- 7 hafta önce
- #daronacemoglu
- #hangiliberaldemokrasi
#daronacemoğlu #hangiliberaldemokrasi
2024 yılı Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ekonomi profesörü Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Doğan Kitap'tan çıkan yeni kitabı 'Hangi Liberal Demokrasi'yi Türkiye'de ilk kez T24 yazarı Murat Sabuncu'ya anlattı.
T24'e abone olmak için tıklayın: https://t24.com.tr/abonelik
T24 YouTube kanalına abone olmak için tıklayın: https://bit.ly/3sQke2C
Diğer Videolar İçin Tıklayın: https://t24.com.tr/video
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın: https://www.youtube.com/channel/UCun2Dl8daN--PBivgQJZn_w/join
T24 ► http://www.t24.com.tr/
Instagram ► https://www.instagram.com/T24comtr
Facebook ►https://facebook.com/T24comtr
X ► https://www.twitter.com/T24comtr
TikTok ► https://www.tiktok.com/@t24comtr
Bluesky ► https://bsky.app/profile/t24.com.tr
2024 yılı Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ekonomi profesörü Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Doğan Kitap'tan çıkan yeni kitabı 'Hangi Liberal Demokrasi'yi Türkiye'de ilk kez T24 yazarı Murat Sabuncu'ya anlattı.
T24'e abone olmak için tıklayın: https://t24.com.tr/abonelik
T24 YouTube kanalına abone olmak için tıklayın: https://bit.ly/3sQke2C
Diğer Videolar İçin Tıklayın: https://t24.com.tr/video
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın: https://www.youtube.com/channel/UCun2Dl8daN--PBivgQJZn_w/join
T24 ► http://www.t24.com.tr/
Instagram ► https://www.instagram.com/T24comtr
Facebook ►https://facebook.com/T24comtr
X ► https://www.twitter.com/T24comtr
TikTok ► https://www.tiktok.com/@t24comtr
Bluesky ► https://bsky.app/profile/t24.com.tr
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00T24'e hoş geldiniz. Bugün saygın akademisyen Daran Hacamoğlu, Nobel Ekonomi Ödülü sahibi.
00:06T24'te yeni kitabı Hangi Liberal Demokrasi'yi bizimle konuşacak.
00:10Tabii Hazır Hoca'yı bulmuşken hem The Economist'le ilgili tartışmayı,
00:14hem hafta sonu, geçtiğimiz hafta sonu Almanya'da AFD'nin kazanmasıyla beraber
00:19liberal düşüncenin nereye doğru evrildiğini ve biraz tabii Türkiye'yi de soracağız.
00:24Sayın Hacamoğlu hoş geldiniz yayınımıza.
00:26Çok teşekkürler Murat Bey.
00:28Kitabınızı okuduğumda açıkçası ilk düşündüğüm liberalizmi günün koşulları için yeniden tanımlama,
00:36kimi bölümlerde eksiklerini yorumlama ve belki de yeniden canlandırma girişimi olarak hayal ettim ben Sayın Hacamoğlu.
00:43Tamamen ve hatta yani şöyle diyorum, liberalizmin yeni bir yönetim felsefesine ihtiyacı var.
00:51Ben bunu ben sağlayacağım demiyorum ama bu diyaloğun başlaması lazım.
00:56Ki o diyaloğun galiba ana arayışları içindeki siz de bir kuram da öneriyorsunuz burada.
01:04O kuramın da ana başlıklarından bir tanesi, bir taraftan bireysel haklar ve bunların güvence altına alınması,
01:10bir taraftan da gelir adaletinin tesisi.
01:12Yani iki ayak üzerinden hayal ediyorsunuz.
01:14Aynen, hatta buna ben işçi sınıfı liberalizmi diyorum.
01:19Evet, bu tanım çok tartışılıyor biliyorsunuz, işçi sınıfı liberalizmi tanımı.
01:24İstiyorsanız bunu biraz açalım, üzerine gidelim.
01:26Çünkü bu işçi sınıfı sadece mavi yakalılar mıdır, beyaz yakalılar mıdır?
