Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 19 dakika önce
1993 yılında ASELSAN bünyesindeki otuz mühendis tarafından geliştirilen Aselsan 1919, Türkiye'yi dünyada cep telefonu üreten dokuzuncu ülke konumuna getirmişti. İngiltere'deki bir fuarda birinci seçilen ve ilk titreşim özelliğine sahip olan bu yerli cihaz, kısa sürede on farklı ülkeye ihraç edilerek büyük bir teknik başarı yakaladı. Ancak 1997 yılında yabancı bir mühendisin işe alınması, patent eksiklikleri, hükümetin ilgisizliği ve dağıtıcı firmaların yabancı markaları kayırması gibi olumsuzluklar yaşandı. Güvenli yapısı sayesinde Türk istihbaratı tarafından da uzun süre kullanılan bu milli telefon, yaşanan sahipsizlik ve ticari çıkarlar yüzünden ne yazık ki üretimden çekilmek zorunda kaldı.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün, 90'lı yılların teknoloji tarihinin tozlu sayfaları arasında kalmış, şaşırtıcı ve bir o kadar da büyüleyici bir hikayeye dalıyoruz.
00:09Karşınızda bir dönemin en umut vadeden projelerinden biri, Aselsan 1919'un yükselişi ve çöküşü.
00:16Özellikle cihazın o dönem için gerçekten çığır açan teknolojik başarısına odaklanacağız ve ardından kaynak metnimize göre neler yaşandığını adım adım
00:23ele alacağız.
00:24Hazırsanız hemen başlayalım.
00:26Şimdi size çok ilginç bir soru sorayım.
00:281993 yılında Türkiye'nin dünyada cep telefonu üretebilen sadece 9 ülkeden biri olduğunu biliyor muydunuz?
00:35Evet, yanlış duymadınız. O dönem sadece 9 ülke.
00:38Bugünün devasa akıllı telefon pazarını, o milyarlarca dolarlık endüstriyi düşündüğünüzde bu gerçekten de çarpıcı bir tarih gerçek.
00:45Yani Türkiye, o yıllarda teknoloji yarışına aslında ne kadar iddialı bir başlangıç yapma potansiyeline sahipti, gelin buna biraz daha yakından
00:52bakalım.
00:53Tabi, her şeyden önce mobil devrimin başlarına ve yerli bir çözüm arayışına gitmemiz gerekiyor.
00:58Düşünün, 90'ların başındayız. Pazar tamamen yabancı devlerin, küresel markaların hakimiyetinde.
01:03İşte tam bu noktada, o teknoloji furyasında yerli bir alternatif yaratmak kesinlikle çok büyük ve cesur bir hedefti.
01:10Ve bu hedef, Aselsan 1919'un doğuşunu, 30 mühendisin o büyük vizyonunu beraberinde getirdi.
01:16Neden bizim de tamamen yerli bir cep telefonumuz olmasın sorusu, 1993 yılında Aselsan çatısı altında işte bu inanılmaz vizyonla gerçeğe
01:24dönüştü.
01:25Hatta kaynak metnimiz bize çok hoş bir detay veriyor.
01:27Bu cihazla ilk görüşmelerden birini dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel bizzat yapmış.
01:32Hikayenin başlangıç noktası aslında oldukça mütevazıydı.
01:36Aselsan 1919 ilk etapta piyasaya sadece 500 adet sürüldü.
01:40Şimdi 500 adet nedir ki diyebilirsiniz.
01:42İlk bakışta küçük bir adım gibi görünüyor değil mi?
01:44Ama aslında bu 500 cihaz çok daha büyük bir hareketin kıvılcımını ateşleyen ilk büyük çaplı gerçek dünya testiydi.
01:51Ve işler o noktadan sonra kelimenin tam anlamıyla ivme kazandı.
01:54Sadece 3 ay gibi çok çok kısa bir süre içerisinde bu telefon, başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere tam 10
02:00farklı ülkeye ihraç edilmeye başlandı.
02:02Düşünebiliyor musunuz?
02:03Yani üretim sadece iç pazarla sınırlı kalmadı, sınırları hızla aştı.
02:07Burada asıl dudak uçuklatan şey ise ihracatın hacmiydi.
02:10Bu 3 aylık kısacık süre zarfında o 10 ülkeye toplamda 5000'den fazla cihaz satılmıştı.
02:15Başlangıçtaki o mütevazı 500 rakamını bir hatırlayın.
02:18Bu yeni rakam erken başarının ölçeğini ve cihaza olan talebin büyüklüğünü çok net bir şekilde gözler önüne seriyor.
02:24Ortada kesinlikle başarılı bir ürün vardı.
02:26Peki gelelim asıl can alıcı noktaya.
02:28Teknolojik zaferlere.
02:29Bu cihazı o dönem için böylesine özel ve talep edilebilir kılan zamanının çok ötesindeki mühendislik harikası yönleri nelerdi?
02:37Gelin hep birlikte asıl odaklanmamız gereken bu teknolojik detaylara bir göz atalım.
02:42Kaynak metnimiz cihazın teknoloji kalibresi hakkında gerçekten çok çarpıcı veriler sunuyor.
02:46Birincisi İngiltere'deki oldukça prestijli bir teknoloji fuarında birinci seçildi.
02:50İkincisi ve açıkçası en çok şaşırtan nokta kaynağımıza göre Aselsan 1919 dünyanın ilk titreşim özellikle cep telefonuydu.
02:58Evet doğru duydunuz.
02:59O dönem için tam anlamıyla bir donanım devrimi.
03:01Üçüncüsü ise yüksek güvenlikli dinlenemez yapısıydı.
03:03Ki bu güçlü teknik altyapısı sayesinde cihazın Türk istihbaratı tarafından uzun yıllar kullanıldığı belirtiliyor.
