00:00babam, kardeşlerimle. Kaç yılını bir daha söyler misiniz?
00:02İstanetikus altmış dokuz. Altmış dokuz'da geldik. On altı
00:05Nisan. Evet. İstanbul'a geldik. Tabii ben eee kendimi de
00:12şöyle söyleyeyim. Kadın kuafir olmak istedim ama annem babam
00:16müsaade etmedi. Orada dayım da fabrikada dokuma
00:21fabrikasına konak tür diye bir fabrika vardı orada ustabaşı
00:26de yeğenimi ben yanıma alacağım dedi. Beni aldı fabrikaya
00:31götürdü. Fabrikada ııı dokuma makinesinin başında çıraklığa
00:36başladık. Sonra usta olaya çıktıklar. Tabii bu arada
00:40Yahudi'nin yanına ben Yahudi vatandaşımızın yanında beş yıl
00:43çalıştım. Beş yıl çalışınca biliyorsun Yahudi'nin vatandaşın
00:48yanına beş yıl çalışmak bir üniversite bedeldir. Beş yıl
00:51üniversite bitirmiş gibisin. Eee tabii bana şunu söylediler.
00:55Derlerdi ki oğlum ne iş yaparsan yap, severek yap. Yaptığın
01:00iş benim öğrendiğin senin derler. Ben de bu da yaşıma
01:03kadar yaptıklarımı hep severek yaptım. Bu da benim için
01:08onur ve gurur duyuyorum. Iıı iyi ki öyle yapıyorum. Mehalede
01:12yapmaya devam ediyorum. Iıı tabii ki insanlar ııı birbirlerini
01:17sevmesinde önce vesile olarak önce insan kendisini sevmesi
01:21ben kendimi çok sevdiğim için karşılık insanları da çok
01:25seviyorum. O yanlış anlaşılmasın. Esasen içiniz çok
01:28mutlu. Kendinize saygınız çok yüksek. Kesinlikle. Evet. Yani bu
01:32kendini sevmek bu anlamda önce kendi içinizdeki
01:35mutluluktan başlıyor. Mutlu bir birey olduğunuz için de bu
01:38pozitif enerjiniz insanları çözüm olarak dönüyor. Kesinlikle.
01:42Kesinlikle. Tebrik ediyoruz. Rica ederim. Harikasınız.
01:46Süpersiniz.