- 15 hours ago
Category
📺
TVTranscript
00:17Müzik
00:19Adalet Defteri'nden merhaba sevgili izleyenler.
00:22Bir programla daha karşınızdayız.
00:24Bugün bir kez daha aslında kadınların adalet mücadelesini ekranlarınıza getireceğiz.
00:28Aslında gündemimiz biraz yoğun.
00:30Çünkü hem bu süresiz nafaka hakkının, buna ilişkin düzenleme, anayasa mahkemesi tarafından kaldırılmasına yönelik bir mücadele yürütüyor kadınlar.
00:39Hem medeni kanun, hedefteki medeni kanun 100. yılında, Şubat ayında, daha doğrusu 1926'nın Şubat'ında hazırlanmış ve Ekim'inde
00:50yasalaşmıştı.
00:51Biz de tam olarak o aydayız, o 100. yılının ayındayız.
00:54Bir yandan da kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri var.
00:59Gerçekten kafası kesilerek öldürülen kadınlar var.
01:03Bunların nasıl sonuçlandığını, bunlara dair adalet mücadelenin nasıl sonuçlandığını konuşacağız.
01:08Bugünkü konum, kadın cinayetlerini durduracağız platformu İstanbul Temsilcilerinden.
01:12Şirin Yalıncakoğlu, hoş geldiniz Elimza.
01:15Hoş bulduk.
01:16Yeniden hoş geldin demek daha doğru olur sanırım.
01:18Biraz en baştan başlamak istiyorum.
01:21O da NAFAKA mücadelesi.
01:22Çünkü KCDP olarak sizin şöyle bir mücadeleniz de var.
01:25Bildiğim kadarı bir bilgi edinme başvurusunda da bulundunuz.
01:29Bu anayasa mahkemesinde kararına yönelik.
01:31Bu karar neredeyse bir yıl olacak.
01:34Tam bir yıl değil ama işte altı ayı geride bıraktı.
01:37Buradan bakabiliriz.
01:38Ne kaybettiriyor kadınlara?
01:40Neden böyle bir karar çıktı?
01:42Şimdi Medeni Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın kadınların temel insani haklarını belirleyen çok sağlam, sağlıklı bir yasa.
01:54Ama aynı zamanda çocukların da güvende yaşaması için, ebeveyn eşliğinde ve devlet sorumluluğunda yaşaması için çok yetkin ve geniş kapsamlı
02:06bir yasa.
02:07Medeni Kanun aynı zamanda mağduriyet yaşayan erkekleri de koruyan bir yasa.
02:14Dolayısıyla bu Medeni Kanun'a herhangi bir maddesine, herhangi bir lafzına dokunulması demek silsile halinde diğer yasa maddelerini de olumsuz
02:30etkileyeceğini söylemek lazım.
02:32Bir kere bunu buradan kurmak lazım.
02:34Şimdi Medeni Kanun'daki boşanma halinde yoksulluğa düşen taraf, geliri olan taraftan nafaka isteyebilir kavramı.
02:46Şimdi burada bir küçük ayrım var.
02:50Yoksulluğa düşen taraf boşanan erkek de olabilir ve bu erkek de diğer eşten geliri ölçüsünde nafaka hakkına sahip olabilir.
03:02Şimdi bir kere bunu bu şekilde tanımlamayıp, söylemeyip, süresiz nafakayı sürekli kadınlar alıyormuş gibi,
03:12kadınlar bir gün evli kalıyor ya da bir yıl evli kalıyor ve süresiz nafaka alıyor gibi,
03:18yaygara kopararak Medeni Kanun'un bu en önemli maddesinden geri adım atılmış olması yoksulluğa düşecek tarafa çok ciddi hak kaybına
03:33sebep olacaktır.
03:34Ama şunu da söylemeden geçmemeliyiz, eğer boşanma halinde çocuklu ise kadın veya çalışamayacak durumda ise veya çocukların bakımıyla yükümlü ise
03:48yoksulluk nafakası yani aslında iştirak nafakasını alma zorunluluğu vardır.
