Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Ve yeni bir tartışma... Dil emperyalizmi. Türkiye'de özellikle İngilizce kelimeler söz konusu olduğunda çok ciddi bir çifte standart uygulanıyor. Özellikle de yazım söz konusu olduğunda Türkçe yerine İngilizce karakterler kullanılıyor. Peki ama neden? İşte o tartışmanın ayrıntıları Vizör'de. 

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:21Dilimize sahip çıkmazsak, Türkçeyi muhafaza etmezsek,
00:25kesinlikle bunun bir sonraki aşaması kültür erozyonu ve inanç erozyonu olacaktır.
00:31Çünkü dilin böyle bir kuşatıcı, taşıyıcı vasfı var.
00:36Fark etmiyoruz fakat dilde inanılmaz bir kayba ve yozlaşmaya doğru kayıyoruz.
00:41Yani bundan 10 yıl sonra şu anki kuşaklarımızın, özellikle çocuk grubumuzun,
00:46ileride kendini doğru ifade edememesiyle karşı karşıya kalabiliriz.
00:50Ana dilinden uzaklaşan, ana diline sahip çıkmayan toplumlar aslında kendi toplumsal ve kültürel değerlerinden de zamanla uzaklaşmaya başlayacaklar.
01:01Sanal ağlar, sokaklar, işyerleri, yabancı kökenli kelimeler artık günlük hayatın her alanında karşımıza çıkıyor.
01:08Türk millet olarak binlerce yıllık tarihe sahibiz.
01:11Bu tarihte beraberinde bize zengin bir dil kültürünü getiriyor.
01:15Son zamanlarda özellikle sanal medyaya girdiğimizde pek çok yabancı kelimeyle karşılaşmaya başladık.
01:21Peki bu yabancı kelimeler kimler tarafından hayatımıza sokuldu?
01:25Arkasında sistematik bir güç mü var?
01:28Bu güçle beraber özellikle dil, erozyona mı uğratılmaya çalışılıyor?
01:32Tabelalarda, sanal medyada ve iş dünyasında İngilizce ifadelerin kullanımı hızla yaygınlaşıyor.
01:38Yabancı dil ve kelimeler topluma diretiliyor.
01:40Bu tablo, Türkçenin tahrip edilmesine, hatta zamanla unutulmasına neden olacak.
01:46Türkçe karşılığı olmasına rağmen yabancı karşılıklarını kullanmamız aslında dili gerçekten katletmemize,
01:53kimliğimizi, özbenliğimizi kaybetmemize sebep olan en büyük etkenlerden biri.
01:58Bazı fiiliyat, bazı faaliyetler, bazı davranışlar hayatın içinde olmasa bile dilin içinde var oluyor.
02:05O kavramları, o kelimeleri terk ettikçe de biz aslında hem kültürel anlamda hem inanç anlamında ciddi bir yozlaşmaya doğru gidiyoruz.
02:13Çocuklarımızdan itibaren ciddi anlamda bir söz varlığı kaybı yaşamaktayız.
02:18Hatta bugün çocuklarımız 200-250 kelimelik bir söz ağırcına hakim.
02:22Bu da genel olarak şu an en çok dikkat ettiğimiz husus onların oynadıkları oyunlardan ya da muhatap aldıkları,
02:30ellerine aldıkları dijital araçlardan öğrendikleri kelimeler.
02:34O kültürel soykırımının en yukarıdan en aşağı nesillerimize kadar,
02:40ta annemizden babamızdan çocuğumuza kadar herkesi az ya da çok etkileyen bir boyutu oluyor.
02:47Ve dolayısıyla buna karşı da hepimizin çok uyanık ve tedbirli,
02:51ve neye inandığımıza dair çok güçlü argümanlarımızın ve savunma mekanizmalarımızın olması gerekiyor diye düşünüyorum.
02:59Dindeki değişimin ve kurallaşma arayışının en dikkat çeken örneklerinden biri ise yabancı özel isimlerin yazımı.
03:06Türkiye'de bu konuda çifte standart var.
03:08Avrupa ve Amerika'ya ait olan isimler son yıllarda garip bir şekilde Türkçe'de bulunmayan karakterlerle yazılmaya başlandı.
03:16Örnek olarak Amerika'nın başkenti Washington yazılırken alfabemizde bulunmayan W-V harfi kullanılıyor.
03:23Bunu yapanlar orijinaline uygun yazmak gerekir şeklinde bir gerekçe ileri sürüyor.
03:27Ancak aynı isimler Riyad, Pekin, Moskova gibi kentler söz konusu olduğunda o ülkelerin alfabelerini kullanmıyor.
03:35Türkçe yazıyor. Peki ama eğer her şeyi orijinal yazmak gerekiyorsa,
03:39o zaman Riyad'ı Arapça, Moskova'yı da kilil alfabesiyle kullanmak gerekmiyor mu?
03:44Bizim Türkçemizde böyle bir hassasiyetimiz var ve Türkçede bir tane V harfi var.
03:49Biz o harfle her türlü V'yi kullanabildiğimiz yerlerde o harfle ifade edebiliriz.
03:56Bunda hiçbir mahsuru yok.
03:57Yani bu konuda bizim bir bilinçli tercihimizin olduğunu,
04:01bu konuya çok bilinçli yaklaştığımızı gösteren bir aslında örnektir bu.
