00:00Sen Mayıs ayının sonunda hayatını kaybeden annemi tanıyordun. Yahudi bir mülteciydi. Savaş zamanındaki en dehşet verici deneyimi yaşamıştı. Hastalanmadan önce
00:10babasını ve toplama kaplarında 60 akrabasını kaybetti. Hayatının yaklaşık 20 yılını gerçekten adadığı şeylerden biri de Filistinlilerin durumuydu.
00:19İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Mully Bent İsrail'e yönelik adımın arkasındaki gerekçeyi anlattı.
00:25Ve yaptığımız şeyi gerçekten doğru olduğu için yaptık. Ahlaki açıdan doğru olan buydu. Ayrıca burada İngiliz nüfusu hakkında çok konuştuk.
00:33İnsanlar orada olup bitenlere karşı çıkmaya hazırsınız ama bu belli konu hakkında konuşmaya gelince bunu yapmaya istekli değilsiniz. Bu konu
00:41hakkında konuşmayacaksınız diye düşündüğünde nüfuzumuzu kaybediyoruz.
00:46Yahudi mülteci olan annesini ve ailesinin savaş döneminde yaşadıklarını da hatırlattı.
00:52Açıkçası son birkaç haftada bu açıklamayla ve ne söylenen ne söylememem ne kadar ileri gitmem gerektiğiyle boğuşurken bunu çok düşündüm.
01:01Annemin ne söyleyeceği konusunda çok düşündüm ve şöyle derdi. Bakın Filistinlilerin başına gelenlere. Bu zavallı insanların başına gelenlere bakın. Bu
01:08yanlış. Bu yanlış ve buna karşı çıkmamız.
01:12Mully Bent İsrail'e yönelik ticaret kararı öncesinde Gazze'de çalışmış yardım çalışanları ve bir doktorla görüştüğünü de söyledi.
01:21Açıklamamdan önceki süreçte bir grup yardım çalışanıyla ve Gazze'de çalışmış bir doktorla görüştüm.
01:26Ve anlattıkları gerçekten kelimelerle ifade edilemeyecek kadar korkunçtu.
01:30Biliyorsunuz ilaçların geciktirilmesi ya da reddedilmesi, çocukların ölmesi, dışarı çıkamaması, görece temel tıbbi tedavi için beklemek zorunda kalmaları, bütün bu,
01:41bütün bu yaşananlar.
01:43Bunlar sadece bu.
01:45Çılmaz bir doktor.
01:46Çıyo bir doktor.
01:48ART
01:48bu
01:48bu
01:48bu
01:48bu
01:48bu
01:48bu