00:00Değerli basın mensupları bugün on dört Mayıs iki bin yirmi üç
00:05tarihinde milletvekili seçilmesine rağmen o tarihten
00:10bu yana Silivri'de tutularak adeta milletvekilliği gasp
00:14edilen Hatay Milletvekili Sayın Şerafettin Can Atalay'ın
00:19anayasa mahkemesi kararı sonrası durumunun görüşülmesi ve uygun
00:25bir karara bağlanması amacıyla Türkiye Büyük Millet
00:28Meclisi'ni on altı Ağustos iki bin yirmi dört günü saat on
00:33dörtte toplantıya çağırmak üzere imzalarımızı ve çağrım
00:38etmemizi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na teslim
00:42etmiş bir heyet olarak karşınızdayız. Cumhuriyet Halk
00:46Partisi, DEM, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Deva Partisi,
00:53Demokrat Parti, Türkiye İşçi Partisi ve EMEP'in
00:58temsilcilerinin genel başkan, grup başkan vekili ve
01:01milletvekili düzeyinde imzaları ile bu ııı çağrım etni meclis
01:08başkanlığına teslim edilmiş bulunuyor. Süreci aslında
01:12hepiniz biliyorsunuz. Ancak altını çizmek istediğimiz bazı
01:16hususlar var. Onlar da şudur. Anayasa mahkemesinin hak
01:21ihlali kararı vermesi ve arkasından yeniden yargılanma
01:25amacıyla dosyayı İstanbul on üçüncü ağır ceza mahkemesinde
01:29göndermesinden sonra teamüllere ve hukuka tümüyle aykırı olarak
01:33tek imzalı olarak on üçüncü ağır ceza mahkemesinden
01:37Yargıtay'a gönderilen karar ve Yargıtay'ın yasamaya adeta
01:42parmak sallayarak sen nasıl benim kararımı okutmazsın
01:46diyerek anayasa mahkemesini terör örgütleriyle söz ve
01:51eylem birliği içinde olmakla suçlayarak üyeleri hakkında
01:55suç duyurusunda bulunmasına yönelik kararı maalesef otuz
02:00bir Ocak iki bin yirmi dört tarihinde Türkiye Büyük
02:04Millet Meclisi'nde okundu ve Can Atalay'ın milletvekilliğinin
02:08düşürüldüğü ilan edildi. Otuz bir Ocak tarihinden yalnızca iki
02:13gün sonra iki Şubat iki bin yirmi dört tarihinde anayasa
02:17mahkemesine verdiğimiz dilekçede Türkiye Büyük
02:21Millet Meclisi'nin bu kararının yok hükmünde olduğunu ve her
02:26halükarda bunun tespitiyle iptaline karar verilmesini
02:30talep ettik. Iki Şubat tarihli bu dilekçemizden yalnızca yirmi
02:35gün sonra yirmi iki Şubat iki bin yirmi dört tarihinde
02:41anayasa mahkemesi Türkiye Büyük Millet Meclisi kararının yok
02:45hükmünde olduğunu tespit etti ve yargıtay kararının kesin
02:50hüküm niteliğinde olmadığını ifade etti. Bakın anayasanın
02:54yüz elli üçüncü maddesi çok açık bir hükme sahip. Anayasa
02:59mahkemesi kararları resmi gazetede hemen yayınlanır
03:02diyor. Peki yirmi iki Şubat tarihinde verilmiş olan bu
03:06anayasa mahkemesi kararının yayınlanması için neden beş
03:10buçuk ay beklendi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin
03:14kapanmasından hemen sonra bir Ağustos iki bin yirmi dört
03:18tarihli resmi gazetede bu karar yayınlandı. Bu bile Türkiye'nin
03:23nasıl bir adeta planlanmış hukuk kumpasıyla karşı karşıya
03:30bulunduğunun çok açık bir göstergesidir. Biz bugün
03:34anayasa mahkemesinin kararı sonrasında bir kesin hükmün
03:39bulunmadığına yönelikle tespitinin eee neticesinde Can
03:43Atalay arkadaşımızın milletvekilinin düşürülmediğini,
03:47düşmediğini on dört Mayıs'tan bu yana devam ettiğini
03:50düşünüyoruz. Hukuk bunu söylüyor. Bu çerçevede diyoruz
03:54ki on altı Ağustos tarihinde saat on dörtte Türkiye Büyük
03:59Millet Meclisi'ni lütfen çağırın ve bu görüşmeyi yapın.
04:02Bu Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı açısından bir takdir
04:06yetkisi değil, bir bağlı yetkidir. Çünkü meclisi tatil
04:11döneminde toplantıya çağırma yetkisi Cumhurbaşkanı'na,
04:16Başbakan'a ve üye tam sayısının meclis başkanına ve üye tam
04:22sayısının beşte biri kadar milletvekiline verilmiştir. Biz
04:26çok daha fazla milletvekili imzasıyla bu başvuruyu yapmış
04:29bulunuyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı en geç
04:32yedi gün içerisinde meclisi toplantıya çağırmak zorundadır
04:36ve bu görüşmenin sonucunda umuyor ve diliyoruz ki hukuka
04:40uygun davranılır. Bu mesele yalnızca bir milletvekilliği
04:44meselesi olmaktan çıkmış adeta Türkiye'nin demokratik düzeninin
04:48ve anayasal çerçevesinin ihlal edildiği bir noktaya
04:52getirilmiştir. Bu ayıbın Türkiye'nin üzerinden derhal
04:55kaldırılması gerekmektedir. Biz bu bağlamda on altı Ağustos
05:00tarihli görüşmeden Türkiye'nin anayasal düzenine ve hukuk
05:04çerçevesine uygun bir kararın çıkmasını bekliyoruz.