Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 dakika önce
Mehmet Edip Ören'in yazısı, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi buhranını derinlemesine ele alarak halkın yaşadığı geçim sıkıntısı ile tükenmişlik psikolojisini gözler önüne sermektedir. Yazıda, iktidarın muhalefeti tasfiye etmek amacıyla hukuk dışı yöntemler ve siyasi operasyonlar kurguladığı vurgulanırken, özellikle Mansur Yavaş ve diğer muhalif aktörler üzerinde kurulan komplolu baskılara dikkat çekilmektedir. Ayrıca, küresel emperyalizmin ve Netanyahu gibi figürlerin dünyayı sürüklediği kaotik düzen eleştirilmektedir. Yazar, siyasi figürlerin karşılıklı çatışmalarının aslında aynı tablonun parçası olduğunu belirterek muhalefetin yedek aday stratejisiyle hareket etmesi gerektiğinin altını çizmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün elimizde Mehmet Edip Ören'in oldukça ses getiren, yoğun siyasi iddialar ve çarpıcı metaforlarla dolu
00:07Perişanın Fevkinde Perişanız adlı makalesi var. Gündemi takip edenleriniz bu makalenin ne kadar tartışıldığını zaten biliyordur.
00:15Özellikle de Mansur Yavaş'a yenilik iddia edilen o ince el işçiliğiyle örülmüş siyasi kumpaslar bölümü gerçekten çok konuşuldu.
00:23Hadi hiç vakit kaybetmeyelim, bu metnin ardındaki karmaşık iddiaları ve siyasi senaryoları tarafsız bir şekilde adım adım masaya yatıralım.
00:31Biri size nasılsın diye solduğunda hiç Türkiye gibiyim cevabını verdiniz mi?
00:36Açıkçası yazar, makalesine toplumun bu genel, o yorgun ruh halini yansıtan çok sarsıcı bir tespit ile başlıyor.
00:44Yazarın perspektifinden bu sadece sıradan bir bıkkınlık değil, bu genel bir tükenmişliğin, kendi deyimiyle perişanlığın da ötesinde olmanın çok net
00:54bir dışavurumu.
00:55Bu sözü aklınızda tutun çünkü makalenin geri kalanındaki tüm o devasa siyasi ve ekonomik mühendislik iddiaları tam da bu yorgun
01:04toplumsal zemin üzerine inşa ediliyor.
01:06Peki bu incelememizde bizi neler bekliyor?
01:10Hızlıca yol haritamıza bir bakalım.
01:11Önce Türkiye'nin sosyoekonomik manzarasına gireceğiz, ardından şu meşhur Nicaragua modeli iddiasını konuşacağız.
01:20Üçüncü durağımız işin merkezindeki isim, Mansur Yavaş.
01:23Sonra siyasette S-400 taktiğine, kriptolar ve siyasi mühendisliğe değinip, yazarın küresel ve yerel uyarılarıyla analizimizi noktalayacağız.
01:32Gelelim birinci bölüme, Türkiye'nin sosyoekonomik manzarası.
01:37Düşünsenize, yazar o koca makroekonomik tabloyu pazardaki Charleston biber üzerinden anlatıyor,
01:43mevsimsel olarak meyve sebzenin en bol olması gereken o bereketli dönemde bile en temel ürünlerden biri 100 lirayı geçmiş durumda.
01:50Yazarın buradaki tespiti çok ilginç, vatandaşların artık pazara alıştırış yapmaya değil de sanki bir nostalji turuna çıkmış gibi sadece tezgahları
01:59seyredip döndüklerini söylüyor.
02:00İşte birazdan konuşacağımız o büyük siyasi stratejilerin aslında en temel yakıtını bu ekonomik tükenmişlik oluşturuyor.
02:07İkinci bölümümüz, Nicaragua modeli iddiası.
02:11Bakın burası gerçekten çarpıcı.
02:13Peki nedir bu Nicaragua modeli?
02:16Duymuş muydunuz daha önce?
02:17Yazar bu kavramı, halkı seçimsiz bir hayata alıştırma ve daha da önemlisi seçimlerin artık hiçbir şey değiştirmeyeceğini inandırma çabası olarak
02:27tanımlıyor.
02:27Yazarın iddiasına göre buradaki nihai amaç toplumu o kadar bezdirmek, o kadar yormak ki günün sonunda bari kalsınlar da en
02:35azından yeni hukuksuzluklarla uğraşmayalım dedirtmek.
02:38Yani bir nevi öğrenilmiş çaresizlik yaratmak.
