Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 10 saat önce
Döküm
00:00MÜZİK
00:32Efendim merhaba, Beyaz TV'ye hoş geldiniz.
00:36Geçmişe yürüyen adam programına hoş geldiniz.
00:40Bir hafta sonu klasiği, geçmişe yürüyen adam ya da adamlar.
00:46Sizler evlerinizde bizler tarihin yaşandığı, tarihi hadisenin olduğu neresiyse orası.
00:54İstanbul'un dışına da çıkmaya başladık.
00:56Ve mesela Urfa, Hatay, Antep, Bitlis, Kayseri.
01:03Niye olmasın? Elbette olacak.
01:06Önümüzdeki haftalarda bu saymış olduğum iller de tek tek önünüze sunulacak.
01:12Ama başlangıç, Anadolu tarihinin en eski, hatta bir dakika, Anadolu ne?
01:20Dünya tarihinin en eski dönüm noktalarından biri olan, Göbekli Tepeden Karahan Tepe'ye kadar giden yolun başlangıcı olan,
01:32Urfalı adamın, 11.500 yaşında, Urfalı adamın bulunduğu yer olan,
01:39Türkiye'nin batısından çok daha yaşlı olan, Şanlı Urfa'dan başladık.
01:45Arkamda müthiş bir cami, Hz. İbrahim Aleyhisselam'ın doğduğuna inanılan, mağaranın üzerine, kanuni zamanında yapılan,
01:56ardından o cami yıkıldıktan sonra çok yakın tarihlerde bir daha yapılan camiyi görüyorsunuz.
02:03Hemen arkamda müthiş bir manzara, balıklar kendilerine atılan yemleri yerken, müthiş bir intizamla davranıyorlar.
02:14Efendim aynı Zeliha Gölü, aynı Zeliha, Zeliha'nın gözleri, Zeliha'nın gözyaşları.
02:23Rivayet o ki, bu arada programımız başladı.
02:27Başlamakla sunmak arasında bir es vermeden, direkt mevzuya girdim.
02:33Kusura bakmayın.
02:35Evlerinizde oturduğunuz yerlerde, kahvaltı sonrası, elinizde kahve veya çay,
02:41ben ve kameraman kardeşim Murat, tam olarak Hz. İbrahim'in hayatında bir dönüm noktası olan,
02:49dindarlıkla dinsizlik arasındaki, çizginin belirlendiği,
02:54şanlı Urfa, balıklı göl ya da gerçek adıyla Halil-ül Rahman Gölü'nün tam yanında bulunmaktayız.
03:03Hatırlayın lütfen, geçtiğimiz hafta Halil-ül Rahman Camii'ni,
03:08onun etrafında olanları, Edesak Krallığı'nı, Rızvaniye Medresesini
03:14ve İbrahim Peygamber ateşe atıldıktan sonra güle,
03:19bül bahçesine, Gülistan'a dönen yerleri göstermiştik.
03:24Bu hafta ise ikinci bölüm.
03:27Bu sefer Hz. İbrahim Aleyhisselam'ın ateşe atılmasından dolayı dayanamayan,
03:35gözyaşları içerisinde İbrahim Aleyhisselam ile Allah arasındaki irtibatı bilmediği için,
03:42Cebrail Aleyhisselam'ın İbrahim Peygamber'e geldiğini bilmediği için,
03:49Hz. İbrahim'in o ateşte yanacağını,
03:52çünkü akıl bu adamın orada yanacağını söyler.
03:56Aklına göre hareket ettiği için Zeliha,
03:59Nemrud'un kızı, belki de Kazancı Bedih,
04:03Nemrud'un kızı derken bunu mu söylüyordu?
04:07He Sadık abi, Nemrud'un kızı, Kazancı Bedih,
04:12bu arada bu bölgelerin ses üstadı,
04:17zirvesi, diyelim mi zirve,
04:21zirvelerinden biri olan Kazancı Bedih'in de ruhuna rahmet,
04:26Nemrud'un kızını söylerken acaba Zeliha'dan bahsediyor bilinmez,
04:31ama İbrahim Peygamber'in ateşe atıldığını görünce,
04:34o acı ile aşık olduğu İbrahim'in peşinden o da ateşe atlar.
