Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 saat önce
Kazan Tatarlarının tarihi, Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği dönemlerinde maruz kaldığı ağır baskı, şiddet ve asimilasyon politikalarını gözler önüne sermektedir. 1552 yılındaki işgalden bu yana vatanlarında ikinci sınıf muamelesi gören bu halkın millî değerleri sistemli bir şekilde hedef alınmıştır. Rus yönetimleri, yalnızca bağımsızlık mücadelesi verenleri ve aydınları katletmekle kalmamış, aynı zamanda ölenlerin mezarlarını dahi yok ederek izlerini silmeye çalışmıştır. Süyümbike, Batırşa ve Derdmend gibi millî kahramanlar ile binlerce masum insan mezarsız bırakılmış ve toplu çukurlara atılmıştır. Bütün bu acılara, sürgünlere ve kıyımlara rağmen Kazan Tatarları tarihlerini unutmamış, kahramanlarının hatıralarını kalplerinde yaşataraktan var olma mücadelesini sürdürmüştür.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Hiç vakit kaybetmeden bugünkü incelememize dalalım istiyorum.
00:04Biliyor musunuz, bazen tarih sadece yazılanlarla değil, ardında hiçbir iz bırakmadan kaybolanların hikayesiyle de şekillenir.
00:11Bugün de tam olarak böyle. İnanılmaz derecede güçlü ama bir o kalarda gizemli bir kraliçenin peşine dişiyoruz.
00:17Süyumbike'nin sırlarla dolu hayatı ve ölümünün ardındaki gerçekleri konuşacağız.
00:22Kaynaklarımızın ışığında yapacağımız bu inceleme aslında sadece tek bir kişinin değil, koca bir milletin hafızasına doğru bir yolculuk olacak.
00:28Hazırsanız başlıyoruz.
00:31Şimdi ünlü yazar Albert Camus'un gerçekten çok çarpıcı bir sözü var.
00:35Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız insanların nasıl öldüğüne bakın.
00:38Hmm, düşününce inanılmaz derin bir paradoks değil mi?
00:41İşte bu cümle kazan tatarlarının ve son egemen kraliçeleri Süyumbike'nin o trajik hikayesini aslında tam kalbinden yakalıyor.
00:48Bir milletin ve ülkenin kaderini en büyük kahramanlarının ölümlerindeki sırlardan, hatta evet yanlış duymadınız bir mezara dahi sahip olamamalarından okuyacağız.
01:01Evet, Süyumbike kazan tatarları için efsanevi bir kadın lider, milli bağımsızlığın adeta sembolü olmuş bir isim.
01:07Fakat onun kişisel gizemini, o dramı tam olarak anlamak istiyorsak önce kaynak metnimizin sunduğu çok çarpıcı bir kavrama bakmalıyız.
01:14Mezarsız kazan tatarları.
01:15Yani düşünün, 1552'den itibaren Rus baskısına karşı mücadele etmiş, hayatını vermiş milli kahramanlar, aydınlar var.
01:22Ama onlara ebedi bir istirahatgah, dikili bir mezar taşı bile çok görülmüş.
01:26Devletini kaybeden bir millet, kahramanlarını anabileceği o fiziksel mekandan tamamen mahrum bırakılıyor.
01:31Yani buradaki asıl olay ne biliyor musunuz?
01:33Mezarsızlık kesinlikle bir tesadüf değil, son derece kasıtlı işlenmiş bir tarihsel silme süreci.
01:39İkinci bölüm.
01:40Siyasi evlilikler ve liderlik.
01:42Peki, Süyumbik'e bu güce nasıl ulaştı?
01:45İnanın bu öyle babadan kıza geçen basit bir miras hikayesi falan değil.
01:48Kendisi Nogay Hanı Yusuf'un kızı.
01:50Ve amacı o dönem parçalanmakta olan Türk dünyasını, özellikle Kazan, Kırım ve Nogay'ı tek çatı altında toplamak.
01:56Bayağı stratejik, devasa bir vizyon.
01:591533'de tamamen siyasi bir hamleyle Can Ali ile evleniyor.
02:03Kaynaklarımız bu kişinin ulusal şuradan yoksun olduğunu özellikle belirtiyor.
02:07Yani zor bir evlilik.
02:08Sonra Safa Girayhan ile evleniyor ama 1549'da onun ani ölümüyle işler tam anlamıyla çığırından çıkıyor.
02:15Düşünsenize, Süyumbik'e bir anda henüz 3 yaşındaki oğlu Ötemiş Giray adına koskoca kazananlarının yönetimini devralmak zorunda kalıyor.
02:22Gencecik ama bir o kadar da güçlü bir naip.
