Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 hafta önce
Fon soruşturması kapsamında Sözcü.com.tr editörü arkadaşımız Mustafa Balcı tutuklanarak cezavevine gönderilirken SÖZCÜ Gazetesi yazarı İsmail Saymaz hakkında önce adli kontrol kararı verilmiş ardından savcılığın kendi talebine itirazı sonucu ev hapsi cezası verildi. İsmail Saymaz Ekrem Açıkel ile Hafta Başı programında evinden elektronik kelepçe ile katıldı

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00İsmail Saymaz şu anda bağlantıyı sağladı. Çok teşekkür ederim.
00:04Sevgili ortağım, değerli gazeteci dostum İsmail Saymaz.
00:08Her şeyi konuşacağız. Hazırlandık ama duygularını tüm Türkiye merak ediyor.
00:14Şu yaşadıkların ayağında elektronik kelepçe.
00:18Ne düşünüyorsun? Bir parça sinirli misin?
00:22Yaşadıklarını nasıl yorumlarsın?
00:24Yoksa gurur mu yaşadığın? Tarihe düşülen not mu?
00:29Bu karmaşık bir duyguluğu içindeki.
00:31Önce bir duygularını Türkiye ile paylaşır mısın?
00:36İyi akşamlar herkese.
00:38Can'a da Gökhan Bey'e de ve değerli izleyicilerimize de.
00:42İyi akşamlar ve şimdiden iyi yayınlar dilerim.
00:45Öyle gurur falan duyduğum yok yani.
00:48Ben bu tür bir zorunluluk olursa cezaevide, ev hapside, yargılanmada elbette göğüslenir.
00:58Ama bundan gurur duyulacak bir pay çıkarmak mümkün değil.
01:03Dolayısıyla durumumdan falan gurur duyuyor değilim.
01:06Ben zaten bir gazetecilik performansı yapıyor değilim.
01:10Benim açımdan gazetecilik bir performans, bir gösteri sanatı değil.
01:13Ben bir hobinin erbabı değilim.
01:18Bir ideolojik amacı gerçekleştirmek için de gazetecilik yapmıyorum.
01:22Bu benim işim.
01:24Yani ben liseli yıllardan bu yana gazetecilik yapıyorum.
01:27Daha sonra üniversitesini okudum.
01:29Tamamlayamazsam da yüksek lisansı yaptım.
01:33Diploman var.
01:34Aynı zamanda hem mektepli hem de alaylıyım.
01:37Bundan başka da bir iş elimden gelmiyor.
01:39Ben hayatımı bununla kazanıyorum ve geçindiriyorum.
01:43Ve öyle bir cesaret gösterisi olsun diyerek de bu işi sürdürmüyorum.
01:53Bu benim işim.
01:53Dolayısıyla bundan kaynaklı yaşadığım problemleri ve sorunları bir işin iş kazası ihtimali olarak görmeyi tercih ederim.
02:03Yani tersanedeki bir işçinin, bir elektrik işçisinin, bir belediye işçisinin maalesef yaşadığı kazalardan biri de bizim ülkemizde gazetecinin otoriterler tarafından
02:19bu ve benzeri yöntemlerle cezalandırılması oluyor.
02:22Onu böyle değerlendiriyorum.
02:24Ama tabii büyük bir haksızlığa uğradığımız kanaatindeyim.
02:28Yani bunu ifade etmeliyim.
02:30Yani kendi hukukunu savunamayan elbette başkasının hukukunu da savunamaz.
02:34Sadece özgürlüğümün kısıtlanmış olması değil, gazetecilik etkinliğimi yapamamış olmak ve hiçbir suçum ve mesleki kusurum olmadığı halde böyle ağır bir
02:47yaptırımla karşı karşıya kalmaktan kaynaklı derin bir haksızlık inancındayım.
02:55Onu da ifade edeyim ve özetleyeyim.
02:58Başımıza ne geldi de böyle bir haksızlığa maruz kaldık onu da anlatayım.
