- 1 hour ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/2XGhhMbh3sc
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/2XGhhMbh3sc
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Category
📺
TVTranscript
00:13İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30İyi akşamlar sevgili seyirciler.
00:33Evet bugün de yine gündemdeki konulara in başlıklarla bugünkü programımızı gerçekleştireceğiz.
00:41Her şarşamba günü şunu söylüyoruz elbette ki yani gündem sıcaklığı koruyor.
00:46Her yerde yetişmelerle karşı karşıya kalıyoruz.
00:49Ama bir diğer tarafıyla da biz gazeteciler, yayıncılar olarak da bütün insanları kamuoyuna aktarlendirmek, gerçeklerin görünür olmasını sağlamaya çalışmak için
01:00yer aldığımız yerde basın kurumları, yayın kurumları, gazeteciler hem gözaltına alınıyor.
01:07Aynı zamanda bugün 9. kez Yeni Yaşam gazetesinin X hesabına erişim engeli geldi.
01:14Yani bir tarafıyla da hem sansür hem düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki antidemokratik uygulamalar ve bu uygulamalarla da birçok muhalif
01:25olarak özellikle AKP iktidarının hedefine koyduğu yayıncılar, gazeteciler, kurumlar sansürlenerek,
01:33yayın mecraları kapatılarak, karartılarak aslında bu süreç bir tarafıyla da otoriter bir şekilde de yönetilmeye çalışıyor.
01:44Tam bunları söylerken de demokratikleşme, demokratik adımlar, barış süreci derken bütün bu yasak sansür ve karartmalar bambaşka bir boyutta duruyor.
01:55Onlara karşı da yan yana gazeteciler 24 Ekim'de birçok yerde ortak bir eylem gerçekleştirecekler ve süre karşı bir yürüyüş gerçekleşecekler.
02:12Şimdi bir tarafı bu, öte tarafı aslında süreç derken o süreçin nereye gittiği, adımların atılmadığı, kararlı ve devletin yükümlülüklerini yetiştirmediği
02:23iktidarla birlikte bir süreçle karşı karşıyayız.
02:27Tabii ki en temeline de hukuk oturuyor ve iki adımların atılmaması.
02:33Öte taraftan da bu sürecin toplaştırılması için, barışın itilebilmesi için, gerçek bir barışın sağlanması için elbette ki sadece silahların susması
02:45yeterli değil.
02:45Bunun için bir mücadele ve yol hattının son derece büyük ve güçlü ittirici ortaya geliştiler, bir araya geliştiler ve bunların
02:56yan yana olarak ortak bir güç birliğini, birleşik mücadele hattını oluşturmak.
03:02Farklı kesimler, farklı isimler, farklı ideolojik görüşler her ne olursa olsun siyaset üstü bir barışı sahiplenme gücünün de bu dönemde
03:13olsa olmaz en önemli unsurlardan bir tanesi olduğunun da altını çizelim.
03:19Tam da burada kadınların soru ve kadınların hüznü olduğu, aslında savaşın, şiddetin, erkek eril sistemin kadınları hedefine koyduğu yerde kadınların
03:32sözü her yerden, her şeyden çok daha güçlü, mücadele hattı da güçlü, örgütlenmesi de güçlü, bir araya geliştiler.
03:41Tam da buradan yola çıkarak aslında kadınlar geçtiğimiz bir araya geldik ve 80'e yakın kadın olarak farklı alanlar araya
03:53gelerek geleceğimizi konuşuyoruz deyip 31 Ekim'de Ankara'da bir konferans gerçekleştirecek.
04:01Bu konferansın amacı, hedefi, nereye ulaşacağı, barış için nasıl söz kuracağı demokratik toplum ve cumhuriyetin yeniden demokratikleşmesi ve o anayasada
04:12eşit haklar ve kendi özlük haklarının olması, oluşturulması için de bir mücadele hattı oluşturacak.
04:20Şimdi bu mücadele hattını nasıl oluşturacak?
04:22Çünkü Türkiye'deki kadın hareketlerinin gücüne, öznesine, varlığına, deneyimine, birikimine baktığımızda aslında en güçlü sözü yine kuracak, en güçlü barışı talep
04:34edecek, en güçlü örgütlenmeyi yine sağlayacak kadınlar.
04:38Dolayısıyla hani bir sözü burada söylemeden elbette ki geçemeyeceğiz.
04:43Kadın özgür olmadığı sürece toplumun özgürleşmesi, sistemlerin değişmesi, kalkanların kalkması da mümkün görünmüyor.
04:52İşte bütün bu başlıkları ve nasıl bir yol hattı oluşturulacağını programdaki konuğumuzla konuşalım.
05:01Sevgili Duygu Zeynep yayınımızda hem hak savunucusu aynı zamanda sosyolog.
05:07Merhabalar çok teşekkür ediyorum yayında olduğunuz için.
05:11Ben de çok teşekkür ediyorum bizlere bu alanları açtığınız için.
05:15Var olun yani.
05:17Ne diyorlar?
05:18Hepimiz var olalım.
05:20Hepimiz güçlü örgütlenerek olduğumuz her alanda ama bir varlık olarak aslında bunu sürdürelim diyelim.
05:29Şimdi sevgili Duygu Zeynep tabii ki süreç çok zorlu bir süreçten geçiyoruz ama hep şunu unutuyoruz sanıyorum.
05:40Çok da unutmaya alışkın bir toplumuz bir tarafıyla da ama şu bir gerçek yani iki senedir barışı konuştuğumuz yerde silahlar
05:49sustu, çatışma bitti, bir nefes alamıyoruz dediğimiz yerde bir nefes alıyoruz.
05:55Ama bu nefes almak sadece nefes için yeterli değil, daha büyük barış için bir araya gelip bunu sahiplenmenin önemi de
06:06çok büyük.
06:07Öncelikle şuradan sorayım.
06:09Bir kadınlar bir araya geldiler, yan yana örgütlendiler ve yan yana aslında geleceğimizi konuşuyoruz diyerek bir konferansın zeminini hazırladılar.