04:05Diğeri herkesin yazdığını her şekilde kabul etmek anlamına geliyor.
04:10Bu da şuursuzca aslında konuya hassasiyet gözetmeden yaklaşılan bir tavırdır diye düşünüyorum.
04:16Arap, Çin ve Rus alfabelerindeki karakterler Türkçe'ye çevrilerek kullanılırken
04:21İngilizce karakterler neden dayatılıyor?
04:24Bu dil emperyalizmi anlamına gelmiyor mu?
04:26Bu dil tartışmaları Cumhuriyet döneminden itibaren hatta daha da öteye götürebiliriz.
04:30Hep var ola gelmiş tartışmalardır.
04:33Bu noktada biraz Türk Dil Kurumu bağlamında hareket etmekte fayda var.
04:37Çünkü netice itibariyle Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmuş olduğu bir kurum
04:41ve halen daha da sahada güçlü çalışmalar yapmaya devam ediyor.
04:45Biraz orayı takip etmekte ve doğrudan biraz daha ayrılmamakta fayda var.
04:50Uzmanlara göre kullanılan kelimeler ve kavramlar toplumların sadece konuşmasını değil,
04:55düşünme ve algılama biçimlerini de şekillendiriyor.
04:57Bu nedenle ana dilin korunması yalnızca dil bilimsel bir zorunluluk değil,
05:02doğrudan kültürel bir varoluş meselesi olarak değerlendiriliyor.
05:06Kendi Türkçemizi ki çok zengin bir dilimiz var, her şeyin karşılığı var,
05:11yavaş yavaş tamamen yitirmeye, yavaş yavaş özellikle gençler ve çocuklar yoluyla,
05:16nesilden nesile maalesef kendi dilimizden çok fazla şey kaybetmemize neden olacak.
05:21Ve bu da aslında doğrudan kimliğimizi, düşünce yapımızı, kültürel yapımızı kaybetmemize neden olacak.
05:27Teknolojik olarak, eğitimsel olarak, varlığınızla ilgili bir durum.
05:31Yani biz de bu noktada dış müdahaleye biraz teknolojik olarak halen daha açığız.
05:37Bunu bir şekilde kendimizin kapatması çok önemli.
05:40Bunu kapatamadığımız müddetçe bu sessiz istilaya maruz kalacağız.
05:45Sokakta Türkçede tam karşılığı bulunan birçok kavram yerine yabancı alternatiflerin tercih edildiği görülüyor.
05:51Bu durum zamanla ana dilin arka plana itilerek özgünlüğünü kaybetmesine yol açacak.
05:56Eskiden savaşlar oluyordu, istilalar oluyordu.
05:59Mesela Moğollar istila ettiler.
06:02Kılıç gücüyle inanılmaz coğrafyaları istila ettiler ve ele geçirdiler.
06:06Ama gittikleri yerlerde hiç kalıcı olamadılar.
06:09Neden?
06:10Çünkü gittikleri yerlere götürecekleri bir kültürleri, yüksek bir dilleri, bir gramerleri ve şeyleri bu anlamda yoktu.
06:19Kültür formları yoktu.
06:20Ne oldu?
06:21Bu sefer o gittikleri yerin kültürleri altında onlar asimile oldular.
06:26Yani asimile edemediler, asimile oldular.
06:29Maalesef şu an bunu insanlar, özellikle gençler bir prestij gibi gördüğü için, çok daha havalı, çok daha prestijli bir şekil
06:38gibi gördükleri için doğrudan bunu kullanmaya yöneliyorlar.
06:42Ama burada aslında benliğimizi, düşünce yapımızı, en önemlisi kimliğimizi kaybediyoruz.
06:47Çünkü sonuçta biz Türk'üz ve yabancı aksanları taklit ederek, yabancı kelimeleri kendi öz dilimize sokarak, çok büyük bir dediğim
06:56gibi deformasyona, çok büyük bir kimlik kaybına aslında neden oluyoruz.
07:00Peki bu dönüşüm karşısında nasıl bir yol izlenmeli?
07:03Türkçenin zenginliğini korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için hangi somut adımlar atılmalı?
07:08Bu açıdan dile sadece Türk Dil Kurumu, sadece üniversiteler, yani sadece kurumsal olarak değil toplumsal olarak bir bilinçle yaklaşmamız lazım.
07:20Aileler bol bol öncelikle çocuklarına Türkçe kitap okutsunlar, Türkçe sohbet etsinler, Türkçe eleştirmelerine izin versinler, okudukları kitapları Türkçe gene anlatsınlar
07:32ki başka kelimelere, başka dillere ihtiyaç duymasınlar çocuklar.
07:36Dediğim gibi en büyük görev burada ailelere düşüyor.
07:39Uzmanlar ailede, okulda, medyada ve özellikle dijital platformlarda Türkçenin doğru, bilinçli ve özenli kullanılmasının altını çiziyor.
07:47Türkçenin yalnızca bir iletişim aracı değil, tarihin, kültürün ve ortak hafızanın en güçlü taşıyıcısı olduğu hatırlatılıyor.
07:55Türkçenin yüzyılır.
08:02Türkçeyel
08:04Türkçesi

Önerilen