03:03Birincisi ben, Ekrem baştan beri, bu yayınların önemli bir bölümünü de seninle yaptık.
03:09Aynen.
03:09Ben baştan beri fon krizini adım adım ve bütün titizliğiyle takip etmeye çalışıyorum.
03:14Kılı kırk yarıyorum.
03:15Zaten bu fon meselesinin başlangıcı diye görülen Pusula Portre'in patronu Muhammed Yarız'ın Yunanistan'a kaçtığı haberini ben duyurmuştum
03:2712 Eylül tarihinde.
03:28Süreç ondan sonra daha da hızlandı.
03:30O iki gün boyunca yani bu haberi paylaştığım iki gün boyunca bana çok ağır saldırılar oldu, hatta trol orduları tutuldu,
03:41tutuklanacaksın diye tehditler savruldu.
03:43Ben geri adım atmadım çünkü biliyordum, yurt dışına kaçtığını biliyordum.
03:47Yanılmadım, döndü ve tutuklandı.
03:49Sonra Muhammed Yarız'ın Rodos'a kaçırdığı süper yatlarını buldum.
03:54Görüntülerini, fotoğraflarını yayınladım, beraber yayınladık.
03:57Sonra ben eski ekonomi bakanı Niyaz Zeybekçi'nin fonda parasının kaldığını ve mağdur olduğunu onunla konuşarak yazdım.
04:09Sağolsun o da geçmiş olsun mesajı gönderdi, teşekkür ederim, incelik gösterdi.
04:13Sonra Cumhurbaşkanı eski danışmanlarından Ertan Aydın'ın soruşturmada şüpheli olduğunu yine onunla konuşarak yazdım, yalanlanmadım.
04:28Şu aralar ismi çok popüler olan bürokrat Osman Arıkan Nacar'ın aslında sigorta kaydında sesim geliyor mu?
04:38Geliyor, geliyor.
04:39Osman Arıkan Nacar, Osman Arıkan Nacar'ın da aslında bu milyarlarla oynadığı halde işte sigorta kaydında makam şoförü ve asgari
04:49ücreti görüldüğünü yazdım.
04:52Bu haberlerimin hiçbirinde yalanlanmadım, en ufak bir tekzip yemedim ve bütün taraflara mesafeli şekilde yanıt taklarına saygı duyarak görevim yerine
05:01götürdüm.
05:01O akşam ne oldu? Yani çarşamba akşamı. Çarşamba akşamı biz Gaziciler Masası programındaydık.
05:07Değerli program arkadaşlarım, Murat Arel, Barış Terkoğlu, Saygı Öztürk ve sonucumuz Serap Elavacık'la beraberdik.
05:17Programın ilk bölümünde İzmir konusunu konuştuk, ikinci bölümünde fon meselesine geldik.
05:22O gün aktüel bir gelişme olmuştu. O da şuydu. Yeni parti İzmir'in reddekili Ümit Özlali bizim programdan iki saat
05:30önce TBM Genel Kurulu'nda yaptığı açıklamada iki bakandan söz etmişti.
05:35Bunlardan birinin fondan krizden hemen önce 170 milyar ile çıktığını, milyon ile çıktığını iddia etti.
05:45Bir diğerinin babası adına para koyup 400 koyup 800 milyon TL ile çıktığını ileri sürdü.
05:51En son Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın özel kaleminin de fonda parasının olduğunu ileri sürdü.
05:58Sonra Cevdet Yılmaz söz aldı ve bu üçüncü iddiayı doğruladı.
06:01Yani danışmanı ve bir grup arkadaşının 7 milyon lirasının fonda kaldığını söyledi.
06:06Tabii bu sıcak bir gelişmeydi. Herkes tabii hem sosyal medyada hem medyada, geleneksel medyada bakanlar kim tartışmasın ele alındı.
06:15Zaten bir süredir liste konusu konuşuluyordu.
06:17Biz de yayının ikinci faslından böyle başladık. Konumuz buydu.
