Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 5 saat önce
Sinema ve sosyoloji ekseninde sınıfsal eşitsizlikleri inceleyen kaynak, ekonomik zenginliğin her zaman kültürel aidiyet ve toplumsal kabul sağlamadığını Scarface, Parazit ve Maç Sayısı filmleri üzerinden ele almaktadır. Pierre Bourdieu’nün habitus ve sembolik şiddet kavramlarına dayandırılan inceleme, parmak kasesindeki limonu yemek veya bedene sinen koku gibi gündelik hayatın küçük ayrıntılarının sınıfsal sınırları nasıl görünür kıldığını irdelemektedir. Servet kazanmak ya da iktidar sahibi olmak, bireylerin ayrıcalıklı çevrelerin tarihsel kodlarına ve davranış kalıplarına kendiliğinden uyum sağlamasına yetmemektedir. Sınıfsal eşitsizlikler yalnızca büyük sermaye birikimleriyle değil, aynı zamanda hangi alışkanlıkların değerli sayılacağını belirleyen toplumsal ilişkiler ağıyla yeniden üretilmektedir. Dolayısıyla masa başına oturmak ile o masaya ve temsil ettiği dünyaya gerçekten ait olmak birbirinden tamamen farklı iki durumu ifade etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Dr. Alper Sezener'in o ufuk açıcı metninden yola çıktığımız yepyeni incelememize hoş geldiniz.
00:05Bugün ne mi yapacağız? Sinemanın o büyülü dünyasını adeta bir büyüteç gibi kullanıp her gün etrafımızı saran ama çoğu zaman
00:12ruhumuzun bile duymadığı o görünmez toplumsal kuralları açığa çıkaracağız.
00:15Çünkü sinema, inanın bana sadece hikaye anlatmaz. Toplumun en derinlerindeki o yazılı olmayan katı kuralları da yüzümüze vurur.
00:22Zenginlik, güç ve o hepimizin içindeki ait olma arzusu. Bu karmaşık ilişkiyi çözmek için ikonik filmlerden sosyolojinin temellerine uzanan harika
00:31bir yolculuğa çıkıyoruz.
00:32Hazırsanız hadi başlayalım.
00:34Tamam hadi hemen konuya dalalım.
00:36Sizi 1983 yılına Brian de Palma'nın o efsanevi Scarface yani yaralı yüz filmine götürmek istiyorum.
00:42Bolivyalı uyuşturucu baronu Alejandro Sosa'nın şatafatlı malikanesinde o ünlü yemek masasındayız.
00:48Masada fingerball dediğimiz, içinde limon dilimleri olan şu küçük su kaseleri var.
00:52Hani şu lüks yemeklerde parmak temizlemek için kullanılanlardan.
00:55Bir tarafta Tony Montana'ya bakıyoruz. Önündeki kaseden limon dilimini alıp gayet rahat bir şekilde ağzına atıyor.
01:01Diğer yanda ise ortağı Omar var. O kasenin ne işe yaradığını biliyor ve parmaklarını zarifçe suya batırıyor.
01:07Ufacık, sadece birkaç saniye süren bir an değil mi?
01:10Ama inanın bana bu inanılmaz görsel zıtlık, milyonlarca dolarlık bir servetin bile asla satın alamayacağı o büyük gerçeği fısıldıyor bize.
01:17Tabii ki şimdi Tony limonu yedi, demek ki şöyle biri deyip bütün bir hayatını tek bir harekete indirgeyecek değiliz.
01:22Belki sadece canı limon çekti.
01:24Ya da o küçük detayın başkaları için ne anlama geldiğinin gerçekten farkında değildi.
01:28Ama şunu unutmamak lazım.
01:29Gündelik davranışlarımız, o ufacık jestlerimiz, insanlar arasındaki o görünmez ayrımları bir anda su yüzüne çıkarıverir.
01:35Ve işte bu kısacık mikro an bizim bu incelemedeki asıl büyük sorumuza zemin hazırlıyor.
01:39Bir ortama girebilmekle o ortama gerçekten iliklerine kadar ait olmak arasındaki fark tam olarak nedir?
01:46Birinci bölüm, sermaye sadece para değildir.
01:49Pierre Bourdieu'nun toplumsal çerçevesini anlamak.
01:52Şimdi şu çok ilginç.
01:53Tony'nin milyarlarca dolarlık devasa bir kokain imparatorluğu var.
01:56Ama bu devasa para, elitlerin dünyasındaki o basit sofra adabını ona neden satın alamıyor?
