00:00Mesut Yorukoğlu, Nazilli'de üretim yapan, geçmiş dönemlerde ziraat odası, meclis başkanlığı yapan bir çiftçiyim.
00:08Dejavu diye bir kavram var, biliyorsunuz.
00:12Yaşadığını bir sonraki dönemde bir daha aynısını yaşıyormuş gibi hissetmek.
00:18Bir önceki dönemde yaşıyormuş gibi hissetmek.
00:21Biz bu dejavunun çiftçiler olarak her sene gerçeğini yaşıyoruz.
00:25Yani bir senede anlattığımız şey yine gelecek sene devam eder mi?
00:32Sekiz sene önce söylediğimiz sorunlar sekiz sene sonra devam eder mi?
00:37Böyle bir ülke olabilir mi? Böyle bir çözümsüz ortam olabilir mi?
00:42Yine geldik bir pamuk tarlasındayız.
00:44Şurada nar tarlası var.
00:46İşte biri endüstriyel ham madde, biri de meyve sebze, meyvede üretim.
00:53Aynı sorunları sekiz senedir, on senedir devam eden şekilde tekrar yaşıyoruz.
00:59Ya tekrar, tekrar.
01:01Geçen sene yirmi dört, yirmi beş liraya satıyoruz pamuğu.
01:06Mazot otuz lira bandında.
01:09Bu sene pamuğu otuz beşle kırk lira arası satıyoruz.
01:15Mazot yüz lira.
01:18Geçen sene totalde dönüm başına harcadığımız ilaç elli liraysa bu sene yüz lira.
01:27Yani bunun altından kalkılacak gibi bir şey yok.
01:30Şöyle baktığınızda rakamsal olarak yükseldiğini görüyorsunuz.
01:35Ya başta da söyledim.
01:36Dedim ki hep tekrarı yaşıyoruz.
01:39Çiftçinin dilinde tüy bitti.
01:41Anlata anlata bitiremedik.
01:43Yani konular her sene aynı şekilde devam ediyor.
01:45Yani bir idare şekli olur mu?
01:48Yani bu kadar insanların derdine, çiftçilerin derdine duyarsız bir yönetim anlayışı olur mu?
01:54Yani biz burada üretirsek Türkiye ekonomisine katkı sunuyoruz.
01:59Besin üretenlerimiz gıda sektöründeki insanlara, pazara, manava ürün yetiştiriyor.
02:08Endüstriyel ham maddeyken üreticilerimiz Türkiye sanayisine katkıda bulunuyor.
02:12Bugün şu elinde biz bulunduğumuz bir pamuğun sorunu yok.
02:16Pancarcı aynı dertte, buğdaycı aynı dertte, mısırcı aynı dertte, çeltikçi aynı dertte.
02:22Yani çeltik üreticisi üretime başlamış.
02:25Şu anda daha taban fiyatı açıklanmamış.
02:27Yani şeyin eline bırakılmış, tüccarın eline bırakılmış.
02:31Yazın biz bunu şeyde yaşadık, buğdayda yaşadık.
02:34Arkasından mısırda yaşıyoruz.
02:35Yani bir fiyat açıklanır, taban fiyat olur veya ön çiftçinin üreteceği ürünün ön bir şeyi belirlenir, fiyatı belirlenir.
02:46Tavan fiyat belirlenir, taban fiyat belirlenir.
02:48Üretici ne yapacağını ona göre karar verir.
02:51Ya bu yok, yok.
02:52Yani böyle bir anlayış yok Türkiye'de.
02:54Böyle bir şey yok.
02:55Yani çiftçi badozlama gidiyor.
02:57Gelin bu Aydın Ovası'nda, Nazilli Ovası'nda Sümer Bank vardı.
03:01Sümer Bank'a, Atatürk buraya, buranın pamuk bölgesi olduğu için kurmuş.
03:06Ama gel görün, şu anda çok az bir miktarda pamuk üretimi var, pamuk ekimi var.
03:13Her yer yonca, her yer yonca yem bitkisi, yem bitkisi.
03:17E o da sıkıştı, o da şey oldu, tarımcı, hayvancı para kazanamıyor.
03:22Hayvancı para kazanamadığı için yem bitkisine, ticaretine giremiyor, alıp satamıyor.
03:28Mümkün olduğunca kıt kanaat, hayvan bakıyor.
03:31Bizim bu köylerimizde dünyanın her evde 5-10 baş hayvan olurdu.
03:37Büyük baş olurdu.
03:39İnsanlar ondan tereyağı, süt elde eder, pazara getirirlerdi.
03:43Pazarlardaki, inanın yoğurt pazarlarındaki insan sayısı azaldı.
03:48Hayvan kalmadı.
03:49Maliyeti çok yüksek.
03:52Yani öyle bir yere geldik ki, tarım açmaz hale geldi, çıkmaz hale geldi.
03:58Ne yapacağımızı da bilemiyoruz.
04:00Geldik işte sezonun sonuna.
04:01Önümüzde bir sonbahar var.
04:03Baharda sonbahardan sonra kışın hazırlık yapacağız.
04:07Baharın buğday mı ekeceğiz?
04:09Veya kıştan buğday mı ekeceğiz?
04:12Baharın mısır mı ekeceğiz?
04:15Pamuk mu ekeceğiz?
04:16Veya kışın yonca mı ekeceğiz?
04:18Belirli değil.
04:19Yani o kadar bir belirsizlik var ki.