04:41Tabi ki Allah-u Teala'nın emri ile İbrahim Peygamber'i yakmayan ateş,
04:46aklın ve mantığın gereği,
04:50Nemrud'un kızı Zeliha'yı yakar.
04:52İşte burası Zeliha'nın kendisini ateşe attığı yerdir.
04:57Bu anlattıklarımın herhangi bir bilimsel temellendirmesi yok.
05:02Bunlar tamamen halk rivayeti, halk söylencesi, etnografik bilgiler,
05:09rivayet odur ki diye başlayan cümleler,
05:13tam olarak böyle başlamakta ve böyle bitmektedir.
05:17Buralar aynı Zeliha Gölü, Halil-i Rahman Gölü'nün hemen yanında,
05:24cıvıl cıvıl kuşlarıyla,
05:27tarihi 2100 yıllık kalesiyle,
05:31kafeteryalarıyla,
05:32çay bahçeleriyle,
05:35gölgelendiren ulu ve güzel çınarlarıyla sizleri bekliyor.
05:39Urfa gerçekten güzel.
05:42Ya da harita adıyla konuşalım,
05:45şanlı Urfa,
05:47milli mücadele yılları var bu arada,
05:50durun ben size bir yerde oturayım da,
05:52milli mücadelede Urfa-Antep bölgesi neler yapmış,
05:56Urfa'da neler yaşanmış,
05:59nasıl oluyor da İstanbul'un 5 yıl dayandığı işgale,
06:04Urfa 7 ayı dayanmış,
06:067 aylık bir işgalden sonra,
06:09Urfa nasıl milis kuvvetleriyle beraber burayı işgal eden İngilizlere karşı koymuş ve düşmanları göndermiş,
06:18bir ara onu anlatayım.
06:19İstanbul'un 5 yıl görmeye tahammül ettiği,
06:24İzmir'in,
06:26Bursa'nın,
06:28Uşak,
06:29Aydın,
06:29Muğla'nın,
06:30yıllarca görmeye tahammül ettiği düşman askerleri,
06:35burada ancak 7 ay kalabildi.
06:38Buranın kuvayi milliyesi,
06:40ya ölüm ya istiklal dedi,
06:43hürriyetin olmadığı bir yerde yaşamanın ne anlamı var dedi,
06:47İngilizlere saldırdı,
06:497 ay sonra buradaki işgali bitirdi.
06:52Bir ara ben bunu size anlatayım.
06:54Ama önce Ayni Zeliha Gölü,
06:57bir krallığın 2100 yıllık sarayı,
07:00Mevlidan Camii ve daha pek çok şey,
07:03Beyaz TV,
07:04geçmişe yürüyen adam devam ediyor.
07:17Yavuz Sultan Selim'in Memlüklülerle yapmış olduğu müthiş savaşlar zinciri,
07:24Şah İsmail ile 1514 çaldıran,
07:27Kansu Gavri 1516 Mercidabık ve hemen ardından hilafetin getirildiği 1517 Ridaniye seferlerinden sonra,
07:37bir memlük eseri olan,
07:40bir memlük kenti olan Urfa artık ila nihaye Osmanlı Devleti'ne aitti.
07:47Yavuz Sultan Selim Han'ın oğlu Sultan Süleyman,
07:51Kanuni Sultan Süleyman buraya çok fazla özen ve ihtimam gösterdi.
07:56Bura üzerine bilhassa şu an tam olarak mahremiyetine, özeline girmiş olduğumuz Halül Rahman Gölü ile alakalı birden fazla fermanı vardır.
08:10Buraların restorasyonu, buraların tamiri, buraların büyütülmesi, buraların bir külliye haline getirilmesi ile alakalı,
08:19Sultan Süleyman'ın çok ciddi anlamda fermanları bulunmaktadır.
08:241540'lı yıllara ait olan bu fermanlar hala bizim arşivlerimizde mümkündür ve mevcuttur.
08:31Yani şu an kameraman kardeşim Murat'ın görmüş olduğu bu görüntü ne kadar önceye ait?
08:38Sorusunun cevabı günümüzden 400 sene öncesine gider, hatta 500 sene öncesine gider ve Sultan Süleyman dönemine yaslanır.
08:50Bütün padişahların buraya özel ihtimamları vardır.