03:54Şimdi bunu mahkeme heyetinin inisiyatifine bırakmak gerçekten çok sağlıksız bir karardır.
03:59Yine de hani böyle bir önü açık bir şey bırakılmış.
04:04Fakat bu biz kadın cinayeti dosyalarında da görüyoruz ki o çok da inisiyatife bırakılacak bir konu değil.
04:11Suç ve ceza ekseninde karar verilmesi gerekiyor.
04:16Ama aynı zamanda nafaka içinde yoksulluğa düşen tarafın gerçekten doğru tanımlanmış olması ve o hakkı sahibine teslim edilmesi gerekiyor.
04:28Bu inisiyatife bırakılacak bir konu değil ayrıca.
04:31Burada aslında bu yoksulluğa düşen taraf olarak değil de kadınlara yönelik, yani işte kadınlar süresiz nafaka alıyor diye adlandırılmasının aslında
04:38bir sebebi de var.
04:39Hani neden mesela bu algı oluşmuş durumda, neden evlilik olduğunda yoksulluğa düşen taraf genellikle kadınlar oluyor?
04:47Şöyle, toplumumuzun genel kültürü, genel kadına bakış açısı çok malum, hepimizin malumu.
04:55Burada kadın evlendiği zaman, işte çocuk doğurması beklenir, ev içi emeği beklenir, ücretsizdir, o onun bir görev tanımıymış gibi, onun
05:06göreviymiş gibi yaşlı bakımı kadının üzerine yıkılır.
05:10Dolayısıyla kadın çalışamaz.
05:11Mesleği olan kadının bile çalıştırılmadığı hallerde, dolayısıyla bir boşanma gerçekleştiğinde ekonomik olarak yoksulluğa düşen taraf kadın olacaktır.
05:22Atayirke sistem dediğimiz budur.
05:25Hem kadını evlendiği için çocuk doğurması, çocuğuna bakması, evin tüm yükünü üstlenmesi gerekirken, hatta çalışıyorsa, evin bütçesine katkıda bulunan, kendi
05:37bağımsız ekonomik özgürlüğünün göz ardı edildiği,
05:41ama evin geçimine katkıda bulunan kadın şeklinde lanse edildiği için ve boşanma halinde de yoksulluğa düşecek olan taraf kadın olduğu
05:53için ve bu süresiz denilen,
05:55ki bu süresiz de değil, açarız da bu konuyu, kadın mağduriyet yaşadığı hallerde, genellikle bu pozisyonda kadın olduğu için kadınların
06:07üzerinden bunu lanse ediliyor.
06:11Lanse edilmiyor aslında.
06:12Bu kadın düşmanlığına kadar gidiyor aslında bu.
06:15Çünkü kadını çalıştırmıyorsunuz, kadına eşit işlerde eşit ücret vermiyorsunuz, çocuğu varsa kreş tahsis etmiyorsunuz ve bu olanakları kısıtlamaya çalışıyorsunuz.
06:29Her şeyin özelleştirildiği hallerde ki bir kreşe kadının kendi maaşı bile o kreşi karşılamayacakken,
06:38bunu yapamıyorum, madem çocuğuma kendim bakayım demek zorunda bırakılıyor kadın.
06:46Dolayısıyla boşanma halinde de buna ihtiyaç duyuyor ki bu öyle kadının özgürce harcayabileceği,
06:53geçimini sağlayabileceği bir miktar olmamakla birlikte bunun erkekler lehine ortadan kaldırılmış olması anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır.
07:04Burada zaten bu ihya alma kısmına tekrar geleceğim.
07:09Çünkü en çok hakkına spekülasyon üretilenlerden bir tanesi buydu ama şu kısım belki önemli.
07:15Yani şimdi İstanbul Sözleşmesi'nden çıktı Türkiye ve İstanbul Sözleşmesi'nde nihayetle şiddetle mücadele yöntemi olarak sadece hukuki makamlar değil
07:24ama
07:25kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi de yer alıyordu.
07:28Yani bu biraz şey değil mi? Bir yerden İstanbul Sözleşmesi'nde kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesini ortadan kaldıran bir uygulama var.
