllar geçiyor ta ki 2023'te itiraz üzerine soruşturma yeniden açılana dek.
02:04Ama durum yine aynı, ifade yine alınamıyor.
02:07En sonunda olaydan yıllar yıllar sonra Mayıs 2024'te sadece tehdit suçlamasıyla bir iddianame hazırlanabiliyor.
02:15Dilek Olay resmi bir iddianamenin çıkması için tam 8 yıl bekleniyor.
02:19Gelelim ikinci bölüme.
02:21Adres ve duruşma krizi.
02:22Şimdi dosyadaki en garip çelişkilerden biri tam olarak burada başlıyor.
02:28Bir tarafta resmi polis tutanakları var, üzerlerinde açıkça belirtilen adreste bulunamadı ya da ulaşılamadı yazıyor.
02:37Diğer tarafta ise savunma avukatlarının beyanları var.
02:41Onlar da ısrarla müvekillerinin İstanbul'da yaşadığını hatta İstanbul'da bir otelde kaldığını söylüyorlar.
02:47Ortada çok net bir kopukluk var ve bu keskin zıttık yüzünden mahkeme aylarca şüpheliye ulaşamıyor
02:54ve bu durum işi biraz trajikomik bir noktaya taşıyor.
02:58Avukatların talebiyle mahkeme diyor ki tamam o zaman müvekiliniz İstanbul'dan SGBS ile yani görüntülü sistemle bağlansın.
03:06Ama duruşma günü bir bakıyorsunuz 10 bin çalışanı yöneten, dev teknoloji projeleri inşa eden bir holding başkanı
03:13her nedense o basit görüntülü sisteme bir türlü bağlanamıyor.
03:16Avukatlar tebligat sorunu var biz bu görüntülü sistemden vazgeçelim diyor.
03:20Sonuç tahmin edebileceğiniz gibi yeni ve aylar süren bir gecikme daha.
03:253. Bölüm Ses Kaydı Çelişkileri
03:28Bütün bunlar olurken arka planda asıl delil olan bir ses kaydı üzerinden bambaşka bir savaş dönüyor.
03:35Mahkeme bu sesin sanığa ait olup olmadığını netleştirmek için polisten bir ses örneği almasını istiyor.
03:41Ama gelin görün ki bu süreç tam bir saklambaç oyununa dönüşüyor.
03:45Polis arıyor, sekreteri şehir dışında diyor.
03:48Avupatı polise ulaşıp ikametgahı İstanbul'da diyor, bazen de yurt dışında diyor.
03:53Polis resmi adrese gidip kapıyı çalıyor, açan yok.
03:56Yani alt tarafı basit bir ses örneği alınacak ama olay adeta imkansız bir göreve dönüşüyor.
04:01İşte tam burada işler gerçekten çok tuhaf bir hal alıyor.
04:05Savunmanın geçirdiği inanılmaz bir evrim var ortada.
04:08Başta avukatlar çıkıp bu ses kaydı yasa dışıdır, sırf suç uydurmak için kurgulanmıştır diye itiraz ediyorlardı.
04:15Fakat polisin ses eşleştirme baskısı artınca aniden strateji değiştiriyorlar.
04:19Mahkemeye yazılı bir dilekçe verip, evet bu ses kayıtları müvekkilimize aittir, içerikleri kabul ediyoruz diyorlar.
04:25İnanılmaz bir dönüş değil mi?
04:27Buradaki kritik yasal manevra şu, avukatlar aslında hakime şunu söylüyor,
04:32madem biz sesi resmen kabul ettik, o zaman polisin müvekkilimizin peşinden koşup ondan zorla ses örneği almasına gerek kalmadı.
04:40Ve hakim de bu resmi kabul üzerine ses örneği alınması kararını gerçekten iptal ediyor.
04:45Yani bu stratejik kabul beyanıyla polisin şüpheliği bizzat bulup yasal bir eşleştirme yapmasının önü tamamen kesilmiş oluyor.
04:52Zekice değil mi?
04:53Dördüncü ve son bölümümüz, sürpriz ifade ve karar.