01:31Artık Amerika'da mavi yakalılar yüzde 10'un altında, Avrupa'da da öyle, Türkiye'de biraz daha fazla ama azalıyor tabii.
01:41Benim işçi sınıfı dediğim tabii Marks'ın işçi sınıfından biraz daha farklı.
01:47Daha fazla her bir şekilde yaşamını ücretle sağlayan ve manajer yönetici rolünde olmayan insanların hepsini kapsayan bir kavram.
02:05Ve böyle bir kapsayıcı olması da önemli.
02:07Çünkü bir tek mavi yakalıların ya da bir tek bu bir sektörde çalışanların istedikleri değil, daha geniş bir taban yaratan
02:18politikalara ihtiyacımız var.
02:20Siz aslında işçi sınıfını bir şekilde yönetimin ve paylaşımın paydaşlarından biri haline getirecek bir sistem öneriyorsunuz ki çok uzun süredir
02:30işçi sınıfı bütün bu yönetim ve diğer konuların dışına tutulan bir yerde duruyor aslında.
02:35Aynen ve bunun tabii ki iki tane önemli yönü var.
02:40Birincisi ekonomik.
02:42Amerika'da da olsun, Avrupa'da da olsun, Türkiye'de de olsun işçi sınıfının gelirini arttıracak politikalar, kurumlar ve teknolojik yaklaşımlarda bulunmadık.
02:55İkincisi ise kültürel.
02:57Yani giderek üniversite mezunu küreselleşmiş elitlerin işçi sınıfının değerlerini yukarıdan başlayarak değiştirmeye çalışmaları ya da onlara yeterince saygı duymamaları da
03:14bunun bir parçası.
03:16Ki siz bunu sol açısından da kitapta inceliyorsunuz.
03:21Özellikle son dönemde solun biraz daha kültürel haklar üzerinden daha elitist yaklaşıp işçi sınıfıyla bir kopuş içinde olduğunu.
03:31O yüzden hani solun buradaki ayrışmasının da bugünkü demokrasilerin belki de geldiği yer açısından bir felsefesine bakıyorsunuz.
03:39Aynen aynen ve aslında tabii ki ben bunu Amerika bazında İngiltere ve Avrupa'ya da özellikle bir önem vererek anlatmaya
03:54çalışıyorum.
03:54Çünkü demokrasinin en önemli kuvvetinin olduğu yerler bunlardı.
04:01Şimdi buralarda büyük bir zayıflama görüyoruz ama aslında aynı hikayeler Türkiye için de geçerli.
04:06Türkiye bunları çok uzun zamandır yaşıyor.
04:10Aynı şekilde daha eğitimli yönetime gelen elitlerle işçi sınıfı arasında yine işçi sınıfını geniş bir kapsamda tutarak Türkiye'de olan bir
04:21kültürel anlaşmazlık da var.
04:24Evet ama sanıyorum orada çok önemli bir şey tabii işçi sınıfının temsilinin dışında kimlik, din bir takım başka faktörlerin de
04:34devreye girdiği bir yapı da var.
04:37Katılır mısın?
04:38Kesinlikle ve aslında Amerika'ya bakarsanız aynı şey yani burada da din önemli bir rol oynuyor.
04:43Etnik kökenin önemli bir rolü var.
04:46Bunların hepsini kabul edecek büyük bir çerçeve kurmak lazım.
04:52Yani ben liberalizmi zaten en iyi zamanlarında en büyük bir çerçeveyi, en büyük bir yapıyı kuran bir yaklaşım olarak düşündüğüm
05:06için geleceğinin de böyle olmasını gerektiğini düşünüyorum.
05:10Siz örnekler de vermiştiniz kitapta çok sayıda.
05:14Mesela Arthur Miller'ın 2004 yılında bu Bush'un kim oy verecek Bush'a?
05:20Ben anketlere bakıyorum ama etrafımda kimse yok.
05:23Ya da Trump 2016'da seçilmeye doğru giderken üniversitelerin tamamen ondan ve onun kitlesinden habersiz bir şekilde uzakta oluşumunu da eleştiriyorsunuz.