07:36Ardından evlilik sonucu yoksulluğa düşen kadının mesela günün sonunda hani en azından genel oranlara vurduğumuzda
07:46bu hakkını da ortadan kaldıran bir kısım var.
07:49Yani bir dengelik de yok burada.
07:50Çünkü ikisi birbirini tamamlıyordu nihayetinde.
07:53Bununla ne mesaj veriyorlar, ne veriyor hükümet kadınlara?
07:57Şöyle, hükümetin kafasında bir aile yılı vardı ve aile 10 yılına çıkardı.
08:04Kadınların makbul kendi düşünce sistemine göre makbul kadınlar işte evinde otursun, eşine bağlı kalsın, çocuk doğursun, nüfusu artırsın, çalışmasın ki
08:19işsizlik oranında az görünsün gibi
08:21çokça başlıklar altında sınıflayabiliriz.
08:27Şimdi İstanbul Sözleşmesi'ne dönecek olursak İstanbul Sözleşmesi şunu söyler.
08:31Direkt kadınlar üzerinden değil, mağduriyet yaşayan her birek.
08:37Bunlar yaşlı erkekler olabilir, LGBT bireyler olabilir, çocuklar kesinlikle öyle.
08:45Yani kız çocukları da kadınlar kapsamında.
08:47Çünkü dezavantajlı konumda olanlar özellikle kız çocuklar erken yaşta evlilik okulu eğitiminin düzenli sürdürülememesi,
08:58ekonomik işitsizliğin ve kırsal alanda hiçbir şekilde eğitime, ekonomik çalışma yaşamına erişemeyen tüm kız çocukları ve kadınları da kapsayacak şekilde
09:12hem ekonomik olarak güçlendireceksin hem toplumu buna hazırlayacaksın, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacaksın diye bir yükümlülük getirmiştir.
09:21Ama aynı zamanda da şunu da söylemek lazım.
09:25İstanbul Sözleşmesi'nin imzalandıktan sonra iç hukukta 6284 sayılı mağduru şiddetten koruyan yasa,
09:34bunu hep kadını şiddetten koruyan yasa ve işte erkekleri de evden uzaklaştırıyorlar, gününü gün ediyorlar gibi lanse edilen şey aslında
09:44mağduru koruyan yasadır, şiddetten koruyan yasadır.
09:48Bunu bile kadınların kullandığına dair inanılmaz yalanlar cümlesini kuracağım.
09:57Çünkü bu bir gerçek, bu bir yalan.
09:59Şiddete maruz kalan her bireyi şiddet gösterenden korunmak için uzaklaştırma kararı alabilir.
10:06Ama bu tek başına uzaklaştırma kararı değildir.
10:106284 sayılı ekonomik olarak yoksulluğa düşen kadını çocuğuyla birlikte bakımını eğer nafaka alamıyorsan,
10:19nafaka yükümlüsünün ekonomik gücü oranında geçimini sağlayamayacaksa,
10:25devlet tarafından hem çocuk için hem yoksulluğa düşen kadın için nakdi destekle birlikte iş bulma yükümlülüğü de vardır.
10:37Çeşitli devlet kurumları olabilir, çeşitli bağımsız kuruluşlar olabilir.
10:42Ayrıca ev konut edindirme yasasından da faydalandırılması gerekir.
10:49Devlet bütün bunları yapmıyor, bütün bu görevlerini kadınlara, kadınlar devletin taşeronu gibi davranıyor.
10:56Çocuğu da kadın doğursun, tabii ki kadın biyolojik olarak anne olma yetisine sahip olduğu için.
11:04Ama tüm bakımlı kadın üstlensin, ev içi emeği kadın ücretsiz görünmez kılınsın, erkeğe bağımlı yaşasın.
11:11Dolayısıyla da söz hakkı da olmasın, şiddet karşısında başvurduğu mekanizmalar görevini yerine getirmesin.
11:21İşte çocuğu evde bakmak zorunda bırakıldığı kreşe erişimi sağlamasın.
11:27Hasta ve yaşlı bakımını devlet kadına yüklesin.
