Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
#beyoğlu #istiklalcaddesi

Söyleşi: Faruk Ekici

İstanbul'un tarihi eğlence ve kültür merkezi Beyoğlu'nun yaşadığı kentsel dönüşüm, İstiklal Caddesi'nin köklü mekânlarının hafızasında yaşamaya devam ediyor. Galata'nın liman geçmişinden Pera'nın elçilikler dönemine uzanan tarihsel süreç, Beyoğlu'nun çok katmanlı yapısını oluşturuyor. Günümüzde ise semtin yaşadığı sosyo-kültürel değişimler, kapanan asırlık işletmeler ve kültürel mekânların ayakta kalma mücadelesi sıkça gündeme geliyor.

Sanat tarihçisi Fırat Şenol; Beyoğlu'nun kozmopolit yapısıyla kentin eğlence merkezine dönüşüm aşamalarını, geçmişte Trianon Pastanesi ve Rivayet Pavyonu'na da ev sahipliği yapan Urban'ın mekânsal tarihini, entelektüel birikimin Kadıköy'e kaydığı yönündeki tartışmaları ve müdavimlik kültürünü T24'e anlattı.

T24'e abone olmak için tıklayın: https://t24.com.tr/abonelik
T24 YouTube kanalına abone olmak için tıklayın: https://bit.ly/3sQke2C
Diğer Videolar İçin Tıklayın: https://t24.com.tr/video
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın: https://www.youtube.com/channel/UCun2Dl8daN--PBivgQJZn_w/join

T24 ► http://www.t24.com.tr/
Instagram ► https://www.instagram.com/T24comtr
Facebook ►https://facebook.com/T24comtr
X ► https://www.twitter.com/T24comtr
TikTok ► https://www.tiktok.com/@t24comtr
Bluesky ► https://bsky.app/profile/t24.com.tr

Kategori

🏖
Seyahat
Döküm
00:02MÜZİK
00:04Hafıza dediğimiz şey sadece o ihtişamlı binaların taş cephelerinde birikmiyor.
00:09İstanbul, sırlarını kendi halinde duran, adeta gözden ırak kalmayı seçen masalara da emanet eden bir şehir.
00:17Kartal Sokağı sapıp, urbanın girişindeki o küçük mermer taşta usulca parlayan adını bulduğunuzda,
00:23aslında İstiklal Caddesi'nin o baş döndürücü kalabalığından çıkıp zamanın yavaşladığı bir çatlağa sızmış olursunuz.
00:30Burası, Beyoğlu'nun geçirdiği bütün kimlik krizlerinin tam ortasında duran sessiz bir tanık.
00:39Leyla Erbil'in kelimeler arasında kaybolduğu o aydınlık trianon çay evi günleriyle,
00:44Zeki Müren'in kıskanç aşığı tarafından vurulduğunun fısıldandığı o tekinsiz rivayet pavyonunun karanlığı,
00:50aynı zeminde, aynı duvarların arasında susuyor bugün.
00:56Şimdi bu masalardan birinde sanat tarihçisi Fırat Şenol ile karşılıklı oturuyoruz.
01:02Amacımız sadece nostaljik bir anma yapmak değil.
01:05Kentin sürekli kabuk değiştiren yüzünü, bizi sıradan bir sandalyeye bağlayan o müdavimlik duygusunu,
01:11Kadıköy'e sürgün edildiği söylenen o entelektüel birikimi ve neden yüzyıllara direnen mekanlarımız olmadığını konuşacağız.
01:30Hoş geldin Fırat.
01:31Hoş bulduk.
01:32Hemen ilk sorumla başlıyorum. İlk sorum genelde Beyoğlu sorusu olacak.
01:35Tarihsel olarak baktığımızda Beyoğlu nasıl oldu da kentin eğlence ve kültür merkezi oluverdi bir anda?
01:42Aslında burada çok daha geriye gidebiliriz.
01:45Klasik Osmanlı döneminde Baybuklu Zihnilerin ya da Evliya Çelebilerin anlatılarından biraz da geliyoruz aslında işe.
01:51Onların söylemleriyle Galata'nın, özellikle Galata-Cena'nın bir meyhane kenti olduğu söyleniyor.
01:57Bir de tabii burası büyük bir liman.
02:00Dünyanın dört büyük limanından birisi İstanbul.
02:04O dönem itibariyle özellikle işte Odessa, Marsilya, İzmir ve İstanbul bulunuyor.
02:10İstanbul'da da Galata rıhtımı özelliğini taşıyor.
02:13Zaten bugün bile sokak isimlerine baktığımız zaman aslında eğlencenin o tınsını hafif hissedebiliyoruz.