05:32Yani aslında biraz daha hani demokratlar, entelektüeller, aydınlar sınıfsal anlamda, işçi sınıfıyla uzaklaşarak siyasi elikler arasında bunu sormak istiyorum.
05:41Bu kopuşu mu bir şekilde ortaya koymuş oldular?
05:45Aynen bu kopuş çok çok önemli ve bunu ben de yaşadım.
05:48Örneğin Trump yani ilk seçimde 2016'da neredeyse %50 aldı.
05:52Ama ben Boston'da, Boston'un daha eğitimli birçok mahallesinde yaşayıp okuyup dışarıya çıktığım mahallelerin hiçbirinde bir Trump'la ilgili bir
06:08şey görmedim.
06:09Yani Trump'a oy verecek bir pankartları yaslayacak falan.
06:13Ondan sonra seçimden bir iki hafta sonra daha böyle işçi sınıfına yine işçi sınıfı diye düşünebileceğiniz bir mahallelere gittiğimde orada
06:25görmeye başladım.
06:27Yani sanki biz öyle bir ekosistemin içindeyiz ki biz bir kendimize konuşuyoruz ve onun dışında olan zorlukları göremiyoruz.
06:37Onun dışında insanların nelere önem verdiğini göremiyoruz ve aynı şey diğer taraf için de geçerli.
06:43Liberalizm yine bu konuda çok önemli çünkü diğer felsefelerden değişik olarak liberalizm çok daha fazla çoğulculuğa açık bir felsefe.
06:53Bu aslında tarif ettiğiniz biraz yankı odaları, işte kendi mahallesine hapsolmak, kendini duyamamak kendi çevresinden başka bir şeyi tarif ediyor.
07:02Öyle değil mi?
07:03Tamamen %100.
07:04Peki Sayın Hacamoğlu burada tabii Türkiye'den de bir hani bir Türkiye ve kitap ve dünyaya doğru gidip gelmeye çalışıyorum.
07:11Türkiye'de de işte 2002'de Erdoğan ve AK Parti kazanırken işte son dönemde ya hala neden işte birinci parti çıkmaya devam
07:20ediyor noktasını tartışırken,
07:21Türkiye'nin muharifleri de belki bir şekilde bu sınıfsal ya da ne bileyim o kitleden ayrı yerlerde yaşayan ki kitapla
07:30da özellikle siz mekanlara da vurgu yapıyorsunuz.
07:33Hani ana anlatı Amerika üzerine ama bunu Türkiye'ye de getirebiliriz.
07:38Yani mekansal kopuşlar, hayatsal kopuşlar yani Erdoğan'ı ve işte onu tanımlayamamak ya da ona oy veren kitleyi tanımlayamamak kopuşlar
07:47da aslında bir şekilde bunu bize gösteriyor mu acaba?
07:51Kesin %100, %100. Aynı şeyler Türkiye'de de yaşandı.
07:54Keşke daha fazla vaktim olsa bunları Türkiye bazında da daha fazla geliştirebilsem ama Türkiye'de bu konuyu bilen çok yetenekli bir
08:02çok bilgili insanlar var.
08:03Onların tartışmaları daha da iyi olur diye düşünüyorum.
08:06Ama aynı şeyleri biz Türkiye'de de yaşadık.
08:08Yani 1990'larda MSP'nin oyunun artması, ondan sonra 2002'den başlayarak AKP'nin bu kadar güçlü bir şekilde Türk politikasını
08:19değişime sokması bunlar birçok insanın anlamadığı, beklemediği şeylerdi.
08:24Ve hala niye olduğunu doğru bir analizle yapmamamızdan dolayı AKP'ye muhalefet de kuvvetli olamıyor.
08:33AKP'yi yani bir tek Erdoğan'ın karizması olarak düşünürseniz bu yeterli değil.
08:38Ki şu anda biliyorsunuz Türkiye'de de devam eden yargılarla ayrılan, sol içinde ayrılan gruplar var.
08:46CHP, Butlan ekibi, yeni parti kuruldu.