11:32Bütün bu sosyal devletin yapması gereken buna dair koşullar, yasalar varken, uygulanmıyorken yine kadının temel haklarından, anayasal haklarından küçük görünebilir.
11:52Medeli kanundan doğan, yoksulluğa düştüğü halinde boşanılmış eşten alacağı 3 kuruşluk nafakayı da kesmiş olması gerçekten devletin adziyetinden başka bir
12:05şey değildir.
12:06Burada işte bu 3 kuruşluk nafak konusuna gelmek istiyorum.
12:10Çünkü bu sosyal medyada bilhassa bu işte nafaka mağdurları vesaire gibi bir sürü hesaplar açıldı.
12:16Ve bunların en büyük argümanı işte kadınlar 3'er 5'er evleniyorlar ve hepsinden birer tane nafaka alıyorlar ve bu
12:24şekilde zengin oluyorlar.
12:25İşte hiç çalışmadan yaşıyorlar gibi ve örnek gösterilen çok böyle spesifik ünlü herkesin bildiği dünyada 3-5 tane sayısına geçmeyen
12:33örnek mesela gösteriliyor.
12:36Ama yani gerçekten böyle değil.
12:38Hani kadınlar ne kadar nafaka alıyor bir de alabiliyorlar mı?
12:41Hani alamadıklarında nasıl yollara başvurabiliyorlar?
12:44Bu yollar işliyor mu mesela?
12:46Şu hani ünlü denilen kişilerin işte şu kadar nafaka veriyorum dediği gelir tespiti üzerinden nafaka şey yapılabilir, tanımlanabilir.
13:01Bir kişinin aylık işte 100 binin üzerinde var ise onun çocuk da varsa çocuğun iştirak bakım parası ve kadına ödenen
13:13nafaka miktarı artıyor.
13:15Ama ülkemizde asgari ücretin 32 bin civarında olduğu, dolayısıyla bireyin kendi geçimini sağlayamadığı, bunun cinsiyeti yoktur.
13:26Kadın da olabilir, erkek de olabilir.
13:28Velayetin bırakılan eşe yani ebeveyne, baba da olabilir, anne de olabilir.
13:37Çalışmayan taraf, çocuğun bakımını yüklenen tarafa çocuk başına son bildiğim kadarıyla 5 bin.
13:46Dolayısıyla gelirden düşeceği için yani dörtte biri tekabül ediyor.
13:51Anneye de ortalama 2 bin, 3 bin arası ama çocukların bakım yükünü üstlendiği için asgari düzeyde geçinebileceği ve diğer eşin
14:02geliri oranında
14:04yani bugün bu rakamları söylemek çünkü somut bir rakam değil, gelir durumuna göre çocuk sayısına göre ebeveynin çalışıyor olup olmadığına
14:14bakılır.
14:15Bir de şu saçmalığı da artık gerçekten hani bunu da gündem etmek zorundayız.
14:21Bir kadın, kadınlar çoğunlukla işte yoksulluk nafakası yani o sürekli nafaka, ömür boyu nafaka diye bir kavram yoktur.
14:31Sürekli nafakada.
14:33Nafakayı ödeyen çalışmıyorsa, hayatta değilse, ekonomik olarak çok ağır yoksulluğa düşmüşse nafakayı kaldırabilir.
14:42Nafakayı alan taraf, çocuklar büyümüşse, kendisi çalışıyorsa, başka biriyle evlendiğinde nafaka otomatik olarak biter.
14:51Ayrıca nafakayı veren taraf, alan tarafın bir haksızlığına uğramışsa, bir şiddetine uğramışsa o yine ortadan kalkar.
15:04Şimdi kadınlar erkekleri nafakayı vermiyor diye hacca gittiğinde, mahkemeye verdiğinde bunun on yıllar sürdüğü, toplu nafakayı da yine erkek lehine
15:18taksitlendirerek aldığı çok vaka biliyorum.
