00:00Merhabalar, bu incelememizde ekranlarda bize sunulan gerçekliğin aslında ne kadar kurgusal olabileceğini konuşacağız.
00:07Ayağmur Tunalı'nın o meşhur makalesine dalıyoruz, konumuz ne mi?
00:10Türk medyasında yıllardır nasıl yapay bir siyasi anlatı üretildiği ve tabii ki merhum siyasetçi Sadi Somuncuoğlu'nun o umutulmaz televizyon
00:18tartışması.
00:19Hazırsanız hemen başlayalım.
00:21Tunalı yazısına çok çarpıcı bir soruyla giriyor.
00:24Diyor ki, şu an içinde bulunduğumuz bu siyasi ortam ve bitmek bilmeyen tartışmalar sizce sadece bugünün meselesi mi?
00:31Yoksa 20, 40, hatta 150 yıllık ince bir hazırlığın sonucu mu?
00:36Yani yazar, o her akşam izlediğimiz tartışma programlarının yüzeysel yapısının altında çok daha derin bir tarihsel arka plan yaptığını söylüyor.
00:44Birinci bölümümüz, medya manzarası.
00:47Televizyonlardaki o kurgu nasıl işliyor ona bir bakalım.
00:50Yazarın medyanın işleyişiyle ilgili tespitleri gerçekten inanılmaz.
00:54Düşünün, bütün kanallarda adeta mekik dokuyan, sadece 15-20 kişilik değişmez bir yorumcu kadrosu var.
01:00Tunalı'ya göre etnik ayrılıkçı hedefler eskiden halkta hiçbir karşılık bulmadığı için bilinçli olarak gizleniyordu.
01:06Ve sıkı durun, en çarpıcı iddia şu, bu ekranlarda çıkıp da
01:09''Ya sizin sorun dediğiniz şey tam olarak nedir? Açık açık söyleyin.'' diyerek bu yerleşik anlatıya meydan okuyan herkes anında susturuluyor,
01:17kara listeye alınıyorlar.
01:18Şaka değil, o ekranlardan tamamen siliniyorlar.
01:22Peki bu kara liste olayı bir şehir efsanesi mi?
01:25Yazar bunu somutlaştırmak için bizi tam 15 yıl öncesine götürüyor,
01:29Habertürk ya da CNN Türk ekranlarında yaşanan o spesifik olaya.
01:32Medyadaki bu kurgunun adeta ifşa olduğu o meşhur geceye.
01:36İkinci bölüm, kırılma noktası. Yani o tarihi tartışmanın ta kendisi.
01:41O gece stüdyoda resmen bir kırılma yaşanıyor.
01:44Bir tarafta Mithat Sancar var.
01:46Sancar, Batı demokrasilerinde kesin bir ulus devlet modeli olmadığını,
01:50sistemin çok parçalı olduğunu ve insan hakları sözleşmelerinin çok etnikli siyasi hakları garanti ettiğini savunuyor.
01:56Karşısındaysa Sadi Sonuncuoğlu oturuyor.
01:59Sonuncuoğlu bu medya kurgusunu çok iyi okuyan biri.
02:01Fransa, Almanya, Amerika gibi ülkelerin aslında son derece katı üniter devletler olduğunu söylüyor.
02:07Ama öyle lafta bırakmıyor.
02:09Sancar'dan mutlak self-determinasyon konusunda gerçek belgeler ve somut kanıtlar istiyor.
02:14Ve tartışmanın koptuğu o an geliyor.
02:17Sonuncuoğlu ezberleri bozup şu efsanevi soruyu soruyor.
02:20Self-determinasyonun mutlak bir hak olduğu tek bir Batı ülkesi söyleyin.
02:24İnanılmaz değil mi?
02:25O standart, alıştığımız televizyon senaryosu bir anda çöküyor.
02:29Sonuncuoğlu muğlak söylemleri bir kenara itip, karşı tarafı hukuki gerçekler üzerinden konuşmaya zorluyor.
02:35Adeta masaya yumruğunu vuruyor.
02:37Üçüncü bölümümüz bu olayın sonrası.
02:39Bakalım ezberleri bozunca neler oluyormuş.
02:42Bir konuk çıkıp da canlı yayında o özenle çizilmiş sınırları aşarsa ne olur dersiniz?
02:47Tunalı yayın biter bitmez hemen telefona sarılıp Somuncuoğlu'nu arıyor.
02:51Ve ona açıkça şu tahminde bulunuyor.
02:54Bu programdan sonra sizi bir daha asla çağırmazlar.
02:57Maalesef haklı çıkıyor.