06:19Öncelikle nasıl bir fikirle bu oluştu ve kadınlar nasıl yan yana geldiler oradan başlayalım.
06:26Teşekkür ederim.
06:28Bana geldiğinde bu fikir ben kim yapıyor diye sordum.
06:33Aslında birçok mücadele alanından gelen kadınların bir arada yaptığı bir oluşum.
06:42Sonra şey diye düşündüm herhalde dedim sadece imza atacağım dedim.
06:46Çünkü buna çok alıştık ya hani imzacı olmaya.
06:49Hayır metinleri birlikte karar verdik, birlikte tartıştık, içeriye dahi birlikte karar yol aldık.
06:55Ve tabii ki farklı siyasi haklardan gelen insanlarız.
07:01Müttefiklerimiz çok ortak.
07:04Tartışmalarımız da beraberce yürüdü.
07:06Bu vesileyle de çok güzel kadınlarla da tanışmış oldum.
07:10Bu da bir karşılaşma alanıydı aynı zamanda.
07:13Ve de heyecanlandırdı beni.
07:15Şaşırdım.
07:16Elbette ki çok uzun zamandır yine sahadayız.
07:20İşte eylemlerde, yürüyüşlerde yine kadın hareketinin birçok bileşeni, görünürlüğünü sağlıyor.
07:26Ama çok bence uzun zaman oldu.
07:29Böyle bir arada farklı görüşten, çizgiden gelen insanların yan yana durması.
07:35Aslında farklı diyorum ama adalette, demokraside, eşitlikte hemfikir olduğumuz, yöntemsel olarak tartıştığımız.
07:42Bence bunu demek çok daha sağlıklı olur.
07:45Ben aslında hani alanla da Müslüman feminist bir aktilist olarak tanınıyorum.
07:51Metni gördüğümde metnin kapsayıcı olup olmadığını düşündüm.
07:55Ve bunun üzerine konuştuğumuzda da Metin kendi kendini yetiştirdi ve geliştirdi aynı zamanda.
08:02O tartışmalar o kadar keyifli geçti ki kendi adıma.
08:05Çok şey öğrendim birçok insandan ve bu alana emek veren de birçok insandan.
08:11Metini oluşturduktan sonra Metin'le birlikte hep beraber bir çağrıya çıktık.
08:16Bu çareyle birlikte demokrasinin, eşitliğin, adaletin mecbur olduğu bir ortama barışın gelebilmesi için bunların sağlamamız gerektiğini,
08:31hep birlikte yol almamız gerektiğini ısrarla altını çizdik.
08:37Şimdi barış konuşuluyor Nezat.
08:39Ben barış kelimesini duyunca 40 yaşındayım.
08:43Yani ilk barış kelimesini duyduğumda 2012, 2011, 2012 tartışmaları ve süreç 2013-15 bu süreçlerde ağrıdaydım.
08:57O yüzden de hani böyle sürecin bitişi, o dönemdeki sürecin bitişi vesaire benim bir gençliğim demek.
09:04Bir yetişkinliğim şu anda aynı zamanda.
09:07Birçok insan için üçüncü hat belki de bu.
09:10Bana göre bir müzakere süreci de aynı zamanda.
09:13Belli ki hani ama biz ne istiyoruz?
09:16Yani kadınlar bu meselenin öznesi olarak masada yerini almakta diretmek ve ısrarcı olmak durumunda.
09:23Ve ben bunu her zaman ısrarla şöyle düşünüyorum.
09:27Ya ulus devletler karşı karşıya geldi ya da çatışan taraflar ya da işte savaşan taraflar artık nasıl ifade edersek.
09:35Karşı karşıya geldiklerinde kadınlar masada nedense sürekli ikinci plana ittirilen bir noktaya geliyor.
09:53Hayır biz bu sözü birlikte kuracağız diye düşündük.
09:57Bunun da çok daha yatay ilişkilendiği bir alay yaratmayı hedefliyoruz.
10:04O yüzden mesela konferans mı diyeceğiz, panel mi diyeceğiz o kadar tartıştık ki bunu.
10:10Bunu tartışmamızın sebebi şuydu.
10:11Aslında birçoğumuz ne yapmamamız gerektiğini iyi öğrendik.
10:15Kendi tecrübelerimiz, deneyimlerimiz var.
10:18Ve birilerinin sadece konuştuğu kürsüden birilerinin de sadece dinlediği bir format da hayal etmedik.
10:24Böyle de bir şey istemiyorduk.
10:25Bunun da üzerine uzun tartışmalar yürütüldü.
10:28Yöntem olarak yani bütün bunların hepsi bir münazarayla devam etti.
10:35Günün sonunda 31 Ekim, 1 Kasım her iki günde hem oturumlarımız olacak hem forumlarımız olacak ve herkesin kısıtlı süre de
10:46dahi olsa konuşabileceği alanları olacak.
10:51Ben çözüm kesinlemiyorum ama çözüm...
10:55Dinliyorum.
10:57Çözüm için yol alma iradesini kadınlar ortaya koyuyorlar anladığım kadarıyla.
11:03Ama şimdi aslında şuradan doğru da bir şey sormak isterim.
11:08Sistemler, erkek eril sistemler ve erkek devlet şiddetine de, erkek şiddetine de, hepsine de totalde baktığımızda hepsinin hedefinde kadınlar var.
11:19Çünkü şu bir gerçek ki kadınların mücadele alanı, hattı, erkekliğin o alanını yok edecek ya da o eşitliği sağlayacak mekanizmaları
11:31kurma yerinde duruyor.
11:32Ama bir tarafında da şu bir gerçek ki iki senedir biz hani barış süreci derken öte tarafta da son derece
11:40keskin bir şekilde kadına yönelik şiddet ve katliamlar artmış durumda.
11:46Yani o şiddetin meşrulaştırıldığı yerde son derece keskinleşmiş görünüyor.
11:53Ama bir diğer tarafıyla da hani Türkiye'de de kadın hareketlerinin direnişi, misyonu önemli, birikimi çok da güçlü.
