Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 29 dakika önce

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Efendim merhabalar, günaydın.
00:01Beyaz TV ekranlarında haftanın son gününde 7. gün programıyla karşınızdayız.
00:06Ben Melisa Bağcı ve programın daimi konuğu Akşam Gazetesi Ankara temsilcisi Yusuf Alabarda ile birlikte.
00:12Yusuf Alabarda hoş geldiniz.
00:13Hoş bulduk Melisa, iyi yayınlar diliyorum.
00:14Çok teşekkür ediyorum.
00:15Çok fazla konumuz var bugün.
00:17Yine hazırlıklarımızı yaptık sevgili izleyenler sizler için.
00:20Tabii ki sizlerin yorumları da bizler için kıymetli.
00:22Biz konularımızı konuşurken lütfen yorumlarınızı bizlere yazın, konuşalım.
00:27Sizin yorumlarınızı da ekranda buluşturalım.
00:29Şimdi Yusuf Bey hemen ilk konumuzla başlamak istiyorum.
00:32Çünkü çok önemli bir konu.
00:33Nazili Devlet Hastanesi'nin acil servisinde görev yapan bir sağlık çalışanı.
00:38Bir durumu aslında gündeme taşıdı.
00:42Diyor ki bugün 16 saatte 320 hasta baktım.
00:46İnanılmaz bir acil servise gelme, iğne yaptırma bağımlılığı var.
00:51Aile sağlık merkezlerini ve poliklinikleri kapatalım.
00:54Nasıl olsa giden yok dedi.
00:56Şimdi Yusuf Bey aslında bu konu neden önemli?
00:59Sıklıkla biz izleyenlerimizden bu konuyu gündeme taşır mısınız diye yorumlar alıyoruz.
01:04Çünkü diyorlar ki hastaneye gerçekten çok acil ve ihtiyaç duyulan sebeplerle gittiğimizde yer bulamıyoruz.
01:12Bunun sebebi de yani çok acil durumu olmayan vatandaşların da hastanenin acil servisi kullanması.
01:20Nasıl yorumlarsınız?
01:21Şimdi bir birkaç ön yapmış olduğum hazırlığı aktarmak istiyorum.
01:27Türkiye Cumhuriyeti Devleti Sağlık Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçesi 1.817 milyar.
01:34Savunma Bakanlığı'nın bütçesi ise sadece 800 milyar.
01:37Yani Savunma Bakanlığı'nın bütçesinin bir buçuk katı daha fazla, iki katından daha fazla bir bütçeye sahip.
01:45800 milyar Savunma Bakanlığı, iki ile çarpsanız 1.6 trilyon yapar.
01:501.8 trilyon Sağlık Bakanlığı bütçesi var.
01:55Yani devasa bir bütçe ayrılmış durumda.
01:57Fakat acillere gittiğinizde gerçekte de görmüş olduğunuz manzara bu.
02:021.5 milyon sağlık çalışanı var.
02:05Yani 85 milyon nüfus ve 1.5 milyon sağlık çalışanı.
02:09Bunun 234 bini hekim, 327 bini hemşire ve bakıcı.
02:18Günde ne kadar insan muayene oluyor?
02:202.8 milyon insan muayene oluyor.
02:23Gelelim hemen sizin sorununuza.
02:25Acillere günde başvuru sayısı ne kadar?
02:28500 bin.
02:29Bir günde.
02:30Evet, ülke nüfusunun 2.2'si yıllık acillere başvuruyor.
02:37Yani ben baktım çıkarttım rakamı.
02:39200 milyon insan acile gidiyor yılda.
02:44200 milyon insan sağlık sistemine müracaat etmiyor.
02:49Acile giden.
02:50170-200 milyon yıllara göre grafiğini çıkartmışlar.
02:53Bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin nüfusunun 80 milyon olduğunu, 80 küsur milyon olduğunu dikkate alırsak 2.2 katı.
03:03Peki, dünyadaki farklı ülkelerde acile gitme oranları ne?
03:08ABD'de toplumun %20'si.
03:12Avrupa ülkelerinde de %30'u.
03:14Bizde ise nüfusun 2.2'si.
03:17Bunun sebebi ne olabilir?
03:18Bunun sebebi acil olmayan hastaların poliklinik hizmetlerini acile gerçekten ihtiyaç duyan vatandaşlarımız elbette çoğunlukta ve bunları istisna tutuyorum.
03:31Düşmüş kolunu kırmış, kalp krizi geçiriyor, o bu falan.
03:35Bunlar tabii ki acile gitmesi gerekiyor.
03:37Ama bunun dışında acile gidenlerin büyük bir kısmı poliklinik hizmetlerini bypass etmek maksadıyla oraya gidiyor.
03:47Neden?
03:48Çünkü bir sistem var.
03:49İşte MHRS dedikleri o randevu sistemi.
03:52Tamam mı?
03:53O randevu sisteminden örneğin işte bir iç hastalıklarından, örneğin cildiyeden bir muayene için randevu talep ettiğinde,
04:0210 gün sonra, bir hafta sonraya falan randevu aldığında bunun kendisinin takvimine uymadığını söyleyip acile olmadığı halde acile giden bir
04:13hasta yapısı var.
04:14Amerika Birleşik Devletleri bunu şöyle çözmüş.
04:17Siz acile gidebilirsiniz fakat orada devlet sigortasından ziyade özel sigorta işlev gördüğü için acile gittiğinizde sizden belli miktarda bir ücret
04:29talep ediyor.
04:31İkinciye acile giderseniz aynı ay içerisinde ya da aynı hafta içerisinde daha yüksek bir ücret talep ediyor.
04:38Yani ücretle acile gitmeyi terbiye etmiş.
04:43Avrupa'da ise bu düzen kademeli sağlık sistemi yöntemiyle çözülmüş.
04:49Binci kademe, ikinci kademe, üçüncü kademe.
04:51Şimdi siz bir ve ikinci kademeyi hiçbir şekilde uğraştırmayıp direkt üçüncü kademeye gittiğinizde acillerde bir yoğunlaşma oluyor.
05:01O yüzden hemşire hanım diyor ki sağlık çalışanı aile sağlık merkezlerini ve poliklinikleri kapatalım bence diyor.
05:07Neden?
05:08Çünkü o aile sağlık merkezine gitmeden oraya gidiyorsunuz.
05:11Ya şunları gördüm.
05:12Orayı neden tercih etmiyorlar peki sizce Yusuf Bey?
05:15Aslında orada da aynı işlem yapılmıyor mu?
05:17Yapılıyor ama o an kendisi, yani mesela grip olamaz mı bir insan olabilir mi?
05:22Gripten acile gidilmez.
05:24Yani acile gitsen doktor sana ne yapacak?
05:27Yani dolayısıyla bu konuyla alakalı büyük bir sıkıntı var.
05:32Ambulansların aranması konusu da böyle.
05:34En ufak bir şeyde ambulans çağıran hastalarımız var bizim.
05:38Yani bak gerçek hastaları müstesna tutarak söylüyorum.
05:41Tabii ki.
05:41İhtiyacı olanlar.
05:42Tabii ki.
05:43Ama şu önemli.
05:45Yani bizim bu konuyu mutlak surette çözmemiz lazım.
05:50Bir şey olabilir mi?
05:51Bir öneri.
05:53Yani normalde bir ücret sistemi yok.
05:55Değil mi?
05:56Evet.
05:57Gittiğimizde bir ücret ödemiyoruz.
05:59Yani daha cüzi bir rakam getirilebilir mi?
06:03Olabilir mi?
06:04Türkiye'de rakamla çözmek siyasete bedel ödetir.
06:07Çünkü popülizme, ben taşlanma pahasına bu lafları söyleyeceğim.
06:11Popülizme sonuna kadar alışmış bir kitle var.
06:15Bu kitlenin bütün derdi siyasetten bu şekilde popülizm üzerine mesajlar duymak istiyor.
06:22Siz eğer derseniz ki acilde acil olmayanlarla acil olanları birbirinden ayrıştırmak için buraya bir küçük ücretlendirme getirdik, şöyle getirdik, bunu
06:34yaptık, bu tedbiri aldık falan.
06:36Bu konu ivedilikle muhalefetin birinci sınıf gündemi haline gelir.
06:41Tamam mı? Bu konu hemen kendi içerisinde suistimal edilmeye başlanır.
06:46Bu konu şöyle çözülür.
06:47Yani şunları görüyorum ben.
06:49Kasabalarda dolaşan göz hastalarını kataraktır bilmem nedir bulmak için araba geziyor seyyar.
06:56Kayıt yapıyor.
06:57Sonra hastanede bir güzel onları özel hastanede işte göz ameliyatı yapılıyor.
07:03Ve oradan da işte bir takım küçük cüz'i ücretler ödeyerek hasta çıkmış oluyor falan ama.
07:08Yani bu konunun vatandaşı bilinçlendirmekle kul hakkına girmeme konusunu ikaz etmekle falan çözülür.
07:18Şunların olduğunu söylüyor arkadaşlar.
07:20Yani mahallelerde hastaneye gidelim de hadi şuna bir baktıralım falan diye keyfi dolaşan bir sistematik var.
07:31Yani dolayısıyla bu sistematiğin mutlak suretle önlenmesi lazım.
07:34Aynı şey 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın toplu taşıma ücreti ödemeksizin otobüslere binmesiyle ilgili konularda da var.
07:44Yani sabah saat 7 ile 10 arası bir ayağımı çekmek lazım ayağımızı.
07:50Yani neden?