15:23Şimdi kadınların ülkemizde en iyi koşullarda, asgari düzeyde, asgari ücretle çalışabildiği bir ülkede, çocukların bakımı, yaşlı bakımı, ev kirası gibi
15:36bir ölçekte gider olduğunu düşündüğümüzde,
15:39ortalama 3 ila 5 bin arasında o astronomik rakamlardan bahsetmiyoruz.
15:46Çünkü temel olarak ülkemizde %60'a yakın asgari ücretle çalışan insanlar.
15:52Belli bir gelir sınıf, geliri olan bir büyük yığın var.
15:58Ve zaten bu nafakaya ihtiyaç duyan da bu yoksul kesim zaten.
16:05Yoksa kadınlar zaten kurtulayım da, hiçbir şekilde yüzünü görmeyim de, şiddetinden de ve sonraki süreçte de psikolojik baskısından tutup fiziki
16:17baskısına,
16:18onun ötesinde aynı zamanda da ailesine yönelen ağır tehditlere, öldürmeye, ölümünü şüpheli bırakmaya yönelen erkekler varken,
16:30bir an önce kurtulmak isteyip nafaka dahi talep etmeyen onlarca kadın biliyoruz.
16:37Biz bunu yalnız sosyal medyadan bilmiyoruz, bize ulaşan kadınlardan da biliyoruz.
16:41Hani bu haklarını anlattığımızda yüzünü dahi görmek istemiyorum, mümkünse adresimi dahi bilmesin diyen,
16:50ağır ölüm tehditi almış kadınlar varken, kalkıp da 3 bin, 5 bin en yüksek nafaka ödüyor diye erkek kayırmacılığı yapmak
17:01ve kadınları bunun üzerinden şeytanlaştırmak ve kadına erkeklerin parasını yora getirmek gerçekten, kelimeyi bulamadım, çirkin bir propaganda.
17:16Zaten bu propagandayı yapan hesaplara da baktığımızda ben şey hatırlıyorum, yani 6.284'ü hedef alan hesaplar da bunlardı, İstanbul
17:27Sözleşmesi'ne karşı olan hesaplar da bunlardı.
17:30Aynı kesim.
17:30Sokak köpeklerine karşı olan hesaplar da bunlardı.
17:33Aynı kesim.
17:33Ve şimdi bu kesim medeni kanunu da hedefe aldı.
17:36Şimdi hani programa çerken kastettiğim bu 100. yılındayız artık medeni kanun ve medeni kanunun kendisinin kaldırılmasına yönelik bile talepleri olabiliyor
17:45artık.
17:46Hani birincisi bu gücü nereden alıyorlar ve buna karşı mücadele hattı nedir?
17:50Yani medeni kanunu nasıl savunmalıyız?
17:51Şimdi bu gücü nereden alıyorlar?
17:54İstanbul Sözleşmesi'ni işte LGBT bireyleri özendiriyor, işte toplum cinsiyetsizleştiriliyor yaygarasıyla ki uluslararası bir sözleşme nasıl kabul edildiyse o şekilde
18:07çıkılabilir ki bize göre hala bu yasa duruyor.
18:11Çünkü bu uluslararası sözleşmeler kabul edildiği gibi geri kaldırılabilir.
18:18Dolayısıyla biz bunun hala yürürlükte olduğunu söylüyoruz.
18:22Meclisin oylaması ve kaldırılması gerekir.
18:23Kesinlikle öyle kaldırılması gerekir.
18:26İhtiyaç olmaması halinde diye bir kavram var.
18:31Şimdi bunu bir kenara bırakalım.
18:33Şimdi İstanbul Sözleşmesi'nde tek kişinin imzasıyla çıkıldı ve kadın örgütleri bunun karşısında çok ciddi mücadele etti.
18:40Davalar açıldı falan.
18:42O duruşmalara, Danıştay'daki duruşmalara ben de gitmiştim.
18:46Ve şey, başkanlık sisteminde tek kişinin imzasıyla çekilebilir gibi bir cümle.
18:53Onun dışında başka bir argüman üretemediklerini görmüştük.
18:57Çünkü bu ülkede hala kadınlar, kız çocukları, mağdurlar, yaşlılar, ne bileyim ülkemizde ötekileştirilmiş mesela romanlar, anayasal Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdırlar ama
19:16aynı ölçekte faydalanamazlar.