08:54Çünkü buranın Urfa'nın bölgesel tarihinin dışında malumunuz Hazreti İbrahim ile birlikte bir İslami tarihi de söz konusudur.
09:07Sümerlerden sonra var olan Babil'lerin içinde yaşayan Hazreti İbrahim,
09:14yani İbrahim aleyhisselam bir Babil peygamberidir ya Babil döneminde yaşayan bir peygamberdir.
09:21Kanuni Sultan Süleyman Han'ın 1540'lı yıllardan itibaren özel ferman ve padişah buyruklarıyla beraber şekillendirmiş olduğu bu balıklı gölü,
09:32ya da durun balıklı göl demeyelim, Halilü'l Rahman gölünün Sultan Süleyman'dan sonra da aynı özen ve ihtimamla padişahlar tarafından
09:44kontrol edildiği bilinmektedir.
09:46Burası balıklı göl değil, burası Halilü'l Rahman gölü.
09:51Hazreti İbrahim'in Allah'ın dostu olmasından dolayı verilen isimle Halil, Halil İbrahim ya, Halilü'l Rahman gölüdür burası.
10:04Kanuni'den sonra var olan bütün padişahlar buraya özel ihtimam gösterdi.
10:09Peki Kanuni'den önce mesela Fatih Sultan Mehmet Han döneminde ya da Yavuz Sultan Selim Han'ın 1517 yılında Rıdaniye Seferi
10:20'nin yaptığı esnada buraya gelseydik ne görürdük?
10:25Göreceğimiz şey etrafında küçük küçük göl gözleri, su gözleri, suların çıktığı menbaalar ve bunların belli bir yerde buluşması.
10:35Yani burası 3000 yıl evvel de bilmem kaç bin yıl evvel de sulak bir bölgeydi ve her tarafında göller, göletler,
10:47gözler bulunmaktaydı.
10:49Rivayetlerin buraya gelmesi, bugüne gelmesi halkımızın ve genel etnografik kültürün bu bilgilere dahil olmasıyla beraber eklenmiştir.
11:00İşte İbrahim peygamberin atıldığı mancınık tam yukarıdadır.
11:07Hala o sütunlar durmaktadır.
11:09Atıldığı ateşse bu göldür.
11:12Halkımız der ki o göldeki, o ateşteki odunlar da işte bu balıklardır.
11:19Bu yüzden Urfalı halkı ve bölge halkı bu göle ve bu gölün içindeki balıklara bir göl ve bir balık olarak
11:31bakmaz.
11:32Burası bambaşkadır.
11:35Osmanlı devleti de böyle bakmış olsa gerek ki kanuniden itibaren buraya eserler vermeye,
11:42mesela İbrahim peygamberin doğduğuna inanılan mağaranın üzerine yapılan camide aslında her ne kadar bugün yeni olsa da
11:53Kanuni Sultan Süleyman Han'ın döneminden kalma bir camidir.
11:59Tam karşımızda ise 1700'lü yıllardan kalma Rakka valisi Rıdvan Paşa'dan kalmadır.
12:07Ha bu arada burası önceleri Rakka'ya bağlıydı, sonra Halep'e bağlandı.
12:15Ardından ilerleyen zamanlarda Urfa 1924'ten sonra kendi başına bir şehir oldu.
12:23Rakka değildi, Halep değildi.
12:27Gelin kıymetli dostlar hava da tam bu kadar güzelken gelin.
12:31Balıklı Göl denilen Halülü Rahman Gölü'nü, Rızvaniye Medresesini, Rıdvan değil Rızvan, Z, Rızvaniye Medresesini,
12:42Sultan Süleyman'ın yapmış olduğu külliyeyi, Ayni Zeliha Gölü'nü ve etrafına var olan bütün eserleri kendi gözlerinize görün.
13:03Efendim rivayet odur ki, Hazreti İbrahim Peygamber döneminde biz bunu filmlerde görüyoruz, filmlere, mitolojilere konu olmuş.
13:13Musa Aleyhisselam için de Firavun'la alakalı söylenir, bu yüzden rivayet odur ki, olunur ki diye başlıyorum.
13:23Ben eğer bir şeye rivayet odur ki dersen bunda bir bilimsellik olmadığı, halk arasında halkın dilinde yayıldığı ve dağıldığı anlamına
13:35gelmektedir.