07:51Tamam ücretsiz ama yani o vakit öğrencinin çalışanın daha yoğun kullandığı bir dönem bu hakkın tanınmış olması sabah 8'de otobüse
08:01binmenizi gerektirmemesi lazım.
08:02Belli saatlerden sonra yapılabilir diyorsunuz.
08:05Kayseri'de Hunnat Hatun Camii'nin yanında bir tesbihçi var.
08:11Tamam tesbih ipi satıyor tesbih satıyor.
08:14Kendisine tanınan ücretsiz taşıma sistemini kullanmıyor kul hakkına girerim diye.
08:20Elbette devletin yasayla getirdiği şey helaldir.
08:23Bununla ilgili şirk şüphe yoktur ama takvası adamı o şekilde hareket etmeye varıncaya kadar zorlamış.
08:30Dolayısıyla bu konularla alakalı en başta yapılması gereken helali helal bilen harama haram bilen kulun hakkına girmenin kendisi açısından sorun
08:41çıkartabileceğini birisinin önüne geçmemesi gerektiğini falan düşünen insanlar olduğu takdirde anlamlı olur.
08:48Aksi takdirde ben çevremdeki arkadaşlarımdan biliyorum yani özellikle İstanbul'da Ankara'da sağlık sisteminin kendisine bu kalabalıktan dolayı dayatmış olduğu faturayı Anadolu
09:03'nun başka vilayetlerine giderek tedavi olmakta bulan insanlar var.
09:07Bunların haklarına girmiş oluyorsunuz.
09:09Girmemek gerekiyor diyorsunuz.
09:10Daha özenli olmak gerekiyor.
09:11Evet rakamlar ortada o yüzden geliyor.
09:13200 milyon acil kabul edilebilir bir şey değil.
09:16Amerika Birleşik Devletleri ile mukayese edildiğinde bizdeki acile yıllık giden sayımızın 16 milyon 17 milyon olması lazım.
09:25200 milyon.
09:26Tabi bu dayanılmaz yani.
09:28Peki hemen diğer konumuza geçelim istiyorum.
09:30Tabi bu sırada sevgili izleyenler siz ne düşünüyorsunuz bizlere yazın.
09:33Şimdi bir popüler alışveriş sitesinde Yusuf Bey bir bilgisayar siparişi veriyor bir vatandaş.
09:40Fakat beklediği bilgisayar yerine fayans gönderiliyor.
09:45Tabi daha sonrasında vatandaş bunu sosyal medyada paylaşıyor.
09:50Şu dikkati çekiyor bu olayın benzerlerinin birkaç kişi tarafından da görüldüğü yani bir sipariş veriliyor fakat istediği siparişin tam aksinde
10:01başka bir siparişin geldi.
10:03Olabilir mi Yusuf Bey böyle aksaklıklar bunlar normal mi böyle mi karşılamak gerekir yoksa burada bir özensizlik bir dikkatsizlik mi
10:10var?
10:10Yani bu hatta belki de dolandırıcılık var.
10:14Şimdi kargo artık günümüzde ben geçtiğimiz hafta Türk Medya'nın Sayın Ticaret Bakanı'nın da katıldığı dijital alışveriş ve perekende
10:23sektörüyle ilgili çok önemli bir toplantıya iştirak ettim.
10:26Bu toplantıda Türkiye'de dijital ticaret yani e-ticaretin inanılmaz boyutlara geldiğini görüyoruz.
10:35Yani insanlar artık sitelere giriyor ve sipariş evine kadar geliyor.
10:40Hatta sitelerdeki güvenlik görevlilerinin en önemli görevlerinden bir tanesi artık gelen bu kargo işlerini yönetmek haline falan geldi.
10:49Hatta kargo ile müşterici arkadaş oluyorlar yani.
10:51Tabii tabii tabii şimdi dolayısıyla burada bazen yanlışlıklar olabiliyor bu sistemi yoğun kullanan birisiyim.
10:57Biz kitap siparişi veriyorsunuz aynı yazarın farklı bir kitabı gelebiliyor ve bunu eğer alışveriş yaptığınız site bu konuyla ilgili hassasiyeti
11:07varsa anında düzeltiyor.
11:09Bununla alakalı da özel sektör olduğu için tabii serbest piyasa kendi içerisinde bunu reytingleme sistemine dökmüş.
11:16Yani bir yerden bir platformu kullanarak alışveriş yaptığınızda mutlaka o satıcının bir değerlendirmesi var orada.
11:24Yani 1500 yorum almış 5 üzerinden 4.9 orada sıkıntı çıkmaz anlamını çıkartabiliyorsunuz kendiniz.
11:31Ama bazı satıcılar var ki bir yıldızda iki yıldızda kalmış benzer şikayetler sürekli var.
11:36Bu tabii ki bir şey özensizlikten kaynaklanan bir sıkıntı.
11:41Tabii dolandırıcılar da var ama ana sistem kendi üzerinden alışveriş için satış yapanları dolandırdığını hissettiği an zaten sistemin dışına atıyor.
11:51Ve onlardan belli bir miktarda para depositası aldığı için eğer o giderilmezse o para üzerinden onu karşılıyor.
11:58Yani çeksem balans dediğimiz kontrol mekanizmasını sistem kurmuş.
12:03Ama bilgisayar yerine fayans geliyorsa bu oldukça düşündür.
12:06Hemen şunu da söylemek isterim satıcının iddiasını da size belirtmek istiyorum.
12:10Satıcının iddiası da şu yönde biz aslında bilgisayarı içerisine koymuştuk kargonun içerisine.
12:15Fakat başka bir müşteri içerisine işte fayans koymuş bizde de daha sonrasında bunu iade etmiş.
12:22Bizde kargonun içerisine bakmadan başka bir müşteriye gönderdiğimiz için böyle bir aksaklık yaşandı.
12:29Düzeltilmişti.
12:30Şimdi dolayısıyla eğer bu şekilde açıklamalar yapıp hata düzeltiliyorsa.
12:35Bakabilirlerdi ama şimdi bakmadan.
12:37Eşte o özensizlik o özensizlik dolandırıcılık değil yani.
12:39O özensizlik bakılmadan da gönderildiği için gitmiş.
12:43Aslında burada en büyük sıkıntı kim?
12:46Alınan bilgisayarı iade ederken içine fayans dolduran müşteri yine.
12:50Yine geldik edep ahlak konusuna.
12:53Yine geldik bu konuyla alakalı sevap günah bilmezlik konusuna.
12:57Bu da dolandırıcılık sistemi aslında.
13:00Tabii işte siz bilgisayarı alıyorsunuz yerine fayans koyup gönderiyorsunuz falan.
13:03Ama şunu söyleyeyim yani e-ticaret konusunda büyük bir kontrol mekanizması var Melisa.
13:10Yani müşteriler alışveriş yaparken 8-10 tane çok iyi bilinen bu konuyla ilgili platform var biliyorsun.
13:17Orada satıcının profilini mutlaka inceliyorlar.
13:21Bunu nereden biliyoruz?
13:22Bir şey satın aldığımızda ya da bir iş yaptığımızda bir malımızı bir kargo firmasına taşıttırdığımızda bile adam iki gün sonra
13:30bile arıyor.
13:31Abi memnunsan bana Google kısmına oraya bir yorum yapabilir misin memnuniyetinle ilgili.
13:36Şimdi o ne anlama geliyor?
13:38İşte sistemin kendi içerisinde kontrol mekanizmasını işlettiğini gösteriyor.
13:42Dolayısıyla e-ticaret şöyle söyleyeyim bu türden olaylar olabiliyor ama burada da gördüğün gibi hemen biz onu diyor aldık girişe
13:50yaptık.
13:50Biz de bakmadan gönderdik.
13:52Bu bizim özensizliğimiz gereğini yaptık diyor.
13:54Bu müthiş bir kontrol mekanizması.
13:59Ulaşamasılar o daha kötü yani.
14:00Çünkü şöyle Melisa sen Ankara'da yaşıyorsun İstanbul içinde farklı değil ama Ankara'dan örnek verelim.
14:06Hafta sonunda bir AVM'ye gidip bir ihtiyaç gidermeye kalktığınızda o AVM'lerin önündeki trafiğin, otoparklardaki sıkıntının, kakofoninin, içerideki kalabalığın
14:16ne anlama geldiğini görüyoruz.
14:17Evet oradaki insanlar o kadar kira ediyorlar bilmem ne yapıyorlar ama yani kusura bakmasınlar ben e-sipariş, e-alışveriş kapsamında,
14:27e-ticaret kapsamında çok rahatlıkla bir gün içinde, iki gün içerisinde istediğim her şeye erişebiliyorum.
14:33Böyle bir imkanda varken tabii tabii tabii önemli bir nokta.
14:36Şimdi çok önemli bir konumuz var Yusuf Bey.
14:38Aslında biz sizinle geçen sezon bu konuyu sıklıkla konuşmuştuk.
14:42Bak neydi? İşte çiftçiden bir ürün alındıktan sonra markete gelene kadar ki bir süreç vardı.
14:51Ve biz bunu sizinle hep konuştuk.
14:52İşte nasıl olur? Tarlada başka bir fiyat, markete geliyor başka bir fiyat.
14:57Konuştuk konuştuk İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturmadan aslında bahsetmek istiyorum şimdi.
15:02Vergi Denetim Kurulu raporlarına göre çiftçi beyanları ve müstahsil makbuzlarında ortaya çıkan tarladan tedarikçiye ve oradan da markete giden ürünlerin
15:13fiyat değişikliği ortaya çıktı Yusuf Bey.
15:16Şimdi bununla ilgili tabii ki gözaltıları var.
