Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 ay önce
Mehmet Özkendirci'nin kaleme aldığı bu köşe yazısı, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal gündemindeki çeşitli tartışmalı konuları eleştirel bir bakış açısıyla ele almaktadır. Yazar, 15 Temmuz olaylarına dair karanlıkta kalan noktaları sorgularken, eski belediye başkanı Melih Gökçek ve ailesinin yurt dışı bağlantıları ile ilgili iddiaları gündeme getirmektedir. Metinde ayrıca, terör suçlularına yönelik af tartışmaları üzerinden iktidar bloğuna yönelik sert eleştiriler yöneltilmektedir. Ekrem İmamoğlu'na açılan davalar ve hazırladığı kitabın yasaklanması, hukuk sistemindeki çelişkilerin bir örneği olarak sunulmaktadır. Son bölümde ise Mekke İttifakı olarak adlandırılan bölgesel gelişmelerin Türkiye’nin dış politikasına etkileri değerlendirilmektedir. Yazar, genel olarak devlet yönetimi ve adalet mekanizmalarındaki belirsizliklere dikkat çekmeyi amaçlamaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Gündem o kadar hızlı değişiyor ki bazen neyin gerçekten önemli olduğunu kaçırabiliyoruz değil mi?
00:04Merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:07Bugün oldukça sert ve kişisel görüşlerin ön planda olduğu bir kaynak metni masaya yatırıyoruz.
00:12Türkiye'nin o baş döndürücü, karmaşık siyasi gündemine dair ortaya atılan iddiaları tamamen tarafsız bir mercekle el alacağız.
00:20Özellikle İmamoğlu davasındaki o çok konuşulan, şaşırtıcı iddialara odaklanacağız.
00:24Gelin bu iddialar fırtınasına hep birlikte dalalım.
00:27Bugün sırasıyla önce şu saat başı değişen gündeme ve 15 Temmuz'un hala yanıt bekleyen sorularına bir bakacağız.
00:34Ardından siyasetteki keskin çelişkilerden geçip asıl odak noktamıza yani İmamoğlu davasına ve oradaki rüşvet sansür iddialarına geleceğiz.
00:43Başlayalım mı?
00:44İlk durağımız şu meşhur saat başı değişen gündem.
00:47Bakın kaynağımız Türkiye gündemini resmen bir iddialar kasırgası olarak tanımlıyor.
00:53Hatırlarsınız eski başkan Melih Kökçek'in yer altından jelibon çıktığına dair sözleri veya Çin'den alınan o devasa plastik dinozorlar.
01:02Üzerine bir de Bülent Arınc'ın Ankara parsel parsel satıldı çıkışı, aniden patlak veren af tartışmaları veya şu sürpriz Mekke
01:10ittifakı ekleniyor.
01:12Kaynağımıza göre tüm bu akıl almaz karmaşa aslında asıl büyük sorunlardan dikkatimizi kaçırmak için kurgulanmış bir sis perdesinden ibaret.
01:20Peki bu sis perdesinin arkasında ne var?
01:23Yazar bizi 15 Temmuz'un hala yanıt bekleyen sorularına götürüyor.
01:27İncelediğimiz metin TRT'de yayınlanan yeni bir dizideki askerin bayrağı meydan okuma sahnesinden yola çıkıp çok daha ciddi bir soruyu önümüze
01:35koyuyor.
01:35Soru aynen şu, devletin MIT ve askeri istihbarat gibi devasa kurumları oradayken dönemin başbakanı böylesi tarihi bir olayı nasıl oluyor
01:44da eniştesinden öğreniyor.
01:45Daha da ilginci, yazar bu istihbarat kurumlarının başındaki isimlerin meclise gelip hesap vermek yerine neden terfi ettirilip bakan yapıldıklarını sorguluyor.
01:55İşte tam da bu noktada eski başbakan Binali Yıldırım'ın o çok konuşulan sözü hatırlatılıyor kaynakta.
02:01İçimize sinmeyen kötü bir projeydi.
02:03Yazar, o gece kaybettiğimiz 251 canın tam olarak hangi silahlardan çıkan kurşunlarla hayatını kaybettiğinin hala netleşmediğini söylüyor ve bunun en
02:14ufak bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerektiğini savunuyor.
02:18Buradan yola çıkarak siyasetteki o keskin çelişkilere de bir göz atalım.
02:22Yazar, söylem ve eylem arasındaki o uçurumu göstermek için Gökçek ailesine örnek veriyor.
02:28Bir tarafta Osman Gökçek'in meclis kürsüsüne çıkıp 2071'e kadar yeni Alparslanlar Osmanlı torunları yetişecek diyerek yaptığı o coşkulu
02:37milliyetçi konuşma var.
02:39Ama diğer tarafta yazarın iddiasına göre aynı ailenin Almanya'da sadece tabeladan ibaret tek bir çalışanı bile olmayan paravan bir şirket
02:47kurup Alman vatandaşı olmaya çalışması var.
02:49Yazar bunu milliyetçi söylemlerle taban tabana zıt inanılmaz bir çelişki olarak değerlendiriyor.
02:55Çelişkiler dedik ya bir de af tartışmaları var.
02:58MHP'di vekil FET'in askerlerimizi şehit edenler hariç tutulmak şartıyla bazı PKK'lıların affedilebileceğini söylemesi kaynağımızın büyük tepkisini çekmiş.
03:07Yazar çok haklı ve duygusal bir dille soruyor.
03:09Peki ya babasıyla köy meydanında kurşuna dizilen o gencecik bir haftalık öğretmen?