13:36Bu yüzden de bu anlatımıma rivayet odur ki diye başlıyorum.
13:41Efendim rivayet odur ki, Hazreti İbrahim Peygamber doğmadan önce Azer, yani Babil İmparatorluğu'nun kralı Nemrut'un,
13:524. 5. sıralamada hiyerarşik olarak adamlarından biri olan Azer'in bir oğlu olacaktır, hanımı hamiledir.
14:03Fakat Nemrut'un kahinleri bir kehanette bulunurlar.
14:09Derler ki, efendim bu sene doğacak olan bir erkek çocuğu, senin saltanatını satacak ve seni koltuğundan edecek.
14:20Bu sene doğacak olan erkeklere dikkat et der.
14:24Bunun üzerine Nemrut bir ferman yayınlar, bütün ülkesine, bütün köylerine ve her yere kadınlarla erkekler bir arada bulunmayacaklar,
14:38aynı evlerde kalmayacaklar, o sene evlenme denilen hadise olmayacak.
14:44Maksat, o sene kız dahi olsa herhangi bir çocuğun dünyaya gelmesini engellemek.
14:52Zira kahinler ona böyle bir rivayette bulundular.
14:57Hiç kimse bir araya gelmiyorken, o günlerde zaten hamile olan Azer'in hanımı, artık hamileli aşikar olmuş,
15:07karnı iyiden iyiye şişmektedir.
15:11Yapacak bir şey yoktur.
15:13Kocası Azer, bu durumu saklamak için, aslında konakları varken, aslında saraya benzeyen yapılarda yaşıyorken,
15:23öyle ya, düşünsenize bugün, Cumhurbaşkanımızın etrafında bulunan,
15:29hiyerarşik olarak da beş kişiden biri olanın evi, sıradan bir ev olabilir mi?
15:35Olmaması, tabiat ve kural gereğidir.
15:38İbrahim Peygamber'in de babası olan Azer'in, iyi bir evi vardır.
15:44Fakat, hanımını evinde doğurmaması gerekmektedir.
15:48Bu yüzden, artık doğuma yakın, yani dokuzuncu ayın başında, ona bir yer arar.
15:57Ve en sonunda, bir mağaranın, yukarıya bakıldığında ancak görülür,
16:03bir tepenin, nasıl manzara ama, kuşlarla birlikte nasıl güzel bir manzara, nasıl huzurlu bir manzara,
16:11bir tepenin, hemen altında bir oyuk vardır.
16:15Tepenin altında bir oyuk.
16:18Kadını buraya alırlar.
16:20Ve kadın, doğumadan, doğum yapmadan, önceki son on günlük hayatını mağarada yaşamakta.
16:29Azer ise gizliden gizliye, ona yiyecek ve su getirmektedir.
16:34Ve en nihayetinde doğum olmuştur.
16:38Çok da güzel bir erkek çocuğu dünyaya getirmiştir.
16:42Bir süre daha burada kaldıktan sonra, artık erkek çocuğunun doğumunun yasak olmasının bitmesinden sonra,
16:51Azer bir çocuğunun olduğunu bütün herkese ilan etmiştir.
16:57Burada, yani şu an kalabalığın gelmesinden dolayı önümüz kapanmış olsa da,
17:03şurada Abbasiler devrinde bir külliyenin olduğunu,
17:08o külliyenin, Abbasiler devrinde yapılan külliyenin zamanla harap olduğunu,
17:14bu haraplığı da 1540'lı yıllarda Kanuni Sultan Süleyman döneminde tekrar restore edildiğini biliyoruz.
17:22Yani burada Abbasiler bulunmakta.
17:25Öyle ki, Abbasiler devrinde burada bir vakıf var ve üstelik adı da Halülü'l Rahman Vakfı.
17:33Ne güzel bir vakıf değil mi?
17:35Direkt mağaranın üzerine odalar olarak vakıflar yapılmış ve İslami anlamda hizmetler yapılmış.
17:42Kanuni Sultan Süleyman ise bu vakfın bulunduğu yeri restore etmiş,
17:48şu anki görüntüyü sağlamış.
17:50Bu taraftaki cami ise 1984 tarihinde darbeden sonra,
17:561980 darbesinden sonra başa gelen Turgut Özal döneminde yapılan Mevlid-i Halil camisidir.