15:19Bu arada soruşturmada devam ediyor onu da belirtelim.
15:22Ama Yusuf Bey gerçekten çok ilginç değil mi?
15:25Şimdi tarlada bir ürün çok daha cüzi bir rakamdayken markete gelene kadar çok farklı bir rakama dönüşüyor.
15:32Ama çiftçiler de diyor ki hayır biz bu şekilde bu rakamları vermedik.
15:39Bu rakamlar bizim rakamlarımız değil diyor.
15:41Buyurun lütfen.
15:41Şimdi konu ben biliyorsun bu konularla ilgili piyasanın serbest bir şekilde oluşmasını çok şiddetli bir şekilde müdafaa edelim.
15:50Mesela biraz önce e-ticaret konusunda da sistemin kendi içinde kurduğu kontrol mekanizmasından bahsettim.
15:57Bu öyle bir konu değil.
15:58Bu serbest piyasayı üçkağıtçılık zannedenlere karşı ortaya koyulmuş bir adli soruşturma.
16:06Ne yapılmış ben bunu çalıştım buraya gelmeden önce.
16:09Şimdi hal devleri diye piyasayı kontrol eden yaklaşık olarak 40 büyük dağıtıcı ve tedarikçi kapsamında yapılan geliştirilen bir soruşturma bu.
16:21Bu 40 hal tedarikçisi büyük firma piyasadaki gıda ile ilgili hususun yüzde otuz yüzde kırkını kontrol ediyorlar.
16:30Dolayısıyla onların ortaya koyabileceği bir manipülasyon piyasada fiyat hareketlenmesini değiştirebiliyor.
16:39Şimdi bununla alakalı ortaya koyulan savcılığın açıkladığı suçlama şu.
16:45Vergi usul kanuna muhalefet belgede sahtecilik gibi suçlar.
16:51Yani şunu yapabilirsin.
16:53Tarladan 8 liraya aldım.
16:55Markete geldim.
16:564 lirada masrafım çıktı 12 lira.
16:59Bunu 15 liraya da satabilirsin.
17:01Bunu istiyorsan 50 liraya da satabilirsin.
17:04Eğer bir savaş hali yoksa tedarikle ilgili sorun yoksa ondan almazsın öbürküsünden alırsın.
17:10Çünkü piyasa kendine bu anlamda her daim dengeler Türkiye gibi büyük market ekonomisinin piyasa ekonomisinin canlı olduğu yerde.
17:18Fakat bunlar öyle yapmamışlar.
17:20Sahte müstahsil makbuzu kesmişler.
17:23Yani ben bir AVM'ye gittiğimde ya da bir markete gittiğimde tedarikçiden alınan fiyatla satılan fiyatı koyuyorlar.
17:31O ticaret bakan o çok güzel bir şey.
17:32Şunu gördüğümde şunu sorarım.
17:35Adama 10 liraya mal olmuş bana 70 liraya satıyor.
17:38Almam ben o ürünü.
17:39Zaten onu ticaret bakanlığı da o yüzden mecbur kılmış.
17:43Ama adama satamam.
17:45Adam onu 10 lirayı 80 lira göstermeyesin diye kilosunu 8 TL'ye aldığı ürünü 24 TL'ye göstermiş.
17:53Yani sahte müstahsil makbuzu kesmiş.
17:56Bu tabii ki açık bir şekilde Türk Ticaret Kanunu'nda suç olarak tanımlanmış bir konuyu şey yapmak.
18:04Ne oluyor o zaman?
18:058 liralık şeyi 24 lira kestiğinde markete geldiğinde onun fiyatı 32 lira satış fiyatı da 35 lira oluyor.
18:1332 liradan almış 35 liraya mantıklı diyorsun alıyorsun.
18:16Halbuki 32 liraya gelmedi o.
18:188 liralık şeyi 24 lira müstahsil makbuzuna yansıttığı için o rakam öyle gözüküyor.
18:24Sahtecilikten evrakta sahtecilikten işlem yapılıyor.
18:27Bir ikincisi de vergi usul kanununa muhalefetten daha çok kazanıyor aslında.
18:33Müstahsil makbuzuna 24 yazdığı için daha az kazanmış gözüküyor.
18:37Dolayısıyla da ne oluyor?
18:38Devlete verdiği vergiyi de azaltmış oluyor.
18:41Ölüler üzerinden hayali alımlar yapmışlar.
18:45Ölüler üzerine makbuzlar düzenlenen makbuzlar çıkmış.
18:49Dolayısıyla siz hem vergi kaçırıyorsunuz.
18:518 liraya aldığınız malı 24 liraya gösterip pazarda da 30 liraya sattığınızda 6 lira kar etmiş gibi gözükürsünüz.
18:58Halbuki 8 liraya aldığınızı 28 liraya satarsanız 20 lira kar etmiş oluyorsunuz.
19:03Vergi kanunuyla da ilgili.
19:04Bu piyasa arzı manipülasyonudur.
19:07Piyasaya arz edilen hususun.
19:09Peki şunu sor bana yani bu türden tedbirler gerçek anlamda enflasyonist bir ortamın oluşmasını engeller mi?
19:20Şimdi bir kere bunlar piyasa disiplini sağlar ve caydırıcıdır.
19:24Piyasa disiplini sağlar ve caydırıcıdır.
19:26Bu 40 tane büyük dağıtıcı tedarikçi üzerinde bunu koyduğunuzda elbette olumlu sonuçlar alırsınız.
19:33Ama bu tek başına gıda enflasyonunu kontrol altına almaya yetmez.
19:38Çünkü girdi maliyetlerinde sürekli bir artış var.
19:41Yani asgari ücret 28 bin lira.
19:43Şimdi önümüzdeki dönemde %25-30 asgari ücret artsın dediğimizde %50 artsın diyenler de enflasyon gıdada nereye geldi diyenler aynı ağızlar.
19:55Bu olmaz ki.
19:56O zaman şimdi bunları yapan kişilere çok ciddi bir yaptırım yapılması gerekiyor.
20:00Bence de.
20:01Yani bir daha ticaret yapamayacakları noktaya kadar gelmeleri lazım.
20:04Şöyle diyenler var yalnız ben ona katılmıyorum.
20:07Kabzımallık diye bir belki 500 belki 600 yıllık bir meslek var Türkiye'de.
20:13İşte kabzımallık müessesesi kaldırılsın.
20:16Ya ben ne bileyim bu türden cümleleri Türkiye'de ismi bilinen ekranlarda konuşan insanların ağzından duyduğumda parmaklarımı ısırıyorum.
20:25Neden? Şimdi Türkiye'de tarlada üretileni doğrudan pazara taşıyacak güçlü kooperatifler yok.
20:33Bak çok net söylüyorum.
20:35Ben kooperatifçilik denemelerinin yapılıp defalarca başarısızlıkla sonuçlanan bir ilçede gıda üzerine büyüdüm.
20:46İşte şeftali üreticileri kooperatifi bilmem ne kooperatifi.
20:49Anadolu'da kooperatifçilik şöyle işler önceden bina inşasında kooperatifçilik vardı ama gıda kooperatifi ya da işte market kooperatifi gibi kooperatiflerde küçük
21:01kasabalarda işte bilmem ne kooperatifine Ayşe'nin kızını sokmuşlar işe.
21:06Öbürkünün de oğlunu almışlar.
21:08Aa bir bakarsın ki kooperatif kooperatif olmaktan çıkmış ucuz mal tüketiciye ulaştırmak maksadıyla kurulan kooperatif mahalledeki bakkaldan ya da marketten
21:20daha pahalı hale geliyor.
21:21Neden? Çünkü bunu işletebilecek bir altyapısı yok Türkiye'nin.
21:24Bunu neyle doldurmuşlar?
21:26Aracı dediğimiz kabzımalla doldurmuşlar.
21:29Bakın o kabzımallık müessesesi neden basite alınması alınmaması gereken bir husus?
21:34Bak ürünlerin bu vergi usul kanuna muhalefet eden belgede sahtecilik yapanları kastetmiyorum.
21:41Gerçek anlamda kabzımallık ne iş yapar?
21:44Piyasanın ihtiyaç duyduğu gıda malzemelerinin tarladan toplanması, paketlenmesi, soğuk zincirinin oluşturulması, nakliye yapılması,
21:54yüzde yirmi yüzde otuz civarında bir krenin ekarte edilmesi ve bu malın da markete gelmesi.
22:01Siz kabzımallık müessesesini ortadan kaldırdığınız andan itibaren kıtlık çıkar bu ülkede.
22:08Enflasyon inanılmaz noktaya gelir.
22:11Üçkağıtçıları kastetmiyorum.
22:12Gerçek anlamda bu işi hakkıyla yapan insanlar var.
22:15Şimdi siz bu müessese ortadan kaldırdığınızda kim toplayacak, kim paketleyecek, kim soğuk zincirini kuracak,
22:22kim yüzde otuzluk fireyi tölere edecek, kim nakliyesini yapacak?
22:26Şimdi o yapmazsa bu yapar dediğin an yine kabzımallık yapmış olacak.
22:31Dolayısıyla öyle piyasada işte şunu yasaklayayım, bunu kaldırayım bu türden işlemler elbette yapılmalı.
22:38Çünkü bu piyasa disiplini açısından vergi kaçıran, sahte müstahsil kesen adamlar.
22:45Bunlara yönelik söyleyecek benim bir şeyim yok.
22:46Tabii ki işini çok düzgün yapan insanlar da.
22:48Ama aradan böyle mekanizmaları kaldırsın dediğinde şuna benziyor.
22:51Kameramanı kaldıralım aradan.