08:49O yeni partinin kendi içinde daha sola dayalı arayışları var ama tam olarak da bir netlik oluşmadı.
08:55Dolayısıyla sizin aktardığınız hani hala tam tabanları anlayamama, algılayamama ve bu konudaki belki tam netleşememede herhalde bu AKP'nin ve
09:06Erdoğan'ın hala belli bir yüzde tutturmasının bir görüş gösterdiği gibi duruyor.
09:10Tamamen, tamamen yani bu her zaman bunun iki tarafı var.
09:18Yani AKP'nin başarısı hiçbir zaman muhalefetin başarısızlığından ayrı olarak düşünülemez.
09:26Muhalefet herhangi bir genel tabana, genel tabanı heyecanlandıracak bir şey söyleyemediğinden de dolayı görebiliyoruz bunu.
09:41Örneğin düşünün Macaristan'da neler oldu?
09:44Orban.
09:44Macaristan'daki Orban rejimi de aynı şekilde Trump gibi olsun, Erdoğan gibi olsun o tür kutuplaşmayı önde götüren demokrasiye karşı, liberalizme
10:01karşı bir rejimdi.
10:02Ama orta sahadan çıkıp da Macar insanının kültürel ve ekonomik açıdan istediklerini anlayabilecek bir aday çıktığı anda Orban sanki bir
10:18kağıt kaplan gibi ortadan kalktı.
10:23Bu muhalefetin çok önemli olduğunu vurguluyor bizim için.
10:27Ve tabii sizin yani liberalizm karşı güçlerin yükselmesiyle ilgili hem kitapta hem çok makale yazıyorsunuz bu alalar.
10:37Yapay zeka, liberalizm bu karşı güçler üzerinden hukukun üstünün çiğnendiği, iktidarın kötüye kullanılmasının önlenemediği süreçler de yaşanıyor.
10:47Yani dünyada otoriter rejimler biraz da birbirinden de öğrenerek bir yere doğru gidiyor.
10:52Ki hani onların da tartıştığı noktalar son derece sorumlu hale de gelebiliyor ki Türkiye'de bu örneklerden bir tanesi.
11:00Burada belki şunu da tartışmak gerekiyor.
11:02Hani liberalizmin daha işlevsel olduğu dönemin en önemli yerlerinden bir tanesi Avrupa ülkeleriydi.
11:08Ve şu anda geçtiğimiz hafta, hafta sonu bir eyalet seçimde AFD aşırı sağcı parti yüzde 44'lere varan bir oyla
11:18orada bir şekilde o eyalette birinci oldu.
11:22Ve Avrupa'da, Almanya'da her yerde bir alarm izleri çalıyor.
11:26Aslında bunun gelişi de adım adım belli bir noktaya doğru hissedilen bir şeydi.
11:32Tamamen kesinlikle ve AFD'nin de gerçekten aşırı sağ bir organizasyon olduğunu görebiliyoruz.
11:43Bunu zaten Almanların kendileri söylüyorlar.
11:45Onun dışındaki analistler de söylüyorlar.
11:47Ama o zaman soru şu yani.
11:49Niye Almanya'da böyle bir parti bu kadar büyük bir başarıya vardı ki bu parti yani sonuçta bundan 12 sene mi
11:5813 sene mi önce kurulan bir parti?
12:00Nasıl oluyor?
12:02Ve bunu yine işçi sınıfının tamamen yabancılaştırılması, yabancılaşmasını anlamadan anlamak mümkün değil.
12:11Örneğin Almanya'da çok uzun zamandır yabancı kökenli insanların ekonomide önemli bir rol oynadıkları doğru.
12:22Göçmenler.
12:22Ama Suriye kriziyle beraber başlayan mülteci akımı Almanya'nın alıştığından da daha büyük bir akım ve bunu yine demokratik olarak
12:35tartışılması gerekirken tamamen tepeden gelen kararlarla yapıldı.