02:02Fransız sosyolog Pierre Bourdieu tam da burada devreye giriyor işte.
02:05Çünkü o sermayeyi sadece cebimizdeki banknotlarla sınırlandırmaz.
02:09Bunu ekonomik sermaye ve kültürel sermaye olarak ikiye ayırır.
02:13Ekonomik sermaye evet size lüks malikaneler, spor arabalar, şatapatlı sofralar verir.
02:17Zenginliğin o görünür işaretlerini.
02:19Size o ayrıcalıklı odaların kapısını açar.
02:22Ama kültürel sermaye işte o bambaşka bir canavar.
02:25Kültürel sermaye sizin eğitiminizdir, müzik zevkinizdir, nasıl konuştuğunuzdur.
02:29Belirli bir zümrenin tarih boyunca oluşturduğu o yazılı olmayan davranış kurallarını bilmek
02:33ve orada hiç kasmadan doğalca hareket edebilmektir.
02:36Yani uzun lafın kısası para sizi o şık masaya oturtabilir.
02:39Ama masanın kültürünü size bir anda paketleyip veremez.
02:43İkinci bölüm.
02:44Habitus ve görünmez sınırlar.
02:46Doğal hissettirenin bilimi.
02:48Hayatınızda hiç bir odaya girmek için doğru bilete sahip olduğunuz halde
02:52oraya zerre kadar ait hissetmediğiniz oldu mu?
02:55Böyle kendinizi eğreti hissettiğiniz, nereye oturacağınızı, ellerinizi nereye koyacağınızı bilemediğiniz o anlar.
03:01İşte tam da bu noktada aklımıza o meşhur soru geliyor.
03:03Habitus ile sınıfsal uyum nedir?
03:06Sınıfsal uyum dediğimiz şey, görgü kuralları kitabını alıp satır satır ezberlemek falan değildir.
03:10Çok daha derin, adeta kas hafızası gibi bir şeydir bu.
03:14Habitus, insanın yetiştiği o çevreyle kurduğu uzun süreli ilişkinin doğrudan zihnine ve bedenine kazınmasıdır.
03:20Yani, şimdi o limonlu suyu içsem mi yoksa parmağımı mı batırsam diye içinden panikle hesap yapmadan doğru davranışı refleks olarak
03:28anında bilmektir.
03:29Bir ortamda hiç efor sarf etmeden süzülmekle, acaba pot kırar mıyım tedirginliği arasındaki o uçurum.
03:35İşte kültürel aidiyet tam olarak budur.
03:37Buradaki en can alıcı nokta şu, ekonomik başarı toplumsal kabulü öyle hediye paketi yapıp size sunmuyor.
03:44Tony Montana'nın hikayesi resmen bunun kanıtı.
03:47Yoksulluktan çıkıp o dünyanın tam merkezine oturmak istedi, parasıyla masadaki o sandalyeyi çatlıya satın aldı.
03:53Ama bakın, bir mekanı veya bir malikaneyi satın almak, o mekanın temsil ettiği o ince ince işlenmiş köklü toplumsal dünyaya
04:01kalıcı bir bilet sağlamıyor maalesef.
04:03Üçüncü bölüm, sembolik şiddet.
04:05Peki kim karar veriyor?
04:07Kuralları belirleme gücü.
04:08Madem ortada böyle görünmez kurallar, kodlar var, e peki bunlara kim karar veriyor?
04:13Şimdi biraz bireylerden uzaklaşıp resmin bütününe, o gücün ta kendisine bakalım.
04:18Kendimize sormamız gereken o büyük soru şu, belirli davranışları incelikli,
04:22diğerlerini ise kaba sayan bu ölçütleri kim icat etti?
04:25Mesela şu masadaki meşhur parmak kâsesi.
04:28Neden bunu doğru kullanmak medeniyetin zirvesi sayılıyor?
04:31Bir sınıfın kendi yarattığı alışkanlıkları sanki evrensel bir doğa kanunuymuş gibi hepimize dayatması.
04:36Bu sadece bir kültür farkı olabilir mi?
04:38Yoksa bu toplumsal değerleri tanımlama ve neyin meşru olduğunu belirleme gücü mü?
04:44Yani aslında düpedüz iktidarın ta kendisi mi?
04:47İşte bur diyor bunu sembolik şiddet olarak tanımlıyor.
04:50Ve inanın bana bu birinin yüzüne bağırıp çağırmasından çok daha sinsi, çok daha sessiz işleyen bir süreç.
04:56Egemen sınıf kendi gündelik alışkanlıklarını genel geçer nezaket kuralı olarak tüm topluma yutturuyor.