12:01Ama şöyle bir şey yok mu?
12:04Yani iki seneye baktığımızda artık o kadın hareketleri de ya da bir araya ortak gelişlerde bu iki senelik süre boyunca
12:12çok yeterli olmadı mı?
12:14Yani toplumsal dinamikler, saha ve bunun örgütlenmesi konusunda eksiklikler nelerdi, nasıl vardı ve de nasıl aşılacak diye sorayım.
12:26Hem biraz eleştirel hem de biraz görünen üzerinden sormak isterim.
12:32Çok sevindim bu soruya.
12:35Belki ben iki seneden daha fazla da olmuş olabilir diyeceğim.
12:39Biraz hantallaşmış olabiliriz.
12:42Şöyle, sınırlayıcı, iktidar baskısıyla birlikte bizim yapabileceğimizi sınırladı.
12:50Ya da bizim düşünme imkanımızı da sınırlamaya başladı.
12:53Ya bunu zaten söylersek başıma bu gelir.
12:56Ya zaten sokağa çıksam neler olacak kim bilir.
12:59Bir şeyler de değişmiyor, içeri giriyorum, başka da bir şey gelmiyor.
13:02Yani baskı, otoriterleşme bizleri biraz daha pasif izleyici konumuna itti.
13:12Ya ben çok fazla arkadaşımla da konuştuğumda bu pasif izleyici konum da aşırı mutsuz etti insanları.
13:19Ve bana nasıl umudum var sorusu çok sıklıkla geliyor.
13:23Ben de yoğun bir umut dışında benim sorumluluk meselem çok daha baskın.
13:29Ya biz umutsuz olma lüksümüz yok ya da umudumuz yoksa da sorumluluk alma azmimizin devam ediyor olması gerekiyor.
13:37Çünkü biz her sabah uyandığımızda ya mesemli bir çocuğun işe giderken tırnak içinde, iş kazası denilirken tırnak içinde hayatını kaybettiğini
13:50görüyoruz.
13:51Ya bir çocuğun okula girip otomatik tüfeklerle birilerini taradığını duyuyoruz.
13:58Ya da bir kadının nasıl oluyorsa yine de şüpheli ölüm olarak gördüğümüz kendisini binalardan aşağı attığı iddialarını izliyoruz.
14:08Ve bize izletiliyor bunların hepsini izliyoruz medya aracılığıyla.
14:12İzlerken de ben kadın mücadelesinde de şöyle bir şeyin eksikliğini altına çizmek istiyorum.
14:21Fazla yankı odalarının içerisinde kaldık.
14:25Yani sahada olmak galiba benim bu deneyimden en öğrendiğim şey.
14:33Kendi gençliğim sahada ve sokakta geçti.
14:35Hala öyle öğrenebilen biri olarak temas etmeden.
14:39Yani bu çok böyle üstence bir yerden söylüyorum.
14:41Daha eşlikçi, sokağa eşlik etmeyen bir hareket.
14:45Bu kadın olsun, karma özgürlük hareketleri olsun, ne olursa olsun bir süre sonra kendi odalarında, kendi disiplinleri arasında sıkışıp kalıyorlar.
14:55Ve bana kalırsa Türkiye'de yaratılan o karamsar, o sıkı yönetim tavrı bir süredir bizleri de sınırlayıcı, sınırlandırıcı bir direniş, pasif
15:10çizgiye çekti de düşünüyorum.
15:11Peki ama orada şu yok muydu?
15:15Mesela hani şimdi iki seneye örnek veriyoruz ama 2013-15'den sonra aslında son derece otoriter militarizmin keskin olduğu antidemokratik uygulamalar,
15:25şiddet baskı, korku sarmalı hepsinin içinden gerçekten sistem ve iktidar üstümüzden buldozer gibi geçti diyoruz.
15:34Ama bütün bunlara rağmen kapatılan sokaklar ve de sınırlandırılan her yere rağmen kadınlar o baskılara karşı kalkanların önünde durdu ve
15:46yıktı.
15:47Ama şu soru oluşuyor kafada.
15:50Yani son iki senedir aslında sokakta, eylemselliklerde daha güçlü sağlanabilir, örgütlenebilir.
15:58Ama hani o dönem korkmuyorken bugün o korku ve de sokağa çıkamama ya da bu eylemsellikleri örgütleyememek ve de bu
16:08kadar rahatlıkla kalmak neden?
16:10Ya ben şöyle düşünüyorum.
16:13Kendi gözlemlerim ve bunun üzerine yazdığım, çizdiğim de bir yerdeyim.
16:18Birincisi bakış açılarımızda, özellikle politik kadın meselesinde, yani kadınların bu meseleye emek veren, mücadele alanlarının içerisinde olan kadınlar için söylüyorum.
16:31Bazen işte mesela müzakere süreci, işte barış süreci başladığında o çok böyle uzun yıllardır yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızın bir anda bizi
16:40yetmez ama evetle eşitlemesi ya da işte demokrat sandığımız dostlarımızın, arkadaşlarımızın bizi bir anda başka bir yere doğru AKP ile
16:49iş birliği yapıyorsunuz gibi bir yerden suçlayıcı tavırları olurken
16:53Aslında biz şunu fark ettik ya, SALT AKP karşıtlığıyla sistem karşıtlığı arasında ya da sisteme dair eleştiriler arasında dağlar kadar
17:01fark var.
17:02Ve belli ki biz bu uzun uzun tartışmaları daha uzun yapmalıymışız.
17:09Çünkü kimsenin birbirine karşı da inancı ve güveni kalmamış.
17:14Bunu özellikle mesele Kürtler olunca ve Kürtlere dair bir şey tartışıldığında, her sıkışıldığında işte Kürtler nerede, işte Kürtler burada ne
17:25yaptı ki, Kürtler şurada ne oldu ki dendiğinde
17:27bizlere biraz hamilik yaptıkları, yani biraz onun şeyine kapıldıklarını düşünüyorum yani.