02:24O kadar ki dönemin Rusçarı meşhur Korkunç Ivan için bile bir numaralı tehdit haline geliyor.
02:28Ve tabi bu durum maalesef o kaçınılmaz sona zemin hazırlıyor.
02:33Üçüncü bölüm Korkunç Ivan'ın Ültimatomu
02:35Tarihler 1551'i gösteriyor.
02:38Mayıs ayındayız ve Rus ordusu Kazan'ı kuşatmış durumda.
02:41Ortada bir ölüm kalım savaşı var.
02:43Kazanlı delegeler barış istiyor ama Çar'ın masaya koyduğu şartlar var ki...
02:47Yani müzakereye kapalı tek kelimeyle korkunç şartlar.
02:50Şöyle diyor Çar.
02:511- Kraliçe Süyumbik'e derhal teslim edilecek.
02:542- Yetmez 3 yaşındaki küçücük oğlu Ötemiş de teslim edilecek.
02:58Ve 3- Süyumbik'e'nin tüm destekçileri esir olarak Moskova'ya yollanacak.
03:03Kazan halkı hayatta kalabilmek için bu ağır ültimatomu mecburen kabul ediyor.
03:0711 Ağustos 1551'de Süyumbik'e kucağında küçük oğluyla birlikte Ruslara zorla teslim ediliyor.
03:13Gerçekten tüyler üperteci bir an.
03:15Bir kadının, devasa bir liderin milleti için kendi hayatını nasıl feda ettiğini,
03:19o çaresizliği iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
03:224. Bölüm Sürgün ve Karanlık Bilinmeyen Mezar
03:26İşte tam bu noktada hikaye inanılmaz bir şekilde karanlığa gömülüyor.
03:30Asıl sorumuz da bu zaten.
03:32Süyumbik'e tam olarak nem oldu.
03:34Kaynaklarımızın aktardığına göre Moskova'ya sürgüne gönderiliyor.
03:36Ve sadece 8 ay sonra Şah Ali adında biriyle evlenmeye zorlanıyor.
03:40Ve sonra hiçbir şey.
03:42Koca bir boşluk.
03:43Nasıl öldü?
03:44Nerede öldü?
03:45Hastalandı mı?
03:46Yoksa bir suikasta mı kurban gitti?
03:47Bu efsanevi kraliçenin son nefesini nasıl verdiği sır olarak kaldı.
03:52Tarihten adeta bir hayalet gibi silindi.
03:54Yıllar sonra Kasım şehrindeki Şah Ali Mozolesi'nde isimsiz, kime ait olduğu belirsiz bir mezar taşı bulunuyor.
04:00Bunun Süyumbik'e ait olabileceği söyleniyor ama hayır, hiçbir zaman kanıtlanamadı.
04:05Şuna bir bakar mısınız?
04:06Bir zamanlar koca bir devleti yöneten, bağımsızlığın vücut bulmuş hali olan bir kadından geriye kalan tek fiziksel iz, onaysız ve
04:13isimsiz bir taş parçası ihtimali.
04:15İşte bu belirsizlik onu sonsuza dek bir mezarsız kahraman olarak efsanelere kazıdı.
04:21Beşinci bölüm, Silinen Tarih, Mezarsız Tatarlar
04:24Şimdi kamerayı biraz geriye çekip o döneme daha geniş bir açıdan bakalım.
04:28Aslında göreceğiz ki Süyumbik'e'nin hikayesi münferit bir olay değil.
04:32Bu yüzyıllar sürecek devasa bir silme operasyonunun sadece başlangıcı.
04:37Teslimden bir yıl sonra 1552'de kazan düşerken yaşanan o askeri dengesizliğe bir bakın.
04:42Bir yanda 150 bin kişilik devasa bir Rus ordusu, diğer yandaysa 30 bini kazan, 3 bini nogay olmak üzere yalnızca
04:4933 bin savunmacı.
04:50Adeta bir karınca sürüsünün devlere karşı savaşı gibi.
04:53Kaynak metnimiz şehir düştükten sonra yaşanan o kitlesel yıkımı, sokakların nasıl kan gölüne döndüğünü,
04:58ve şehitlerin cesetlerinin toplu çukurlara atıldığını o kadar net aktarıyor ki.
05:02Gerçekten tarihte eşine az rastlanır bir yıkım.
05:05O yıkımın boyutlarını, o tahribatı tam anlamıyla kavramak için yazar Rizayettin Fehrettini'nin çok önemli bir notu var.
05:12Diyor ki, Ruslar Tatar mezarlıklarındaki yazılı taşları bile sağ bırakmadılar.
05:17Bir an durup düşünün bunu.