02:19Mesela Şarap İskelesi sokak vardır.
02:21Hala bile isim böyledir.
02:23Orada bir şarap deposu var.
02:25Ve tüm Anadolu'dan gelen şaraplar ya da Yunanistan'dan gelen şarapların depolandığı yer oluyor.
02:30Aslında liman olduğu için insanların da sıklıkla eğlence kültürünü yansıttığı yer oluyor.
02:35İlk başta Galata biraz daha işçi sınıfının yoğunluklu olduğu bir yerken ve eğlence mekanları da bu şekildeyken.
02:42Daha sonra Beyolu Cenahana yukarıya doğru tırmanıyorlar.
02:45Bu bölgenin de aslında gelişimi elçiliklerin, ilk elçiliklerin buraya gelmesiyle birlikte oluyor.
02:50Fransız elçiliğinin açılması.
02:51Peşi Sveç'te İtalyan elçiliği.
02:53Devamında İngiliz elçilikleri gibi birçok elçilikler Pera bölgesine açılıyor.
02:58Ve ağırlıklı bu Galata'daki ya da İstanbul'daki birçok işte işte faaliyet gösteren bir kesim var.
03:04Yani ağırlıklı onların iş yerleri.
03:07İş yerleri Galata'da ama evleri, haneleri ve sosyal yaşamlarının hepsi bugünkü İstiklal Zafesi'nin paralellerine doğru diziliyor.
03:17Tabii bir ihtiyaçtır insanın eğlenmesi şüphesiz ki.
03:20Bu ihtiyaç karşılamak için de kendi bulundukları bu alanda yani İstiklal Zafesi, Zaman'ın Gran Rulüperası ve Cadde-i Kebiri
03:29bu ikiliği fazlasıyla yakalıyor.
03:33Ve ağırlıklı Levanten dediğimiz bu aileler kendi eğlence biçimini yansıtacağı mekanları açmaya başlıyorlar.
03:42Mesela İstanbul'un ilk gazinosu 1921'de İstanbul'da Serçe Sokak'ta açılıyor.
03:48Karaköy'de Arkali gazinosudur.
03:49Şimdi İstanbul diğer boyutunda düşünmek gerekiyor özellikle Beyoğlu'nu.
03:53Çünkü kozmopolit bir bölgedeyiz.
03:55Bu şunu doğuracaktır.
03:56Kozmopolit bir eğlence anlayışını, kozmopolit masaları doğuracak.
04:00Farklı dinlerde, farklı dillerde insanların bir araya geldiği noktalara dönüşecek.
04:05Bu yüzden burada hem gazinosu var hem bistro dediğimiz hikayesi var.
04:09Ya da Ruslarla birlikte özellikle 1917 Ekim devrimiyle birlikte gelen ve kökeninde de aslında ağırlıklı Rum ustalarının yaptığı pastane kültürü
04:19söz konusu oluyor.
04:20Klasik Osmanlı'daki o kahvehane terk edilmiyor.
04:23Hala var ama Beyoğlu sıralarına bu pastaneler açılmaya başlanıyor.
04:27İşte Nissoas pastanesi, Baylian pastanesi, daha arka taraflara gidersek Pentograd pastanesi gibi ya da Lebon markiz gibi pastaneler peşi sıra
04:36geliyor.
04:36Bunun yanına da aynı zamanda işte aslında kökeni hemen hemen 1810'lu yıllara dayanan Rusların Fransa işgaliyle başlayan bir süreç
04:47vardır.
04:47Rusların orada söyledikleri hızlı çabuk anlamına gelen bistro sözü var.
04:52O bistroya dönüşüyor.
04:54Bistrolar açılmaya başlıyor.
04:56Klasik o anlayıştaki meyhane yerini biraz daha restorana bırakıyor.
05:00Turkuaz gibi, garden bar gibi mekanlar peş peşe patlıyor.
05:04İşte İstanbul'un bir geleneği olan Maksim Gazinosu çıkacak daha sonra.
05:09Ama bir de pastaneler de bu sıraya dizilmeye başladıktan sonra
05:14ister istemez bu bölgede ağırlıklı Levanten aileler olmuş olsa da
05:18ancak daha sonra bu anlayış Osmanlı'nın son yüzyıllarındaki entelektüel sınıfına
05:24özellikle bunlara tabii çok bakıyoruz.
05:27İşte Ahmet Rasim bunlardan biridir.
05:29Tek tek her yere girip çıkar ve yazar.
05:32Sermet Muhtaroluz, Said Nain Duhani.
05:35Kötü bakanlar da var Beyoğlu'na.
05:38Yani seyyahlarda kötü bir Paris, çakma bir Paris, yaftası var.