02:59Somuncuoğlu onca birikimine rağmen o tartışma programlarından kalıcı olarak men ediliyor.
03:04Tamamen kara listeye alınıyor.
03:06Tunalı buna doğruyu arama ve söyleme yasağı diyor.
03:09Yani ortada basit bir reyting veya format tercihi yok.
03:12Makaleye göre bu kara liste olayı Türk devletinde mesafeli durmayı bir kural haline getiren
03:17soru sormaya tamamen kapalı yapay bir yankı odasının en büyük kanıtı.
03:22Düşünsenize gerçek bir tartışma ortamı resmen yasaklanmış durumda.
03:26Ama olay sadece o televizyon stüdyosuyla sınırlı değil.
03:29Biraz daha geniş açıdan bakarsak Tunalı bu ayrıştırma projesinin 150 yıllık bir geçmiş olduğunu iddia ediyor.
03:35Makaleye göre son 20 yılda o bahsettiğimiz modern medya kurgusu iyice köksalmış.
03:4015 yıl önce Somuncuoğlu bu yapıyı ifşa etmişti zaten.
03:43Ve yazıldığı dönem devam eden o muğlak yeni süreçte bu etnik ayrıştırma anlatısını çok daha tehlikeli bir hızda körüklemiş.
03:51Geldik 4. bölüme.
03:52Ünitar devlet argümanı ve modern demokrasiler.
03:55Bu noktada yazar modern ulus devletin ne olduğunu çok net bir şekilde tanımlıyor.
04:00Diyor ki Fransa, Almanya veya Amerika'ya bakın.
04:03Alt kimlikleri ne olursa olsun vatandaşların tek ve birleşik bir kimliği vardır.
04:07Hatta federatif sistemlerde bile bu böyledir.
04:10Tek bir resmi dil tavizsiz şekilde korunur.
04:12Eyaletlerde başka dille tabela filan asamazsınız.
04:15Siyasi ayrılıkçılık gibi şeyler bu toplumlarda anında ve çok sert bir şekilde cezalandırılır.
04:20İşte makalenin can damarlarından biri de bu ikiyüzlülük vurgusu.
04:24Yazar diyor ki Batı ülkeleri kendi tekil vatandaşlığını ve resmi dilini aslanlar gibi korurken
04:29bizim ekranlardaki o kadrolu isimler aynı ülkeleri sanki paramparça, çok etnikli bir yapıdaymış gibi anlatıyor.
04:35Tunalı'ya göre buradaki asıl amaç ayrılıkçı talepleri sanki standart bir insan hakkıymış gibi gösterip topluma normalleştirmek.
04:43Şimdi makalenin şu tespiti çok kritik.
04:46Türkiye'de birey düzeyinde Türk ve Kürt vatandaşları arasında zaten mutlak bir eşitlik var değil mi?
04:51Üniter bir devlette kolektif haklar diye bir şey yoktur ki birileri bundan mahrum bırakılmış olsun.
04:55Ama yazarın iddiasına göre bazı siyasi figürler ve medya hukuken zaten var olmayan bu haklar üzerinden kasıtlı olarak bir mağduriyet
05:03hikayesi üretiyor.
05:04Yani ufacık bir fiske, devasa bir balyoz gibi gösterilip insanlara sunuluyor.
05:09Hatta Tunalı durumu şu harika benzetmeyle açıklıyor.
05:12Bazılarımıza vurulan fiske bahanesiyle bize balyoz indirdiler diyerek anlatırsam apaçık bir abartma, yanıltma olmaz mı?
05:19Düşünsenize o stüdyodaki seçilmiş yorumcular sıradan olayları bile inanılmaz bir baskı varmış gibi şişirip anlatıyor.
05:26Yazara göre bu öyle masum bir televizyonculuk falan değil, basbayağı bilinçli bir yanıltmaca.
05:31İncelememizin sonuna gelirken Tunalı makalesini şu tüyler ürpertici soruyla bitiriyor.
05:36Bunu bir de halkı birbirine karşı tutum almaya yönelterek yaparsam ne olur?
05:40Yazarın uyarısı çok ama çok net.
05:42Sadece belli seslere izin veren, sürekli abartılı bir mağduriyet üreten bu medyanın nihai amacı
05:48toplumun bir arada yaşama iradesini yok etmektir.
05:51Peki siz ne dersiniz?
05:53Her akşam bize sunulan o hararetli tartışmalar gerçekten bir doğruyu arama çabası mı
05:57yoksa hepimizin izlediği, önceden yazılmış devasa bir senaryonun parçası mı?
06:02Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, merak etmeye ve sorgulamaya devam edin.