12:40Ve hatta çok uzun süre Almanya basını bu konuda daha muhalif olan insanların görüşlerine de yeterince vurguda bulunmadığı için
12:51Alman halkında ve özellikle daha konservatif, daha muhafazakar kesimden gelen Alman halkında ki bunu görüyoruz Doğu Almanya'da bu giderek demokrasi
13:03çalışmıyor, demokrasinin içinden değil de dışından çözümler getirmek gerekiyor gibisinden bir yaklaşımın hızlanmasına yol açtı.
13:12E AFD aslında çok enteresan çünkü başladığı zaman bunlarla değil Avrupa karşıtı, Avrupa Euro para birimine karşı olan bir parti
13:22olarak ortaya çıktı.
13:23Birkaç tane yani çok saygılı değil ama birkaç tane ekonomist tarafından başlatılan bir parti değil.
13:31Yani onun da tutup da mülteci probleminin ana hatlarını sömürgeleyen onları halka sanki biz bunun sonucuyuz gibi ortaya çıkan bir
13:46parti olması tamamen bir boşluktan kaynaklanıyor.
13:50Yani göçle ilgili gelişen noktalar slogan dışında tartışılmadığı için bunlara bir alan mı açılmış oluyor?
13:59Aynen aynen ve bunlara bakarsanız zaten problem genelde kültürel yani eskiden Türkiye'den İtalya'dan İspanya'dan gelen göçte ufak tefek kültürel problemlere
14:19yol açmıştı Almanya'da ama tabii ki bunun ekonomik nedenleri vardı ve daha yavaş bir şekilde olduğu için hiçbir zaman bu
14:26kültürel patlamaya yol açmadı.
14:28Daha hızlı kültürel açıdan daha Almanlardan farklı olan büyük bir Suriyeli Afgan kesimin gelmesi ve burada tabii ki sosyal medyanın
14:42da büyük bir rolü var.
14:43Uluslararası olarak dediğiniz bu fikirler yayılıyor.
14:47Bunların uluslararası yayılmalarının nedenlerinden bir tanesi aslında sosyal medya.
14:50Ve bunu sosyal medyada böyle fikirlerin çok daha fazla çarpık bir şekilde insanlara gösterilmesi bunların tabii de önemi var ama
15:06bir tek bunu sosyal medyayla da açıklamak mümkün değil.
15:09Evet çünkü biraz yine AFD ya da bu otoriter daha farklı baskıcı aşırı sağ gruplara baktığınız zaman sizin de ilgi
15:19alanınıza giren hatta geçenlerde bir polemik yaşadığınız Elon Musk'a kadar çıkan bir kapı var.
15:25Niye Elon Musk'ı soruyorum?
15:26Çünkü AFD ile hani kendisi başındaki isimle röportaj yaptı onu destekledi.
15:33Şimdi biraz da aslında şuna gelmek lazım.
15:36Yani bu daha aşırı sahada daha baskıcı daha otoriter grupları destekleyen Yepa Zeka'nın patronları ya da kurucuları da var.
15:46Çünkü aşırılıklar bir şekilde gittiği zaman daha rahat kontrol edilebilecek bir yapı mı hayal ediliyor?
15:55Biraz onu bize anlatır mısınız?
15:57Yani onu tam olarak ben öyle görmüyorum.
15:59Yani dediklerinizin birçok doğruluğu var ama yapay zekayı yönetenlerin istedikleri aşırı sadi, istedikleri kendi kontrolleri ve özellikle bu kontrolün içinde
16:13iki açı var.
16:15Birincisi kendilerinin daha fazla saygı görmesi, daha fazla güç ellerinde toplanması.
16:26İkincisi ise halkın yapay zekayı durduracak, yavaşlatacak bir şekilde politik bir gücünün olmaması.
16:33Yani antidemokratik eleman var bunun içinde çok kuvvetli olarak.
16:38Ama bunların hepsi Elon Musk gibi değil.
16:41Hatta son zamanlara kadar, son dört seneye kadar Silikon Vadisi'ne baktığınız zaman çoğunluk yani yüzde elli değil, yüzde altmış
16:53değil, yüzde yetmişin üstü para verenler demokratik partiye veriyorlardı parayı.
