00:00Merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün, 90'lı yılların teknoloji tarihinin tozlu sayfaları arasında kalmış, şaşırtıcı ve bir o kadar da büyüleyici bir hikayeye dalıyoruz.
00:09Karşınızda bir dönemin en umut vadeden projelerinden biri, Aselsan 1919'un yükselişi ve çöküşü.
00:16Özellikle cihazın o dönem için gerçekten çığır açan teknolojik başarısına odaklanacağız ve ardından kaynak metnimize göre neler yaşandığını adım adım
00:23ele alacağız.
00:24Hazırsanız hemen başlayalım.
00:26Şimdi size çok ilginç bir soru sorayım.
00:281993 yılında Türkiye'nin dünyada cep telefonu üretebilen sadece 9 ülkeden biri olduğunu biliyor muydunuz?
00:35Evet, yanlış duymadınız. O dönem sadece 9 ülke.
00:38Bugünün devasa akıllı telefon pazarını, o milyarlarca dolarlık endüstriyi düşündüğünüzde bu gerçekten de çarpıcı bir tarih gerçek.
00:45Yani Türkiye, o yıllarda teknoloji yarışına aslında ne kadar iddialı bir başlangıç yapma potansiyeline sahipti, gelin buna biraz daha yakından
00:52bakalım.
00:53Tabi, her şeyden önce mobil devrimin başlarına ve yerli bir çözüm arayışına gitmemiz gerekiyor.
00:58Düşünün, 90'ların başındayız. Pazar tamamen yabancı devlerin, küresel markaların hakimiyetinde.
01:03İşte tam bu noktada, o teknoloji furyasında yerli bir alternatif yaratmak kesinlikle çok büyük ve cesur bir hedefti.
01:10Ve bu hedef, Aselsan 1919'un doğuşunu, 30 mühendisin o büyük vizyonunu beraberinde getirdi.
01:16Neden bizim de tamamen yerli bir cep telefonumuz olmasın sorusu, 1993 yılında Aselsan çatısı altında işte bu inanılmaz vizyonla gerçeğe
01:24dönüştü.
01:25Hatta kaynak metnimiz bize çok hoş bir detay veriyor.
01:27Bu cihazla ilk görüşmelerden birini dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel bizzat yapmış.
01:32Hikayenin başlangıç noktası aslında oldukça mütevazıydı.
01:36Aselsan 1919 ilk etapta piyasaya sadece 500 adet sürüldü.
01:40Şimdi 500 adet nedir ki diyebilirsiniz.
01:42İlk bakışta küçük bir adım gibi görünüyor değil mi?
01:44Ama aslında bu 500 cihaz çok daha büyük bir hareketin kıvılcımını ateşleyen ilk büyük çaplı gerçek dünya testiydi.
01:51Ve işler o noktadan sonra kelimenin tam anlamıyla ivme kazandı.
01:54Sadece 3 ay gibi çok çok kısa bir süre içerisinde bu telefon, başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere tam 10
02:00farklı ülkeye ihraç edilmeye başlandı.
02:02Düşünebiliyor musunuz?
02:03Yani üretim sadece iç pazarla sınırlı kalmadı, sınırları hızla aştı.
02:07Burada asıl dudak uçuklatan şey ise ihracatın hacmiydi.
02:10Bu 3 aylık kısacık süre zarfında o 10 ülkeye toplamda 5000'den fazla cihaz satılmıştı.
02:15Başlangıçtaki o mütevazı 500 rakamını bir hatırlayın.
02:18Bu yeni rakam erken başarının ölçeğini ve cihaza olan talebin büyüklüğünü çok net bir şekilde gözler önüne seriyor.
02:24Ortada kesinlikle başarılı bir ürün vardı.
02:26Peki gelelim asıl can alıcı noktaya.
02:28Teknolojik zaferlere.
02:29Bu cihazı o dönem için böylesine özel ve talep edilebilir kılan zamanının çok ötesindeki mühendislik harikası yönleri nelerdi?
02:37Gelin hep birlikte asıl odaklanmamız gereken bu teknolojik detaylara bir göz atalım.
02:42Kaynak metnimiz cihazın teknoloji kalibresi hakkında gerçekten çok çarpıcı veriler sunuyor.
02:46Birincisi İngiltere'deki oldukça prestijli bir teknoloji fuarında birinci seçildi.
02:50İkincisi ve açıkçası en çok şaşırtan nokta kaynağımıza göre Aselsan 1919 dünyanın ilk titreşim özellikle cep telefonuydu.
02:58Evet doğru duydunuz.
02:59O dönem için tam anlamıyla bir donanım devrimi.
03:01Üçüncüsü ise yüksek güvenlikli dinlenemez yapısıydı.
03:03Ki bu güçlü teknik altyapısı sayesinde cihazın Türk istihbaratı tarafından uzun yıllar kullanıldığı belirtiliyor.
03:09Tüm bu teknolojik zaferlerden müthiş bir cesaret alan mühendis ekibi hız kesmeden 1920 ve 1923 modellerini geliştirmek için yeni ufuklara
03:16yaken açtılar.
03:17Cihazın sahada kanıtlanmış sinyal gücünü anlamak için kaynağımızın Silifke-Konya yolunda yaşanan bir otobüs arızasını anlattığı harika bir anekdoda bakmamız
03:25gerekiyor.