18:05Malumunuz Mevlid, tevellüt kelimesinden türetilmiştir.
18:10Tevellüt de doğum demektir.
18:12Mevlid kandili de peygamber efendimizin doğum gününün kutlandığı gündür.
18:18Mevlid kandili peygamber efendimizin doğum günüdür.
18:22Mevlid-i Halil cami ise İbrahim peygamberin doğduğu mevlid doğduğu cami ve mağara demektir.
18:31Neredeyiz?
18:32Balıklı gölü yani Halilü'l Rahman caminin yanındaki,
18:36aynı Zeliha gölünün hemen yanında Mevlid-i Halil camiinde gelin ve buraları gözlerinizle görün.
18:561423 tarihinde Erzurum'da doğan bir çocuk var.
19:00O kadar uzun boyluymuş ki,
19:03doğmadan önce kendisine yapılan beşiklere sığmamış.
19:07Doğduğundan itibaren uzun boyu ve kalın kemikleriyle akranlarından ve arkadaşlarından hep ayrılmış.
19:16Buna uzun demişler.
19:18Uzun Hasan demişler sonraki zamanlarda.
19:22Aslında Akkoyunlu hükümdarlarının ailesinden gelen bir saltanat çocuğudur.
19:29İyi bir eğitim almıştır.
19:30Türkçesi ve Türk kültürüne hakimiyeti çok kadimdir ve çok mukimdir.
19:38Babası zamanında Karakoyunlu hükümdarlığı ile yapılan savaşlarda ve Moğol Hülagün'ün torunları ile yapılan savaşlarda babası hep mağlup oluyor.
19:50Abisi de mağlup oluyor.
19:53Hasan gergin.
19:54Hasan sinirli.
19:55Babasının ölümünden sonra abisiyle bugün İran toprakları bölgesinde bulunan bir yerde bir taht kavgasına girişiyor.
20:07Bu kavgayı kazanıyor.
20:09Ardından Tebriz bölgesinde Karakoyunlularla savaşıyor.
20:14Aslında kimse Akkoyunlulara bir prim vermiyor.
20:17Tebriz bölgesinde yapılan savaşta Uzun Hasan galip geliyor.
20:23Bu arada takvimler kaderin bir tecellisi olsa gerek 1453'ü gösteriyor.
20:31Bir Müslüman Türk batıda Roma İmparatorluğunu yenip devlet-i Ali Osman'ı devletleştirirken bir başka Türk doğuda Karakoyunlu devletini yenip
20:44mukim olan ve bu toprakların hakimi olan Akkoyunlu devletini sağlamlaştırıyor.
20:51Artık bir tane düşmanı var.
20:54O da batıda Osmanlı devleti.
20:58İki tane devlet var.
21:00Ya Akkoyunlular ya da devlet-i Ali Osman.
21:04İkisinden biri bu topraklara hakim olmak durumunda.
21:09Osmanlı çok kuvvetli.
21:11Fakat Türklüğünü kaybediyor diyor Uzun Hasan.
21:17Uzun Hasan ve Akkoyunluların kitabelerinde, yazılarında, mektuplarında Osmanlı'ya Türk değil, Türklüğünü kaybetti.
21:29Sırplarla, Ruslarla, Eflakla, Boğdanla, Podolya'yla, Lehistan'la, Bosna'yla, Kırbatlarla, Arnavutlarla, kaynaşa kaynaşa, evlene evlene Türklüklerini kaybettiler.
21:46Tek bir Türk var.
21:48O da Uzun Hasan önderliğindeki Akkoyunlular devleti.
21:53Böyle diyor Uzun Hasan.
21:56Ya da o günkü adı ile Hasan Padişah.
21:59Hadiseye böyle bakıyor.
22:01Ve Anadolu'yu ben almalıyım diyor.
22:04Bu noktada Osmanlı'nın elini kolunu kırmak, acizleştirmek için kuzeyde bulunan Pontus Devleti ile 1204 yılındaki Haçlı Seferi ile İstanbul
22:19bir Katolik Latin Krallığı olduğunda İstanbul'dan kaçan Alexios Comenos ve İren Comenos'un çocukları tarafından kurulan bir Comenos Hanedanlığı
22:32ya da bilinen adı ile Rum Pontus Devleti ile evlilik yolu ile akrabalık kuruyor.