02:41Bu açıkçası makalenin en ağır tezlerinden biri.
02:44Tabii yazar bu modeli sadece teoride bırakmıyor, çok spesifik bir örnekle destekliyor.
02:50Hatırlarsanız İstanbul Bahçeliyevler'de 3 CHP'li meclis üyesi iktidar partisine geçmişti.
02:57Yazar bunu sıradan bir siyasi transfer olarak okumuyor.
03:00Ona göre bu olası bir yeni seçim durumunda iktidarın belediye başkanını doğrudan meclisin kendi içinden seçebilmesi için yapılmış bir altyapı
03:09hazırlığı.
03:10Yani yazarın perspektifinden bakarsak bu olay yeni bir halk seçimi yapmadan yönetimi sessiz sedasız devralma provalarının ta kendisi.
03:19Ve geldik 3. bölüme.
03:21Yani analizimizin asıl odak noktasına.
03:23Hedefteki isim Mansur Yavaş.
03:26Şimdi muhalefet cephesindeki o büyük satranç tahtasına yazarın gözünden bir bakalım.
03:30Ören'in analizine göre tablo net.
03:33Ekrem İmamoğlu'nun siyasi geleceği olası yargı kararlarıyla büyük ölçüde bloke edilmiş durumda.
03:38Bu denklemde iktidar açısından geriye kalan tek ve en büyük engel Mansur Yavaş.
03:43İşte yazar tüm o siyasi okların, o derin mühendislik çabalarının ve kurulan kumpasların neden aniden Yavaş'a döndüğünü tam olarak
03:50bu tabloyla açıklıyor.
03:52Peki Mansur Yavaş'a yönelik bu iddia edilen kumpaslar tam olarak nasıl işletiliyor?
03:56Yazar ilk başlarda o çok konuşulan konser tartışmaları üzerinden bir yoklama çekildiğini söylüyor.
04:03Hatta çok daha ileri giderek Yavaş'ın peşine hafiyeler takıldığını iddia ediyor.
04:07Düşünebiliyor musunuz yere atacağı küçücük bir sidara izmaritini bile yıllarca sürecek bir siyasi yasak bahanesine çevirmek için fırsat kollandığını öne
04:16sürüyor.
04:17Ancak yazarın tezine göre bu küçük çaplı girişimler pek işe yaramayınca masaya çok daha büyük, çok daha tehlikeli bir taktik
04:24sürülmüş.
04:25İşte o tehlikeli taktik.
04:274. Bölüm
04:28Siyasette S-400 Taktiği
04:30Gelin bu S-400 metaforunu adım adım çözelim.
04:33Çünkü gerçekten müthiş bir analoji.
04:35Yazar, Cumhurbaşkanı ile Mansur Yavaş arasındaki o yakın zamandaki sürpriz görüşmeyi alıyor ve bunu tıpkı Rusya'nın Türkiye'ye S
04:42-400 füzelerini teslim etmesine benzetiyor.
04:44Birinci adım silahı yani o pimi çekilmiş el bombasını hedefin tam kucağına bırakmak.
04:50Birlikte o fotoğrafı vererek bir uzlaşma ya da gizli anlaşma algısı yaratmak.
04:55İkinci adım pimi çekmek ve üçüncü adım geriye çekilip izlemek.
04:59Yazara göre bu görüşme masum bir diyalog değil.
05:01Yavaş'ı sürekli olarak kendi seçmen tabanına karşı savunma yapmak zorunda bırakmak için tasarlanmış canlı bir el bombası.
05:07İşin daha da ilginç yanı, yazar bu durumu siyasi tarihimizin o meşhur gizemli dolma bahçe görüşmesine benzetiyor.
05:14Hatırlarsınız o dönemi.
05:16Yazarın analizine göre buradaki temel amaç topluma ve muhalif tabana sinsice şu mesajı fısıldamak,
05:21biz onun tüm açıklarını biliyoruz hatta bize bunları kendi ağzıyla anlattı.
05:26Bu psikolojik hamle sayesinde hedefin yavaş yavaş yıpratılması ve muhalefetin kendi içinde devasa bir güvensizlik sarmalına sokulması hedefleniyor.
05:345. Bölümümüz Kriptolar ve Siyasi Mühendislik
05:38İçerideki kripto figürlerin veya o pusuda bekleyenlerin yavaş yavaş harekete geçtiğini iddia eden yazarın muhalif seçmene çok ama çok sert
05:47bir uyarısı var.