16:58Yani burada bir tek sağ değil ama yapay zekanın gerçekten politikayı değiştirdiği doğru ve yapay zekanın yeni bir hiyerarşi yarattığı
17:12tam doğru.
17:14O hiyerarşinin içine siz işçi sınıfını bir şekilde olması gerektiği tezini de savunuyorsunuz ki daha hani bir daha eşitlikçi bir
17:25yönetim tarzı ya da işçilerin, emekçilerin daha çok seze olsun diye düşünüyorsunuz öyle değil mi?
17:29Tabii çok çok önemli bu çünkü birincisi yapay zeka erneğin bu Silikon Vadisi'nin liderlerinin istediği şekilde giderse işçi sınıfının
17:39ne politik gücü kalır ne ekonomik bir şekilde zenginleşme olasılığı olur.
17:46Bu yüzden de benim zaten son 15 senedir söylediğim yapay zekayı doğru yönde yönetmek çok önemli.
17:58Bu yönünde demokratik bir şekilde seçilmesi, demokratik bir şekilde tartışılması lazım.
18:03Birkaç tane zengin adamın kapılar kapalı arkasında biz yapay zekayı böyle geliştireceğiz, yapay genel zekaya getireceğiz ondan sonra herkes çok
18:13zengin olacak gibisinden bir söylemle
18:15her şeyi kontrol etmesi demokrasinin karşıtı bir yaklaşım.
18:19Ki siz de diyorsunuz ki liberalizm tekrar yükselecekse merkezinde işçi sınıfı olarak yükselmelidir.
18:27Tezini ortaya atıyorsunuz.
18:27Tamamen zaten bu kitabın son cümlelerinden bir tanesi.
18:31Bunu şundan da soruyorum yani siz Nobel Ekonomi Ödülü aldınız yıllardır çalışıyorsunuz ve The Economist sizin hakkınızda bu kitaptan sonra
18:42biraz daha işçi sınıfını ortak yapmaya çalışıyorsunuz.
18:45Çalışma çabanızdan sonra sizin hakkınızda eleştirel değil de doğrudan sizi hedef alan bir yayın yaptı.
18:52Siz de bir cevap verdiniz buna.
18:54Bununla bağlıyor musunuz?
18:55Yani sizin bu işçi sınıfını savunan tezinizden sonra böyle bir şey olmuş olabilir mi?
19:02Yani bunu konspirisilere giriyor biraz aslında.
19:05O yüzden ben bu konuya fazla şey yapmayayım ama şunu söylemek doğru.
19:09Yani Economist dergisinin saldırısı gerçekten garip bir şeydi.
19:16Çünkü birincisi tamamen yani neredeyse kişisel bir saldırı.
19:22İkincisi de o kadar da amatör bir şekilde yazılmış ki yani o da biraz şaşırtıcı.
19:26Ama şu doğru ki Economist dergisi son 6-7 senedir özellikle yapay zeka konusunda acayip pozitif bir attitude ve giderek
19:39daha da pozitif bir attitude geliyor ve onun dışındaki hiçbir söylemi kabul etmiyor.
19:45Onun dışındaki söylemi olanlara hep negatif olarak bakıyor.
19:50Yani bunun içinde tabii ki ne tür pozitiflik var?
19:54Şeyi kabul ediyor örneğin ben ne bileyim Yuval Noah, Rari gibi insanların yapay zeka çok büyük bir patlama getirecek ama
20:01sonunda insanların kontrolü dışına çıkabilir gibisinden söylemleri kabul ediyor.
20:05Çünkü onlar yine yapay zekanın ne kadar süper olduğunu vurguluyorlar.
20:09Ama yapay zeka bizim kontrolümüzün altında alınması lazım, işçilerin emeklerine saygı göstermesi lazım ve bunu doğru yapmazsak ne üretkenliği arttıracak
20:21ne demokrasinin bir halini bırakacak gibisinden söylemlere çok karşı.
20:26Belki bununla bir alakası vardı bilmiyorum ama önemli de değil.
20:30Çünkü o kadar amatörce yazılmış bir saldırıydı ki umarım bir etkisi olmadı.