05:44Ancak onun dışında burada bulunan bazı Osmanlı yazarları,
05:50Yakup Kadri mesela pek sevmiyor.
05:53Ziya Paşa Zafername'yi Lebon masalarında yazıyor mesela.
05:58Ara arada kalkıp bağırdığı söylenir.
06:01Bu entelejen ister istemez toparlanıyor burada.
06:04Çünkü Batı tandaslı bir anlayışın yanı sıra aynı zamanda.
06:09Radikal fikirlerin de doğduğu bir yer burası.
06:13Bu yüzden yabancı dergileri okuyabiliyorsunuz bir yere gittiğiniz zaman.
06:17Tercih edilmesinin ana kökenlerinden bir o oluyor.
06:20Ve bu entelejanın devamını da aslında biraz Osmanlı son yüzyıllarındaki bu karakterler biraz canlandırıyor.
06:27Bu servitif yücüler de bunlara dahil.
06:30İlerleyişi bu şekilde oluyor açıkçası.
06:32Şimdi içinde bulunduğumuz mekan da aslında 1940'lı yıllardan bu yana hep bir kafe, bar, gazine olarakmış demiş.
06:41Bir de bu mekanın biraz bize hikayesini, dönüşümünü anlatır mısın?
06:45Şimdi Urban 95 yılında açılıyor burası ama ondan önce burada işte Leyla Erbil'in de senin de bahsettiğin gibi kitabında
06:56da geçiyor.
06:57Trianon çay evi, Trianon pastanesi olarak aktarıyor burayı.
07:01Onun yanı sıra burası bir Rum işletmeciliği olarak kuruluyor.
07:06Müslüman Rum diyeyim aslında ortaklık üzerinden kuruluyor Trianon pastanesi.
07:11Tomris Uyar'ın buraya geldiğini, Sait Faik'in geldiğini biliyoruz.
07:14Sait Faik bazen çok hızlı kalktı, aktarılır genellikle.
07:18Çünkü çok kısa bir süre burada vakit geçirecek.
07:22Ya Krepe'ne ya Çiçek Pasajı'na ya da diğer bölgelere gidip devam edecek başka bir şahide.
07:28Ama Trianon pastanesinin o zamanki halinde bir de tabii çalıştırdıkları karakterlerin çoğu da Beyaz Urus oluyor.
07:36Onların etkisi İstanbul'da çok yaygın.
07:381917-2'nin devrimiyle geldikten sonra yalnız gelen bu sınıfın şey olduğunu unutmamak gerekiyor.
07:43Yani aristokrat bir sınıf geliyor buraya.
07:46Parasız oldukları için de her yerde çalışacaklar.
07:48Rejans gibi, turkuaz gibi restoranlarda, garsonluklar, plajlarda, İstanbul plajlarında yine çalışmaya başlıyorlar.
07:56Otel lobilerinde çalışmaya başlayacaklar.
07:58O yüzden de o ilk döneminde Beyaz Rusların da yoğun çalıştığı, dantelli örtülerin olduğu bir pastane burası.
08:05Literatürde ve ince noktalar genelde böyle aktarılıyor.
08:09Trianon'dan sonra işte 6 ve 7 Eylül pogromu gerçekten sadece Trianon'u değil, tüm Beyoğlu'nu hatta İstanbul'un büyük
08:19bir kısmında bir erozyon yaratıyor yani şüphesiz ki.
08:23Bir kültürel erozyon yaratıyor.
08:25Mekanlarına saldırılar gerçekleşiyor.
08:27Onlardan birisi de burası oluyor.
08:29Ve kapatıyorlar.
08:31Bazı kaynaklarda işte Atina'ya gittiklerini söyleseler de işte senin araştırmalarınla, ailenin şu an devam eden fertleriyle aslında onların gitmediğini,
08:43hala İstanbul'da olduğunu ve sadece Trianon'u kapattıklarını biliyoruz.
08:47Trianon'dan sonra aslında sadece Trianon değil, Beyoğlu'ndaki dönüşümler.
08:52Biraz Jacques Delion'un söylemiyle anlatayım burayı.
08:54Çok güzel anlatır.
08:55Ya koca 1970'lerle birlikte diyor, hikaye biraz çiğ köhte kebaba kaydı diye anlatır yani cümlesi buna dönüşüyor.
09:04Tabi gelen göçlerin etkisi de var.
09:0660'larla birlikte gazinolar çal başlıyor tüm Türkiye'de.
09:12O gazinolar çalını bitirecek hikayede televizyonun icadı olacak.
09:16Çünkü gazino artık eve dönmüş oluyor.
09:18Ve gazinolar çalında burası rivayet isimli bir gazino ya da pavyon eş değerinde söyleyeceğim.