05:48Şöyle diyor, adam milletvekili ne yapabilirler demeyin.
05:52Günümüzün bu sert siyasi ikliminde sadece 10-15 gün içinde bir adayın diplomasının iptal edilebileceğine,
05:58o çok güvenilen dokunulmazlıkların bir anda kaldırılabileceğini söylüyor.
06:02Yani yazar aslında olmaz dediğiniz, ihtimal bile vermediğiniz her şeyin tereyağından kıl çeker gibi yapılabileceğini savunuyor.
06:10Peki tüm bu siyasi mühendisliğe, bu kumpas iddialarına karşı ne yapılacak?
06:15Yazarın masaya koyduğu tek ve kesin bir reçete var.
06:18Mutlaka ama mutlaka yedek adaylar şart.
06:21Örene göre bu artık bir strateji falan değil, resmen hayatta kalma meselesi.
06:25Eğer ana figürlerden biri bu kumpaslarla saf dışı bırakılırsa, sistemin bir anda çökmemesi için,
06:32muhalefetin elinde anında devreye sokacağı güçlü alternatiflerin hazır beklemesi hayati bir zorunluluk.
06:38Ve geldik 6. son bölümümüze.
06:41Yazarın küresel ve yerel uyarıları.
06:44Yazar biraz da obyektivi genişletip küresel sahneye bakıyor.
06:48Dünyadaki o popülist taktiklerin bizim yerel siyasetle nasıl birebir örtüştüğünü iddia ediyor.
06:53Mesela Netanyahu'nun küresel sistemleri kendi çıkarları için nasıl manipüle ettiğinden,
06:58Trump'ın seçim öncesi her vatandaşa 5 bin dolar vaat etmesinden bahsediyor.
07:03Yazara göre bu devasa, akıl almaz popülizm dalgasının bizdeki karşılığı ise,
07:07sırf bir seçim ekonomisi yaratabilmek uğruna, otoyolların, köprülerin, hatta ormanların elden çıkarılması.
07:14Yani bu siyasi manipülasyon ve göz boyama sanatı sadece bize özgü değil, sınırları aşan küresel bir trend.
07:21Tekrar içeriye döndüğümüzde ise, yazar bizi eski iktidar mensuplarının kendi aralarındaki o sert çekişmelere götürüyor.
07:28Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Melih Gökçek ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral arasında,
07:34basına da yansıyan, o seviyesi oldukça tartışmalı kavgayı hatırlıyorsunuzdur.
07:38Yazar bu iç çekişmeyi açıkçası epey alaycı ve eleştirel bir dille makalesine taşıyor.
07:43Hatta bu durumu özetlemek için, yazar kendi kameramanlık günlerinden, rahmetli Necmeddin Erbakan'a ait çok manidar bir anekdot paylaşıyor.
07:52Mecliste bir grubun aleyhinde konuştuğunda, diğer grubun sevinçle alkışlaması üzerine Erbakan o meşhur lafı ediyor.
07:59Kimin aleyhinde konuşursam, diğeriniz alkışlıyor. Biriniz için söylediklerim, diğeriniz için de geçerlidir.
08:05Yazar tam da bu alıntıyla taşı yediğine koyuyor.
08:08Siyasetteki bu isimlerin birbirlerine yönelttikleri o ağır eleştirilerin, o suçlamaların aslında her iki taraf içinde aynen geçerli olduğu yönündeki o
08:17ironik görüşünü bizlere sunuyor.
08:19Şimdi, tüm bu incelemenin ardından sizi asıl sormamız gereken o can alıcı soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
08:26Eğer yazarın tezleri doğruysa, Mansur Yavaş'ın kucağına bırakıldığı iddia edilen bu canlı el bombaları ve arka planda işleyen o
08:34acımasız siyasi kumpas taktikleri,
08:36önümüzdeki seçim döngüsünün niyai sonucunu nasıl değiştirecek?
08:40Muhalefet, yazarın ısrarla altını çizdiği o yedek aday formülüyle mi sahaya inecek, yoksa bu büyük satranç tahtasında bizi hiç tahmin
08:49etmediğimiz bambaşka hamleler mi bekliyor?
08:51Açıkçası bu sorular siyaseti sadece yüzeyden değil, derinlemesini okumak isteyen herkes için daha uzun süre masada kalacak.
08:59Umarım bu analiz, tartışmaların odağındaki bu iddialı makaleyi daha net bir çerçeveye oturtmanızı sağlamıştır.
09:05Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, hoşçakalın.

Önerilen