17:35Ve ne zaman özne olmak istesek, işte bütün kimlikler birbiriyle çok iç içe, Kürtler ne zaman kendi özneliğini masaya ortaya
17:43koyduğunda her seferinde tartışma konusuna dönüyor.
17:46Bu kadın mücadelesine de yansıdığını düşünüyorum ben.
17:49Kadın hareketinin içerisine de yansıdığını düşünüyorum.
17:52Ve kadın hareketinin gittikçe daha liberalleşen, daha bireyselciliğe doğru kendisini taşıdığı bir süreçten de geçtiğini düşünüyorum.
18:03Ve bu süreç tartışmalarla birlikte politik mücadele hatları ördüğümüzde değişecektir, öyle umuyorum.
18:11Ama iktidarın o ayrıştıracak bütün alanlarda ayrıştırdığı gibi kadın hareketini de bölmeyi, parçalamaya çok çalıştığını, bunun üzerine çok siyaset yaptığını
18:25biliyoruz.
18:25İşte aile yılı dediği, işte LGBT artı dediği, bir kısmı LGBT artıya ağzını aldırtmadığı bir kısım kadın hareketine çok ilginç
18:33bir süreç.
18:34Yani herkesi birbirine karşı negatif tutum almaya zorluyor gibi gösterdiği, bütün o böyle bütün bir zemini aşırı kırılganlaştırmaya çalıştı.
18:44O yüzden de hani belki de şunu yapmak gerektiğini düşünüyorum.
18:48Yani eğer tartışacaksak, ya karşı karşıya gelmektense oturup konuşmayı tercih edeceğimiz alanlarımız olmaz.
18:54Biz biraz uzaklaştık.
18:56Ben bunu pandemiden tutar getiririm aslında.
19:01Ve gittikçe daha bireyselleşen bir noktaya da getiririm.
19:05Bireyin hukukunu kollayalım derim.
19:07Ama ortak yaşam sorumluluğuna dair bu kadar pasifize olmanın sebebi de o konfor alanı terk etmeme tavrı.
19:16Yani şunu kabul edeceğiz.
19:18Bir kere Türk olmak, yani Türk kimliği ve Sunni kimliği, bakın bunu Müslüman bir kadın olarak söylüyorum, altını çizerek, çok
19:26imtiyazlı bir yer.
19:28Ve biz bu imtiyazlı yerlerden itirazın daha yüksek çıkmasını bekliyoruz.
19:33Yani mücadele alanlarında da.
19:35Ama gördüğümüzde Kürtler nerede diyen insanların, gazetecilerin bir kısmı için söyleyeyim, bir kısım aktivist için, mücadele alanların içerisinde kadın hareketi
19:48de dahil olmak üzere bana kalırsa, örtük de olsa zaman zaman ayrımcı bir tavır takınabiliyorlar.
19:58Yani bu şuna evriliyor o zaman.
20:06Yani mesele Kürtler olunca, Kürt hakları olunca, Kürt kimliği olunca aslında hani biraz önce altını çizdiğin o liberalizm ve kendini
20:16konforlu alanda sabitlemeye çalışma hali.
20:19Aslında bana dokunursa ses çıkarırım, bana dokunmayan hiçbir şeye dahil olmam noktasına geliyor.
20:27Ama şu çok net ki anladığımız kadarıyla ve öyle yani Kürt sorunu çözülmeden, Kürtlerin varlığı kabul edilmeden, kadın haklarının varlığı
20:37kabul edilmeden, bir kadın sorunu ortadan kaldırılmadan, eşitlik ve eşit hukuk çerçevesinde özgürce yaşayabilmenin mümkün olamayacağı bir yerden söz kuruyor
20:49olmak gerekiyor.
20:50Hani karşılıklı konuşuyoruz elbette ki bunu ama işte burada o eşitlikçi, bu hani siyaset ve ideoloji üstü öznesi kadın olan
21:00varlığın aslında ortak mücadele hattını özgürlük ekseninde çizmesi ve belirlemesi bugün geleceği inşa etme açısından da önemli bir yerde durmuyor
21:13mu?
21:13Bu ya da ne kadar anlatılıp tartışma zemini yaratılıyor sence?
21:20Yani Nezat şey diyorlar, aslında ben o kavramı çok kullanmamayı tercih ederim ama izleyicilerimizin afına sığınarak, mahalle duvarları kavramı çok
21:31ısrarla kullanılıyor ya, bence kadınlar arasında da böyle duvarların olduğunu düşünüyorum.
21:36Hem sınıfsal olarak hem kimlik bakımından da bunlar var ve biz gerçekten bazen kendimiz bir şeyin imtiyazını taşırken diğer bir
21:47şeyin ayrımcılığına maruz kalabilecek kimliklere sahibiz birçoğumuz.
21:51Evet çok kimlikli bir toplumuz.
21:53İşte kadın olmak bir kimliğimiz oluyor, bir yandan bir bakıyoruz, Kürt olma kimliğimiz, işte balkıyorsunuz, Müslüman olma.
21:59Ve bütün bu kimlikler zaman zaman kendi aralarında bir iktidar tarafından bir mağduriyete dönüşüyor.
22:08Burada mağduriyeti böyle çok pasif bir yerde görmüyorum.
22:11Ben kadınların evet çoğu kez ezilen sınıfta olduğunu kabul ederek kadınların mücadele alanında da direnç gösterdiğine inananlardım.
22:20Yani böyle ezilmenin kendisinin çok pasif bir şey olduğuna inanmıyorum.
22:27O ezilmeyle bir direncim, o basıya karşı da bir tavrın söz konusu olduğuna inananlardım.
22:33Ama eşitliği, adaleti veya özgürlüğü talep ettiğinizde haklar meselesi olduğunda işler biraz çıkmaza sarıyor.
22:44Herkesin kendi hesabını tutması gerekiyor.
22:48Kendi vicdanıyla ilgili sınırları tartması gerektiğini düşünüyorum.
22:52Ortak bir, ortak tek bir doğru var arkadaşlar.