22:53Editörü de kaldıralım.
22:55Ama biz burada yayın yapalım.
22:56Nasıl olacak o iş?
22:57Yani tarladan senin pazardaki tezgaha gelinceye kadar, marketteki tezgaha girinceye kadar olan aracı zorla sistemin içerisine ittirilmiş bir şey değil.
23:10Şartlar bunu ortaya çıkartmış.
23:13Burada mühim olan, aradaki parkı nasıl açmış adam?
23:16Müstahsil ve şeyini 8 liraya aldığı şeyi 28 liraya almış.
23:21Ölüler üstünden yapılmış, hatta ölülerin çiftçilerde bir bağlarının olmadığı ortaya çıkartmış.
23:25Bu serbest piyasa düzeni değil, bu tamamen kendi içerisinde, kendi kafasına göre bir düzen kurmaya çalışan kişilere yönelik yapılmış operasyon.
23:35Bunun caydırıcılık ve piyasa disiplini açısından önemsiyorum.
23:39Peki hala şu konuda sizinle tartışmıştık hep geçen sezon, onu da merak ettiğim için soruyorum.
23:46Marketlerden markete fiyatların değişikliği konusunda hala normal olduğunu düşünüyorsunuz.
23:51O zaman bir genelge çıkartırız, domatesin fiyatı 40 lira, efendime söyleyeyim, karpuzun kilosu 35 lira deriz, tamam mı?
23:59Bütün Türkiye'de eşit fiyata satarız, sonra ne oluruz?
24:02Sonra Moskova gibi bir sabah bir kalkarız, devlet çökmüş, olmaz öyle o iş.
24:06Onun çok ciddi fiyat farkları var ya Yusuf Bey, ona istinaden söylüyorum.
24:09Hala geçen sezonundan bu yana değişti.
24:10Melisa Ankara'nın en pahalı marketlerinden alma lütfen, vatandaşın gittiği marketlere git ara sıra.
24:15Orada gidiyorum.
24:16Seni hiç pazarda gören var mı mesela?
24:18Evet var.
24:18Bu gören varsa yazsınlar burada.
24:20Var, var.
24:21Halk pazarına gidiyorsun yani.
24:22Ay tabii ki gittim, niye gitmeyim?
24:24Tabii ki gidiyorum.
24:2513 yaşındayken mi?
24:26Hayır tabii ki gidiyorum, gitmez olur muyum?
24:28Çünkü her şeyden önce oradaki fiyatları da görüp bu programla konuşabilmek adına gidiyorum.
24:32Tabii tabii.
24:32Ama şunu belirteyim, gerçekten ciddi farklar var.
24:35Pazarlarda da farklar var.
24:36Yani semtten semte pazar fiyatları da değişiyor.
24:39Ya tabii değişiyor tabii ki.
24:41Dün mesela domatesi söyleyeyim, Ayaş domatesi 35'e de satan vardı, 40'a da satan vardı, 50'ye de satan
24:47vardı.
24:48Adamın bir kapya biber 50'ye de var, 60'a da vardı, 40'a da vardı.
24:53Şimdi Anadolu'da Konya'ya gittiğinizde, Konya'nın bir kasabasına, Balıkesir'in bir kasabasına gittiğinizde, orada emin olun ki fiyat daha
25:01da düşük bir fiyatta satılıyor.
25:03Bu fiyat farklılıkları bizim zenginliğimiz, gezeceksin, dolaşacaksın, en uygun fiyata bulduğunu alacaksın.
25:09Ben sadece şu aslında konuya değinerek söylemek istedim.
25:13Mesela bir salça, kavanozu aynı, salçanın içeriği aynı, sadece fiyatları farklı.
25:21Ben bu mantığı çok kabul edemiyorum.
25:23Mantığı var canım.
25:23Yani şöyle, almış olduğunuz ceket, benim üzerimdekinden pay biçelim.
25:302000 liraya da var, 22 bin liraya da var, 40 bin TL'ye de var.
25:34Yani ne farkı oluyor genelde?
25:37Mutlaka kalite farkı vardır ama marka değeri diye bir şey de var.
25:41Marka değerini mutlaka giydiğiniz ayakkabıdan, içtiğiniz suya kadar şey yapıyorsunuz yani.
25:47Peki.
25:47Ödüyorsunuz.
25:48Sevgili izleyenler siz ne düşünüyorsunuz?
25:50Bizlere yazın.
25:51Yusuf Bey şimdi bir konumuz daha var.
25:53İstanbul'da bir devlet lisesinin aile birliği öğrencilerden turnike ücret talep etti.
25:58Şimdi 9. sınıflardan 3000 TL, 10 ve 11. sınıflardan 2000 TL, 12. sınıflardan 1000 TL okulda yaklaşık 1200 öğrenci bulunuyor.
26:09Bunu da belirtelim.
26:10Turnike ne demek?
26:11Yani bu güvenlik cihazlar var.
26:16XT cihazları biliyorsunuz ki.
26:17Turnike inşası için.
26:19Evet.
26:20Ben dedim ki deli domrul gibi her geçenden para mı alıyorlar acaba?
26:24Hayır aslında öyle değil daha çok güvenlik amaçlı ama bunu şöyle ki okul aile birliği yani aileler talep ediyor anladığım
26:32kadarıyla.
26:33O yüzden de böyle bir fiyat almışlar.
26:36Ama şimdi bu bir tartışma konusu oldu tabii.
26:39Bu tartışma konusunun içerisinde şu var.
26:41Hani 9. sınıflardan neden bu rakam, 10 ve 11. sınıflardan neden bu rakam diye bir tartışma konusu.
26:48Kim ne kadar kullanacağını hesaplamış onlar baktım.
26:5112. sınıf mezun oluyor 1000 TL.
26:539. sınıf 3 yıl daha gidecek.
26:55O 3000 TL.
26:5610 ve 11'de arada kaldığı için 10.000 TL.
26:58Tabii ki böyle bir şey talep edilemez.
27:00Bir.
27:00İkincisi X-Ray, Mix-Ray bir ara çok konuşulmuştu.
27:04Malumunuz olduğu üzere yanılmıyorsam Kahramanmaraş ya da Hatay'da bir öğrenci okul arkadaşlarını vurdu.
27:12Daha sonra en son mermiyi de kendine sıktı herhalde.
27:15Öyle bir şey olmuştu.
27:16Bu tabii ki toplum olarak bizleri derinden yaralayan bir husus oldu.
27:20O zaman da çok konuşulmuştu.
27:21Okulların girişine işte turnike ile X-Ray cihazının koyulması.
27:25Bu mümkün değil.
27:27Neden mümkün değil?
27:28Çünkü havalimanlarında olduğu gibi %100 her gireni kontrol edebileceğiniz bir sistemi okullarda işletebilme şansınız yok.
27:38Okul müdürü, müdür yardımcıları, öğretmenler herkes işi gücü bırakır turnike yönetir ondan sonra.
27:43Dolayısıyla bir kere devlet okulunda X-Ray cihazlı bir turnike sisteminin absürtlüğüne temas etmek istiyorum.
27:52Çünkü içeriye bir şey sokmak isteyen her hal ve şartla okullarda sokar ve okullarda bürokrasiyi olağanüstü arttırır ve aynı zamanda
28:00da birçok gecikmelere mahal verir.
28:02Diyelim ki bu konuya benzer başka bir şey yaptınız ve bu paraları talep ediyorsunuz.
28:07İşte diyelim ki X-Ray cihazı yok sadece geçerken kartını okuttuğum bir sistem var.
28:13Onu da devlet lisesinin kendisi yapmıyor aile birliğine yaptırtıyor.
28:18Vermek istemeyen hiçbir veliyi zorlayamazsınız bu konuyla ilgili.
28:22Bu kadar güvenlikçi, bu kadar tedbirli olarak yaşamak yerine her şeyin kaynağı aile içi, bu işi aile içerisinde çözecek konulara
28:32eğilirsek çok daha anlamlı olur diye düşünüyorum.
28:36Ama bu dizilerle, bu vurdu kırdılı mafyatik söylemlerle ne kadar başarılı oluruz konusu ayrı bir şey.
28:44Sadece dizilerin etkilediğini mi düşünüyorsunuz?
28:49Ya ben herhangi bir kanalı gündüz zapladığınızda, akşam başka bir kanalı açtığınızda çok acayip şeyler var.
28:58O dizilerin içerisinde adam hem zengin, hem mafya, hem yakışıklı, hem çok iyi okullarda okumuş, herkes yalıda yaşıyor falan.
29:07Nerede var ya böyle bir dünya?
29:09Türkiye'deki dizileri izleyenler Türkiye'nin İstanbul Boğazı'ndan ibaret olup herkesin de yalıda falan yaşadığını düşünüyor.
29:15Böyle bir şey olamaz.
29:17Yani bunlar insanları vurdulu kırdılı hususlara, hukuk eliyle araman gereken hakkı şiddette bulduğunu sürekli sana telkin eden diziler.
29:27Öbür tarafta da gündüz kuşağını açtığınızda, o onu öldürmüş, bu bunun saçını yolmuş, bu bunun bilmem ne yapmış falan.
29:34Vay arkadaş diyorsun yani bu toplumda rahat bir şekilde nefes aldığımıza şükredelim haline falan geliyorsun.
29:40Dolayısıyla ben her zaman söylüyorum, Aile Bakanlığı bu ülkenin en önemli bakanlığıdır.
29:47Hani konuşuyoruz dışişleri çok önemli, Savunma Bakanlığı çok önemli.
29:50Hani bakanların ehem mühim derecesi mukayeseye gelir mi, mikyasa gelir mi ayrı bir konu.