03:25Yazarımız bu telefonun sınırlarını nasıl zorladığını göstermek için kendi başından geçen bu gerçek olayı paylaşıyor.
03:31Şöyle hayal edin ıssız bir yerde dağ başında otobüs bozuluyor.
03:36Doğal olarak herkes acil durumu bildirmek için büyük bir panikle telefonlarına sarılıyor.
03:40Ancak yolcuların elindeki o dönemin devasa küresel markalarının Ericsson, Motorola ve Nokia'nın sinyalı kesilmiş durumda.
03:47Hiçbiri o bölgede çekmiyor.
03:48Yazarın elindeki Aselsan 1919 ise kusursuz bir sinyal gücüyle tıkır tıkır çalışıyor.
03:54Yazar sevdikleriyle gayet rahatça görüşebildiğini, hatta diğer yolcuların merakla başına toplanıp şaşkınlıkla telefonun markasını sorduğunu aktarıyor.
04:02Bu olay o dönemki yerli mühendisliğin küresel devleri zorlu saha şartlarında nasıl gölgede bıraktığını harika bir şekilde kanıtlıyor.
04:09Ne yazık ki her güzel hikayenin engelsiz devam etmediğini biliyoruz.
04:13Böylesine parlak başlayan ve teknolojik sınırları zorlayan bu macera kaynak metnimize göre aşılması çok zor engellere takılmak üzereydi.
04:21Köküz süreci maalesef epey hızlı gerçekleşti.
04:241993'teki o muazzam başlangıcın ardından, yazarın ifadelerine göre 1997 yılında rakip bir firmadan yabancı bir mühendisin getirilmesiyle işler karışmaya başladı.
04:33Henüz bazı patentler tam anlamıyla alınmadığı için uluslararası mahkemelerde açılan davalar kaybedildi.
04:39Yazar ayrıca o dönemki hükümetin bu hassas süreçte projeye yeterli desteği vermediğini de iddia ediyor.
04:44Fakat metne göre asıl büyük ve ölümcül darbe bambaşka bir yerden, dağıtım aşamasından gelecekti.
04:50Buradaki asıl kırılma noktasını iyi anlamak için o dönemin pazar yapısına bakmamız şart.
04:55Kaynağımızda sıkça adı geçen KVK, o yıllarda Çukurova Holding'in bir yan kurduşu olarak faaliyet gösteriyordu.
05:00Yazarın aktardığına göre bu firma o dönem Türkiye cep telefonu pazarının dağıtımını tek başına elinde tutan bir tekel konumundaydı.
05:07Bu detay çok kritik.
05:08Çünkü cihazın neden bir anda son kullanıcıya ulaşamaz hale geldiğinin kilidini açıyor.
05:12Peki bu tekel pazarında işler tam olarak nasıl yürüdü?
05:15Yazarın anlattıklarına göre adım adım gidelim.
05:17Birinci adım.
05:18Pırıl pırıl, yerli üretim ASELSAN 1919'lar dağıtılmak üzere bu şirkete teslim ediliyor.
05:23İkinci adım, metinde oldukça çarpıcı bir dille belirtildiği üzere cihazlar piyasaya sürülmeyerek depolarda bir nevi kilitlik alıyor.
05:30Üçüncü adım, şirket kendi bayilerini ASELSAN yerine rakip yabancı markayı, ağırlıklı olarak Nokia'yı dağıtmayı tercih ediyor.
05:37Ve dördüncü adım.
05:38Sonuç olarak Türk tüketicisi ürünü raflarda bulamıyor ve ASELSAN yavaş yavaş pazarın tamamen dışına itiliyor.
05:44Yazar bu amansız dağıtım krizinin yerli telefonun nefesini tamamen kestiğini savunuyor.
05:49Ve böylece geldik ASELSAN 1919'un mirasına.
05:52Yani kaçırılan o devasa küresel fırsata.
05:55Dünyanın ilk titreşimli telefonu, üst düzey güvenlikli, daha da bayırda çeken o yüksek sinyal gücüne sahip teknolojik öncü,
06:02yazarın belirttiğine göre tamamen sahipsizlik ve ticari engeller yüzünden yolun sonuna gelmişti.
06:07Şöyle bir geriye yaslanıp düşünelim.
06:09Eğer bu engellemeler olmasaydı ve ASELSAN o pazardan çekilmek zorunda kalmasaydı,
06:14bugün dünyaca ünlü bir Samsung veya Apple gibi küresel bir teknoloji devi olabilir miydi?
06:18Tüm bu yaşananlar bize teknoloji tarihinde sadece neyin icat edildiğinin değil,
06:22o icadın nasıl desteklendiğinin, korunduğunun ve pazarlandığının da ne denli hayati olduğunu gösteriyor.
06:28Sizce bugün elimizde dünyaca ünlü tamamen yerli bir akıllı telefon markası olabilir miydi?
06:32Yazarın o, İçburkan, yine ülkemiz yerli ve üstün bir teknolojiden mahrum kalıyor diyerek bıraktığı bu çarpıcı soruyu zihninizde biraz tartmanızı
06:40tavsiye ederim.
06:41Bugünlük incelememizin sonuna geldik, umarım ufuk açıcı olmuştur.
06:44Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.