09:24Şimdi aslında urbanın iç kısmına girdiğiniz zaman göreceğiniz bazı odalarda zamanın Beyoğlu'sunda 60'larda müzikollü küçük alanlarda konserler veriliyor.
09:35Oda payını buradan alıyor.
09:36Ve rivayet pavyonunda o gün Türkiye'de sanat güneşi olarak adlandırdığımız Zeki Mürah konser veriyor.
09:43Tabi çıktıktan sonra burada bir aşığı tarafından yanılmıyorsam saldırıya uğruyor.
09:47Yaralanıyor.
09:49O evreden sonra tekrar bir kapanış.
09:51Söz konusu küçük bir depo.
09:54Çünkü istiklalin paralelinde hemen arka cephesinde olduğu için depo kullanımına gayet uygun değerlendiriliyor.
10:01Bir dönem yoğurt imalatçısı imalathane oluyor burası.
10:06Daha sonra kahvehane.
10:08Kahvehaneden de geçişi biraz daha yumuşak olmuş.
10:10Ben buraya bir bistro diyorum aslında.
10:13Çünkü çalışma olarak urbanın anayapısı böyle.
10:17Sadece bir pub kültürü değil.
10:19Çünkü böyle değil.
10:21Aynı zamanda birçok kahvenin günlük tabu lot yemeğin çıktığı mesela günlük menü çıkıyor ve çevrede bu an şu an bulunan
10:27birçok insanlar gelip burada yemek yiyor.
10:29Bu tür bir alana dönüştüğü için de hala varlığını koruyor.
10:3395'te açılıyor.
10:34Zamanında bir sergi mesela gerçekleşiyor.
10:37Leyla Erbir'in yazdığı öykü üzerinden de çıkan bir harekette.
10:41Ama 95'te birlikte tabii Beyoğlu'nda özellikle işte Onat Hoca'nın, Onat Kutlar'ın saygıyla anlıyorum onu.
10:47Çok da sevdiğim bir karakterdir.
10:49Onat Kutlar'ın başlattığı bir hikaye var 90'larda.
10:52O zamanlar Beyoğlu sinemaları ağırlıklı olarak ve Entelecan'ın da hikayesinin arkasına rahatsız olduğu bir hikaye var.
10:58Çünkü sadece Beyoğlu tüketiminde, kültüründe işte seks furyası filmi olarak söylüyorum bunu.
11:05Onat Hoca bunu değiştirme kararlıyor ve günümüzdeki şu an kapalı olan ama zamanının en önemli sinemalarından,
11:11Alkazar sinemasına Onat Hoca burayı kiralayarak sanat filmleri gerçekleştirmeye başlıyor.
11:1890'larla birlikte ya zaten hiçbir zaman kaybetmeyen bir değer bence Beyoğlu birçok insanı.
11:23Tekrardan buradaki birçok mekan dolmaya başlıyor.
11:27Urban'da bunlardan biri.
11:28Ağır ağır bir şekilde yavaş yavaş ilerliyor.
11:30Şu an hala bile günümüzde yine bu Etelecan'ı kendi halinde çeken bir formata sahip.
11:37Kentin entelektüelleri neden İstiklal Caddesi'nin ana vitrini değil de böyle arada kalan Kartal Sokak gibi ya da başka muadilleri
11:46de var.
11:46Uyban'ın öyle yerleri tercih ediyor.
11:48Sence bunun bir sebebi olabiliyor mu?
11:50Şimdi cadde aslında çok kalabalıklaşmaya başladı.
11:53Ama bunun öncesine gitmekte fayda var.
11:55Çünkü zamanının yazar ve edebiyatçıların çoğu Tokatliyan Otelin içerisindeki Splendid isimli kafede oturuyorlar.
12:04Lebon ve Markiz'de oturuyorlar.
12:06Nisouans'ta oturuyorlar.
12:07Pentograd'da oturuyorlar.
12:09Şimdi onların burada oturdukken hepsinin kitaplarında az çok okumuş birisi olarak söylüyorum bunu.
12:15İşte Fikret Adil Dine bahseder, Saik Faik başka bir şekilde bahseder.
12:19Birkaç karakter hepsi anlatırken şunu fark ettim.
12:22Pastanenin arkasındaki o dev camların arkasında oturup saatlerle tek bir çayla vakit geçiriyorlar.
12:29Geçim sıkıntıları olan insanlar bunlar tabii ki.
12:33Ve caddedeki o şeyden yararlanabiliyorlar.
12:36Şu güzel bir şey İstanbul'a gelen bütün seyyah bunu söyler.
12:40Galata Köprüsü ve Kapalı Çarşı benim için veli nimetli derler.