29:56Belki böyle bir değerlendirme yapmak da abes bir şey ama yani bana sorarsanız Aile Bakanlığı bu işte çok önemli bir
30:04noktaya tekabül ediyor.
30:06Ama Aile Bakanlığı'nın üzerinde de aile yapısı.
30:09İşte geçtiğimiz günlerde Türk aile yapısını korumak maksadıyla Ankara, İstanbul, Mersin gibi birçok yerde düzenlenen ailem güvende operasyonları bu anlamda
30:19çok kıymetli.
30:20Ya inanamadık görüntüleri.
30:21Milletin o görüntüleri izledin değil mi?
30:22Yani gerçekten inanamadık.
30:23Kardeşim yani böyle bir şey olamaz.
30:25Evet çok inanmadık.
30:26Yani insanlar bara giderler, eğlenirler, maç izlerler.
30:30Çok sakın bir taraf.
30:31Ya kardeşim bu normal bir şey değil ya.
30:34Yani dünyada birçok ülke gezdim.
30:37Ben bu kadar ekstrem örneklerini görmedim desem yeri var.
30:40Yani bunlar kabul edilebilir şeyler değil.
30:42Dolayısıyla yani eğer biz bu paradigmal düşünce yapımızdaki değişikliği sahaya sürebilir, merhamet toprakları, bu topraklar merhamet topraklarını yeşertip tekrardan gündemimize
30:58getirebilirsek Turnike'ye, efendime söyleyeyim oradaki işte X-ray'ye falan gerek olmaz.
31:04Okullarda zaten X-ray başa çıkılası bir şey, sürdürülebilitesi olan bir şey değildir.
31:10Peki şimdi Kütahya Valisi Musa Işın'dan öğrencilerin ailelerine verdiği bir ifade var.
31:17Onu bir sesli olarak verelim lütfen.
31:20Burada dayak girdik, eve gidelim, önlemize babamızı söylemedik.
31:23Artık çocuklar o kadar el bebek yük bebek yapmışsınız.
31:26Pamuklara sararak okula gönderiyorsunuz herhalde.
31:28Böyle yapmayın.
31:29Çocukları biraz ezip verilerle öğretmenlerinizi sık sık rahatsız etmesinler.
31:34Bir şey olduğu zaman poşa poşa okula gitmeyin.
31:36Önce kendi çocuğunu sorgulayın.
31:37Çocuklarınız biraz çamura basınlar, toza basınlar, onlara yükümlülük yükleyin.
31:41Evde dışarıda neyse bunu yapmayın.
31:43Ama küçük bir şeyde okula koşarsanız, öğretmenin yakasını yapışırsanız bu doğru değil.
31:48Katılır mısınız?
31:49Çocukları izin kısmı hariç onu da o maksatla söylemiyor zaten.
31:53O konuşmanın gelişi içerisinde sözün gelişi olarak onu söylüyor.
31:57Katılırım.
31:58Şöyle katılırım.
32:00En ufak bir şeyde öğretmen yakasına yapışılacak nesne değildir.
32:05En ufak bir şeyde cimere falanın ağzından, peşmanın ağzından bir şeyler duyup iki sayfa, üç sayfa şikayet dilekçesi oluşturulacak bir
32:15şey değildir.
32:16Öğretmenlerden de şöyle aslında bize yorumlar geliyor.
32:20Yani artık öğrenciyi uyaramıyoruz bile.
32:24Seninle burada yorumlarda, konuları gündemi yorumlarken hatırlıyorsan öğretmene saygısızlık yaptığı için soruşturma başlatılan öğrenci vardı.
32:33Ama öğretmen ne dedi?
32:35Ben onlardan şikayetçi değilim.
32:36Ne münasebet canım.
32:37Yani bir hiyerarşisi var okulun.
32:40Okulda hiyerarşi yoksa müdür ne demek?
32:42Müdür yardımcısı ne demek?
32:44Öğretmen ne demek?
32:45Öğrenci ne demek?
32:46Bunların kendi içinde hiyerarşisi var.
32:48Elbette hiçbir çocuğumuza tokat atılamaz.
32:51Elbette hiçbir evladımıza kötü davranılamaz.
32:54Ama siz sağdan soldan duyduğunuz kaba tasdif bilgiler eşliğinde en ufak bir sorun olduğunda gidip öğretmenin yakasına yapışıyorsanız
33:02ve bu konudan dolayı şiddet olayları mahkemelere yansıyorsa hatta tüfekle kurşunlanan öğretmenler, sağlık çalışanları varsa
33:12e bunlar tabii ki kabul edilebilir şeyler değil ama burada daha önemlisi çocukları pamuğa sarmayın.
33:20Ya ben 14 yaşındaydım.
33:24Okul sınavları için İzmir'e gitmem gerekiyordu.
33:27Babamın beni 14 yaşında 1970'lerin Türkiye'sinde otobüse bindirip gönderdiğini biliyorum.
33:35Tek başımaydı.
33:37Yani ben bazen kendim etrafımdaki genç arkadaşlarla sohbet ederken hep şu örneği veririm.
33:43Öyle yetişin ki sizi Hindistan'ın bilinmez bir coğrafyanın bilinmez bir kasabasında bıraksınlar
33:52ve siz 10 gün içinde evinize dönebilin.
33:55Yani çocukları pamuklara sarmak iyi bir şey değil.
33:58Çocuğu belediye otobüsüne binmemiş aileler var.
34:01Ya varlıklı olsanız, şoförünüz olsa, özel arabası olsa bile bırakın mikrop kapması için
34:08o çocuğun kalabalık ortamlarda seyahat etmesini de sağlayın.
34:12Çocuklar bu kadar şeye sarılması gerekmiyor.
34:15Çocukların ödevini yapan veliler var.
34:18Yani öğretmen ödev vermiş, anne baba oturmuşlar makasla kesiyorlar çocukların ödevlerini yapacak.
34:23Bırakın zayıf alsın, kendisi uğraşsın.
34:25Tabii ki çocuklar kendi ayakları üzerinde dursun ama çocukları zincire de vurmayın.
34:30Şimdiki sıradaki haberimiz aslında tam olarak bununla ilişkilendirebileceğimiz bir haber.
34:3517 yaşındaki kızını kendisinden habersiz AVM'ye gittiği için zincire vuran babanın ifadesi ki baba demeye bile bin şahit ister.
34:46Gerçekten sinirlerimizi bozdu. Verelim lütfen.
34:59Şimdi Yusuf Bey 17 yaşında kızımız babasından habersiz AVM'ye gidiyor.
35:04Daha sonrasında babası tarafından evde zincire vuruluyor.
35:09Ama işte sinirleri bozan taraf bir zincir.
35:11İkincisi babanın kızını dövmeyen dizini döver sözleri.
35:16Şimdi kızını dövmeyen dizini döver cümlesi.
35:19Yani çoluğuna çocuğuna sahip çıkan bir ailenin önemine işaret ediyor.
35:25Eğer böyle işaret etmiyor da mecazi anlaşılması gerektiği gibi anlamayıp kızı gerçekten dövme anlamında değerlendiriliyorsa
35:34bu kabul edilebilir bir atasözü değil.
35:37Hani devletin malı deniz yemeyen domuz ona da sorarsan atasözü diyorlar ama
35:41atalarımızdan böyle bir sözün sadır olduğunu açıkçası düşünmüyorum.
35:45Burada şey ne yapmış bu kız çocuğu?
35:48Açık bir merkezine gitmiş.
35:49Ya sen nasıl bir babasın nasıl bir canisin yani?
35:53Sen bunun acısını ileride öyle bir çekersin ki senin ömür billah kafana kakarlar bunu.
36:01Ha çocuk gece dışarıya çıkar babanın istemediği bir şey yaptığında küsersin, bağırırsın, çağırırsın.
36:08Hani bana gelip de kimse pedagogluk yapıp çocuğa bağırılmaz falan demesin.
36:12Çünkü ben iki tane çocuk babasıyım.
36:15Bu konularla ilgili çocuklarımla aramda zaman zaman gerginlik her ailede olduğu gibi bizde de olmuştur ama
36:21ABM'ye gittiği için zincire bağlamak ne demek ya?
36:27Zincire bağlamak Allah aşkına yani kaptan mağara adamı devrinde falan mı yaşıyoruz?
36:33Barbar dönemlerde mi yaşıyoruz?
36:34Nedir bu?
36:35Dolayısıyla bu tabii ki kabul edilemez.
36:37Burada da atalar sözü olan kızını dövmeyen dizini döveri mecazi anlamda evlatlarına sahip çıkması gereken aile formatının dışında algılayıp
36:46kızı zincire vur şeklinde anlıyorsa Allah şifa versin.
36:50Allah şifa versin gerçekten böyle zihniyetlere yani akıl alır gibi değil.
36:53Hatta şimdi akıl alır gibi değil dediğimiz bir görüntüyü daha ekrana getireceğiz.
36:57Yusuf Bey İstanbul Arnavutköy ilçesinde 12 yaşındaki bir çocuk okul çıkışında 3 çocuk tarafından çayırlık alana götürülerek darp edildi.
37:06Şu anda ekranda görüntüyü görüyorsunuz.
37:08Sıklıkla eskiden yani geçtiğimiz sezonda biz sizinle akran zorbalığını çok fazla konuşmuştuk sizinle.
37:13Bu gençler nereye gidiyor neden bu haldeler diye.
37:15Şu anda ekranda görüyorsunuz görüntüyü.
37:17Bu arada epilepsi hastası olduğunu söyleyerek kendisini bırakmaları için de çocuk yalvarıyor.