19:19Memur bile olamayan, hani bile cümlesini kullanmak zorunda kalıyorum.
19:25Bunların yaşamları hiçbir şekilde eşitlik düzleminde, ekonomik anlamda da eşitlenmemişken buna ihtiyaç yoktur gibi bir cümle kurmak gerçekten ülkenin gerçekliğinin
19:39farkına varmamak demektir.
19:41Bu propagandayı yapanlarında bilinçaltında ne olduğunu bilmek zorunda da değilim.
19:51Ama gördüklerimizin üzerinden söyleyebiliriz.
19:54Bir kere çok eşliliğe özendirme, erken yaşlarda evliliğe, çocuk yaşlarda evliliğe kapı açma, milli eğitimden uzaklaştırmak, tarikat yurtlarında çocukların kendi
20:11tek bir inanç üzerinden eğitimle alması ama eğitimsizlik anlamına da gelmektedir.
20:17Kendilerine mürit yaratmak anlamına geliyor ki görüyoruz ve bu tarikat yurtlarında çocukların yaşadığı mağduriyeti, cinsel sömürü, ölüm veya onları daha
20:31uç radikal bir yöne nasıl desem silahlı güç olarak da motive, o yönde motive ettiklerini de görebiliyoruz.
20:42Yani unutmadık 2015'teki kalkışmayı, unutmadık yani bunun adı kalkışma mıdır, şey midir, nedir yani onu isimlendiremiyoruz bile.
20:54Şimdi bütün ülkenin bu gerçekliğini görmeden ve bu propagandayı yapanın devletin asli unsurları olup olmadığına bakmadan bütün bu tanımlamayı yapamayız.
21:06Medeni kanunu korumak zorundayız. Çünkü medeni kanun anayasanın en sağlam, üzerinde en iyi çalışılmış, toplumun tüm fertleri lehine yorumlar yapan,
21:20maddeler koyan bir madde.
21:21Eğer bunun en küçük bir bölümünü dahi işte İstanbul Sözleşmesi'nden çekildikten sonra 6284'ün etkinli uygulanmadığını gördüğümüz gibi,
21:33medeni kanunda herhangi bir maddesini ortadan kaldırıldığını gördüğümüzde başka hakların da gideceğini bilmek, bunu öngörmek ve bunu anlatmak zorundayız.
21:46Dolayısıyla bedeni kanunu her koşulda karşısında durmak, bunun geri alınması için, bu kararın iptal edilmesi için mücadele etmek zorundayız.
21:57O bilgi edindirmek kapsamında geri dönüş aldığımız ellerinde böyle bir veri yok.
22:05Yani kaç kadın, bu sürekli nafak, yani ömür boyu nafakayı alan kaç kadın var?
22:13Peki bu kadınlar bu nafakaya neden ihtiyaç duyuyor?
22:18İstihdam etmediğin, gelir düzeyini yükseltmediğin, ona başka bir yaşam alanı tanımadığın kadının sadece bir haftalık mutfak masrafını da kısmanın devletin
22:32kadınları gözden çıkardığı anlamına gelir.
22:35Devlet mekanizması hükümet politikasına mahkum edilemez.
22:39Hükümetin hepsi farklı düşüncede olabilirler.
22:43İktidarlar gelip geçidir, geçicidir.
22:46Aslı olan devletin kurumlarıdır.
22:49O yüzden biz anayasa mahkemesi üyelerinin hangi motivasyonla bunu ortadan kaldırdığını gerçekten bilemiyoruz.
22:58Ama bu anayasanın eşitlik ilkesine, mağduriyeti koruma, devlet her vatandaşının haklarını ve yaşam hakkını korumak zorundadır maddesine aykırı davrandığını söyleyebiliriz.
23:13Son şey de sormak istiyorum.
23:15Bu propagandaya tekrar dönersek, tabii burada hesaplardan bahsettik ama bu sadece Türkiye içine geçerli değil.