22:55Adalet, eşitlik ve özgürlük hepimize lazım.
22:58Yani seçkinciliğimiz, seçkincilik, gerçek seçkinci muhataplık.
23:04Bunu da söyleyebilirim altını çizerek.
23:06Bizim birbirimizle iletişim kurmamıza, birbirimizle yol almamıza ciddi anlamda engel olduğunu düşünüyorum.
23:14Sınıfsal olarak da böyle.
23:15Ve iktidar çok sıklıkla bunu yapıyor.
23:20Yani mesela son dönemde görüyorum işte Müslüman kadınların femizme doğru kayması ya da kadın mücadelesi, kadın hareketi ya da kadın
23:27hakları üzerine konuşması.
23:29Ciddi bir tehdit kendi aralarında.
23:32Müslüman camia tarafından, doğrusu böyle daha cemaat meşref, tarikat meşref insanlar tarafından tehdit olarak gözüküyor.
23:39Bunu bir yozlaşma gibi gösteriyorlar.
23:42Ve kadınlara hedef gösteriyorlar.
23:44Makbul kadın tasvirleri var.
23:47O makbul kadın tasvirlerinin içerisine bir şekilde kadınlara sığması için çabalıyorlar.
23:52Aile yılı da böyle.
23:54İşte burada belki de şöyle oluyor.
23:56Savaş olduğunda, Afrin'e gidildiğinde şeyi hiç unutmam.
24:01Devletin bekası deyip bir anda böyle demokratlar dediğimiz birçok insanın bir anda iktidarla birlikte tavır aldığı dönemi hatırlarsın Nezat.
24:11Yani unutulacak şeyler değil.
24:13Bizim de bir hafızamız var.
24:15Biz o bekanın aslında demokrasi, adalet ve eşitlik için olmasını talep etmeliyiz.
24:21Ve herkes için olduğunda bir şey olacağını talep etmeliyiz diye düşünüyorum.
24:27Yani intiyazını, gözünü yumarak meşrulaştıran ve daha eri tahakkümü destekleyen anlayışa da itiraz etmemiz gerekiyor.
24:41Sırf kadın olduğu için o itirazı sakınmamamız gerektiğini düşünüyorum.
24:45Böyle böyle birçok müttefik kadınımız, kadın arkadaşımız olacak, yoldaşımız olacak.
24:52Ya olabilir yani iktidar bizi kimliklere mi bölüyor?
24:56Sistem bizi kimliklere mi bölüyor?
24:58İşte birimize Müslüman diyor, öbürüne Sosyalist kadın diyor, öbürüne Maksist diyor, öbürüne Kürt kadın diyor.
25:04Birçok kimliğe mi ihtiyaç duyuyor bizi parçalamak için?
25:06Peki biz de bunlara müttefiklik yaratacağız.
25:10Çünkü yani her şeyden önce bu toplumda yaşama hakkımız elimizden çalınıyor.
25:15Güvende yaşamadığımız bir toplum var.
25:17Ana dilimizi konuşamadığımız bir yer var.
25:22Başımızı göğe kaldırdığımızda huzurla yaşayamadığımız bir toprağın üstündeyiz.
25:29Ekmeği almak istediğimizde her zaman dediğim gibi her yerde ısrar söylüyorum, aynı fiyattan hepimiz gidip alıyoruz.
25:36Yani bunların hepsi bizim hayatımızın içerisinde.
25:40Pazar hesabını hep birlikte yapıyoruz, hepimiz yapıyoruz.
25:43Bu da kadın olmanın yani muhasebesini biz tutarız ya hani bize yüklenir ya bu yükler, bu roller.
25:51Biz bunlara da itiraz eden bir yerden konuşmak zorunda olduğumuz bir dönemdeyiz ve konuşmamız daha çok gerekiyor.
25:59Ama bunu böyle daha yan yana, daha birbirimizi görerek yani bu biraz bence zoom toplantıları bizim ayarımızı kaçırdı.
26:09Yani böyle çok uzak, böyle de olmuyor.
26:11Bence oturup çay içmemiz gerekiyor ya hani konuşmamız lazım.
26:15Ben şunu söylüyorum, teknoloji var evet ama özellikle biraz önce sen konuşmanın arasında söylemiştin.
26:23Yani pandemi, pandemi bence birçok şeyi mekanikleştirir hale getirdi gerçekten.
26:28Hani o uzaktan olma, dokunamama, temas edememe hali, ortak fiziki olarak bir araya gelip tartışıp tartışmayla çözüm üretememe hali.
26:38Öteki türlü birazcık daha sınırlıyor tabii tartışmaları ve ortak faydaları bulmayı da.
26:45Ben sana şunu sormak isterim tabii.
26:48Bu aslında hani kadının köleleştirilmesine, kadının eve hapsedilmesine, kadının aslında o geleneksel sistemin, erkekliğin kendi kodları içerisine fayadonizme hapsedilmeye çalışıldığı
27:02yerde.
27:02Aslında bir tarafıyla da hani toplumu aslında sistem, iktidar çok keskin bir şekilde şükür ve biat toplumu haline getirmeye dönüştüren
27:15bir toplum sosyolojisini de çok iyi çözümleyerek yürüttüğü bir yerden görüyoruz aslında.
27:23Oraya baktığımızda kadınların sosyolojisine ve kadınların yaşamlarına, o yaşamlarını değiştirecek o ortaklaşmaya doğru ne görüyorsun?
27:33Nasıl bir kadın sosyolojisi ya da toplumsal bir sosyoloji ya da sorumsallıkla karşı karşıyayız?
27:41Ben kadın mücadelesinin yerelleşmesini savunanlardan bilim.
27:46Yani bunun sebebi şu, yerel değil mi Zeynep diyeceksin, zaten yerelleşmedi mi diyeceksin.
27:53Biz çok katı bir atar ki toplumda yaşıyoruz.
27:57Bir kere bunu kabul etmemiz gerekiyor.
27:59Ve bunu yaparken de, böyle yaşarken de kültürün de dinleşmiş koduyla karşı karşıyayız.