37:23Fakat asla şiddete uğramaktan kaçınamıyor.
37:29Ya bak yani bu akran zorbalığı her geçen gün katmerleyerek gidiyor.
37:34Biraz önce söylemiş olduğumuz bu dizilerden etkilenen insan profili çocuklarımızı da etkiliyor.
37:41Ve vurdul kırdılı oyunların sonucunda da bu şekilde akran zorbalığına daha sık şahitlik ediyoruz.
37:47Yusuf Bey şimdi herkes de yani izlediği bir dizi sonucunda yani.
37:51Sadece dizi değil ki hayatın 24 saatinde uyku hariç sürekli bu şekilde uyarımlara maruz kalıyorsunuz.
37:58Bir de aile içerisinde bu işler dövmeden dövülüp gelme döv de gel şeklinde sürekli sırtlı sıvazlanan bir çocuksanız.
38:07Şimdi bir de bu uyarılara maruz kalıyorsunuz.
38:09Böyle şeyler oluyor.
38:10Bakın bir şey söyleyeceğim.
38:12Bilgisayar oyunu oynuyor musun bilmiyorum.
38:14Yok hayır.
38:15Şimdi bir bilgisayar oyunu var adını vermeyeceğim.
38:18Bilgisayar oyunu şöyle kurgulanmış.
38:19İşte yolda adamın tekini arabasıyla giderken durduruyorsun, adamı darbe ediyorsun, aşağı indiriyorsun, arabasını alıp kaçıyorsun.
38:29Her çaldığın araba, her öldürdüğün sürücü, her polisten kaçma sana puan olarak yansıyor.
38:35Şimdi bu oyun Türkiye'de ve dünyada en çok oynanan oyunlardan.
38:40Oyunun isminde bile hırsızlık kelimesi geçiyor.
38:43Hırsızlık kelimesi geçiyor.
38:45Hatta büyük hırsızlık kelimesi falan geçiyor.
38:47Şimdi bu oyun serbest bir şekilde satılıyor, oynanıyor.
38:51Bu çocuk ömrü boyunca bu türden oyunların oynadığını düşünün.
38:55Öldürüyor, kuruyor, şoförü dışarı atıyor, arabayı çalıyor, gidiyor falan.
38:59Manzara bu oluyor.
39:01Manzara bu oluyor.
39:02Orada çünkü pratiğini yapıyor.
39:05Orada birçok antrenmanını yapıyor.
39:07Sağda da gerçeğini görüyoruz.
39:09Bir de baba dediğim gibi, oğlum dövülüp gelme diyorsa.
39:12Şimdi bu yaştaki çocuklar için normalde bir ceza oranları sanıyorum ki çok yüksek değil değil mi?
39:19Yani cezaların arttırılması lazım.
39:21Evet.
39:21Bu yaşa da bakılmaması gerekiyor.
39:23Basite alınması gereken bir şey değil.
39:25Bu akran zorbalığı neye dönüşüyor biliyor musun?
39:27Şimdi işte cezalar arttı.
39:29Trafikte en ufak bir şey olduğunda arabanın üstünde tepinen affına sığınıyorum.
39:34Hayvanlar vardı ya, şimdi onlar çıkamıyorlar arabalardan.
39:36Hemen orada şey diyorlar, 180 bin cezası var diyor karşı taraftaki.
39:40Kameraları falan herkes alsın.
39:41Yani birkaç bin liraya çok güzel araba kameraları falan var.
39:45Bu şekilde barbarlıkla ancak kanun yoluyla mücadele edebiliriz.
39:50Kanunlarda bu konuyla ilgili oldukça önemli can yakıcı noktalara getirildi.
39:56Bu akran zorbalığını yapanların bir aşama sonrası eğer düzenleme yapılmasaydı işte trafik magandaları falan oluyor.
40:03Ben bir başka soruya geçmeden önce bir mesaj okumak istiyorum.
40:07Çok duygulandım.
40:09Şimdi biz biraz önce dedik ya hani devletin malı deniz yemeyen domuz gibi kabul edilmesi mümkün olmayan sözleri gündeme getirdik.
40:20Ve Anadolu Doğu Kayseri'de kendisine tanınan toplu taşıma ücreti bedava olmasına rağmen arabaya binmeyen adamlar var diye.
40:30Mesaj atmış birisi diyor ki hayırlı sabahlar biz de cami çeşmelerinde abdest almayan bir grubuz.
40:38Haram olduğu için değil bu suyun her bir zerresinde milletin hakkı olduğundan mütevellit.
40:46Şimdi böyle insanlar var kardeşim bu ülkede.
40:49Caminin çeşmesinde hakka girerim diyerek evinde abdestini alan.
40:55Camide şadırvanda abdest almak asla ve asla haram değildir.
40:59Çünkü onu devlet bu anlamda senin kullanımına sunmuş zaten.
41:04Diyanet İşleri Başkanlığı da anayasal bir kurum.
41:06Sorun yok ama takva böyle bir şey işte.
41:08Kendi ahlakımız diyeceğiz.
41:09Kendi ahlakımız diyeceğiz.
41:09Takva böyle bir şey.
41:10Kendi vicdanımız diyeceğiz.
41:11Doğru.
41:12Peki Yusuf Bey selam olsun bu arada tabii ki izleyen vatandaşımıza da.
41:16Şimdi biraz iç siyaset diyelim çünkü siyasette yeni parti genel başkanı Özgür Özel Bursa'daki bir halk buluşmasındaki yürüyüşü sırasında iki
41:29farklı gerginlik yaşadı.
41:30Ama çok dikkat çekti bu gerginlik.
41:32Bir önce görüntümüz var verelim lütfen.
41:53Şimdi iki farklı gerginlik dedik ya birisinde tabii ki bir börek tartışması var.
42:00Başkanım börek istemiştiniz size börek getirdim diyor.
42:03Vatandaş Özgür Özel de abicim gözünü seveyim burada börek nasıl yiyeyim diyor.
42:08Yarın sabah artık olur anlamında söylüyor ama burada olacak iş mi?
42:14Yani üstü bu daha çok eleştiriliyor.
42:16Börek getirenin gözündeki hayal kırıklığını tahmin edebiliyorum.
42:20Çünkü Özgür Özel'e duymuş olduğu bir muhabbet ve evinde yapıp getirmiş olduğu bir börek.
42:25Tabii ki Özgür Özel Türkiye'de şu an meclise göre ana muhalefet partisi konumunda olan bir partinin genel başkanı.
42:35Yolda ikram edilen her şeyi bu rahatlıkla yiyebilir mi konusu ayrı bir güvenlik sorusu.
42:41Yani adam içine bir şey koyar sen onu yersin Allah muhafaza sıkıntı.
42:45Yani Özgür Özel bu anlamda kıymetli birisin.
42:47Peki üslup?
42:49Ama üslup yani en azından onu alıp ya şu an çok durum müsait değil ama yanındaki korumaya verip bunu emin
42:57olun ki çayla birlikte birazdan oturup yiyeceğim.
42:59İşte yapan hanımefendiye de selamlarımızı saygılarımızı ilet demek her şeyi çözebilir.
43:05Ertesi günü mesela bu kadar gündem olduktan sonra artık hani eleştirilere maruz kaldıktan sonra ertesi günü yenilen böreğin anlamı var
43:13mı?
43:13O hiçbir anlamı yok. O orada olacak. Çünkü o hayal kırıklığı orada oluştu.
43:18Zaten bu konu basına ve medyaya bu denli büyük şiddette düştüğü için ertesi günkü senaryo düzenlendi.
43:27Basına ve medyaya yansımasa bu türden şeyler olabilir.
43:30Tabii ki şey Özgür Özel yoruluyor şu son birkaç haftada. Sinirler de tabii ki bu anlamda laç kalışıyor.
43:40Normal bir psikoloji mi sizce? Şu açıdan soruyorum.
43:43Şimdi yürüyüşün devamında Sayın Özel 3600 meselesini dile getirmiyorsun diye çıkışan vatandaşa Allah seni kahretsin diyerek sert bir yanıt veriyor.
43:54Yani şimdi Yusuf Bey hani bilmiyorum sizin de şimdi çok yıllara dayanmış bir aslında hem gazetecilik hem mesleğiniz çok tecrübeniz
44:03var.
44:03Gerçekten böyle bir psikolojiyle daha önce karşılaşmış mıydınız bir vatandaşa Allah seni kahretsin diyeceği kadar?
44:08Yani şimdi böyle bir konuyla normal insanlar karşı karşıya kalabilir ama eğer ki siz hamama girmişseniz terleyeceksiniz.
44:18Eğer siz siyasetin içerisinde Cumhurbaşkanı adaylığı gibi çok önemli bir konumdasınız deklare edilmemiş olsa bile.
44:25Yeni Parti gibi Türkiye'nin ikinci büyük partisinin genel başkanısınız.
44:30Vatandaşlarının haklı olarak sizlere 3600 ne oldu 4800 ne oldu emekli maaşları ne olacak falan gibi sualleri karşısında size haksızlık
44:40bile yapsalar dile getirmiyorsun diyor ya.
44:42O da ona Allah seni kahretsin niye söylüyor? Allah seni kahretsin her gün dile getiriyorum demek istiyor aslında.
44:48Bu bir sinirlere hakim olamama durumu Özgür Özel tarafından ilk defa yapılmış bir şey değil.
44:56Ama iyice sinirlere bozulmuş gibi.
44:57Zaman zaman bu işin küfür boyutuna vardığı konuları da burada yorumladık.
