Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 18 dakika önce
İstanbul’un Haliç’e açılan kapılarından biri olan Cibalikapı, özellikle İstanbul’u baştan aşağı yakan yangına adını vermesi, ünlü karakolu ve kadim şehrin tarihinde üstlendiği rol ile biliniyor.

Kategori

🏖
Seyahat
Döküm
00:45M.K.
01:00M.K.
01:01Roma döneminden itibaren deniz surlarında olan bir kapı olarak tarihi kayıtlarda var.
01:06İlk olarak Severus Teptumus döneminde bu deniz surları inşa ediliyor.
01:09Yani ikinci yüzyılda yaklaşık 1900 yıllık bir şehir surunun kapısı diyebiliriz buraya.
01:16Sonraki dönemlerde tabii ki çeşitli tamiratlar geçiriyor.
01:19Hani kapıya da baktığınız zaman Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet sürüklülüğünde düzenli olarak tamir edildiğini biliyoruz.
01:25Burası kara surlarının haricinde bir deniz kapısı yani tek katlı bir sur var burada.
01:30Ve Haliç'i baştan başa saran bir zincir olduğu için buradaki surlar tek katmanlı ve bir deniz kapısı olarak içerideki
01:38mahalleden dışarıya çıktığınız zaman direkt denize sıfır limanına ulaşan bir kapı hükmünde.
01:43Yani ticaret, o dönemki ulaşım, insanların direkt denize giriş çıkışı bu kapılar üzerinden gerçekleşiyor.
01:51O yüzden burası ayak kapı gibi, surdaki diğer kapılar gibi bir ticari küçük bir kapı aslında.
01:58Talih bir kapı diyebiliriz, yan kapı diyebiliriz o bakımdan.
02:01Osmanlı dönemine geldiğimiz zaman ise burayla alakalı pek çok rivayet var.
02:04Ama tarihi olarak 1455'te Fatih İstanbul'un ilk nüfus sayımını çıkarken isim karşımıza çıkıyor aslında Cebe Ali olarak.
02:13Kendisi Bursa Subaşısı yani Bursa'dan gelen bir komutan.
02:17Ve İstanbul'un fethinde İstanbul'a ilk giren kişilerden biri olduğu söyleniyor.
02:21Anlatılarda ve rivayetlerde kendi askerleriyle beraber Cebe Ali olaraktan şehre giriyor.
02:26Zaten kendisinin türbesi de burada.
02:28Tabii ki günümüzdeki türbe yazısı birazcık da Latin harfleriyle yazılmış durumda.
02:32Birazcık daha ileriye gittiğiniz zaman ise Evliya Çelebi 1600'lerin başlarında yani 17. yüzyılda
02:38burayla alakalı biraz daha menakıbname hükmünde bir hikaye bize naklediyor.
02:44Anlaşılığına göre Mısır Evliya'sından birisi olan Cebe Ali yanındaki 300 dervişiyle beraber Haliç'in karşısına geçiyor.
02:52Ve oradan Cebe Ali üzerinden 300 dervişle beraber buraya gelerek şehre ilk girişlerden birini gerçekleştiriyor.
02:58Tabii Osmanlı'nın son döneminde bu tarz halk anlatıları çok yaygın ve popüler oluyor.
03:04Ama Osmanlı döneminde de bu kapı kullanılıyor ve Cebe Abirliği kapısı olarak devam ediyor.
03:09Tabii o dönemler burada liman kapısı demiştik.
03:13O vası devam ediyor.
03:14Zaten tam karşımızda da Osmanlı'nın tersaneyi amiresi var.
03:17O yüzden burası gemilerde kullanılan kalapatçılık, zift deposu gibi pek çok gemilerle ve donanmayla alakalı dükkanların, atölyelerin, işyerlerin bulunduğu bir
03:27alan.
03:28Haliyle hem bu ateşle iç içe olan bir yer olması, hem arkadaki dokunun o zamanlar ahşap bir semt ve şehir
03:35dokusu oluşması,
03:36hem de deniz kenarı olduğu için rüzgar alan bir yer olması sebebiyle burada sürekli olarak yangınlar çıkıyor.
03:42Yani İstanbul'da 10 yılda bir, 20 yılda bir, bazen 5 yıl bir büyük yangınlar çıkar.
03:45Bunlardan da en büyüğü aslında 1633 yılında Cibali yangını olarak bildiğimiz bir yangındır.
03:52Gene buradaki genel rivayetlerden yürüyelim.
03:55Bir kahvehanede bir tütünden dolayı çıktığı söyleniyor bu yangının ve İstanbul'u baştan aşağıya yaktığı söyleniyor o dönem için.
04:02Haliyle bu yangının çıkması, 4. Cumhuratı'nda birazcık sert ve yasaklıları koyan bir parça olması dönemi sebebiyle
04:111633'te bu yangın sonrasında İstanbul'a tütün ve sigara ürünlerin tüketilmesi padişah tarafından yasaklanıyor.
04:19Öyle de bir etkisi oluyor tarih boyunca aslında baktığımız zaman.
04:22Gene çok enteresandır. Bundan yaklaşık 200 yıl sonra yani 1884 yılında biraz ileride şu an Kadir Has Üniversitesi olarak olan
04:29yerde de tütün fabrikası kuruluyor.
04:32Yani padişahın tütün yasayı koymasına sebep olan yer 250 yıl sonra bir tütün fabrikası kurulumuyla devam ediyor.
04:38O bakımdan kendi içinde de biraz değişik bir tarihi var.
04:42İstanbul'un yaklaşık olarak 1800 yılı boyunca şehir içiyle şehir dışını bağlayan bir kapılardan biri olarak burası hem ticari olarak
04:50hem gündelik ve sivil hayatı önemli bir yer işgal ediyor.
04:54Arka tarafa doğru çıktığımız zaman zaten İstanbul'un 4. ve 5. tepelerine çıkan bir mahalle yolu vardır.
05:00O yüzden 1800 yılı boyunca burada insanların İstanbul'un bu kapısından şehre bağlandığını çok rahat söyleyebiliriz.
05:08Haliyle bu şehir bağlantısı Osmanlı döneminden Roma'ya ve Bizans'a kadar uzan bir bağlantıyı sağlıyor.
05:15Bizans döneminde de burada gemiler, ticaret, liman şehri ve bağlantısı olma özelliğini koruyor.
05:21Osmanlı döneminde de karşı taraftaki tersane amireye malzeme üreten, donanmaya, silahtır, gemilere, kalapattır, ziftir üretimi yapan bir yer olarak burası
05:32varlığını sürdürüyor.
05:33Bu şehir surları boyunca onlarca kapı var.
05:36Şimdi İstanbul'un çok büyük bir şehir olduğunu aklınıza koymak lazım.
05:40Yani antik dünyada da, Bizans'ta da, Osmanlı döneminde de İstanbul dünyanın en büyük şehirlerinden bir tanesi.
05:47O bakımdan onlarca kapısı vardır şehri ve burası dediğim gibi hem manevi hem simbolik olarak bir öneme sahip.
05:55Aynı zamanda da dediğiniz gibi sosyal hayatın, gündelik hayatın sürdürüldüğü kapılardan biri olma vasfına sahip.
06:01Yüzyıllar içerisinde kapıların bir kısmı kapatılıyor, kapıların bir kısmı örtülüyor, bir kısmına ihtiyaç kalmıyor ama
06:06burası 1800 yıl sonra hala kullanılan aktif bir kapı olarak varlığına devam ediyor.

Önerilen