06:21Tabii bu bağlamda gazeteci arkadaşımız Murat Ağar'ın edindiği yeni bilgiler çerçevesinde bu iki bakandan birinin ticaret bakanı Ömer Bolat
06:31olduğunu söyledi.
06:33Aslında ticaret bakanı dedi. Ben de ismini hatırlayamadım bakan beyin. Adını sordum. O da Ömer Bolat olduğunu ifade etti.
06:45Daha sonra işte Ömer Bolat'a ilişkin edindiği bilgileri anlattı. Bazı iddiaları dile getirdi.
06:55Ben kendisine ya dedim bu 400 koyup 800 aldığı iddia edilen Ömer Bolat mı dedim diye sordum.
07:02Ben de yani iddianın kaynağı ağır eldi. Ben de hem bir gazeteci olarak hem de konunun anlaşılır olmasını sağlamak adına
07:12sorular yönelttim.
07:13Benim bu sorum üzerine kendisi Allah var bilmiyorum dedi.
07:17Aslında benim sorum da onu da verdiği bu yanıt bakanın lehine bir durumdur.
07:20Çünkü bakanla ilgili böyle bir iddianın olmadığını da ifade etti.
07:23Ben kendisine Ümit Özlan'ın iddia ettiği iki bakandan biri acaba Bolat mı dediğimde bunu doğruladı.
07:29Evet bunlardan birinin o olduğunu söyledi.
07:32Daha sonra o zaman dedim ben diğer bakan kim yani bir bakandan daha bahsediliyor o kim dedim.
07:39O da dedi ki ben onu biliyorum ama doğrulatamadım dedi.
07:43Yani adını biliyorum ama doğrulatamadım dedi.
07:45Ben de o zaman Ömer Bolat'ı doğrulattım herhalde dedim.
07:48Yani bir sorun cümlesi olarak.
07:49O o an konuştuğu için duymadı ve soruma cevap vermedi.
07:52Fakat bir aşama sonra ben tekrar bu şeyi sordum.
07:55Dedim ki bu iddiaları bakan beyin danışmanına sordun mu?
08:00O da dedi ki ben kendisini aradım ama ulaşamadım.
08:04Sonra programda bana söz hakkı geldiğinde ben Murat Ağareli'nde anlattıklarını içecek şekilde anlatılanları derledim.
08:12Ve kendi edindiğim bilgiyi dile getirdim.
08:15O da şuydu iki bakan yardımcısının da başka başka bakanlıklarında iki bakan yardımcısının da fonda parasının olduğunu ifade ettim.
08:21Ama bu fonda para batırdı ya da fonda para kazandığı yönünde bir bilgi yok bende.
08:26Sadece bu kadarını söylemiştim.
08:27Şimdi bütün diyaloğumuz bu kadardı.
08:30Sonra yayın bitti ve birdenbire beni Ticaret Bakanı'nın danışmanı Bekir Bey aradı.
08:37Bekir Kaplan.
08:37Dedi ki ya dedi siz yayın da Ticaret Bakanı'nın Ömer Bolat'ın fonda işte para aldığını kazandığını ve çıktığını
08:45söylemişsiniz.
08:46Ben dedim ki ben demedim böyle bir şey.
08:47Bu iddianın kaynağı Ağareli arkadaşımız.
08:50Bana bir yayın programı YouTube'da Twitter'da bir kayıt attı.
08:53Programın bizim programımızda söz hakkı bana geldiğinde benim konuyu derleyip toparlarken aktardı ifade ettiğim Murat Ağareli'nin iddiasına göre
09:06Murat Ağareli'nin açıklamasına göre bu bakanlardan birinin Ömer Bolat olabileceği görünüyor ki bir cümlemle başlayan bir videoyu bana attı.
09:14Ben dedim ki bu aslında yayının ikinci bölümü aslında iddia birinci bölümüne getirilmişti.
09:20O zaman kendisi döndü izledi evet haklıymışsınız dedi.