23:22Aslında tüm dünyada böyle bir insel hareketinin, yani artık aşırı kadın düşmanlığı mı diye adlandırayım,
23:28bunun İngilizcesinin, Türkçe çevirmiş hali, gönülsüz bakirler ama bunun ötesinde bir karar şeyden bahsediyoruz.
23:35Hani kadınların alt tür olduğuna inanan, ikinci sınıf vatandaşı olduğuna inanan, böyle bir kesimden bahsediyoruz ve bu hesapların Türkiye'de çok
23:45fazla güçlendiğini gördük.
23:46Ki zaten dünyada da başka örnekleri var.
23:49Hani şu an mesela kadın kaçakçılığından aslında tutuklu olan, zorla tecavüze, seksi köleliğine vesaire, bu tip suçlamalarla karşı karşı olan
24:01çok ünlü karakterler bir tanesi.
24:02Andrew Tate mesela. Bunun Türkiye versiyonları da var, ufak ufak görüyoruz.
24:08Ve aynı söylemleri kullanıyorlar. Yani nihayet İstanbul Sözleşmesi üzerinden de, Medeni Kanunu üzerinden de,
24:15işte lafaka söylemleri, hani bu, o hesapları çoğaltanlar, o söylemleri çoğaltanlardan bir tanesi bu.
24:21Bunu şundan itiratmak istiyorum, bunların sonuçları ne oluyor diye.
24:24Çünkü işte Ayşenur ve İkbal'in ölümünün, hani katledilmesinin ikinci yılındayız.
24:29Ve aynı karakter, aynı benzer bir karakter tarafından öldürdü bu iki kadın.
24:34Hani çok ciddi bir kadın düşman, hani şeyin ötesinde, biz hep burada siyasi politikaları konuşuyoruz ama toplum nezdinde de çok
24:42ciddi bir kadın düşmanlığı örgütleniyor.
24:44Sosyal medya üzerinden, gençler üzerinden.
24:47Neler diyeceksiniz? Bunu önce sormak istiyorum. Nasıl bir topluma dönüşüyoruz bu şekilde?
24:50Şimdi öncelikle dünyadan ve Avrupa'dan bahsedelim. Ben her zaman şeyi söylerim.
24:57Şimdi demokratik haklar ve özgürlükler konusunda, işte Amerika şöyle yücedir,
25:03işte Avrupa Birliği şöyle gelişmişlik, medeniyet açısından gelişmişlik düzeyinde bahsedilir, örnek gösterilir.
25:15Şimdi birden bu kadın düşmanlığı konusunu siz söyleyince aklıma şu geldi.
25:23Bu Rönesans'tan önce bilge kadınların cadı diye yakılması.
25:30Şimdi bu tarihin her aşamasında vardı.
25:34Çünkü kadın doğuran, üreten, o erkeklerin arkasından her türlü güç birliği yapan bir yaratılışa sahip.
25:47Bunu bu şekilde kabul etmek zorundayız.
25:49Şimdi erkeklik şişirildiği zaman, pohpohlandığı zaman ki bugünlerde ülkemizde de ne yazık ki bu şekilde.
25:57Ben şeyi hatırlıyorum, kendi ailemden babaannemin sözünün geçmediği hiçbir erkek yoktu.
26:03Şimdi iniyoruz üç nesil sonrasına, doğru bir şeyi söylediğinde de çevrendeki erkekler kadın başına,
26:14hani bu şu anlama geliyor.
26:17Şimdi toplumda bir cümle var ama burada telaffuz etmek istemiyorum.
26:22Hani biri çok kötü bir örnek olursa çevresindekiler de daha beterini yapar ya hani, onun gibi bir şey.
26:33Şimdi devlet mekanizmasında yöneticiler, siyasi parti temsilcileri, Türkiye'den bahsediyorum, sürekli kadın hakları konusunda konuşur.
26:43Kadını giyimi kuruşama hakkında konuşur.
