Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 dakika önce
Nazım Peker’in bu araştırması, Osmanlı Devleti'nin kurucusunun gerçek isminin Arapça kökenli Osman değil, Türkçe olan Ataman veya Otman olduğunu ileri süren revizyonist bir bakış açısını yansıtmaktadır. Yazar, hanedan üyelerinin isim silsilesindeki Türkçe geleneğin bozulmasını mantıksız bularak, bu isim değişikliğinin devleti sonradan İslami bir temele oturtma çabasıyla yapıldığını savunmaktadır. Batılı kaynakların "Ottoman" tabirini kullanması ve erken dönem sikkelerdeki bilgiler, tarihsel kimliğin kasıtlı olarak dönüştürüldüğüne dair kanıtlar olarak sunulmaktadır. Metin genelinde, Türk tarihinin Emevi etkisindeki bir dini yorumla yeniden kurgulanmasına karşı eleştirel bir duruş sergilenmektedir. Bu doğrultuda, kurucu liderin kimliğinin ve devletin kökenlerinin öz be öz Türkçe olduğu vurgulanarak resmi tarih anlatısı sorgulanmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugünkü kaynak incelememizi hiç vakit kaybetmeden dalıyoruz.
00:04Bugün elimizde gerçekten büyüleyici, hatta tabiri caizse biraz ezber bozan bir tarihsel bulmaca var.
00:09Yazar Nazım Peker'in ortaya attığı oldukça ilginç bir iddiayı,
00:13yani Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusunun gerçek adını konuşacağız.
00:17Asıl odak noktamız şu. Osman isminin kökeni, neden bu kadar tartışmalı?
00:21Hazırsanız bildiğinizi sandığınız o tarihi biraz sarsmaya başlayalım.
00:25Tamam, hadi hemen konuya girelim.
00:27Tarihteki en büyük ve en bilinik imparatorluklardan birinin adı,
00:31acaba basit bir çeviri hatası ya da daha da ilginci,
00:35sonradan yapılmış bilinçli bir değiştirme olabilir mi?
00:38Düşünsenize, yüzyıllardır doğru kabul ettiğimiz bu isim,
00:41koskoca bir tarihsel kurgunun parçası çıkarsa ne olur?
00:44Şimdi, yazarın dikkat çektiği ilk nokta cidden çok çarpıcı.
00:48Biz kendi içimizde tarihsel olarak sürekli Osmanlı diyoruz değil mi?
00:52Ama Peker'e göre, batılı kaynaklar bu terimi neredeyse hiç kullanmamış.
00:56Onlar o dönemde bu devlete The Grand Turk yani Büyük Türk ya da sadece Türk kimliğini öne çıkaran
01:02Türkuri, Türkçe gibi isimler vermişler.
01:05Yazar bunun kesinlikle bir tesadüf olmadığını, aksine koca bir ipucu olduğunu söylüyor.
01:11Peki bu ismin arkasındaki asıl belirsizlik nereden geliyor?
01:14Gelin birinci bölümümüze.
01:16Aile ağacındaki dilsel gizeme bir bakalım.
01:18Ailenin köklerine, yani kurucu nesillerin zincirine şöyle bir baktığımızda karşımıza şu isimler çıkıyor.
01:25Kaya Alp, Gündüz Alp, Ertuğrul, Osman ve Orhan.
01:29Yazar burada çok basit ama bir o kadar da güçlü bir şeye dikkatimizi çekiyor.
01:34Bakın, burada saf Türkçe bir isimlendirme geleneği yağ gibi akıp gidiyor.
01:38Ta ki o zincir aniden ve epey keskin bir şekilde kırılana tadar.
01:42Yazarın buradaki mantıksal çıkarımı gerçekten üzerine düşünmeye değer.
01:46Tamamen Türkçe kelimelerden, Türkçe isimlerden oluşan bir soy ağacının tam kalbinde
01:51Arapça kökenli Osman isminin ne işi var?
01:54Bu kusursuz dizilimi bozan tek bir isim var, o da Arapça.
01:58Yazara göre bu durum, o ismin oraya sonradan adeta zorla monte edildiğinin çok net bir kanıtı.
02:04Üstelik Peker, argümanını desteklemek için kelimenin kendisine yani sözlük anlamına iniyor.
02:11Arapça'da Osman kelimesi aslında yılan yavrusu, ejderha yavrusu ya da bir tür toy kuşu yavrusu demek.
02:18E şimdi kendimize şu soruyu sormamız lazım.
02:20O dönemin sert, bozkür kültüründen gelen Türk liderleri yeni doğan çocuklarına durduk yere
02:26neden yılan yavrusu anlamına gelen bir isim koysun ki?
02:29Dönemin kültürel kodlarına pek uymuyor değil mi?
02:31İşte tam bu noktada yazarın kulağa çok daha mantıklı gelen o alternatif teorisi devreye giriyor.
02:38Kurucunun asıl isminin özbeöz Türkçe bir kelime olabileceğini söylüyor.
02:42Mesela Otman, Ataman, Teoman veya Tuman gibi isimler.