22:40Annesi tüm Türkmenin, Anadolu'daki Türkmenin anası olan devlet ana lakaplı Sara ana, oğlu Hasan Padişah'a, Trabzonlu bir Rum kızı
22:55Comenos'un kızını Teodora'ya alıyor.
22:59Teodora güzel ama Teodora'nın da bir tane kuralı var.
23:03Diyor ki benimle evlenmek istiyorsan Hasan Padişah benim dinime karışma, benim diyanetime karışma, ben Müslüman olmam, beni Müslüman yapmaya çalışma,
23:19ben Hristiyanım ve ben Hristiyan öleceğim diyor.
23:24Hasan Padişah ya da tarihteki adı ile Uzun Hasan Teodora'nın bu teklifini kabul ediyor ve evleniyor.
23:34Evlendikleri yıl bir kızı oluyor, beş yıl sonra başka bir kızı oluyor, sonra başka bir kızı oluyor, ardından oğulları oluyor
23:44dört tane.
23:45Üç kız, dört erkek çocuğuna sahip.
23:49Kadir'in tecellisi olsa gerek ki Hasan Padişah'ın soyu, saltanatı ve hanedanı oğullarının yolundan değil,
24:01Rum kızı Teodora'nın doğurduğu kızlardan birinin oğlu olan İsmail'den oluyor.
24:10Yani Şah İsmail'e kadar gidiyor.
24:13Uzun Hasan, annesi yolu ile 1514 tarihinde Yavuz Sultan Selim Han'ın ortadan kaldırdığı Şah İsmail'in dedesi olmaktadır.
24:26Hasan Padişah, Trabzon'la bir akrabalık kurdu.
24:30Ardından Osmanlı Devleti'ne saldırmak için Osmanlı Devleti'nin o günlerde tek rakibi olan Venediklilerle ve sonra rakip adayı olan
24:44Cenevizlilerle bir anlaşma imzalıyor.
24:49Bir savaşmazlık ve herhangi bir savaş olduğunda birbirine yardım etme anlaşması.
24:57Zira o tarihlerde Fatih Sultan Mehmet İtalya'nın doğusuna, Otranto'ya ve Venedik'e saldırmak için planlar yaparken
25:08ve ordularını Venedik'e doğru yönlendirecekken Uzun Hasan'da doğudan bir sefer düzenler ve Fatih Sultan Mehmet Han'ı ortada sıkıştırmaya
25:21çalışır.
25:22Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet Han 1461 tarihinde Trabzon Rumpontus İmparatorluğu'nun üzerine gider ve der ki Uzun Hasan'a
25:36haddini bil.
25:37Ben seni her yerde yenerim ama önce kayınpederin der.
25:42Uzun Hasan'ın kayınpederini Rumpontus Devleti'ni yenmek üzere Erzincan üzerinden Zigana Dağları'nı 70 bin askerle tırmanmak üzereyken
25:58çok ulu, çok yüce, çok kadim, çok güzel bir misafir git.
26:05Uzun Hasan'ın annesi, Türkmen'in annesi, Anadolu'daki Türkmenlerin ve Müslümanların hamisi olarak bilinen
26:14Sara anayı kabul eder ama şöyle, o da benim makamıma gelsin de görüşelim demez.
26:22Uzun Hasan'ın annesi Sara ananın bulunduğu çadıra gider.
26:27Nikolay Yorga ve Alman tarihçi Zin Kaysen, Büyük Osmanlı kroniğinde aynen şöyle anlatır.
26:35Zin Kaysen'den ve Nikolay Yorga'dan gidiyorum diyor ki,
26:40amirinin önüne çıkmak üzere olan bir memur gibi üzerini topladı, önünü kapattı ve çadıra vurdu.
26:53Kimsin diye ses geldiğinde, Sultan Mehmet, ana, oğlun Mehmet dedi.
27:00Sara da, gir evladım, gir dedi.
27:06Kapılar açıldı, Hasan'ın annesinin huzuruna Fatih Sultan Mehmet Han girdi.
27:14Elleri bağlı ve Hasan'ın annesinin önünde ihtimamlı bir biçimde eğildi.
27:21Ne konuştular?
