00:00Gündem o kadar hızlı değişiyor ki bazen neyin gerçekten önemli olduğunu kaçırabiliyoruz değil mi?
00:04Merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:07Bugün oldukça sert ve kişisel görüşlerin ön planda olduğu bir kaynak metni masaya yatırıyoruz.
00:12Türkiye'nin o baş döndürücü, karmaşık siyasi gündemine dair ortaya atılan iddiaları tamamen tarafsız bir mercekle el alacağız.
00:20Özellikle İmamoğlu davasındaki o çok konuşulan, şaşırtıcı iddialara odaklanacağız.
00:24Gelin bu iddialar fırtınasına hep birlikte dalalım.
00:27Bugün sırasıyla önce şu saat başı değişen gündeme ve 15 Temmuz'un hala yanıt bekleyen sorularına bir bakacağız.
00:34Ardından siyasetteki keskin çelişkilerden geçip asıl odak noktamıza yani İmamoğlu davasına ve oradaki rüşvet sansür iddialarına geleceğiz.
00:43Başlayalım mı?
00:44İlk durağımız şu meşhur saat başı değişen gündem.
00:47Bakın kaynağımız Türkiye gündemini resmen bir iddialar kasırgası olarak tanımlıyor.
00:53Hatırlarsınız eski başkan Melih Kökçek'in yer altından jelibon çıktığına dair sözleri veya Çin'den alınan o devasa plastik dinozorlar.
01:02Üzerine bir de Bülent Arınc'ın Ankara parsel parsel satıldı çıkışı, aniden patlak veren af tartışmaları veya şu sürpriz Mekke
01:10ittifakı ekleniyor.
01:12Kaynağımıza göre tüm bu akıl almaz karmaşa aslında asıl büyük sorunlardan dikkatimizi kaçırmak için kurgulanmış bir sis perdesinden ibaret.
01:20Peki bu sis perdesinin arkasında ne var?
01:23Yazar bizi 15 Temmuz'un hala yanıt bekleyen sorularına götürüyor.
01:27İncelediğimiz metin TRT'de yayınlanan yeni bir dizideki askerin bayrağı meydan okuma sahnesinden yola çıkıp çok daha ciddi bir soruyu önümüze
01:35koyuyor.
01:35Soru aynen şu, devletin MIT ve askeri istihbarat gibi devasa kurumları oradayken dönemin başbakanı böylesi tarihi bir olayı nasıl oluyor
01:44da eniştesinden öğreniyor.
01:45Daha da ilginci, yazar bu istihbarat kurumlarının başındaki isimlerin meclise gelip hesap vermek yerine neden terfi ettirilip bakan yapıldıklarını sorguluyor.
01:55İşte tam da bu noktada eski başbakan Binali Yıldırım'ın o çok konuşulan sözü hatırlatılıyor kaynakta.
02:01İçimize sinmeyen kötü bir projeydi.
02:03Yazar, o gece kaybettiğimiz 251 canın tam olarak hangi silahlardan çıkan kurşunlarla hayatını kaybettiğinin hala netleşmediğini söylüyor ve bunun en
02:14ufak bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerektiğini savunuyor.
02:18Buradan yola çıkarak siyasetteki o keskin çelişkilere de bir göz atalım.
02:22Yazar, söylem ve eylem arasındaki o uçurumu göstermek için Gökçek ailesine örnek veriyor.
02:28Bir tarafta Osman Gökçek'in meclis kürsüsüne çıkıp 2071'e kadar yeni Alparslanlar Osmanlı torunları yetişecek diyerek yaptığı o coşkulu
02:37milliyetçi konuşma var.
02:39Ama diğer tarafta yazarın iddiasına göre aynı ailenin Almanya'da sadece tabeladan ibaret tek bir çalışanı bile olmayan paravan bir şirket
02:47kurup Alman vatandaşı olmaya çalışması var.
02:49Yazar bunu milliyetçi söylemlerle taban tabana zıt inanılmaz bir çelişki olarak değerlendiriyor.
02:55Çelişkiler dedik ya bir de af tartışmaları var.
02:58MHP'di vekil FET'in askerlerimizi şehit edenler hariç tutulmak şartıyla bazı PKK'lıların affedilebileceğini söylemesi kaynağımızın büyük tepkisini çekmiş.
03:07Yazar çok haklı ve duygusal bir dille soruyor.
03:09Peki ya babasıyla köy meydanında kurşuna dizilen o gencecik bir haftalık öğretmen?
03:14Ya lojmanı basılıp katledilen hamile öğretmen?
03:17Koruması sivilleri, öğretmenleri katledenler de bu haftan yararlanacak mı?
03:22Ve geldik incelememizin asıl odak noktasına yani İmamoğlu davasındaki o şaşırtıcı iddialara.
03:29Şimdi şu rakama bir bakın.
03:322000.
03:322000 yıl.
03:33Bu Ekrem İmamoğlu için istenen hapis cezasının yılı.