02:47Şöyle bir düşününce bu isimlerden biri az önce bahsettiğimiz o saf Türkçe soy ağacına sizce de cuk diye oturmuyor mu?
02:54İşin dil kısmını geçip biraz daha tarihsel isimlendirme geleneklerine bakalım.
02:59İkinci bölümümüz, Neden diğer halifeler yok?
03:03Peker, iddiasını erken dönem sikkeleri ve Ahmet'i, Enveri gibi ilk tarihçilerin kayıtlarıyla da destekliyor.
03:11Oralarda çok net bir ibare var.
03:13Osman bin Ertuğrul bin Gündüzalp.
03:16Bu detay inanılmaz önemli çünkü büyük babanın gerçekten de Gündüzalp olduğunu doğruluyor.
03:21Yani resmi belgeler de bu ailenin köklerinin sapasağlam bir Türkçe geleneğine dayandığını bas bas bağırıyor.
03:27Ve bu durum harika bir şekilde şunu da gösteriyor.
03:31Sadece atalara değil, kurucunun kendi çocuklarına verdiği isimlere bir bakın.
03:36Orhan, Savcı, Çoban, Pazarlı, yurt yöneticisi anlamına gelen Orhan gibi sapasağlam Türkçe isimler dururken,
03:44Osman isminin çocuklara ya da torunlara geçmemesi, aile içinde tamamen izole kalması epey şüpheli.
03:49Yazarın bu isim sonradan zorlama bir eklentidir fikri burada iyice vücut oluyor.
03:54Tüm bu ipuçlarını bir araya getirdiğimizde yazar ortaya çok kışkırtıcı, çok vurucu bir soru atıyor.
04:00Neden?
04:01Koca bir Osmanlı Sultanları silsilesi boyunca dört büyük halifeden sadece Osman adını taşıyanları görüyoruz.
04:08Eğer iddia edildiği gibi devlet en başından beri dini ve İslami temellere dayandırılmak istenseydi,
04:14bu geleneğin çok daha yaygın olması gerekmez miydi?
04:16Ve tabii ki hemen ardından o can alıcıyı ağırlığı anında hissettiren ikinci soru geliyor.
04:22Erken dönemlerde neden bir tane bile Ömer, Ali veya Bekir ismi yok?
04:27Düşünsenize koskoca bir hanedandan bahsediyoruz.
04:29Eğer ortada dini bir aidiyet kurma amacı varsa, diğer üç büyük halifenin isminin tamamen es geçilmesi sizce de tarihsel bir
04:36anomali değil mi?
04:37Peki asıl can alıcı nokta, varılan sonuç ne?
04:40Geldik yazarın ideolojik kurgu tezine.
04:43Peker'in ulaştığı sonuç şu, Hayma ve Otman veya Ataman gibi Türkçe kökenli orijinal isimler sonradan İslami bir bağlam yaratmak
04:52için ustaca Halime ve Osman'a dönüştürüldü.
04:55Üstelik olay sadece isimlerle de kalmamış.
04:58O bildiğimiz temsili resimlerdeki figürlere sonradan eklenen koca koca sarıklar, sakallar, bunların hepsi yaratılan bu yeni kimliğin bir parçası.
05:06Yazar, asıl amacın devleti geriye dönük, yapay bir İslami temele oturtmak olduğunu savunuyor.
05:13Hatta yazar, bu kurgu tezini desteklemek için Ceberkalesi'ndeki meşhur türbe olayına da değiniyor.
05:18Resmi anlatıda Osmanlıların dedesi olduğu söylenerek hikayeye dahil edilen bu kabir,
05:23Peker'e göre aslında bambaşka birine Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah'a ait.
05:30Yani iddiaya göre resmi tarih kendi hikayesini kurgularken mekanları ve önemli figürleri bile birbiriyle kaynaştırmaktan çekinmemiş.
05:38Ve yazarın nihai argümanı. Peker kitabında tam olarak şöyle diyor.
05:43Emevilerin din yorumu etrafında şekillendirilmiş, katı bir sünni anlayışla ele alınan bir Osmanlı tarihi dayatmaya çalışıyorlar.
05:51Biz burada elbette yazarın tarafını tutmuyoruz. Sadece kaynak metnin ortaya koyduğu bu radikal resmi inceliyoruz.
05:57Peker'e göre bizim kesin doğru olarak okuduğumuz bu tarihsel tablo aslında belirli bir ideolojiye hizmet eden devasa bir kurgudan
06:05ibaret.
06:05Tüm bu ipuçlarına ve iddialara baktığımızda geriye zihnimizi epey meşgul edecek o büyük soru kalıyor.
06:12Tarih gerçekten olanı mı yazar yoksa bizim inanmamız için kurgulanmış bir hikaye mi anlatır?
06:19Belki de bu durum okuduğumuz her satıra, inandığımız her isme artık biraz daha şüpheyle, biraz daha merakla bakmamız gerektiğini gösteriyordur.
06:28Bugünkü incelememizin sonuna geldik. Geçmişin bu büyüleyici gizemlerini sorgulamaya devam edin.
06:33Şimdilik hoşçakalın.

Önerilen