12:44Zamanın kileri için de sanırım bu edebiyat ve yazarcılar için B yolundaki bu kafelerin caddenin veli nimetinden yararlanıyorlardı.
12:52Çünkü her cinsiyetten insan var.
12:55Her yaştan insan var.
12:56Her milletten insan var.
12:57Hiçbir şey yapmasına gerek kalmıyor.
12:59Sadece uzun uzun oturup bakıyorlar.
13:01Caddeden geçenlerin üzerine yazıyorlar.
13:03Şiklet Adil kitabına böyle başlıyor mesela.
13:05Pentograt'ta başlıyor.
13:07Ve diyor ki işte iki kadın indi taksiye bindi ben de keşinden gittim gibi başlar cümleye.
13:12Çoğu bu hikayeyi de buraları anlatıyor.
13:15İstiklal Caddesi zaman içerisinde büyük bir dönüşüm geçiriyor.
13:18Araçlıydı cadde tamamen.
13:20Araç kaldırılıyor.
13:23Yayaya dönüştürülüyor.
13:24Yayaya dönüştürülmesi bazı araştırmacılar için gerçekten sıkıntılı olduğu aktarılır.
13:29Ama peşi sıra tek tek aslında en büyük nedenini söylüyor.
13:33Kafelerini kaybediyor.
13:35Çünkü cadde artık dönüşüm itibariyle bir kafenin kirasını verebilecek güçte bir format sunmuyor.
13:43Büyük markalar almış durumda.
13:45Telefon şirketleri, işte birden çok franchise yapan yemek yerleri ya da giyim mağazaları peş peşe.
13:52Dört tane farklı, üç tane farklı dükkanda aynı markanın ismini görebiliyoruz.
13:58İster istemez tabii ki arka bölgelere yavaş yavaş kaymalar başlıyor.
14:03Özellikle günümüzde biraz daha sıkışmış durumda.
14:07Galatasaray Lisesi ile tünel meydanı arasında birçok yer.
14:10Bu yüzden arka tarafa tercih ediliyor.
14:14Şimdi artık İstanbul çok yokuşlu bir yer olduğu için kültürel anlamda şehir sizi yürütmez aslında.
14:20Zorlar.
14:21Ama siz deneyerek yapmaya devam ederseniz bu ara bölgeleri de saptığınızda görüyorsunuz.
14:28Birincisi etkeni bu, ikincisi de sınırın tamamen gürültü.
14:31Şimdi sokakta, bu bölgede, Urbanda araba girmiyor mesela bu sokağa.
14:35Çok büyük bir avantaja dönüşebiliyor.
14:37O yüzden insanlar biraz daha caddedeki bu hem işletme olarak hem insan olarak söylüyorum.
14:43Yani işletme ve müşteri olarak hem orayı tercih etmiyor.
14:47O yüzden anayapı olarak bu taraf daha sakin ve sessiz olabiliyor.
14:51Şimdi ben bu mekana müdavimiyim.
14:54Haptada herhalde üç defa falan giliyorumdur.
14:57Ya da bazen günde iki kere geliyorumdur gibi oluyor.
15:00Bir mekana giden kişiyi sence sıradan bir müşteri olmaktan çıkarıp müdavim yapan yani o masaya hatta burada masam bile vardır.
15:09O masa boş değilse bir böyle içten içe bir vurulurum.
15:13Keşke o masada oturabilseydim diye.
15:14Oraya bağlayan nedir bir müşteriyi?
15:17Ben 2008'de geldim.
15:192008'de de 2009'da geldim Urbanda ilk.
15:23Kötü hissettirdi şu an kaç?
15:2419 yıl mı olmuş?
15:2619-20 yaşındaysa evet 18 yıla yakın olmuş gerçekten ilk geldiğim zaman.
15:31Şurada bir fotoğrafım var.
15:33Ben genelde orada oturuyorum.
15:34Ama bu sene yazlı kışlık diye ayırmaya başladım Urbanda.
15:39Güneşe göre oturuyorum artık.
15:41İç kısımda oturduğumda yazın artık diğer tarafta oturuyorum.
15:45Ama genelde bu set üstü olarak geçen kısımda vakit geçiriyorum daha çok.
15:50Ayıran nokta aslında iyi hissetmeniz ya.
15:53Başka hiçbir şey söyleyemem buna.
15:54Rahat hissetmelisin.
15:55Oturma biçimi çok enteresan.
15:57Biz Akdenizliyiz ve hepimiz sokakta vakit geçiren insanlıyız.
16:01Ömrümüz sokakta geçtiği için de oturma biçimimiz bile psikolojik anlamda da yorumlanabiliyor.
16:06Ki Elia Kanetti mesela kitaplarında, kitle ve iktidarda bunu çok iyi anlatır.