09:24Benden Murat Ağareli telefonunu istedi ve daha sonra kendi aralarında görüştüler.
09:28Şimdi ben tabii bu Twitter'da yapılan o video alıntısının nereye varabileceğini öngördüğümden o günde bir sosyal medyada yayından 40-50
09:37dakika sonra bir paylaşım yaptım.
09:38Bu iddia bana ait değildir.
09:40İddianın kaynağı ben değilim.
09:41Yayında benden önce dile getirilen bir iddiayı tekrar ediyorum diyerek durumumu, pozisyonumu deklara ettim.
09:47Fakat tabii ertesi günden itibaren hava birdenbire değişti.
09:52Yani tabii ertesi gün Ümit Özlal'e basın toplantısı yaptı.
09:55İki bakandan birinin Bakan Bolat olduğunu, diğerinin Mahinur Göktaş Özdemir olduğunu ileri sürdü.
10:03Anlıyoruz ki o bilgilerin Bakan Bolat açısından kısmen doğru teyde muhtaç olduğu anlaşılıyor.
10:11Yani evet hedefte bir sukuk adlı bir kira sertifikası hesabına para yatırmış ama bu öyle spekülatik bir fon değil ve
10:21aynı zamanda krizden önce para çekmiş götürmüş de değil.
10:23Bu bakımdan eksik bir bilgi olduğunu anlıyoruz ama eksik bilgi her zaman için yanlıştır da aynı zamanda.
10:29Diğer taraftan Mahinur Göktaş Özdemir açısından ise bütünüyle spekülasyon olduğu, gerçek dışı olduğu ve asılsız olduğu bir isim karışıklığı olduğu
10:37anlaşılıyor.
10:38Şimdi tabii bunun üzerine sosyal medyada başlayan ve daha sonra büyüyen bir dalga geldi.
10:47Bizim şüpheli olmamıza sonuçlanan bir aşamaya taşındı.
10:51Ben Perşembe akşamı bizi aradılar emniyetten.
10:55Ertesi gün saat 14'te ifadeye beklendiğimi söylediler.
10:59Hay hay dedim.
11:00Sonra gördüm ki Murat Arel, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı arkadaşımız da buna dahilmiş.
11:06Şaban Sevinç'i polisler arayınca kendisi ya ben yarın Antalya'ya gidiyorum dönüşte uğrayayım gibi, dönüşte geleyim demiş.
11:12Bunun üzerine derhal gözaltı işlemi yapılmış.
11:15Şaban Sevinç de Mustafa Balcı'yı retweet ettiği için onunla beraber Mustafa Balcı'yı da götürmüşler.
11:22Dolayısıyla biz adliye gittiğimizde Şaban Sevinç ve Balcı adliye getirilmişti.
11:27Onların ifade işlemleri tamamlanmak üzereydi.
11:30Ve sonra maalesef onlarla ilgili tutuklamaya sevk kararı öğrendik.
11:34Dedim ki yani onlar tutuklamayı sevk ettiğine göre biz de yolcuyuz yani.
11:38Ben de öyle anladım.
11:40Böyle bir yorumda bulundum.
11:41Bekliyordum yani.
11:42Sonra Murat Arel ifadeye alındı.
11:45Sonra ben alındım.
11:46Saat 14'ten 20'ye kadar, 22'ye kadar 8 saat boyunca adliyede geçirdik.
11:52Sonra ben tabii Savcı Bey bizi ifadeye aldı.
11:56Bana özetle tek bir soru soruldu.
11:58Sorulan soru şuydu.
11:59Siz bu bilgiyi ne zaman öğrendiniz?
12:03Yani Bakan Bolat'la ilgili iddia.
12:06İyi sen ne zaman öğrendin?
12:08Ben dedim ben yayında öğrendim.
12:09Yani ben yayında öğrendim.
12:11Öğrenince.
12:12Ha bu da mümkün olabilir yani.