28:05Yani bir kurumsal din anlayışıyla da karşı karşıyayız.
28:08Ve biz bu kurumsal din anlayışıyla daha dün bir hocanın, işte kadınlar evlerinde yemek yapmıyorlar, bu artık ayıp dediği, yani
28:18kitlesi olan bir hocanın yazdığı bir şeyi görünce şunu dedim.
28:23Eyvah dedim, yani ne olacak?
28:25Alttaki yorumları okuyunca çok mutlu oldum.
28:27Bir yandan umutsuz değilim.
28:29Çünkü insanlar, itirazlar var.
28:31Siz her şeyi bizden bekliyorsunuz.
28:33Bir şey söylediğimizde bize feminist diyorsunuz diyorlar.
28:35Demek ki kadın haklarını savunuyoruz biz.
28:39Mesela işte feminizm çok uzak kalıyor bu topluma.
28:42Öyle düşünüyorlar ama zaten kendi haklarını savundukları, yani feminist anlayışla kendi haklarını savundukları bir alana açmak ve kapitalizmin patriarkayı tartıştırdığı
28:52bir alana çekmek.
28:53Toplumsal cinsiyet eşitliğini savunmak.
28:55Bunu böyle söyleyince bunu çok marjinal görüyorlar.
28:59Ama işte bir hocanın, bir bunu iktidar, devlet kendi kurumsal din anlayışıyla her gün hutbelerde kadınların nasıl giyineceğini anlatıyor ya
29:11her hafta.
29:12Aile fetvaları verdiriyor.
29:14Yani makbul kadın tasviriyle birlikte kadının itiraz etme hakkının önünü çiziyor, sınırlandırıyor.
29:23O yüzden de kadın hareketini bu iktidarda ve bu iktidarla birlikte dini araçsallaştıran bu anlayış tehlikeli görüyor.
29:32O zaman yapacağımız şeyler çok belli aslında.
29:37Din de benim, inanç da benim, ideoloji de benim, felsefe de benim.
29:41Her neyse o, onu savunabilme hakkın, karar alma, irademi hatırlatmak meselesi.
29:47Bunu da öğretici bir yerden yapmamaktan yanayım.
29:50Daha eşlik eden bir yerden.
29:52O yüzden galiba ben hala sokaklardan yanayım.
29:55Çevrim içi akterizme de inanıyorum.
29:57Bu arada en uzakta ulaşamayacağımız, insanlara ulaşabileceğimiz bir yer.
30:02Buna da inanıyorum.
30:03Ama benim sokakta olduğum zaman kadınlarla konuşup, kadınların kapısını çaldığımda, çay içtiğimde,
30:12onları duyduğumda ve onların ihtiyaçlarını dinlediğimde,
30:15kendi ihtiyaçlarıma baktığımda,
30:17günün sonunda aynı noktada oluyoruz.
30:19Yani benim o bütün kimliklerim, saydığım saydığım bütün kimliklerim,
30:23bir anda burada duruyor ve biz ikimiz de birçok mağduriyete uğruyoruz.
30:30Öyle ya da böyle eşitsiz, adaletsiz bir toplumun içerisindeyiz.
30:35Ve bir şekilde ikimizin de üstünden silindir gibi geçiyor.
30:39Peki ama ne yapacağız?
30:40Ben yine de kadınların daha dirençli ve direniş hattında olduğunu görüyorum.
30:45Artık mesela sabır sabır, nereye kadar sabır dedikleri bir dönemdeyiz.
30:51Ve esas tam da burada kadın hareketinin, kadın mücadelesinin,
30:55bütün o mücadele yorgunu olduklarını biliyorum.
31:00Türkiye'de kadın mücadelesinde aktif rol almak, aktivizm yapmak,
31:04bence de çok yorucu bu arada.
31:06Ama bence yeteri kadar da olsa, bir nebze de olsa,
31:11arkadaşlarım bana dağılmayacaktır.
31:14Dinlendiğimizi düşünüyorum.
31:15Kalbimiz yani birçok eşitsizliğe ve adaletsizliğe şahit olduk ama
31:19bu sokaklarda biz de adaletsizliğe maruz kalıyoruz diyen çok fazla kadın var.
31:26Onların da sesini duyuracağımız alanlar, araçlar,
31:31bilimin birçok şeyi birlikte tartışarak, konuşarak, anlatarak,
31:35birbirimizden neler bekliyoruz'u görerek tespit edebiliriz.
31:40Bunun da yolu işte o kadınlar yan yana meselesinden geçiyor.
31:44Yan yanayız.
31:45Evet, yani farklı yöntemlerimiz var,
31:50farklı anlayışlarımız var, kavrayışlarımız var.
31:55Ben bundan 20-25 yıl önce hiç ateist bir kadınla arkadaş olmamıştım.
32:0125 yıl önce, 20 yıl önce,
32:04bugün topluma baktığımda kimse inançlı inançsız diye
32:08en azından kadınlar arasında daha yoğun bir şekilde bunu görüyoruz.
32:14Yani bizim kadın olma hikayemiz birçok şeyin önüne geçer ne zaten.
32:18Oradan gelen şiddeti, haksızlığı, adaletsizliği daha sık konuştuğumuz,
32:25kadın yoksulluğunu daha sık konuştuğumuz bir yerde
32:28bizi birleştirecek çok fazla ne yazık ki haksızlık var.
32:32O yüzden de hani zaten iktidarın ve zaten o mellelerin,
32:38monluların, şeylerin buradan bizi belki öyle izleyenler de vardır ama
32:42beni anlayacaklardır.
32:45Kadınları sokaklardan evlere tıkanları,
32:48kadınların yaşam alanlarına sınırlandıranları,
32:53belli dini cevazlarla, uydurulmuş rivayetlerle
32:56kadınların yollarını kesen anlayışları,
32:58yine buradan itirazla hani izin vermeyerek,
33:04yani kadın olmanın kendisine,
33:05insan olmanın kendisine varlık mücadelesi veriyoruz ya
33:08bu yüzyılda hala biz kadın olmanın kendisine dair varlık mücadelesi veriyoruz.