05:19Taşları sağ bırakmamak.
05:21Taş nasıl sağ bırakılmaz ki?
05:22Aslında bu cümle bize meselenin sadece askeri bir savaş olmadığını tokat gibi çarpıyor.
05:27Bu, bir milletin fiziksel analarını, atalarının yattığı yeri bile hedef alan,
05:32hafızayı kökünden kazımaya çalışan kasıtlı bir tarih silme çabasıdır.
05:36Ve ne yazık ki bu acı süreç yüzyıllar boyunca yeni kurbanlar alarak devam etti.
05:41Dinleyin bakayım.
05:421552'de Kul Şerif Camii etrafında şehit düşenler var.
05:45Kemikleri ne zaman bulundu biliyor musunuz?
05:47Tam 1996'da.
05:49Tamamen tesadüfen.
05:511755'de isyan başlatan kahraman Batırşa, korkunç Şilüsselburg Kalesi'nin zindanlarında can veriyor ve cesedik kalenin dibinde gömüsüz kalıyor.
05:591921'e geliyoruz.
06:01Edebiyatın usta ismi Şair Dertment.
06:03Yattığı aydınlar mezarlığının üzerine 1930'larda koca bir fabrika dikiliyor,
06:07mezar taşları da inşaat malzemesi olarak kullanılıyor.
06:10Daha bitmedi.
06:101938'de Stalin'in aydın katliamında öldürülen Sultan Galiyev, Galimcan İbrahimov,
06:16hiçbirinin üzerinde isminin yazdığı bir mezarı yok.
06:19Süyumbike'nin o meçhul kaderi, yüzyıllar boyunca Tatar aydınlarında tekrar tekrar yankılanmış.
06:24Sonra işin içine o korkunç rakamlar giriyor.
06:27İncelediğimiz kaynaklara göre 30 milyon ile 40 milyon arasında insandan bahsediyoruz.
06:331917 sonrasında Sovyetler dönemindeki yapay açlık, zorunlu sürgünler ve tasfiyeler sırasında ölen insan sayısı.
06:40O dönemin toplam Sovyet nüfusunun dörtte birine denk gelen devasa bir kayıp bu.
06:45Kırım ve Aska sürgünleri gibi dramlarda,
06:48dondurucu soğukta yük vagonlarında can verip yol kenarlarına öylece bırakılan yüz binlerce insan.
06:53Tıpkı az önce saydığımız o meşhur liderler gibi,
06:57milyonlarca sıradan insanda bir mezar taşı dahi olmadan o topraklara karıştı.
07:026. ve son bölüm.
07:03Ölümsüz anıt, kalplerde yaşayanlar.
07:05Ama her şeye rağmen en karamsar durumlarda bile umut verici bir şey oluyor.
07:10Kültürel hafıza, fiziksel yok oluşa direniyor.
07:12Fransız yazar Jean Cocteau'nun o muazzam lafı vardır.
07:15Ölülerin asıl mezarı canlıların yüreğidir.
07:18Bence bu incelememizdeki tüm o mezarsız kahramanların hikayesini en iyi özetleyen şey bu cümle.
07:23Suyumbike olsun, batırışı olsun, o 30 milyon isimsiz canı olsun.
07:27Üzerinde isimleri yazan fiziksel bir mezar taşları olmayabilir evet.
07:30Ama kaynak yazarımızın da harika bir şekilde belirttiği gibi onlar kazan tatarlarının ta kanına, kalbine ve tarihine işlenmiş, orada ölümsüzleşmişlerdir.
07:39Zorluklar karşısında varlığını sürdüren, yaşayan milletin kendisi o kahramanların yıkılamaz, devasa anıtı olmuş.
07:46Bu kaynak incelememizin sonunda gelirken aslında hepimizin üzerine uzun uzun düşünmesi gereken o soruyu sormak istiyorum.
07:52Eğer bir milletin tarihi, kültürü ve kahramanları tek bir fiziksel anıt, tek bir mezar taşı bile olmadan yüzyıllarca hayatta kalabiliyorsa,
07:59bu o halkın gerçek dayanıklılığı hakkında bize ne söyler?
08:02Yani taştan anıtları balyozla yıkabilirsiniz, mezarlıkları buldozerlerle dümdüz edebilirsiniz, bedenleri kaybedebilirsiniz.
08:08Ama o görünmez olanı, dilde, kalpte ve kültürel kimlikte yaşatılan o mirası asla yok edemezsiniz.
08:15Suyumbike'nin gizemli ölümünden bugüne uzanan en büyük ders bence işte bu sarsılmaz dirençtir.
08:20Evet, bugünlük benden bu kadar.
08:21Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın.

Önerilen