20:35Daha sonra bir de ekonomisti aranızda başka bir şey geçmedi değil mi?
20:39Ya cevabınız inandılar ve sonra herhalde bir sonuçlandı bitti.
20:43Evet, evet sonuçlandı bitti.
20:45Çünkü siz doğal olarak hani komplo teorilerine haklı olarak değinmiyorsunuz ama pek çok insan şunu da yazdı.
20:52Çoğu insan sizinle beraberdi bu arada.
20:54İşte mesela ekonomistin ortaklarından bazılarının CEO'larının işte biliyorsunuz uluslararası bu yapay zeka gruplarında aynı zamanda yönetimde olması ile ilgili
21:04konularla tartışılıyor.
21:05O da doğru aynen bunu söyleyen bir sürü insan oldu.
21:08Hem beni arayıp telefonda bunları anlatan hem sosyal medyada bunları yazanlar oldu.
21:16De ki Sayın Acemoğlu son üç sorun bir işçi dostu yapay zeka diye bir tanım kullanıyorsunuz.
21:24Yani nasıl dost olabilir yapay zeka ve işçi sınıfı?
21:28Yani herkes temel olarak biliyorsunuz hani yapay zeka geri iştik de işsizlik artacak tezi üzerinden gidiyor.
21:33Bu dostluk kurulabilir mi hakikaten?
21:35Tabii çünkü zaten bu konuda benim yine neredeyse 20 senedir yaptığım çalışmalarla bu çok alakalı.
21:43Teknolojinin bir tek yönü yok.
21:45Teknoloji otomasyon yapıyor tabii ki.
21:47Bunu gördük İngiliz sanayi devriminden beri.
21:51Otomasyonla işçileri elimine ediyor iş sürecinden.
21:55Ama aynı zamanda bakarsanız teknoloji yeni işler üretiyor.
22:00Amerika'da şu anda yapılan işlerin yüzde altmışı neredeyse 1940'da olmayan işlerdi.
22:05Ve bunların çoğu yeni organizasyonlar beni teknolojilerin sonucu olarak geldi.
22:09Benim işçi dostu yapay zeka dediğim şey işçilerin ekspertizini yeni iş yapma olanaklarını arttıran teknolojiydi.
22:20Onlara bilgi veren, onların bilgi ve yetenek toplamını arttıran bir teknoloji olarak gelişmesi.
22:31Ve bunu anlatıyorum hem bazı çalışmalarımda hem biraz o kitapta.
22:34Bunun niye aslında gayet sağlıklı bir yer olduğunu anlatmaya çalışıyorum.
22:40Siz kendinizi siyasi olarak biraz daha sol liberal olarak tarif ediyorsunuz.
22:45Kimi söyleşilerinizde gördüm.
22:47Peki sol liberallerin bu yapay zeka ile beraber gelişen dünyada bu paylaşımın, gelir paylaşımının gelerek bozulduğu dönemde şansı var mı
23:01yönetimlerde tekrardan?
23:02Bunu öngörüyor musunuz?
23:04Tabii.
23:05Yani zaten kitabı yazmamın nedeni de böyle bir olasılığın olduğunu düşünmem.
23:09Ama kolay da değil.
23:10O yüzden de yeni bir felsefeye gerek var.
23:12Biraz o felsefeyi kurmaya çalışıyorsunuz zaten kitapta.
23:16Ona katkıda bulunmaya çalışıyorum.
23:18Sonuçta o felsefe tabii ki benim söylediğimin aynısı olacak gibi bir şey yok.
23:22Ama bir tartışma zemini açıyorsunuz ve bu tartışılsın diye düşünüyorsunuz.
23:27Umudumuz o.
23:28Umudunuz o.
23:28Şunu sorarak aslında toparlamak istiyorum.
23:34Burada Türkiye'ye bir esik kitabınıza da atıfta bulunarak şunu sormak istiyorum.
23:39Biliyorum ki Türkiye'yi de yakından izliyorsunuz.
23:41Türkiye nasıl bir dar koridorda?