27:23Sara ana ne dedi?
27:25Sultan Mehmet ne dedi?
27:27Hadi gelin ona anlatayım.
27:42Ellerini bağladı ve Sara ana'nın önüne çıktı.
27:46Dedi ki, ana hayırdır inşallah, Trabzon'a doğru neden gidersin?
27:51Sara ana da dedi ki, Teodora'nın babası ve anasıyla görüşmeye giderim.
27:57Sen neden gidersin?
27:58Der ki, ana, Trabzon'u topraklarıma katıp Müslüman yapmaya giderim.
28:05Ve beraber Zigana dağlarını tırmandılar.
28:08Sultan Mehmet bir günde iki üç defa kıyafet değiştirdi.
28:14Terledi, terledi, değiştirdi.
28:16Tırmanmaktan tırnaklarının arasından kan geldi.
28:20Sara ana dedi ki, a oğul, bu kötü Trabzon.
28:25Trabzon'un kötülükten kasıt küçük.
28:27Trabzon'un asıl adı Trapezius'tur.
28:31Trapezius sırt demektir.
28:36İnsanların,
28:37Sikapula denilen kürek kemiklerinin üstünde bulunan ve şuradaki kaslara da Musculus Trapezius denmektedir.
28:46Trapezius sırt demektir.
28:48Trabzon'da sırt, dağın sırtı demektir.
28:51Bu kötü Trabzon, ufak Trabzon bu zahmete değer mi?
28:56Tırnaklarından kan geliyor, terliyorsun der.
29:00Bunun üzerine Sultan Mehmet çıkartır Kur'an-ı Kerim'i askerlere gösterir ve der ki,
29:05Evlatlarım, bu ahir ömrümde buraya gelmekteki amacım, topraklarıma toprak, namıma nam kazanmak değil.
29:15Trabzon'daki Hristiyanlara, bana dedelerimden kalan bu kelamı kadimi, Kur'an-ı Kerim'i göstermektir.
29:23Yoksa bana nice derler, der.
29:26Trabzon'u alır, Hasan'a haber gönderir.
29:30Akıllı ol Hasan, attığın adımdan haberdarım.
29:34Ben Trabzon'la niye akrabalık kurdun, Venedik'le ne gibi anlaşman var, akıllı ol.
29:42Her şeyden haberdarım, der.
29:44Ardından bir ordu hazırlar, Venedik'e doğru.
29:48Kara ordusu.
29:49Ve bu kara ordusu, Otranto'yu almak için bir komutan gönderir.
29:55Kendisi de 1473 tarihinde, Otlukbeli, Erzincan topraklarının biraz kuzeyinde bulunan,
30:03Otlukbeli Ovası'na, tepelerin arasında kalan bir yere bir askeri birlik gönderir.
30:09İlk önce Fatih'in ordusu dağılır.
30:13Çünkü Uzun Hasan'ın Türkmen ordusu, dağlarda yaşamayı, kırlarda yatmayı, kesip biçip yemeyi,
30:23alpler gibi davranmayı, bilek kıvırmayı, kılıç kullanmayı, mızrak atmayı, ok atmayı çok iyi bilir.
30:32Osmanlı'nın askerleri ise o kadar iyi değildir.
30:35Ama onların da teknolojisi vardır.
30:39Uzun Hasan, Venediklilerden ve Cenevizlilerden top ve tüfek ister.
30:45Fatih bunu da engeller ve saldırır.
30:47Ovalarda savaşmayı çok daha iyi bilen Akkoyunlu ordusu, Osmanlı ordusunu yener.
30:54Ve Osmanlı'nın o ana ordusunun ortası dağılır, açılır.
30:59Fatih Sultan Mehmed'in bulunduğu çadır ortaya çıkar.
31:04Akkoyunlu hükümdarlığının ordusu Osmanlı dağıldı diyerek içeriye girer.
31:10Fatih'i alacaktır.
31:12Bir yarma harekatı yapılacaktır.
31:17Ben bunları anlatırken kameraman kardeşim Murat da bu hareketi yapıyor.
31:22Yani Turan taktiği, Bozkurt taktiği, sahte geri çekilme değil.
31:30Gerçekten de dağılırlar.
31:32Gerçekten de Akkoyunlu ordusu Osmanlı ordusunu perişan eder.