33:14Ve hepimiz katmer katmer bir şekilde ve feodalizmle veriyoruz,
33:18dinle veriyoruz, devletle veriyoruz,
33:20her şeyle bir halde veriyoruz o mücadeleyi.
33:24O zaman yan yana geleceğiz.
33:26Yok öyle yağmaya.
33:27Çünkü o yan yanalık bizim nelere ihtiyacımız olduğunu belirlemekte
33:31daha kolaylaştırıcı olur.
33:33İktidar için de daha tehlikeli bir şey ama bence.
33:36O yüzden tehlikeli olduğu için kadınlar her zaman sistemlerin hedefindedir.
33:41O kadar güzel aslında ifade ettin ki,
33:45ne olursa olsun,
33:46hani bir söz kim olursan ol gel ama
33:48biz kim olursan ol gelin ötesinde öznesi kadın olarak bir aradayız.
33:53Kadın varlığıyla birbirimize değiyor, birbirimize dokunuyoruz.
33:57O yüzden de hani bir yol, hat ya da bir örgütlenme,
34:01bir mücadele dediğimizde onu çok daha güçlü bir hale getirebiliriz.
34:06Yeter onun zeminleri yaratılsın.
34:12Peki son olarak o zaman şunu sorayım Duygu.
34:16Tabii hani belki de beklenen, özlenen, umut edilen bir şeydi.
34:20Hani kadınların yan yana gelerek bir şeyleri yapmaya çalışması.
34:24Ama daha çok kadına değerek,
34:27senin biraz önce altını çizdiğin,
34:30yani yere yerleşmesinin sağlanması,
34:34sokak, her sokağa, her mahalleye girerek
34:37kadınlara dokunabilme meselesi,
34:39sorunları örüp onu nasıl çözümler yapabileceği meselesi önemli.
34:44Peki burada özellikle 31 Ekim'de bir arayın kadınlar
34:48hedefi ne olacak?
34:51Sonrasında neyi planlayacak?
34:52Çünkü biz bir de şu alışkanlıklardan azade olmak istiyoruz gerçekten.
34:58Yani bir toplantı, bir eylem, bir konferans ama sonuç,
35:03ama hedef, ama amaç.
35:05Ve pratik, realitesi ne olacak dediğimde
35:08nasıl cevap verirsin diye soru.
35:11Toplu sana bırakayım.
35:13Ya bunun tartışmasını şimdiden yapmaya başladık.
35:17Galiba işte hani senin bu bahsettiğinde ben şey diyorum,
35:20mücadele yorgunları falan diyorum.
35:24Yani mücadele yorgunuyuz ama mücadele etmekten vazgeçmiyoruz tabii.
35:28Şimdi biz bunu yaparken programları böyle bir hazırlık komisyonu oluştu.
35:32Bu hazırlık komisyonu da yine çağrıcıların kendi arasında
35:35yine münazarayla yapılan bir şey oldu.
35:38Bir karar böyle çıktı.
35:40Bir de iletişim komisyonu oldu.
35:43Hazırlık komisyonu genel gruptan gelen konuları tartıştırdı, konuşturdu.
35:50Yani birbirimizle konuşarak bunu, bunun kararını almaya çalıştık.
35:55O kadar uzun bir zaman olmuş ki,
35:57belli farklı kitlesel yerlerden gelen kadınların bir arada konuşabilmesi.
36:04Ve inanılmaz dert yorgunuyuz.
36:07Yani o kadar çok haksızlığa ve adaletsizliğe uğruyoruz ki.
36:11Konu seçimlerinde de mesela ben belki biraz programdan da bahsederek ilerleyeyim istiyorum.
36:17İşte o yüzden de kadınlara çağrımız ki şu,
36:2031 Ekim 1 Kasım'da gelin, beraber konuşalım.
36:24Hem Instagram hem Twitter hesaplarımız var.
36:27Kadınlar yan yana yazdığınızda çıkacaktır.
36:29Oradan bizleri takip edin.
36:31Sizlere katılım sağlamak isteyen yoldaşlarımıza, arkadaşlarımıza yardımcı oluruz zaten.
36:40Mesela özgürlükler, demokrasi, adalet ve eşit yurttaşlık ilk oturumumuz.
36:46Ve sonrasında kapitalizmle ve sömürüye karşı emek mücadelesi.
36:50Yani bunların hepsi bizleri kapsayacak meseleler.
36:53Toplumsal cinsiyet eşitliği ve özgürlük mücadelesini konuşacağız.
36:58Bunların şöyle anlamamızı istiyorum.
37:01Biz buralarda daha yatay ve daha konuşan bir yerden,
37:07kendimizi görüşlerini tartıştırabilecek, konuşturabilecek bir yerden bu alanları kurmaya çabaladık.
37:14Muhakkak eksiklerimiz olabilir.
37:17Ama o forumlarda barışın siyasal sorumluluğunu konuşacağız.
37:21Hatta bu meclis ve siyasi partiler kısmında bambaşka partilerden kadınlar olacak.
37:30Oraya sorularımızı yönelteceğiz.
37:32Yani sadece onların konuştuğu değil,
37:34hepimizin birlikte katkı sunabildiği bir meseleye dönüşmesini sağlayacağız.
37:39İşte doğa ve yaşam ve emeği konuşacağız.
37:42Barış ve adaleti konuşacağız.
37:44Ve bunları konuşurken ben açıkçası Neza şey düşünüyorum.
37:48Tamam yorgun olabiliriz, tamam umudumuz kırılmış olabilir ama
37:52bir sorumluluk alacağız ve yine yan yana gelip
37:57neleri yapamadığımız konusunda bence birçoğumuz şu ülkenin yapmış olduğu
38:03o hukuksuzluğu, haksızlığa karşı deneyimledik.
38:09Bu işe yaramadı.
38:10Bu mücadelede bu tam oturmadı.