45:01Biraz daha Özgür Özel'e bu konularla alakalı sinirlerini kontrol altında tutacak bir tarzı siyaseti benimsemesi gerektiğini salık veriyorum.
45:13Çünkü sonra basit dedim aslında it demedim demek durumunda kalabilirsiniz birilerinin kaldığı gibi.
45:21Ya da başkan bu hafta sonu kayak takımlarıyla yine bir yere gitmişsiniz dendiğinde sinirlerinize sahip olamazsanız İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski
45:30başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan bahsediyorum.
45:33O kayak takımları diye başlayan galiz hakaret ve küfürlere baş başa kalabilirsiniz.
45:41Dikkat etmek lazım.
45:42Mansur Yavaş'ın da bir tane şey de vardı.
45:45Meclis içinde mikrofonu kapalı zannettiğinde ağzından çıkanlar vardı.
45:49Siyasette bu var biraz daha dikkatli olmak lazım.
45:54Fayda var.
45:54Tabii tabii.
45:55Biraz sinirleri bozulmuş sanırım Özgür Bey'in.
45:57Evet yoruluyor çünkü bugünlerde.
45:59İşte yürüyor çok yürüyorlar.
46:01Yoruluyor çünkü durumu izah edilmesi mümkün olmayan şeyler yapılıyor.
46:06Yeni parti ismini değiştirmek zorunda kalabilir.
46:09Yenilik partisi olarak.
46:10Yani bak ben Saf Tek Dergi'nin genel yayın yönetmeniyim.
46:13Evet.
46:13Biz Saf Tek Dergi'yi telif haklarıyla beraber oluşturmaya karar verdiğimizde oldukça külfetli bir şey dergi çıkartmak.
46:24Altı tane çalışanımızla birlikte.
46:26Bir baktık ki bir sürü Saf Tek var.
46:28İşte İstanbul Teknik Üniversitesi Savunma ve Teknoloji ile ilgili Saf Tek bölümü var.
46:32Bilmem nerenin Saf Tek'i var.
46:34Araştırdık ne yaparsak bu konuyla alakalı ileride bir itirazla karşı karşıya kalmayız.
46:42O yüzden dergimizi Saf Tek olarak almadık.
46:44Saf Tek Dergi olarak aldık.
46:46Şimdi siz koskoca parti kuruyorsunuz.
46:49Cumhurbaşkanı çıkartacak iddialı bir parti olduğunu söylüyorsunuz.
46:52Oy oranınızın da sizlere göre hatta bazı klavye şörlerinize göre %70 oy oranınızın olduğunu falan söyleyecek derecede uçuyorsunuz falan.
47:04Ama partinizin adını bir günde seçiyorsunuz.
47:07Sonra bir bakıyorsunuz ki buna benzer isimlerden dolayı partinize yönelik olarak şimdi partinizin ismini değiştirim baskısı geliyor.
47:16İşte Öztürk Yılmaz'ın partisinin adı da Yenilik Partisi'ymiş.
47:19Bu da yeni parti olduğu için yapılan müracaat.
47:22Eğer kamuoyuna aktarılanlar doğruysa Öztürk Yılmaz'a milletvekili adaylığınız garantisi verip bu işi çözebilecekken Öztürk Yılmaz'ın Özgür Özel'den Cumhurbaşkanlığı
47:33talebi olmuş.
47:35İddialar doğruyu satın.
47:36Şimdi ama şu iddia değil şu gerçek yani yargı partinin ismi telifli diyor.
47:43Evet.
47:44Şimdi siz koskoca parti kuruyorsunuz bakmaz mısınız ya bu isim telifli mi?
47:49Elalem dergisinin adını koyarken bile kılık kırk yararak.
47:52Hadi Özgür Bey düşünememiş olabilir yanında hiç mi bunu danışmanı yok.
47:55Zaten Özgür Bey düşünmeyecek yani partinin kurmayları diye bir şey var bunlar düşünecek.
48:00Yani o partinin genel başkanı siz olsanız ben olsam bu konuyla ilgili bu işleri sürüncemede bırakanları yersiniz.
48:08Kim yapacak bunu?
48:09Ali Mahir Başarır yapacak.
48:11Kim yapacak?
48:11Veli Ağbaba yapacak.
48:12E bir bakıyorsunuz kardeşim her taşın altından bunlar çıkıyor.
48:17Bunların o işlere ayıracak zamanı yok.
48:19Bunların başka işleri var.
48:21Ondan kaynaklanıyor.
48:22Başka işleri var.
48:23Haklı yani aslında Özgür Özel.
48:25Çünkü en nihayetinde toplumun önünde hesabı o veriyor.
48:28Aslında sitemi kendi arkadaşlar.
48:29Bunun da hesabını o veriyor.
48:31Özgür Özel, Ekrem İmanoğlu ile ilgili ortaya konulan dosyaları gördükten sonra vicdanıyla baş başa kaldığında şunu demediğini mi zannediyorsunuz?
48:41Ulan olmadı ya.
48:43Olmadı bu iş.
48:44Kötü oldu.
48:46Demediğini mi düşünüyorsunuz yani?
48:48Yani bu arabanın içini uşaklıların parasıyla işte bilmem kaç milyon lira verip de bu hale getirmemeliydik.
48:55Olmadı bu iş.
48:56Demiyor mudur yani?
48:57Muhakkak.
48:58Diyordur tabii ki peşlemaliyle otel odasında kapısını açan belediye başkanı, Türkiye'nin Epstein'i diye kendisine lakap takılan bir belediye
49:07başkanı bunları gördüğünde Özgür Özel'in sinirlerinin adeta laçkalaşmadığını mı düşünüyorsunuz?
49:15Aslında şu an.
49:15Aslında kendi içinde haklı Özgür Özel.
49:17İşte o gördüğümüz.
49:18Ama o ortamın içinden çıktı geldi Özgür Özel.
49:21Tabii ne yaptı?
49:21O ortamın içinden çıktı geldi.
49:23Doğru bu kadar sıkıntı mı bu kadar psikolojik durumların arasında onun da sinir sistemini bozulması normal.
49:29Yani nasıl atacaksın Veli Ağababayı?
49:30Veli Ağababa Özgür Özel'in Balıkesir tabiriyle bir numaralı sadıcı.
49:35Peki.
49:37Şimdi devam edelim Hatay'da Yusuf Bey çobanlık yapan bir vatandaş çobanın aylığı 80.000 TL ama diyor ve ekiliyor.
49:48Verelim lütfen.
49:505-10 litre su içiyoruz.
49:51Çoban bulmak biraz sıkıntı.
49:53Niye sıkıntı abi?
49:54Sıkıntı.
49:55Yani hava çok sıcak, iş zor.
49:57Hele bu iş çok zor.
49:58Valla çobanın aylığı 70-80 lira var.
50:00Ama yine de eleman yok.
50:01Eleman yok.
50:02Yani abi 80.000 lira eleman bulunuyor çoban yok mu diyorsun fiyatada?
50:05Yok 80.000 lira çoban bulamazsın.
50:07Şimdi şöyle hep aslında bahsediliyor bir kesim tarafından.
50:12Sanki çobanlık çok kolay bir meslekmiş gibi Yusuf Bey.
50:16Gerçekten çalışma şartları çok zor olduğunu duyduğumuz bir meslek aslında çobanlık.
50:23Nasıl yorumlarsınız?
50:24Şimdi Türkiye'de kaç çoban yabancı?
50:29Tahminlere göre 40.000.
50:32Devlet ne diyor?
50:33200 tane küçük başın, 100 tane de büyük başın varsa yurt dışından kayıtlı olmak üzere çoban getirtebilirsin.
50:41Çünkü o kadar aşağıladık ki çobanlık mesleğini biz.
50:45Ne oluyor lan okumuyormuşsun.
50:46Büyüyünce çoban olursun artık falan.
50:50Çobanlığın 90.000 lirayla 150.000 lira arasında değişen bir skalası var.
50:55O yüzden diyor 80.000 lira bulamazsın diye.
50:58Ankara'nın Halaçlı'yla Feyziye köyleri arasında bir gün motosiklet sürüyorum.
51:06Sordum oradaki çobana nerelisin?
51:08Dedi ki Özbekistan'dan geldim.
51:10Kaçak mısın dedim.
51:11Valla değilim dedi.
51:13Bizde de resmi işlemler yapıldı.
51:15Tescilli olarak buraya geldik.
51:18Peki nasıl iş dedim?
51:20Memnun olduğunu söyledi ondan sonra.
51:22Hatta ailesini de getirip orada o işleri yapacağını söyledi.
51:27Çoban bulacak derde düştü insanlar.
51:32Dolayısıyla da yabancı çobanlar bu işi yapıyor.
51:35Ama yabancı çobanlar kadar bir de iki yüzlü riyakarlar var.
51:40Bir gün bir arkadaşımın abisi bana dedi ki ne oldu Suriyelileri doldurdunuz memlekete falan.
51:51Şimdi biz de ekranlarda konuları yorumluyoruz ya.
51:53Sanki ben siyasetin karar mekanizmasında yer alıyorum ve bu konu benden soruluyor falan.
51:58İşte bak Suriyeli büyük bir kısmı döndü.
52:02Az bir kısım kaldı Türkiye'nin içerisinde sorun çözülünce.
52:05Sordum ona ismini vermeyeyim dinliyordur bizi.
52:09Allah aşkına dedim söyle damda kaç tane yabancı yuruklu çoban var?
52:14Vallahi dört tane var dedi.
52:16Ya kardeşim dört tane yabancı yuruklu çobanı almışsın ama Suriyeli sığınmacılar üzerinden burada gündem oluşturuyorsun.