04:57Duruşmalara katılmama krizleri artık son damlaya ulaşıyor ve mahkeme 15 Nisan'da nihayet bir yakalama kararı çıkarıyor.
05:05Peki sizce, tam 8 yıldır resmi olarak mahkeme salonuna getirilemeyen,
05:10polisin bir türlü ulaşamadığı o şüpheliye yakalama kararının çıktığı o kritik gün ne oldu?
05:16O günün anatomisine bir bakalım.
05:18Şüpheli o asıl yakalama kararını veren yani davanın hakimine gitmiyor.
05:22Aynı günün akşamı, tam mesai bitimine yakın bambaşka bir nöbetçi mahkemeye giderek teslim oluyor.
05:29Orada asıl hakim yok, şikayetçinin avukatı yok, doğal olarak hiçbir çapraz sorguya maruz kalmadan kısacık bir ifade veriyor,
05:37serbest bırakılıyor ve üstüne üstlük bir de ilerleyen duruşmalardan bağışık tutulma yani katılmama hakkı kazanıyor.
05:43Peki o nöbetçi mahkemede kimsenin karşı soru soramadığı o kısacık anda ne söyledi dersiniz?
05:49Resmi tutanaklardan aynen okuyorum.
05:52Böyle bir konuşma yaptığımı hatırlamıyorum.
05:54Bu nedenle bu şahsın bir örgüte mensubiyeti olabileceğini düşünüyorum, bu da göz önünde bulundurulsun.
05:59Bakın, avukatları sesin ona ait olduğunu resmen kabul edip eşleştirmeyi durdurmuştu hatırlayın.
06:04Ama kendisi orada hem hatırlamıyorum diyor, hem de aniden şikayetçi hakkında o çok ağır örgüt mensubu suçlamasını ortaya atıyor.
06:11Tabii bu sürpriz hamleye şikayetçi taraf fena halde isyan ediyor.
06:15Davacı avukatı Abdullah Kaya durumu tam olarak şöyle özetliyor.
06:19Sanığın devamlı yurt dışında olduğu söylendi.
06:22Yakalama kararı çıkınca adeta ışınlandı geldi.
06:25Bize değil, nöbetçi mahkemeye ifade verdi.
06:28Çünkü yüzleşecektik.
06:29Ses kaydını önce kabul etmediler, sonra evet deyip eşleştirmeden vazgeçtiler.
06:35Son olarak da ona ait değil diyorlar, oyun oynuyorlar.
06:38Buradaki ışınlandı geldi tabiri, yınlarca süren kaçışın bir günde nasıl çözüldüğüne dair o derin hayal kırıklığını bence çok iyi anlatıyor.
06:47Bunca olayın, bunca manevranın bizi getirdiği son nokta ise oldukça net.
06:51Son duruşmada hakim, bütün bu olan bitene ve tutanaklara rağmen savcıdan esas hakkında mütalasını sunmasını istedi.
06:59Bu ne demek biliyor musunuz?
07:00Yargılamanın sonuna geldik demek.
07:02Yani davalı iş insanı, hiçbir zaman şikayetçilerle veya asıl mahkeme heyetiyle gerçek bir çapraz sorguda karşı karşıya gelmeden, onlarla hiç
07:11yüzleşmeden bu dosya kapanışa doğru ilerledi.
07:14İncelediğimiz bütün bu belgeler bizi gerçekten çok kritik bir soruyla baş başa bırakıyor.
07:20Sırf yasal prosedürlerdeki boşlukları ve birbiriyle çelişen ifadeleri kullanarak,
07:25tam 8 yıl boyunca adaletin yönünü ve hızını bu derece değiştirmek nasıl mümkün olabiliyor?
07:31Bir tarafta 14 milyon euroluk alacak iddiaları, diğer tarafta sırra kadem basan şüpheliler ve alınamayan ses kayıtları.
07:38Bu dosya bize hukukun sadece yazılı kurallardan ibaret olmadığını,
07:42aynı zamanda o kuralların etrafından nasıl dolaşılabildiğini gösteren inanılmaz bir örnek.
07:47Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
07:49Adalet her zaman zamanında mı tecelli etmeli?
07:51Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, hoşçakalın.