38:12Bu tam ilerlemedi dediğimiz ve kendimize de baktığımızda eleştiren bir yerden
38:18tartıştığımız çok şey var.
38:19En azından gelip bunu konuşup neler yapmayacağımızı bildiğimiz
38:25ya da tartıştığımız neler yapabileceğimizi konuştuğumuz bir alan yaratmak,
38:30bir zemin yaratmayı umut ediyoruz, murat ediyoruz.
38:32Buradan da yola çıkarak nasıl karar alacağımızı,
38:36nasıl yol alacağımızı yine oradaki toplam belirleyecek.
38:39Yani yukarıdan birilerinin belirlediği bir şeyden ziyade
38:45çağrıcıların, kadınların bu süreci nasıl yürütmek istediğini
38:51hep birlikte forumlarda konuştuğumuz iki gün olacak.
38:56Ben açıkçası merak ediyorum.
38:58Buradan ne çıkaracağız, neler olacak?
39:00Hep birlikte nasıl bir yere evrilecek?
39:04Bu kadar özlenin olduğu bir yerden nasıl bir yol haritası çıkacak?
39:10Onu da bence o gün çok daha netleştirmiş oluruz.
39:13Ama benim muradımı sorarsan tabii ki burada bir yine mücadele alanı çıkacaktır diye umarım.
39:22ne diyorlar, muradımız güçlü o murad en azından daha birçok yere değsin ve o sesler daha güçlü çıksın diyelim.
39:33Ve gerçekten hani heyecan verici, bizim için de gazeteciler olarak takip etme açısından da heyecan verici.
39:40Başlıklar da öyle ve hani ümit edelim ki senin deyiminle murad edelim ki
39:46hani daha çok kesinle ortaklaşıp daha çok kadın bir araya gelsin.
39:54Amasız ve fakatsız bu ülkenin geleceğinde kadınlar olmadan, kadınların sözü olmadan
40:01o sistemlerin oluşamayacağını en azından oraya anlatmak değil mi?
40:08Elbette, elbette.
40:09Bu, bunun ben böyle kolay ve büyük cümleler kuracağım bir çözüm cümleleri kurmak istemiyorum.
40:18Benim de tabii ki kendime göre bir tahayyülüm var.
40:22Ama barışı da bizim inşa ettiğimiz, bu nasıl bir barış istiyoruz o da bizim tartıştığımız, konuştuğumuz,
40:30bizlerin birçok kesimden kadının fikri olduğuna inandığımız bir alan burası.
40:38Umarım hani buraya gelirler, birlikte konuşuruz.
40:43Olmuş ya da olmamış ya da şu olsa daha mı iyi olurduyu, birlikte konuşabildiğimiz bir yol haritası çizebiliriz.
40:51Bu anlayışlar birbirimizi anlama hali, kavrama hali de sıklıkla karşılaşmalarla olabilecek bir şey.
40:58Uzaktan olunca aramıza Twitter cümleleri girebiliyor.
41:04O yüzden de başka yargılara sebep oluyor.
41:08Buna ihtiyacımız yok.
41:10Yani herkes davetli, bütün kadınlar davetli buraya.
41:14Konu başlıklarına ulaşabilirler.
41:17Instagram sayfamızdan erişebilirler.
41:22Lütfen gelin.
41:23Yani nasıl söylesem, gelin.
41:26Kadınlar gelsin diyelim.
41:29Evet.
41:30Yani şunu biliyorum, çok bana yazıyorlar.
41:32Yazın hep gelip ne yapacağız?
41:34Tamam işte geleceksiniz.
41:36Yani gelin bir konuşalım bakalım.
41:38Yani uzun zamandır boşluğa bağırıyormuşum gibi hissediyorum diyen kadınlara sesleniyorum.
41:45Uzun zamandır kendisini sıkışmış hisseden kadınlara sesleniyorum.
41:51Biz çözüm olamasak bile, birden bir çözüm yaratamasak bile nasıl çözümler üretebileceğimizi birlikte tartıştığımız bir ortam yaratmaya hakkımız var bence.
42:02O yüzden de 31 Ekim 1 Kasım'da sizleri Ankara'ya bekliyoruz.
42:07Evet, o zaman Ankara'da buluşmak üzere diyelim.
42:11Çok teşekkür ediyorum vakit ayırıp, yayınımıza katılıp bu önemli değerlendirmelerde bulunduğun için.
42:19Sağ ol.
42:20Çok teşekkür ederim.
42:22Hoşçakalın.
42:23Çok teşekkür ederim tekrardan.
42:25Çok teşekkürler.
42:27Evet sevgili seyirciler, Zeynep Duygu Hak Savuncusuydu yayınımızdaki konuğumuz.
42:32Evet, 31 Ekim 1 Kasım'da Ankara'da kadınlar yan yana geliyor.
42:37Önemli bir konferansın, panel mi, konferans mı, forum mu ama her başlığı ne olursa olsun öznesi şu.
42:46Kadınlar birlikte yan yana her türlü tartışmayı, çözüm yollarını, barış sürecini, demokratikleşmeyi ve eşit haklar için hukuk mücadelesi ve en
42:59azından barış alanında da nasıl bir yol yürüneceğini, bir arada nasıl olunacağını ve bir arada yol yöntemle nasıl bir sistemin
43:08olması gerektiğine dair aslında kendi tartışmalarını yapacak.
43:12Ve birçok alanda da kadınların bir araya yan yana gelip güçlü söz kurmasını sağlayacağı bir zemin oluşturma hedefi.
43:20Biz de bugünkü yayınımızda bunu aktardık.
43:23Elbette ki 31 Ekim'de de Jin TV olarak oradaki paneli ve o iki günlük çalışmayı da aktaracağız bu ekranlardan diyerek
43:34noktayı koyalım.
43:35Haftaya çarşamba günü tekrar gündeme bakış programında karşınızda olmak üzere yayında emeği geçen arkadaşlarım adına hepinize iyi akşamlar dilerim.
44:05İzlediğiniz için teşekkür ederim.