52:22Şimdi biz şuraya geldik.
52:24Ayranım dökülmesin yoğurdum ekşimesin.
52:27Ben çobanlık yapmam.
52:29Tamam yapma.
52:31O zaman kıymanın kilosunu bin liraya yersin.
52:34Niye yiyorum?
52:35Kim yapacak?
52:35Sen ağa ben ağa.
52:37Bu iğneyi kim sağa?
52:38Nasıl olacak o iş?
52:39Herkes plazada yaşayacak.
52:43Herkes kamu kurumlarında işe girecek.
52:46Klima yazın buz gibi yapacak.
52:49Kaloritar kışın sıcacık yapacak.
52:51Çay kahvesi önüne gelecek.
52:53Yüz otuz yüz kırk bin lira maaş alacak.
52:55Akşama kadar telefonunda sosyal medyada kaydır kaydır yapacak.
52:58Ne ala iş ya.
53:00Türkiye bu noktaya geldi.
53:02Ne ala iş yani.
53:04O zaman çobanlık yapan, tarlasında sıcağın altında, soğuğun altında çalışan, ayazda kalkan insanlar ne kazanacak?
53:16Bir sene öncesinde don vurdu kiraz yiyemedik bin liraya.
53:20Bu sene seksen lirayla yüz lira arasında kiraz vardı.
53:23Üretici perişan oldu.
53:24Çünkü kirazın toplama maliyeti kilogram başına 50-60 lira.
53:29Tarlada aldılar adamdan toplama maliyetine.
53:32Dolayısıyla şu konuyu netleştireceğiz.
53:35Ben plaza çocuğu olayım.
53:38Sırtımı, Anadolu'da çok kullanılan tabir olduğu için, sırtımı devlete yaslayayım.
53:44Her ay 120 gelsin.
53:46Tamam mı?
53:47Etin kilosu da 400 lira olsun.
53:49Nerede var böyle bir dünya?
53:53Yoğurdun kilosu bilmem ne oldu.
53:55Peynirin kilosu 500 lira oldu.
53:57Git yap, peynircilik yap.
53:59Sığ iteşsatçı öğretmenden daha mı fazla alır?
54:02Arkadaş seni sığ iteşsatçı olmanın önünde devlet bir engel mi koydu?
54:06Yasa mı çıkarttı sen sığ iteşsatçı olamazsın diye?
54:09Aa ben ama o atık sularla falan uğraşamam.
54:12Ha işte o yüzden diyorum ayranım dökülmesin, yoğurdum ekşimesin.
54:15Böyle bir dünya yok Melisa.
54:18Dolayısıyla bu çoban konusunu iyi ki açtın.
54:20Türkiye'nin kanayan yarasıdır.
54:23Herkes kamuda istihdam edilmek isteniyor.
54:25Bugün kamuya geçici işçi statüsünde girenleri 3 yıl sonra seçimler yaklaşırken kendilerine kadro verilen işçiye dönüştüğünü görüyorsunuz.
54:375 yıl sonra sendikalar eliyle maaşlarını beğenmeyen bir topluma dönüştüğünü görüyorsunuz.
54:44Bu bütçe, bu yaşam şeklini bu şekilde ila nihaiye kaldırmaz.
54:50İzmir'de mesela Büyükşehir Belediyesi'nin ezinde yapılan protestolarda bizzat belediye başkanının o zaman açıklamış olduğu rakamlar çerçevesinde
54:59temizlik işlerinde çalışanların 120 bin lirayı beğenmediğiyle ilgili bir takım açıklamalar yapmıştı.
55:05Şimdi bu ülkede bir öğretmen bu rakamın altına çalışırken siz temizlik işçisine devlet kesesinden o parayı verirseniz
55:13bu iş yürümez.
55:14E biz işte sözleşmeli işçiye karşıyız.
55:18Ne yapacağız abi?
55:20O zaman 87 milyon.
55:21Bunun çalışanı ne kadar?
55:2210 milyon.
55:2310 milyonumuzda kamu görevlisi yapsınlar.
55:26Tamam mı?
55:27Domatesi de kamu görevlisinden alalım.
55:29Bakkalı da kamu görevlisi işletsin.
55:31Bu maliye bunu kaldırmaz.
55:34Dolayısıyla yani bu konunun mutlaka gündeme getirilmesi lazım.
55:39Bak 1 milyon öğretmenimiz var değil mi?
55:40İlk defa Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde son 25-30 sene içerisinde ilkokula başlayan
55:48birinci sınıf öğrenci sayısı 1 milyonun altına düştü.
55:52Alarm veriyor.
55:53Nüfus çoğalmıyor.
55:55Neden?
55:55150'yi aldı.
55:57Devlete sokmuş sırtını.
55:59Güzel bir de bir 1 artı 1 tutmuş.
56:01Ne lüzum var?
56:02Niye evlenecek?
56:02Niye çocuk yapacak?
56:03İş buraya kadar geldi.
56:05Dolayısıyla bizim mutlak surette bir reforma da ihtiyaç duyduğumuz günlere gelebilir.
56:121 milyon öğretmenimiz var.
56:14Nüfus artmıyor.
56:14Öğretmen okulları öğretmen yetiştirmeye devam ediyor.
56:18Peki o öğretmen okulunda okuyan bütün herkes öğretmen olacak.
56:23Öğrenci sayısı düşüyor.
56:25Nasıl olacak bu iş?
56:26Bence bizim şunu konuşmamız lazım.
56:271 milyon öğretmenin branşlar arasında değişiklik yapılarak var olan ihtiyacı nasıl karşılayabiliriz diye konuşmamız lazım.
56:36İstihdamı değil.
56:37Peki konuşalım.
56:39Tamam.
56:39Ama kısa bir araya gidiyoruz efendim.
56:41Aranın ardından devam edeceğiz.
56:43Efendim çok kısa bir ara vermiştik 7. gün programına.
56:46Yusuf Alabardağ ile birlikte devam ediyoruz.
56:48Şimdi Yusuf Bey çok sosyal medyada tartışılan bir konu var.
56:52Evlilikte güven çok önemli.
56:54Ama herkesin özel alanı olmalı mı konusu çok fazla tartışılıyor.
56:59Yani özellikle işte evli çiftlerin birbirine telefon şifresi vermesi gerekir mi gerekmez mi bunlar sosyal medyada tartışılıyor.
57:06Siz nasıl yorumlarsınız?
57:06Bunun filmi bile yapılıyor.
57:08İsmı hakkında değil ama böyle bir film de vardı.
57:10Şimdi tabii ki özel alan ile cep telefonlarıyla birlikte çok daha tartışılır bir konu gündeme geldi.
57:17Tabii sadece erkek ve kadının şifreleri vererek cep telefonlarını kullanıyor olmalarını evlilikteki ilişkilerin sadakat boyutuyla tartışılması anlamına daha çok kanalize
57:32ediliyor.
57:33Ama bence öyle değil.
57:34Yani ister erkek ister kadın açısından baktığımızda iş yerinde yapılan konuşmalar, belki erkeğin annesiyle yapmış olduğu özel görüşmeler, ablalarıyla işiyle
57:48alakalı yapmış olduğu bazı yazışmalar, çocuklarıyla ilgili hususlar, finansal durumuyla ilgili evine haber vermediği, sıkıntıya girdiği bir dönemi atlatmak için
57:59ortaya koyduğu şeyler.
58:00Bunun gibi birçok şey artık cep telefonumuzda görünür halde.
58:05Yani banka şifrelerimiz de orada, işte bilmem neler de orada.
58:08Olay sadece evlilikte çiftler arası sadakatla alakalı olmaktan çoktan çıktı.
58:15Bunun dışında mesela erkek olmanın getirdiği ya da kadın olmanın getirdiği cevaplar da olabiliyor cep telefonunda.
58:23İşte kendi gruplarınız vardır, orada mesela siz çok daha arkadaşlarınıza kaba şakalar yapabiliyorsunuz ve eşiniz bunu gördüğünde bundan rahatsız olabilir
58:33ya da eş bir güne girdiyse arkadaşlarıyla erkek bundan rahatsız olabilir gibi konular var.
58:38Dolayısıyla ben özel hayatın mutlak surette olması gerektiğini düşünenlerdenim ama bunun da öncesi hiçbir şifre olmasın, telefon açık kalsın, kimse
58:47kimsenin bu özel alanına girip bunu karıştırarak bir güvensizlik ortamı oluşturmaması lazım.
58:53Zaten o noktaya gelindiyseniz her şey bitmiştir, o saatten sonra kimse kimseye yıpratmasın diyelim.
58:58Ama dediğim gibi yani sadece o değil yani erkek annesiyle eşi hakkında dedikodu da yapmış olabilir.
59:06Yapmaz.
59:07Yani.
59:07Peki çok teşekkür ediyoruz Yusuf Beklimetli yorumlarınız için.
59:10Efendim siz değerli izleyicilerimize de çok teşekkür ediyoruz.
59:13Yedinci gün programının bu haftalık sonuna geldik ama bizlere lütfen hem Yusuf Alabarda'nın sosyal medya hesapları üzerinden hem benim
59:20sosyal medya hesaplarım üzerinden yorumlarınızı yazın.
59:23Ekrana taşımamızı istediğiniz konuları lütfen bizimle paylaşın.
59:26Bizler hazırlanalım, çalışalım.
59:27Sizlerle ekranda buluşturalım.
59:29Şimdilik güzel bir gün geçinmenizi ümit ederek programı kapatıyorum efendim.
59:32Hoşçakalın.