05:01Bunu yaparken de kendi ayrıcalıklarını tamamen görünmez kılıyor.
05:04Peki ya o kodu bilmeyen kişi?
05:06O kişi maalesef sistemin adaletsizliğini falan sorgulamıyor.
05:09Suçu direkt kendinde buluyor.
05:11Kendini yetersiz, kaba veya cahil hissediyor.
05:13Anlayacağınız toplumsal üstünlük ortada hiçbir fiziksel zorlama yokken o küçücük su kasesinin içinde gündelik hayatın tam ortasında sessiz sedasız yeniden
05:23üretiliyor.
05:244. Bölüm
05:25Sinemada Sınıfsal Uyum Çabaları
05:27Toplumsal Uyum İçin 3 Farklı Girişim
05:29Ve şunu kesinlikle düşünmeyin.
05:31Bu görünmez sınırlar sadece Tony Montana'nın problemi falan değil.
05:34Sinema tarihi bunun harika örnekleriyle dolu.
05:37Mesela 2005 yapımı maç sayısı yani Match Point filmi.
05:40Orada Chris Wilton Tony'den çok daha farklı bir strateji izler.
05:43Girmek istediği o ayrıcalıklı Londra sosyetesinin davranış kodlarını öğrenir.
05:47Kültürel uyum sağlar.
05:48Ama film bize şunu tokat gibi çarpar.
05:50Kodları ezberlemek yetmez dostum.
05:52O dünyada kalıcı olmak için sağlam bağlantılar ve fırsatlar gerekir.
05:56Ya da o sarsıcı 2019 filmi Parazit'i düşünün.
06:00Yoksul kim ailesi mükemmel bir tezgahla o zengin ailenin dünyasına sızar.
06:04Ama orada sınıfsal mesafe çok daha ilkel, fiziksel bir şeye takılır.
06:08Kokuya.
06:09Yoksulluk bedene silmiş ve asla yıkanıp atılamayan bir leke gibi karşılarına çıkar.
06:14Kısacası bu 3 harika filmin bize bas bas bağırdığı çok net bir gerçek var.
06:18Toplumsal konumunuz öyle sadece banka hesabınızla,
06:21kişisel hırsınızla veya kültürel kodları ne kadar iyi taklit ettiğinizde belirlenmiyor.
06:25Hangi kaynaklara ulaşabildiğiniz kadar hangi davranışların saygın kabul edileceğini belirleyen o karmaşık toplumsal ağlar da işin içinde.
06:32Yani ne yaparsanız yapın, total bir toplumsal kabulü sadece cüzdanınızla garantileyemezsiniz.
06:385. Bölüm Masaya Ait Olmak ve Son Çıkarımımız
06:41Artık parçaları birleştirip Alejandro Sosa'nın o meşhur, şık masasına dönme vaktimiz geldi.
06:46Uyuşturucu baronlarından, Londra elitlerine ve Güney Kore'deki o modern villaya uzanan bu yolculukta gördük ki,
06:53mesele hiçbir zaman sadece bir dilim limon olmadı.
06:55Sınıfsal sınırlar her zaman öyle devasa çelik kasaların veya kapalı kapıların ardında çizilmiyor.
07:01O sınırlar nerede biliyor musunuz?
07:02Gündelik alışkanlıklarımızda, müzik listemizde, çatılda tutuş biçimimizde ve tüm bunların başkaları tarafından nasıl yargılandığında.
07:10Sınırsız bir servet yapabilir, dünyaları yönetebilirsiniz.
07:13Ama bu çıplak güç, o elit dünyanın sosyal kodlarına organik bir şekilde sahip olacağınız anlamına asla gelmiyor.
07:20Tony Montana'nın o masada yaşadığı yabancılık aslında hepimizin hayatında bir yerlere dokunuyor.
07:25Şimdi lütfen kendi hayatınıza, girdiğiniz ortamlara, çalıştığınız yerlere, sosyal çevrelerinize bir bakın.
07:30Bir odaya giriş bileti almış olmanız gerçekten oranın yerlisi olduğunuzu mu gösterir?
07:34Bir masaya oturmak gerçekten o masaya ait olmakla aynı şey midir?
07:38İnanın bana, bu görünmez sınırları bir kez fark etmeye başladığınızda dünyayı bir daha asla eskisi gibi göremeyeceksiniz.
07:44Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, etrafınızdaki o küçük detaylara dikkat etmeye devam edin.
07:49Şimdilik hoşçakalın.

Önerilen