12:14Bu eğer bir bakanın fonda parasının olması da mümkün olabilir.
12:17Niçin?
12:18Çünkü Ümit Özlal'e daha birkaç saat önce Cumhurbaşkanı yardımcısının kaleminin ismini vermiş.
12:23Ve anında doğrulanmış.
12:25Dolayısıyla pekala bu mümkün de olabilir.
12:27Nitekim eski ekonomi bakanı ve eski aile bakanının bu fonda paraları olduğu da ortaya çıktı.
12:32Bu bakımdan Murat Halil yayında Bolat'ın ismini verince ben de buna ilişkin sorular sordum.
12:39Ama eğer ben zaten yayından önce bunu öğrenseydim, yayından önce gelmezden önce bunu öğrenseydim,
12:43ben 25 yıllık gazeteciyim, fena da bir gazeteci değilim.
12:47Ben bu iddianın peşine düşer, araştırır, Bolat'a ve çevresine sorar, teyit eder ve ondan sonra kendim yayınlardım.
12:54Niye bırakayım ben bunu Murat Halil'e canım?
12:56Yani gazetecilik aynı zamanda bireysel bir hikayedir.
13:00Dolayısıyla ben bunu Savcı Bey'e de izah ettim.
13:03Sonra bizi adli kontrolle, Şaban Sevinç ve Balcı'yı tutuklama istemiyle bizi adli kontrolle sevk etti.
13:09Bize haftanın üç günü imza ve yurt dışı yasağı istedi.
13:14Sonra biz onlarla dört arkadaş, dört gazeteci, sur ceza hakimine gittik.
13:19Ben zannettim ki Şaban Sevinç ile Mustafa'yı da bizimle beraber bırakırlar.
13:24Çünkü bizde tedbir istenmiş, biz tutuklanmayacağımıza göre onlar en azından bırakılır.
13:29Fakat öyle olmadı, onlar tutuklandılar ve çok üzüldüm.
13:32Beklemiyordum, onlar da beklemiyorlardı.
13:35Arkadaşlarımızla sarıldık, onlarla vedalaştık.
13:37Ben dedim ki yani sizi ziyarete geleceğim dedim.
13:41Fakat tabii ben de şunu bilemedim yani biz eve gittik.
13:45Hakkımızda üç gün imza ve yurt dışına çıkış cesarele gittik.
13:48Gece uyuduk, sabah uyandık.
13:50Ev hapsine dönmüş durumumuz.
13:52Şimdi ev hapsi tabii ben bu işlerde biraz ev hapsinde idmanlıyım.
13:56Bu benim ikinci ev hapsim.
13:57Ama yine de uyanır uyanmaz ah yine mi dedim.
14:01Yani ah yine mi?
14:02Hemen ev hapsinde yaşayacak bir gazeteci için alınması gereken derhal önlemler neyse ilk başta sim kartı çıkarmak.
14:12Çünkü telefonu model koydular.
14:14Sim kartı çıkarmak başta olmak üzere.
14:16Öncelikle işleri yaptım.
14:17Sonra geldim evde.
14:19Direktim Serbest Mikrosu'ndan Ahmet Bey ve arkadaşlarını bekledim ve geldiler.
14:24Peki senden rica edeceğim.
14:26Uzattık ama bu cümleleri duymamız gerekiyordu.
14:29Bu anlatıma Türkiye'nin hakim olması gerekiyordu.
14:32Sevgili ortağım İsmail Saymaz şu ayağındaki plastik ama elektronik kelepçeyi görmek istiyoruz.
14:40Ben de görmek istiyorum.
14:42Kamerayı bir aşağı doğru al.
14:44Kırma bizi lütfen.
14:46Tarihe geçen bir yayın olsun.
14:48Şöyle Ekrem çok isterim ama kamera değil.
14:51Önündeki bilgisayar.
14:52Ha öyle mi?
14:53Evet bilgisayar.
14:55Dolayısıyla bilgisayar çok münasebesiz görüntüler doğabilir yani.
