00:05...elbette değişiklikler oldu ama bütünsel olarak bütün annenin, babanın, öğretmenin...
00:12...çocukluk eğitimi uzmanı doçent doktor Emel Tok hocamız vardı, doktor Luis Gilbert'ti, o da Northland Üniversitesi'nde öğretim üyesiydi o
00:22zaman.
00:22İhtimam gösterilebilir mi gerçekten? Biz tabii bir pilotlama yaptık.
00:26Eğitim sistemleri çocukların akademik ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra sosyal ve duygusal becerilerini, duygusal zekalarını ve yaşam becerilerini karşılamıyorsa...
00:38...ya eksik kalan bir parça varsa ve bununla ilgili bir araştırma yaptık.
00:43Birçok Türkiye'de çok sayıda öğretmene, anne, babaya, çocuğa ulaştık ve gerçekten böyle bir ihtiyaç olduğunu fark ettik.
00:50Zaten dijitalleşen dünyada, yapay zeka çağında insanların yalnızlaşması ve yaşam becerilerini de yavaş yavaş yitirmeye başlamalarıyla birlikte...
01:01...dünyada da bu alan çok çalışılan alanlardan bir tanesiydi.
01:06Biz de Türkiye'de böyle bir ihtiyaç olduğunu fark edip o eksik parçayı yerine koymak için aslında bu yola çıktık.
01:13Ve gerçekten de oldukça güzel sonuçlar elde ettik.
01:17Çünkü çocuklarımıza biz bilgi öğretiyoruz bilissel anlamda, matematik, fizik, kimya birçok dersleri öğretiyoruz ve elbette bunlar da çok önemli.
01:26Fakat yaşam başarısı, yaşam başarısına baktığımızda aslında akademik başarı tek başına yaşam başarısını garanti etmiyor.
01:36Çünkü bütün o akademik bilissel beceriyi, akademik becerileri hayata döndürebilmek için başka şeylere ihtiyacımız var.
01:45Psikolojik sağlamlık gibi, duygusal farkındalık, ses yönetimi, liderlik, karar alma, problem çözme gibi...
01:52...ve bütün bunlar da duygusal okuryazarlık becerilerini oluşturuyor.
01:58Bu yüzden bizler okullarda çocukları sadece bilgiyle donatmak değil, o bilgiyi hayata nasıl geçirebileceklerine dair bazı beceriler de kazandırmak zorundayız.
02:12Çocukta bir davranış değişikliği istediğimizde, sosyal duygusal anlamda, o okulun kültürünü ve iklimini mutlaka bütünsel olarak etkilemek gerekiyor.
02:22Gerçekten de bu bize çok güzel bir rehberlik yaptı ve çok güzel sonuçları aldık.
02:27Projemiz sürecinde katılan tüm çocuklarımıza ön testlerle bu durumlarını ölçüp, daha sonrasında 22 ay boyunca yaptığımız uygulamaların neticesinde...
02:37...çocukların duygusal farkındalıklarının arttığını, empati yeteneklerinin arttığını, sınıfta istenmeyen davranışların en aza indiğini, okulda barış kültürünün oluşmaya başladığını gördük.
02:49Zaten bence bu projenin en önemli kısımlarından bir tanesi de burası.
02:53Bizim okul kültürlerini bu anlamda, okul iklimlerini bu anlamda değiştirmeye ihtiyacımız var.
03:02Projede bize bütünsel olarak yaklaştığımızda hem çocukta hem öğretmende hem de ebeveyninde daha hızlı ilerleyebileceğimizi gösterdi.
03:13Neden?
03:14Çünkü bunlar birbirini destekleyen sistemler.
03:17Çocukta bir değişiklik yaratabilmek için anne babada, anne babada bir değişiklik yaratabilmek için okulda ve çocukta bir şeyler yapmak zorundayız.
03:26Aynı zamanda projemizin en önemli kazanımlarından bir tanesi de öğretmenlerimiz açısından oldu.
03:32Sınıfta bu eğitimi alan, bu tip eğitimlerle desteklenen çocuklar ve okulun dili, öğretmenin, ailenin iletişim dili değiştiğinde ciddi değişiklikler oldu.
03:43Ve öğretmenlerimizden de projemizin sonunda sınıf yönetimlerinde daha kendilerini iyi hissettikleri,
03:52istenmeyen davranışların en aza indiğini sınıflarda ve böyle bir durum ortaya çıktığında dahi diğer çocukların müdahalesiyle bir an önce bertaraf
04:03edilebildiği,
04:04sınıfta daha uyumlu, daha sakin bir ortam olduğu geri bildirimlerini aldık.
04:10Gerçekten şiddet aslında görüldüğü yerde başlamıyor ve arka planında bütün bu konularda çocukların kendini doğru ifade edememeleri yatıyor.
04:22Hayal kırıklığını, öfkesini, aynı fikirde olmadığı durumları, fark edilmedikleri anları yönetemedikleri için aslında çocuklar şiddete başvuruyorlar.
04:33Ama çocuklar kendilerini doğru ifade etmeyi, başkalarını doğru anlamayı öğrendiklerinde ve bu üstelik hem öğretmenler hem aileler tarafından desteklendiğinde,
04:45kendilerinin de fark edildiği duygusal olarak güvende oldukları bir ortamda bu gerçekleştiğinde, şiddet diline başvurmak zorunda kalmıyorlar.