03:14Ya lojmanı basılıp katledilen hamile öğretmen?
03:17Koruması sivilleri, öğretmenleri katledenler de bu haftan yararlanacak mı?
03:22Ve geldik incelememizin asıl odak noktasına yani İmamoğlu davasındaki o şaşırtıcı iddialara.
03:29Şimdi şu rakama bir bakın.
03:322000.
03:322000 yıl.
03:33Bu Ekrem İmamoğlu için istenen hapis cezasının yılı.
03:37Sadece bu rakamın kendisi bile davanın akıl almaz boyutunu o devasa ölçeğini göstermeye yetiyor aslında.
03:44Peki ama neden bu kadar astronomik bir ceza isteniyor?
03:48Kaynağımız burada çok kritik bir iddia ortaya atıyor.
03:51İmamoğlu'na yöneltilen casusluk, yolsuzluk ve rüşvet gibi bu son derece ağır suçlamaların öyle havadan gelmediğini savunuyor.
03:59Yazar bu suçlamaları İmamoğlu'nun iktidar partisine ilk yenilgilerini yaşatan isim olmasıyla ve potansiyel bir cumhurbaşkanı adayı olmasıyla doğrudan ilişkilendiriyor.
04:10Yani kaynağa göre bu davanın temelinde tamamen siyasi bir motivasyon yatıyor.
04:15İşin içine rüşvet iddiaları ve o koca koca soru işaretleri girince durum daha da ilginçleşiyor tabii.
04:21Çünkü yazar bu iddiaların kendi içinde inanılmaz bir mantık hatası barındırdığını söylüyor.
04:27Düşünün iş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın rüşveti sadece ve sadece İmamoğlu'na verdiği iddia ediliyor.
04:33Ama kaynağımız diyor ki ya bu iş insanı geçmişte bir sürü iktidar belediyesiyle milyonluk işler yapmış, onlara tek kuruş rüşvet
04:41vermemiş, sonra gelip sadece İmamoğlu'na mı rüşvet vermiş, yazar haklı olarak ne tesadüf diyerek bu durumun inandırıcılığını ciddi şekilde
04:49sorguluyor.
04:50Ve işte kaynağın davasıyla ilgili sorduğu o en can alıcı paradoksal soru.
04:55Hukuken rüşveti alan da veren de suçluysa, nasıl oluyor da İmamoğlu 2000 yıl hapisle yargılanırken rüşveti verdiği iddia edilen Aziz
05:04İhsan Aktaş korumalarıyla birlikte elini kolunu sallayarak dışarıda geziyor.
05:09Bakın bu kaynak metnin altını kalın kalın çizdiği kocaman bir hukuksal çelişki.
05:14Dahası da var. Kaynak metin, böylesine karmaşık, bir sürü ağır suçlamayı barındıran ve tam 2000 yıl hapis istenen o devasa
05:23dava dosyasının sadece yarım saat içinde hazırlanıp sunulduğunu iddia ediyor.
05:28Düşünsenize, sadece yarım saat. Yazar bunun hukuken ve fiziken mülkün olamayacağının altını özellikle çiziyor.
05:35Son olarak, işin sansür ve savunma hakkı boyutuna da bir değinelim.
05:39Kaynağımız, iktidar cephesindeki o gözle görülür tavır değişikliğine de dikkat çekiyor.
05:44Hatırlarsanız, bir zamanlar Devlet Bahçeli dahil pek çok iktidar temsilcisi bu davanın TRT'de canlı yayınlanmasını talep etmişti.
05:52Ancak yazarın tarafsızca aktardığına göre, bugünlerde aynı isimler tabiri caizse 3 maymunu oynuyor ve konuyu derin bir sessizlikle geçiştiriyor.
06:01Savunma hakkı konusundaki en çarpıcı iddia ise sansürle ilgili.
06:06Yazar diyor ki, tüm bu iddialar karşısında Ekrem İmamoğlu sesini duyurmak, kendini savunmak için her şeyi bir kitapta topladı.
06:13Fakat o kitap daha matbaadan çıkmadan, basılamadan yasaklandı.
06:18Kaynak metin, bunu en temel hak olan savunma hakkının apaçık bir ihlali olarak değerlendiriyor.
06:25Toparlamadan önce, kaynağımızın işaret ettiği şu geniş perspektifine, o meşhur Mekke İttifakı iddiasına da kısaca bir bakalım.
06:33Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan İran'ın da tam merkezinde oturduğu ani bir yakınlaşmadan bahsediyor yazar.
06:41Ve haklı olarak soruyor, bu hamle aslında kime karşı?
06:45PKK'yı ve Yunanistan'ı silahlandıran Amerika'ya mı yoksa doğrudan Netanyahu'ya mı?
06:50Gördüğünüz gibi, plastik dinozorlardan başlayıp, 2000 yıllık devasa bir siyasi davaya kadar uzanan inanılmaz iddialarla dolu bir metni masaya yatırdık.
06:59Son olarak, kaynağımızın ruhunu özetleyen şu soruyla bitirelim.
07:02Gündemin saat başı değiştiği, havada asılsız iddiaların utuştuğu ve en önemlisi savunma hakkının engellendiği iddia edilen bir ortamda bizler, yani
07:11toplum, adaletin yönünü nasıl bulacak?
07:14Bu incelememizde kaynağın iddialarını tamamen objektif bir şekilde sizlere aktardık.
07:18Umarım keyif almışsınızdır. Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
07:21Kendinize çok iyi bakın.
07:22Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.

Önerilen