14:58Benim ayağımı kaldırmam bilgisayar indirmem gibi bir şey olur.
15:02Ben yarın gelirim fotoğrafını çekerim.
15:05Bu sözcü için.
15:07Ben idmanlıyorum senin evine gelirim.
15:09Peki.
15:09Benim Ozan hemen ekrana getirdi.
15:12Ortada duruyor.
15:14Nasıl bir şey o plastik kelepçe?
15:15Bari onu biraz betimler misin?
15:17Anlatır mısın saymaz?
15:18Çok kısa.
15:19Bu şimdi iki parça.
15:20Bu şimdi iki parça.
15:21Şey de söyleyeyim.
15:22Şimdi tabii bizim benim iki çocuk var.
15:25Birincisi ellerinize röpe.
15:26Birincisi 3-3 yaşında adı Bora.
15:27O gördü bunu.
15:28Dedi ki baba bu ne dedi.
15:30Ben şimdi tabii yani ona bir pembe yalan öyle bulayım dedim.
15:36Ayak saati dedim.
15:37Ayak saati.
15:39O da dedi ki ayak saati ne işe yarıyor dedi.
15:42Dedim ki bu sağlık için gerekli dedim.
15:45Yani sağlık için gerekli.
15:46Oo tamam dedi.
15:47Dedi ki ben de ileride büyük adam olunca takabilir miyim?
15:52Aman oğlum.
15:54Yani öyle bir cümle ki yani böyle dua edilecek amin denilecek dua değil.
16:03Hayır ki oğlum bu takılacak bu olur mu öyle şey?
16:05Aman Allah göstermesin desen pembe yalanın ortaya çıkacak.
16:08Ondan sonra böyle tuhaf bir hal.
16:10İki parçalar oluşuyor.
16:12O sağ tarafta gördüğünüz o kalın kısmı orada sinyal var.
16:16Öyle şeyler var.
16:16İki tane işte pembe ışık var.
16:19Ondan sonra orası ana gövdesi onun.
16:22Orası oraya bir şarj aleti takılıyor.
16:24Yani şarj aparatı takılıyor.
16:26Onunla şarj ediliyor.
16:28Günde iki ya da üç defa şarj etmek gerekiyor.
16:29Şarj sorumluluğu da sende o zaman.
16:33Şarj sorumluluğu da sende o zaman.
16:35Ben de.
16:36Onu da hatta eşimden isteyeyim mi getirsin onu göstereyim.
16:38Lazım olur ileride belli olmaz yani.
16:40Onu şarj ediyorsun.
16:42Ayrıca o aparatı buna takıyorsun.
16:45Ya da eğer yetiştiremezsen doğrudan ayağını kabloya.
16:48Ayağındaki kelepçeyi kabloya takıyorsun.
16:50O nasıl bir manzaradır?
16:52Evet bu.
16:54Alayım onu.
16:55İşte bu onun şarj aleti böyle aparatı.
16:58Böyle şimdi yeşil doldurduk bunu.
17:00Gece yatarken öyle.
17:01Yani onu kullanıyorsun.
17:05Tabii bunu ayağından hiç çıkaramıyorsun.
17:07Çünkü banyo yaparken de yatarken de birin her saatinde bu ayağında olmak zorunda.
17:11Zaten kendin de çıkaramıyorsun bunu.
17:13Kesiyorlar.
17:14Ayrıca çıkarması da yok.
17:15Yani bitince kesiyorlar bu şeyini.
17:17Plastiğini.
17:19Saatin şeyini yani.
17:20Su geçirmez o zaman.
17:21Duş da alabildiğine göre.
17:22Su geçirmiyor hayır ama bu şarj edilen kısmını pamukla silmek gerekiyor ki paslanmasın.
17:28Aksi taktirde sinyal gitmiyor.
17:29Hemen Ankara'dan arıyorlar.
17:31Nereye kaçtığın gibi bir şey oluyor.