26:46Kadının kazanılmış haklarından, uluslararası sözleşmelerden, şiddetten koruyan yasaların tırpanlanmasından falan bahsederken,
26:57onun altında kalan erkeklik, şişirilmiş erkekliğe sahip düşünce biçimleri ve kadın erkek eşitliğinden,
27:08kadının özgürlüğünden çalışmasından rahatsız olan, kendi varlığıyla, birliğiyle, bilgisiyle var olamamış bazı erkeklerin,
27:19bu yetisizliğini, kadının başarısını gölgelemek üzere çalışması ve bunun propagandasını yapması sonucu ortaya çıktı.
27:32Çünkü kadınlar da artık eğitim alıyor ve çok ciddi başarılı var, dünyada çok iyi ödüller alan kadınlar var.
27:43Kadınların belli tanımlanmış meslekleri vardı.
27:47İşte öğretmenlik, hemşirelik, çok göze görünen aktrislik, müzisyenlik, onun dışında geri kalan kadın ev kadını şeklinde tanımlanıyordu.
27:58Şimdi işte iş adamı kavramını ortadan kaldıran ve bunun için mücadele eden, eğitim alan kadınlar iş insanına dönüştü.
28:09Mesela biz platform olarak kadın cinayeti kavramını çıkardığımızda bazı sanık vekillerinin, avukatlarının şu cümlelerini çok sık duyar olduk.
28:24Kadın cinayeti diye bir şey yoktur, adam öldürme vardır.
28:30Şimdi adam öldürme, şu kavramı çok iyi oturtmamız lazım.
28:34Adam öldürme diye bir kavram vardı.
28:37Dolayısıyla altında kadını öldürmek cinsiyet temelli bir öldürme kavramı henüz oturmamıştı.
28:44Namuslu, geleneksel yapıydı ya da yok edilirdi, ortadan kaldırılırdı.
28:51Okul sormazdı, seçimde sorulmazdı, hastane merak etmezdi.
28:57Onlarca kadın öldürülürdü, gizlenirdi.
29:01Ama bu kadınların mücadelesiyle ortaya çıktı ve kadın cinayeti kavramını kabul etti.
29:07Artık mahkemeler, yasalar da bunun önüne geçebilmek için bir kavram ortaya çıkardık.
29:14Kadına ve çocuğa karşı kasten öldürmeden gibi.
29:17Şimdi bütün bu örnekler önümüzde dururken, erkekliğin şişirildiği, kendi başarısızlıklarını,
29:26başarılı kadınların hayatı üzerine tahakküm kuramamış erkeklerin propaganda yapmış olmasını anlayabiliriz.
29:35Bunun önüne nasıl geçeriz?
29:37Bu propagandanın karşısında doğru argümanlarla ama devletin de desteklemediği, şişirmediği erkeklik üzerinden başarabiliriz.
29:50Hükümet şimdi bu grupları hesaplarını kapatmıyor.
29:55Ama kendilerinin yani hükümetin aleyhine yaptığı yanlış aleyh de bile değil,
30:01yaptığı yanlışları, eksikleri söyleyen hesapları çat diye kapatabiliyor.
30:07Bizim mesela sosyal medya hesabımız okul, Manisa'daki okul baskınında bunu yazdığımız için neden?
30:19Önlem alınamadı.
30:20O çocuk o silaha nasıl erişti?
30:22Sorusunu sorduğumuz için hesabımız kapatıldı.
30:26Şimdi burada bir ikiyüzlülük var.
30:29Bunu değiştirmek yine biz kadınlara düşüyor.
30:32Sonuna kadar bu hem medeni kanunu korumak, hem kendi hayatlarımızı korumak, hem haklarımızı korumak,
30:38hem de bunun karşısında tüm haksızlık karşısında mücadele etmek yine biz kadınlara düşüyor.
30:45Tabii ki vazgeçmeyeceğiz.
30:46Çok teşekkür ederim. Çok sağ olun kodumuz olduğunuz için.
30:49Ben teşekkür ederim sesiniz olduğunuz için.
30:52Sevgili izleyenler, bir bölümün daha sonuna geldik.
30:55Önümüzdeki hafta başka bir dosyla yeniden karşınızda olacağız.
30:58Şimdilik hoşçakalın.
31:05İzlediğiniz için teşekkür ederim.