16:11İktidarın oturma biçimini anlatır ama onun dışında da insan neden bazen uyurken ya da herhangi bir anda daha da kendini
16:18içine çekilir diye.
16:19Cenin pozisyonuna girme hali.
16:21O biraz daha ruhumuzun sıkıştığı zamanları ifade eder.
16:24Ama işte evlerde otururken de işte anneannelerimiz, dedelerimiz hep aynı koltukta oturmayı tercih eder.
16:31Bir mekanda bunu gerçekleştirmek ben sanırım orada daha rahat ediyorum.
16:36Çok açık bir şekilde daha rahat ettiğim için orayı tercih ediyorum.
16:40Bir de yani nedenlerinden birisi yani müdahalimlik devam eden anlamına geliyor Arapça bir kelime.
16:46Ve bu kadar devam etmemin nedeni de rahat hissetmemin dışında buradaki insanlarla yani o tarihten beri, geliş tarihinden beri kim
16:56çalışıyorsa onlarla bir ilişki içerisinde de girebiliyoruz.
16:59Çünkü gündelik yaşamımı biliyorlar.
17:01Ben onların hayatlarını biliyorum.
17:03Çok değil.
17:04İki yıl önce mesela burada Yunus çalışıyordu.
17:06Yunus diye bir arkadaşımız.
17:07Ben de kısmı olarak dersler verdiğim için,
17:11mitoloji sınavından zorlandığı için yardım ettim mesela.
17:14Yani ben kitapçuyla vermeye.
17:16Değiş dokuş yapabiliyoruz.
17:17Gündelik yaşamdaki o sıkıntımızı göre yansıtabiliyoruz birbirimizi.
17:20O yüzden bir diğer evresi bu olabiliyor yani hani çeken evresi oluyor.
17:26Çünkü insanın İstanbul gibi büyük ve kozmopolit bir şehirde kendini rahat hissetmesi baştan aşağı doğru rahatlatıcı bir evre.
17:34Benim bir de özel bir nedenim var.
17:36Ben sessizlikle çalışamıyorum.
17:38İmkanı yok çalışamıyorum.
17:39Çocukluğumdan beri öyleydi.
17:40O yüzden daha gürültülü bir yeri tercih ediyorum.
17:43Gürültünün de daha az olduğu bir yer.
17:45O yüzden burası oluyor.
17:46Geçen sene bir kitap çıkardım.
17:47İki yüz küsur sayfalık bir kitabın çoğunu burada yazdım.
17:52Yani Urban'da yazdım bütün kitabı neredeyse.
17:55Gerçekten öyle ama şimdi gerçekten şeyi düşündüm yani.
17:592008'den beri geliyorsam ben Urban'a herhalde bir ev bıraktım.
18:04Herhalde bir ev bırakmışımdır.
18:07Bir de zaman algısı biraz üzdü yani.
18:10Bu projeye başlamadan önce yaklaşık iki aydır ben birçok sanat tarihçisi, gazeteci, eski fotoğrafçılarla konuşuyorum.
18:19Herkesin ortaklaştığı bir nokta var.
18:22O eski Beyoğlu öldü.
18:23O eski Beyoğlu bitti.
18:25O eski Beyoğlu yok.
18:26Burada şunu sormak istiyorum.
18:27Beyoğlu'nun o yüzyıllık entelektüel hafızası ve müdavim kültürü neden yerini koruyamayıp da büyük bir kopuşla Kadıköy'e kaydı?
18:36Ya da kaydı mı?
18:37Ben bittiği inancında değilim.
18:40İnsan İstanbul'da çoğu yeri özlemiyor ama Beyoğlu'nu özlüyor.
18:45Bir şehir dışına çıkıp geldiğiniz zaman bir istiklalde yüreğim haline dönüşüyor insanlar.
18:50Ben bittiği inancında değilim açıkçası.
18:54Çevremde de bunu çok iyi deneyimliyorum.
18:56Ama şöyle bir gerçek var.
18:59Beyoğlu ne olursa olsun tarihsel sürecinden itibaren her iktidarın kendi fikrini gösterdiği bir meydana dönüş.
19:10Bu süreçte de birçok hikayede aslında insanların gitme anı nedenlerinden bir tanesi işte işletmeleri bahsedin mesela.
19:17Çoğu masa sandalye yasaklarının gelmesiyle taşındılar.
19:21Belli taşkınlıklar da oldu.
19:22Bu da bir doğrudur.
19:23Ama bu hep vardı bu arada.
19:25Yani taşkınlık hep vardı.
19:26Yani güzelleme yapamıyorum Beyoğlu'yla alakalı.