17:34Ben daha önceki ev hapisinde sadece bir kere evden çıkabilmiştim.
17:37O da deprem günüydü.
17:38Deprem olunca mecburen kaçınılmaz evin önüne kaçtık.
17:40Orada çocukla beraberdik.
17:42O zaman da ben telaş yaptım.
17:44Dedim ki aman yanlış anlarlar aradım da retimini serbestleyip.
17:47Ya dedim böyle bir zaruret hali oldu.
17:48Dışarı çıktık kusura bakmayın.
17:50Bilginiz olsun.
17:51Dediler ki ya önemi yok zaten herkes evden kaçtı.
17:54Dediler.
17:54Böyle bir şey oluyor.
17:56Burada da işte ekip de yani bununla yaşamaya alışıyorum.
18:01Biraz tabii.
18:02Peki nasıl çalışıyor?
18:04Yani kapıdan dışarı çıktığın zaman merkeze sinyal mi gönderiyor?
18:08Alan ne kadar hareket edebileceğini alan?
18:11Evin balkonuna çıkabilirim.
18:13Bir de evin koridoruna yani kapı koridoruna çıkabilirim çöp dökmek için.
18:16Onun dışında dışarıya çıkamam.
18:18Çıkamıyorum.
18:21Sinyal kesildiğinde şey oluyor.
18:24Hemen telefonla aranıyorum.
18:25Zaten öyle çıkacak biri de değilim.
18:27Ya ben aslında savcılıkta da söyledim.
18:28Ben dedim ki ya ben 3 gün önce Arnavutluk'tan geldim.
18:31Yani beni zaten kovsan girecek bir adam değilim.
18:34Sevmem bu işleri.
18:35Bir önceki ev hapisinde de Almanya'dan gelmiştim zaten ben.
18:38Yani ne zaman yurt dışından dönsem
18:40başıma bir iş geliyor.
18:42İzah ettim.
18:43Yani ben Türkiye'den başa gidecek bir yerim yok.
18:46Yurt dışına çıkış yasağı yollanacak biri değilim.
18:49Yani hakkımda başka soruşturmalar da var.
18:51Buna rağmen bundan daha ağır soruşturmalar var.
18:53Buna rağmen öyle burnumu çıkarmam dışarıya.
18:56Daha yeni geldim ama hem yurt dışına çıkış yasağı hem de ev hapisi aldım.
19:03İşte dediğim üzere bu yarın mesela şimdi bir de şöyle bir güçlüğü var.
19:08Ben bir hakaret soruşturmasından kaynaklı.
19:10Üstelik şikayetçisi benim olduğum hakaret soruşturmasından kaynaklı.
19:14İşte hakim yüz yüze ifademi almak istemiş.
19:18Gitmeyi ihmal etmişim.
19:20Yakalama kararı çıkmış.
19:21Şimdi hem ev hapisi hem yakalama kararı var.
19:24Yarın yönetim serbestliği arayıp izin alıp işte Anadolu adliyesine gidip ifade vereceğim.
19:29Bir de bugün günün içerisinde bazı emniyetini aradılar.
19:31Dediler derhal ifadeye geldi.
19:32Nasıl geleyim dedim.
19:33Ayağımda kelepçe var.
19:35Sonra işte dönecekler bana.
19:37Tekrar bir ayarlama yapacağız.
19:39Bazı emniyetine ifadeye gideceğim.
19:40Son cümleler vekilim bekliyor.
19:43Özel tabloları anlatacağız ama ortadaki fotoğraf.
19:46Tarihe düşülen bir not oldu.
19:48Aşağı ben de yazdım izninle Eyüp'le birlikte.
19:51Fonziler serbest, gazeteciler kelepçeli.
19:55Bu fotoğrafa şu anda baktığında hadi son duygularla birlikte bir noktalı virgül koyalım sevgili ortağım.
20:09Bu fotoğrafın düşündürdükleri tarihe düşülen bir not gibi artık Türkiye'nin belleğinde.