23:44Hani çok uzun bir soru cevabı çok uzun.
23:46Farkındayım ama nasıl bir dar koridordan geçiyor?
23:49Özellikle hani demokrasi ve liberalizm anlamında bu.
23:51Çünkü mesela kitabın içinde kimi anketlere de atıf yapmışsınız.
23:56Aksoy Grup'la yaptığınız bir anket var.
23:58Yolsuzluk üzerinden bir endeks üzerinden aslında Türkiye'deki insanların yolsuzluğa hiç de böyle umursamadığını gösteren bir şeyin çalışmanız da var.
24:06Dolayısıyla bu izleminize de bakarak bu dar koridoru Türkiye'ye içinde bulunduğu koridoru nasıl görüyorsunuz?
24:12Yani aslında dar koridor kavramı benim bundan iki tane önce yazdığım kitap James Robinson'la.
24:18Orada dar koridor yani toplumla devletin ve elitlerin arasındaki bir dengeye bağlı.
24:26Ve demokrasinin ve özgürlüklerin özellikle dar koridorda en çok canlandığını anlatmaya çalışıyoruz.
24:32Bu açıdan baktığınızda Türkiye aslında bu koridordan bayağı uzaklaştı.
24:36Yani şu anda Türkiye'ye uluslararası kuruluşlara bakarsanız Türkiye demokrasisi en zayıflayan ülke 2000'nin başlarından beri.
24:45Yani bu şekilde kurumların yeniden ve toplumun aktifliğinin yeniden, basının özgürlüğünün yeniden kurulması ve bizi dar koridora yaklaştırması lazım.
24:56Son sorum şu, liberalizmin krizi dediğimiz şey ki siz tartışıyorsunuz bunu kitapta, elitler gözüküyor biraz daha.
25:10Ki mesela o elitlerin Avrupa'dan, Amerika'dan baktığımız zaman mesela Gazze'de olan soykırıma tepkisiz kaldığını görüyoruz.
25:21Veya bir savaştan kaçanlara baktığımız zaman işte Suriye'den değil de Ukrayna'dan gelenlere daha sempatik bakabildiğini görüyoruz.
25:29Dolayısıyla ülkeler bazında işçi sınıfı tabii çok önemli, işte antilektüel önemli ama bir taraftan da bu tip bir elitlerin, bu
25:40liberalizmin ve bu kavramın altını boşalttığını da düşünebilir miyiz acaba?
25:44Olabilir ama aslında yani böyle şekilde uluslararası olayların da uluslararası kurumlarla halledilmesi lazım.
25:53Ve uluslararası kurumlar da aslında meşrutiyetlerini ulusal kurumların meşrutiyetiyle sağlayabilirler.
26:03Şu anda ulusal kurumların meşrutiyetini kaybettiğimiz için bir liberalizmin krizi var, bir liberal demokrasinin krizi var.
26:09Onları yeniden inşa edeceğiz. Oradan başlayarak daha sağlıklı uluslararası kurumlarda inşa etmemiz çok önemli tabii ki.
26:16Evet, kitabınızı...
26:17Çok teşekkür ederim.
26:18Ben teşekkür ederim. Kitabınızın başında Frederick Douglass'tan önemli bir alıntı var.
26:22Kölelik ifade özgürlüğüne tahammül edemez diye başlayan ve sizin de en başa koyduğunuz bir şey,
26:28tabii ifade özgürlüğü tüm bu demokratik açılımların arayışlarında önemli noktası çok fazla dünyada ve Türkiye'de kalmasa da.
26:37Aynen, aynen. Ve hem solun hem sağın bunu kabul etmesi lazım.
26:42Çok çok teşekkürler Murat Bey.
26:43Çok teşekkür ediyoruz Daron Bey. İyi günler.
26:45İyi günler.
26:45Efendim, T24'te yayınımızın sonuna geldik.
26:48Daran Hacamoğlu konuğumuzu ve Hangi Liberal Demokrasi kitabını beraber konuştuk.
26:52Başka birini de görüştük üzere. Herkese iyi günler diliyorum. Hoşçakalın.