03:37Sadece bu rakamın kendisi bile davanın akıl almaz boyutunu o devasa ölçeğini göstermeye yetiyor aslında.
03:44Peki ama neden bu kadar astronomik bir ceza isteniyor?
03:48Kaynağımız burada çok kritik bir iddia ortaya atıyor.
03:51İmamoğlu'na yöneltilen casusluk, yolsuzluk ve rüşvet gibi bu son derece ağır suçlamaların öyle havadan gelmediğini savunuyor.
03:59Yazar bu suçlamaları İmamoğlu'nun iktidar partisine ilk yenilgilerini yaşatan isim olmasıyla ve potansiyel bir cumhurbaşkanı adayı olmasıyla doğrudan ilişkilendiriyor.
04:10Yani kaynağa göre bu davanın temelinde tamamen siyasi bir motivasyon yatıyor.
04:15İşin içine rüşvet iddiaları ve o koca koca soru işaretleri girince durum daha da ilginçleşiyor tabii.
04:21Çünkü yazar bu iddiaların kendi içinde inanılmaz bir mantık hatası barındırdığını söylüyor.
04:27Düşünün iş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın rüşveti sadece ve sadece İmamoğlu'na verdiği iddia ediliyor.
04:33Ama kaynağımız diyor ki ya bu iş insanı geçmişte bir sürü iktidar belediyesiyle milyonluk işler yapmış, onlara tek kuruş rüşvet
04:41vermemiş, sonra gelip sadece İmamoğlu'na mı rüşvet vermiş, yazar haklı olarak ne tesadüf diyerek bu durumun inandırıcılığını ciddi şekilde
04:49sorguluyor.
04:50Ve işte kaynağın davasıyla ilgili sorduğu o en can alıcı paradoksal soru.
04:55Hukuken rüşveti alan da veren de suçluysa, nasıl oluyor da İmamoğlu 2000 yıl hapisle yargılanırken rüşveti verdiği iddia edilen Aziz
05:04İhsan Aktaş korumalarıyla birlikte elini kolunu sallayarak dışarıda geziyor.
05:09Bakın bu kaynak metnin altını kalın kalın çizdiği kocaman bir hukuksal çelişki.
05:14Dahası da var. Kaynak metin, böylesine karmaşık, bir sürü ağır suçlamayı barındıran ve tam 2000 yıl hapis istenen o devasa
05:23dava dosyasının sadece yarım saat içinde hazırlanıp sunulduğunu iddia ediyor.
05:28Düşünsenize, sadece yarım saat. Yazar bunun hukuken ve fiziken mülkün olamayacağının altını özellikle çiziyor.
05:35Son olarak, işin sansür ve savunma hakkı boyutuna da bir değinelim.
05:39Kaynağımız, iktidar cephesindeki o gözle görülür tavır değişikliğine de dikkat çekiyor.
05:44Hatırlarsanız, bir zamanlar Devlet Bahçeli dahil pek çok iktidar temsilcisi bu davanın TRT'de canlı yayınlanmasını talep etmişti.
05:52Ancak yazarın tarafsızca aktardığına göre, bugünlerde aynı isimler tabiri caizse 3 maymunu oynuyor ve konuyu derin bir sessizlikle geçiştiriyor.
06:01Savunma hakkı konusundaki en çarpıcı iddia ise sansürle ilgili.
06:06Yazar diyor ki, tüm bu iddialar karşısında Ekrem İmamoğlu sesini duyurmak, kendini savunmak için her şeyi bir kitapta topladı.
06:13Fakat o kitap daha matbaadan çıkmadan, basılamadan yasaklandı.
06:18Kaynak metin, bunu en temel hak olan savunma hakkının apaçık bir ihlali olarak değerlendiriyor.
06:25Toparlamadan önce, kaynağımızın işaret ettiği şu geniş perspektifine, o meşhur Mekke İttifakı iddiasına da kısaca bir bakalım.
06:33Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan İran'ın da tam merkezinde oturduğu ani bir yakınlaşmadan bahsediyor yazar.
06:41Ve haklı olarak soruyor, bu hamle aslında kime karşı?
06:45PKK'yı ve Yunanistan'ı silahlandıran Amerika'ya mı yoksa doğrudan Netanyahu'ya mı?
06:50Gördüğünüz gibi, plastik dinozorlardan başlayıp, 2000 yıllık devasa bir siyasi davaya kadar uzanan inanılmaz iddialarla dolu bir metni masaya yatırdık.
06:59Son olarak, kaynağımızın ruhunu özetleyen şu soruyla bitirelim.
07:02Gündemin saat başı değiştiği, havada asılsız iddiaların utuştuğu ve en önemlisi savunma hakkının engellendiği iddia edilen bir ortamda bizler, yani
07:11toplum, adaletin yönünü nasıl bulacak?
07:14Bu incelememizde kaynağın iddialarını tamamen objektif bir şekilde sizlere aktardık.
07:18Umarım keyif almışsınızdır. Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
07:21Kendinize çok iyi bakın.
07:22Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.