20:15Ne dersin?
20:17Bana mı sordun Ekrem?
20:18Evet.
20:20Yani ben tabii bir kere derin bir haksızlık hissiyatı içinde olduğumu ifadedeyim.
20:30Yani ben üstelik gazetecinin ne bir suçumuz olduğuna inanıyorum, ben ve diğer arkadaşlarımla ne bir suçumuz olduğuna inanıyorum, ne bir
20:38gazetecilik kusurumuz olduğuna inanıyorum.
20:41Fakat şunu da ifade edeyim.
20:42Elbette bu süreçte gazetecilik bakımından hatalar olmadı değil.
20:48Gazeteciler yanılabilirler, yanıltılabilirler.
20:52Bazen aldatılabilirler, bir yalana da alet olabilirler.
20:56Bu mümkündür.
20:57Bunun bazen olumsuz sonuçları da olur.
21:01Fakat burada dengeyi gözetmek zorundayız.
21:04Yani yöneticiler, iktidar sahipleri, otorite sahipleri, özellikle dokunulmazlığa sahip olanlar, özellikle bakanlar, cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri, gazetecilerin eleştirilerine ve sorgulamalarına karşı
21:18toleranslı olmalıdırlar.
21:19Çünkü devletin kuvveti onların ellerinde.
21:21Onlar daha şeffaf olmalı, daha açık olmalı ve eleştirilere karşı daha toleranslı davranmalılar.
21:29Gazetecilerin yanılgıları, yanlışları, hataları, varsayılanları, onların yol açacağı hasar, kamu görevlilerinin eylem ve işlemlerinden kaynaklı topluma vereceği hasardan daha ağır
21:43değildir.
21:43Tekrar ediyorum, gazetecilerin yanılgılarının ve yanlışlarının bir yöneticiye vereceği bireysel hasar, o yöneticinin eylem ve işlemlerinden kaynaklı olarak kamuyu uğratacağı
21:56hasardan daha ağır değildir ve olamaz.
21:58Bu bakımdan burada önceliğimiz kamu yararı olmalıdır.
22:01Kamu yararı bakımından gazetecilerin eleştirel ve sorgulayıcı yaklaşımları öncelikli olmalı.
22:11Otorite sahipleri haklarında bir iddia ortaya atıldığında buna cevap vermeliler.
22:17Gerçekten lekeneklerini düşünüyorsa dava açmalılar.
22:20Ama gözaltı, tutuklanma çok ağır yaptırımlardır.
22:24Siz bu yolla Türk gazetecisinin cesaretini ve cüretini kırarsınız.
22:29Türk gazetecisinin otorite sahiplerine, iktidar sahiplerine soru sorma cesaretini kırarsınız.
22:35Bu, Türk savcısının cesaretini kırmakla aynıdır.
22:38Gazetecisinin cesareti kırılan toplum iktidarını eleştiremez, iktidarını sorgulayamaz, iktidar sahiplerini sorgulayamaz, hatalarını onun yüzüne vuramaz.
22:48Ve bundan zarar gören toplumun kendisi olur.
22:51Bütün bunlardan kaynaklı olarak, benim şahsi olarak ayağıma kelepçe takılmış olması, benim bunu ikinci kez yaşıyor olmamın,
22:59elbette bende bıraktığı bireysel yansımalar var, bundan kadar rahatsızlıklar var.
23:08Ama asıl olan toplumun bilgilenme hakkı, toplumun haber alma hakkının gördüğü hasardır.
23:15Benim cüretimin kırılması, belki onlarca genç gazetecinin bu yoldan vazgeçmesi anlamına gelecek.
23:25Ve cesaret edememeler anlamına gelecek.
23:27Bu suça karışma ihtimali olan kamu görevlilerini cesaretlendirir.
23:35Dolayısıyla bu fotoğrafın kendisinin bende uyandırdığı tesir budur.
23:41Çok teşekkür ederim.

Önerilen