19:31Benim için güzelleme zaten her şeyin olması.
19:35Yani suç da burada işleniyor.
19:37Mutluluk da burada yaşanıyor.
19:39O yüzden ben gittiği inancında değilim ama evet bir evresi var.
19:43Çünkü var olan sistemde işte insanların kira artışlarının yüksek olması gibi durumlar.
19:49İşte Avrupalı turistin yoğunlukla artık biraz Türkiye'den ne yazık ki elini çekmesi.
19:54Buradaki birçok eğlence anlayışını daha farklı bir anlayışta gösteren Kadıköy tercih edildi.
20:01E tabii insanların burada yaşayan insanların da genelde o bölgeye taşındığını görebiliyorum.
20:06Kadıköy olmasa da Kadıköy'e bağlı olan işte Göztepe, Üsküdar, Erenköy gibi lokasyonlara daha sessiz sakin olduğu için aslında bu
20:15yapıya sahip.
20:15Ama Beyoğlu'nda yani aile yaşamaz kolay kolay.
20:20Ağırlıkla hep genç nüfusun ve bekar nüfusun yaşadığı biliniyor.
20:23Bu nüfus da aslında o yüzden o zaman itibariyle yer değiştirmeye de hazır halde.
20:28Bu yüzden Kadıköy'e gitti ama ben entelektüel kesimin ya da sadece entelektüel kesimden bahsettim.
20:34Diğer anlamda da hala bu burada atıyor bütün damar.
20:37Yani bir festival düzenlendiği zaman Beyoğlu tercih ediliyor.
20:41Sinema festivallerinden, tiyatro festivallerine kadar.
20:44Çünkü İstanbul'daki herhangi bir semt gibi değil.
20:48Yani bakış açınızı görebiliyorsunuz.
20:51Yani Kadıköy'de çok güzel yapılar var.
20:53Evet ama ne yazık ki işletmecilerin ya da dar sokaklardan kaynaklı yapıyı göremiyorsunuz.
20:58Ama burada bir 19. yılda sağlı sollu birçok apartman ve binanın mimarisini inceleyebiliyorsunuz.
21:07Yapıyı görebiliyorsunuz.
21:08Şu kentinin son zamanlarda çok fazla dönen bir şeyi var.
21:13Sözü bir filmden.
21:15Beyoğlu'nun insanı bir yere gitmediği gibi bir şey söylüyor.
21:18Evet gitti ama çoğu vefat edip gitti gibi söylüyor.
21:22O yüzden ben o şeyde değilim.
21:25Evet bir işletmenin kaydığı inancındayım ama bu kadar da rahat ettirebilecek bir içgüdüye sahipliği.
21:30Çünkü daha keskin bir genç nüfusun olduğu biliniyor Kadıköy'de.
21:35Ama gelin görün ki şu an belediyenin açtığı müze gazane dışında ve alan Kadıköy dışında bir tane sanat merkezde yok.
21:42Bir galeri yok Kadıköy'de mesela.
21:45Bir müze yok.
21:46Bu kadar genç nüfusa rağmen.
21:47Sadece bir tüketim evresi ise evet orası tercih ediliyor.
21:50Ama burada özel galerilerden müzelere kadar, kitap evlerine kadar birçok alan hala işte işini koruyor yani.
21:58Demek ki bu kimsenin bir yere gitmediğini de gösteriyor diye düşünüyorum yani.
22:02İstiklal'de ve paralelindeki caddelerde yürüdüğümüzde 19. yüzyıldan günümüze kadar bütün mimariyi görebiliyoruz, izleyebiliyoruz.
22:11Binalar kalmış ama maalesef mekanlar kalmamış.
22:16Yani Avrupa'ya gittiğimizde özellikle İngiltere'de falan 500 yıllık mekanlar hala ayakta.
22:21Tabii ki İstanbul İstiklal'de de var işte Pano Şarap Evi var, Panter Kırtasiye var, Hacı Bekir var.
22:28Birkaç yer var.
22:30Onlar istisna tutarak soruyorum.
22:32Neden ayakta kalamıyor bu mekanlar?
22:33Ya birisi aslında tamamen ekonomik sistem diyebilirim birincisine.
22:39İkincisi ise kozmopolit bir şehir dediğim gibi burası.
22:42Birkaç marka evet benim de aklıma geldiğince sayıyorum böyle.
22:46Yüzyıllık hikaye çıkartabiliyorlar ama bazı yerler gerçekten özellikle eğlence merkezli anlayışta söylüyorum bunu.
22:53Ne yazık ki kötü anılarımız da var geçmişte.
22:55Ya barışık olmamız lazım.
22:56Benim hiç yüzüm yerde değil.