03:09Tüm bu teknolojik zaferlerden müthiş bir cesaret alan mühendis ekibi hız kesmeden 1920 ve 1923 modellerini geliştirmek için yeni ufuklara
03:16yaken açtılar.
03:17Cihazın sahada kanıtlanmış sinyal gücünü anlamak için kaynağımızın Silifke-Konya yolunda yaşanan bir otobüs arızasını anlattığı harika bir anekdoda bakmamız
03:25gerekiyor.
03:25Yazarımız bu telefonun sınırlarını nasıl zorladığını göstermek için kendi başından geçen bu gerçek olayı paylaşıyor.
03:31Şöyle hayal edin ıssız bir yerde dağ başında otobüs bozuluyor.
03:36Doğal olarak herkes acil durumu bildirmek için büyük bir panikle telefonlarına sarılıyor.
03:40Ancak yolcuların elindeki o dönemin devasa küresel markalarının Ericsson, Motorola ve Nokia'nın sinyalı kesilmiş durumda.
03:47Hiçbiri o bölgede çekmiyor.
03:48Yazarın elindeki Aselsan 1919 ise kusursuz bir sinyal gücüyle tıkır tıkır çalışıyor.
03:54Yazar sevdikleriyle gayet rahatça görüşebildiğini, hatta diğer yolcuların merakla başına toplanıp şaşkınlıkla telefonun markasını sorduğunu aktarıyor.
04:02Bu olay o dönemki yerli mühendisliğin küresel devleri zorlu saha şartlarında nasıl gölgede bıraktığını harika bir şekilde kanıtlıyor.
04:09Ne yazık ki her güzel hikayenin engelsiz devam etmediğini biliyoruz.
04:13Böylesine parlak başlayan ve teknolojik sınırları zorlayan bu macera kaynak metnimize göre aşılması çok zor engellere takılmak üzereydi.
04:21Köküz süreci maalesef epey hızlı gerçekleşti.
04:241993'teki o muazzam başlangıcın ardından, yazarın ifadelerine göre 1997 yılında rakip bir firmadan yabancı bir mühendisin getirilmesiyle işler karışmaya başladı.
04:33Henüz bazı patentler tam anlamıyla alınmadığı için uluslararası mahkemelerde açılan davalar kaybedildi.
04:39Yazar ayrıca o dönemki hükümetin bu hassas süreçte projeye yeterli desteği vermediğini de iddia ediyor.
04:44Fakat metne göre asıl büyük ve ölümcül darbe bambaşka bir yerden, dağıtım aşamasından gelecekti.
04:50Buradaki asıl kırılma noktasını iyi anlamak için o dönemin pazar yapısına bakmamız şart.
04:55Kaynağımızda sıkça adı geçen KVK, o yıllarda Çukurova Holding'in bir yan kurduşu olarak faaliyet gösteriyordu.
05:00Yazarın aktardığına göre bu firma o dönem Türkiye cep telefonu pazarının dağıtımını tek başına elinde tutan bir tekel konumundaydı.
05:07Bu detay çok kritik.
05:08Çünkü cihazın neden bir anda son kullanıcıya ulaşamaz hale geldiğinin kilidini açıyor.
05:12Peki bu tekel pazarında işler tam olarak nasıl yürüdü?
05:15Yazarın anlattıklarına göre adım adım gidelim.
05:17Birinci adım.
05:18Pırıl pırıl, yerli üretim ASELSAN 1919'lar dağıtılmak üzere bu şirkete teslim ediliyor.
05:23İkinci adım, metinde oldukça çarpıcı bir dille belirtildiği üzere cihazlar piyasaya sürülmeyerek depolarda bir nevi kilitlik alıyor.
05:30Üçüncü adım, şirket kendi bayilerini ASELSAN yerine rakip yabancı markayı, ağırlıklı olarak Nokia'yı dağıtmayı tercih ediyor.
05:37Ve dördüncü adım.
05:38Sonuç olarak Türk tüketicisi ürünü raflarda bulamıyor ve ASELSAN yavaş yavaş pazarın tamamen dışına itiliyor.
05:44Yazar bu amansız dağıtım krizinin yerli telefonun nefesini tamamen kestiğini savunuyor.
05:49Ve böylece geldik ASELSAN 1919'un mirasına.
05:52Yani kaçırılan o devasa küresel fırsata.
05:55Dünyanın ilk titreşimli telefonu, üst düzey güvenlikli, daha da bayırda çeken o yüksek sinyal gücüne sahip teknolojik öncü,
06:02yazarın belirttiğine göre tamamen sahipsizlik ve ticari engeller yüzünden yolun sonuna gelmişti.
06:07Şöyle bir geriye yaslanıp düşünelim.
06:09Eğer bu engellemeler olmasaydı ve ASELSAN o pazardan çekilmek zorunda kalmasaydı,
06:14bugün dünyaca ünlü bir Samsung veya Apple gibi küresel bir teknoloji devi olabilir miydi?
06:18Tüm bu yaşananlar bize teknoloji tarihinde sadece neyin icat edildiğinin değil,
06:22o icadın nasıl desteklendiğinin, korunduğunun ve pazarlandığının da ne denli hayati olduğunu gösteriyor.
06:28Sizce bugün elimizde dünyaca ünlü tamamen yerli bir akıllı telefon markası olabilir miydi?
06:32Yazarın o, İçburkan, yine ülkemiz yerli ve üstün bir teknolojiden mahrum kalıyor diyerek bıraktığı bu çarpıcı soruyu zihninizde biraz tartmanızı
06:40tavsiye ederim.
06:41Bugünlük incelememizin sonuna geldik, umarım ufuk açıcı olmuştur.
06:44Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.

Önerilen