04:21Ya şu güzelim, bu havaların pamuğun cenneti olan bu ülkede, bu memlekette, şu nazilide pamuk ekilmiyor kardeşim.
04:29Nasıl eksin?
04:31Yaş meyve sebze üreticileri desen ayrı bir sıkıntı.
04:37Üzümcü ayrı bir sıkıntı.
04:39İncir ayrı bir sıkıntı.
04:41Burası incirin de merkezi, nazilli.
04:43Ama geçen sene 100 lira, 150 lira olan ürün, bu sene 30 lira, 40 lira.
04:49Olacak şey mi?
04:50Çıkılabilir mi bu işin içinden?
04:52Yani ne diyeceğimi, neler söyleyeceğimi de bilemiyorum.
04:57Hep aynı şeyleri yaşıyoruz, hep aynı şeyleri yaşıyoruz, hep aynı şeyleri yaşıyoruz.
05:03Benim bizi yönetenlerden isteğim tarıma el atmaları.
05:08Tarıma gerekli desteği vermeleri.
05:10Taban fiyatların, ekilecek ürünlerin önceden fiyatlarının belirlenmesi.
05:16Kullandırılacak mazotun, gübrenin ve ilacın, dekar başına üretim, biz şey veriyoruz, ŞKS yapıyoruz.
05:24ŞKS'te bir sonraki dönemde ne ekeceğimizi, ne üreteceğimizi belirliyoruz.
05:29O çizelgelere bakarak bize pamukta şu kadar mazot gider deyip, şu buğdayda bu kadar mazot gider deyip,
05:36üretebileceğimiz, tüketebileceğimiz mazot başına destek verebilirler.
05:40Kullanabileceğimiz, kullanacağımız ilaçları bellidir.
05:45Hangi pamuk, hangi üründe ne atılır bellidir.
05:48Bunun üzerinden kullanacağımız miktardaki ürüne, ilaca destek verilebilir, süvvası edilebilir.
05:54Gübre miktarı belirlidir, oradan belirlenir.
05:58Denir ki, kardeşim Mesut, senin üreteceğin pamuk, 50 dönüm, 50 dönümden 80 dönüm gübre atarsın,
06:075 kere 8, 40, 4 ton pamuk gübreni süvvansili fiyattan veriyorum dersin.
06:154 bin 1 kilo olursa normal fiyata dönersin.
06:18Mazot da aynı şekilde.
06:20Üretim alanın belirlenir, bunun kullanacağı mazot bellidir, tüketileceği mazot bellidir.
06:25Tüketilecek mazot kadar destek verirsin.
06:28Altısını vermezsin.
06:29Yani bu bu işin içinden başka çıkılamaz.
06:32Ya da destek vereceksin, ürettiğim ürüne destek vereceksin.
06:35Vermezsen ne olur?
06:38Sanayi yok, sanayiye gidelim.
06:40Zaten gelecek çocuklarımız, gelen nesillerde hiçbir tane çiftçi kalmadı.
06:45Yapmıyorlar, yapamayacaklar.
06:47Benden sonra yok.
06:49Şurada nar üretiyorum.
06:51Geçen sene 20 liraya sattım kilosunu, bu sene 13 liraya satıyorum.
06:56İlaç, 2 misliğe çıkmış.
06:58Gübre 2 misliğe çıkmış.
07:01İşçi maliyeti, geçen sene 1000 liraya kullandığımız şeyi, para verdi Yevmiye'ciye.
07:10Bu sene 2000 lira şey istiyor, budama parası istiyor.
07:14Geçen sene 1000 liraya budattım Yevmiye'ye.
07:17Yani gittikçe artıyor.
07:19Onlar da haklı.
07:20Onların da yapabileceği bir şey yok.
07:22Onların da yaşaması lazım.
07:23Yani çiftçi işte aha bu kara bulutlar gibi kararlı, ne yapacağını da bilemiyor çiftçi.
07:33Yani bir felaket, bir felaketin altında yaşıyor.
07:38Peki bu pamuk niye toparlamaz?
07:39Şimdi bu pamukun zamanlaması anca gelmiş.
07:46Fakat bir de 3-4 gündür yağan yağmur var Türkiye genelinde.
07:50İşte hava güzelleşirse, biraz poyraz alırsa, renk şey olursa makineli hasat yapılacak.
07:58Yapsa da ne şey, coşku yok çiftçide.
08:01Yani bunu toplayıp da 50 liraya satamıyor ki.
08:04Ya diyor nasıl olsa ben diyor hak ettiğim ölçüdeki parayı alamıyorum.
08:10Kalsa da hoş, kalmasa da hoş.
08:12Ya eskiden bir bayram havası olurdu sat mevsiminde.
08:16Nazili'de pamuk dönemi geldi miydi?
08:18İnsanlar coşardı.
08:20Sanayi, çarşıdaki esnaf bayram ederdi.
08:24Bunun parasıyla gelinler, kızlar gelin olur, erkekler damat olur, düğünler, dernekler yapılır.
08:33Hiçbir şey yok.
08:34İşte dedim ya, işte karar bulduklar gibi karardık kaldık.
08:43Bir de rengi de bozulmuştu yağmur.
08:45Bunu da etkilemiş.
08:46Şimdi eskiden standart 1 olacak bir pamuk.
08:51Yağmurun doğal koşulların getirdiği bir etkiyle de en az 3-4 lira da buradan fiyat kaybedecek.