22:58Yani tam tersine barıştığım için iyi hissediyorum kendimi ama bir varlık vergisi gerçeği var.
23:03Bir 6-7 Eylül pogromu var.
23:05Bu tür durumlar bir işletmenin aslında o dönemlerde önünü kesen bir hikaye oldu.
23:1155 sonrası tamamen değişti.
23:13Şimdi İstanbul'da hani deyimlere bile giren bir şehir çünkü taşı toprağı altın ifadesi bile var.
23:21Şimdi doğudan ya da işte batıdan ya da herhangi bir yerden birçok insanın gelip de işte ben de öyle bir
23:27aileden gelen birisi.
23:29Göç ile birlikte İstanbul'da gelen birisi.
23:32Şimdi o gelen kişi sadece kendi bedenini değil kültürünü de getiriyor ister istemez.
23:37Bu sefer faaliyet eli değiştiriyor ve yeni bir kesim gelip o iş yerinin devam ettirmek yerine kendi eğlence anlayışını sunmayı
23:48daha çok tercih ediyor.
23:49Diğer nitelikte de bu bölgedeki insanların işte Kadıköy kaymaktan bahsediyoruz mesela.
23:54Bu buradan kayınca yine faaliyeti azalıyor.
23:58Çünkü böyle çok fazla yapı var.
24:00Hani burada çok fazla var ama devamı mesela Boğaz'a gidiyor ya da işte Kadıköy taraflarına gidiyor.
24:06Çok eskiden beri var olan mecanlar.
24:07Ama hem bu bölgenin bir el değiştirmesi, hem yaşanılan siyasi, sosyal ve ekonomik durumlar belki bunun önünü tıkayabiliyor.
24:17Sürkülasyon hala net olan bir yer olduğu için ne yaparsanız yapın da burada o şeyi koruyabiliyorsunuz, dengeyi koruyabiliyorsunuz yani.
24:25O yüzden sanıyorum bu diye düşünüyorum.
24:28Çünkü gerçekten işletme çok zor bir şey.
24:33Yani giyin markası gibi bir şey değil bu.
24:36Çünkü bozulmaz oraya koyarsınız onu ve beklersiniz.
24:39Onun da kendi zorluğu vardır.
24:41Ama bir yerde yemek üretip bunu sunmak her şeye dikkat etmeniz lazım.
24:46Çünkü insan sağlığına direkt paralel dokunmanız gerekiyor.
24:49Sanırım uzunmamasının nedeni biraz da bu.
24:51Yani bir marka değeri görüp de korunamama hali oluyor.
24:55Çok güzel bir örnek verin burada.
24:5720'lerden 30'ların sonlarına kadar özellikle 30'larda büyük sükse gören bir hikaye başlıyor.
25:02Daha sonra bu Beyoğlu'na başladıktan sonra bölge bölge her yere yayılıyor.
25:06Devlet şunu söylüyor.
25:07Vistrin için güzel yaparsa yarışmaya sokulacak.
25:10Vitrin yarışmaları.
25:12O kazanırsa onun bir yıllık vergisi alınmayacak gibi bir yarışma.
25:16Şahane destekleyici bir program.
25:18Üst üste Lyon markası kazanıyor çok uzun süre.
25:22Siklal Caddesi'nde giyin markasıdır bu.
25:24Vitrini çok iyi düzenliyorlar.
25:26Bir vitrin düzenlemesi ortaya çıkıyor.
25:28Ki bunun devamında da sanat tasarım bölümünü üniversitelerde artışının diğer hikayesini de görebiliyoruz bizler.
25:35Ama ana hikayenin arkasında ben biraz bunu görebiliyorum.
25:39Bir yandan desteklenmesi de gerekiyor.
25:40Çünkü bu şekilde markaların ya da işletmelerin bugün çok kötü bir hale giren yerler de var.
25:48Narmanlıhan gibi mesela kötü bir restorasyon peşi sıra açılan işleyiş.
25:54Ben açılmasını demiyorum.
25:55Evet açıkçası Narmanlıhan faaliyete geçebilseydi ama böyle bir restorasyonla değil ve böyle bir işletme sistemiyle olmasaydı daha iyi olabilirdi diye
26:03düşünüyorum sadece naicizane.
26:05Birçok müze tekrar geri geldi.
26:07En büyük müze faaliyetlerini burada bankaların işte özellikle açmaya başladılar.
26:11Birkaç marka tekrardan faaliyete geçmeye başladı.
26:15Kitapçılar ufak ufak artmaya başlıyor tekrardan.
26:18Bu işleyişi koruyor yani.
26:20Ben çok teşekkür ederim ağzına sağlık.
26:23Ben teşekkür ederim Aslı.
26:24Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.

Önerilen