31:38Ve Fatih'le kafa kafaya kalırlar.
31:41Fatih ölmek üzeredir.
31:43Ortancı oğlu Gülşah Hatun'un oğlu Karamanlı şehzadesi Mustafa babası Sultan Mehmed'i pusudan ve ölmekten kurtarır.
31:55Sonra var gücüyle saldırırlar.
31:58Toplar, tüfekler açıldığında artık Uzun Hasan için yapacak bir şey kalmamıştır.
32:04Teknoloji her zaman ve daima galip gelir.
32:09İşte ben bunu niye anlattım?
32:14Uzun Hasan arkamdaki camiyi yapan insandır.
32:20Urfa'ya geldiğiniz zaman bu camiye de uğrayın.
32:25Bu caminin adı Hasan Padişah Camii.
32:30Osmanlı'da padişahlık ve sultanlık önden, Türkmen'de sultanlık ve padişahlık arkadadır.
32:38Hasan Padişah doğudayken Padişah Süleyman batıda bulunmaktadır.
32:44Aslında bu caminin şu kısmı 14. yüzyılda yani 1300'lü yıllarda Akkoyunlu komutanı Toktemur tarafından yapılmışken,
32:581460'lı yıllarda yani 15. yüzyılın ikinci yarısı ya da ortalarında Hasan Padişah tarafından bu cami yapılmıştır.
33:09Peki bu namazgah ya da bu namazgahın kıble taşı, mihrap ne zaman yapılmış?
33:17Çok da aramaya gerek yok.
33:19Fi tarih demek 1309.
33:23Ne demek 1309?
33:261915'den 22 çıkarttığımızda ortaya çıkar.
33:29Yani 1893.
33:32İyi hesapladın.
33:341893 Abdülhamid Han demektir.
33:37Abdülhamid Han da buralara ciddi anlamda restorasyon yapan insandır.
33:43Uzun Hasan Fatih'in düşmanı mıdır?
33:47Düşmanıdır.
33:491473 tarihinde Uzun Hasan Tebriz'e geri döndüğünde, bu toprakları Osmanlı'ya bıraktığında, İran'a çekildiğinde,
33:59bilin bakalım Fatih bu cami ne yapmış?
34:02Cevap, restore etmiş.
34:06Osmanlı dönemindeki ilk restorasyon 1474.
34:11Yani Otluk Beli Savaşı'ndan bir yıl sonra, Sultan Mehmet Han'ın emriyle bu cami restorasyondan geçirilmiş.
34:21Yıkılmamış, restore edilmiş.
34:23Uzun Hasan ardından Moğollarla saldırır, Fatih'in önünde kaybettiği itibarı Moğollarla kazanır.
34:335 yıl sonra vefat eder, kızından olma torunu Şah İsmail, Hasan'ın davasını güder ve 1510'lu yıllarda Osmanlı'ya
34:43saldırır.
34:44Tarih işte böyledir.
34:46Bazen bir taş seni bir saat konuşturur, bazen bir taş seni bir saat düşündürür.
34:53Hasan Padişah, Urfa sizleri bekliyor.
35:081566'lara gidelim.
35:11Kanuni Sultan Süleyman sınırlarını büyütmek ve Viyana kapılarına dayanmak için Macaristan'ın ziget var ovalarında.
35:19Bir adanın içinde bulunan zaten ziget var, ada kale demektir.
35:25Ada içindeki kale.
35:26Orayı almak için giderken bu toprakları Sokoğlu Mehmet Paşa'nın yani 1564 tarihinde sadrazamlığa oturmuş olan Sokoğlu Mehmet Paşa'nın
35:39referansı ve ricası üzerine bu topraklara bakan Rakka valiliğini alan Halhal Behran Paşa tarafından yaptırılan bir han.
35:52Gümrük Han 1566 Halhal Behran Paşa 1730 tarihinde burası vali Rızvan Paşa tarafından kendi vakfına dahil eder.
36:071730 malumunuz patronu Halil ayaklanmasıyla beraber 3. Ahmet dönemi biter ve amcasının oğlu Sultan 1. Mahmud devri başlar.
36:191. Mahmud'un 1753 yılına kadar devleti yönettiği o dönemin ilk yıllarında burası tekrar bir restorasyon görür.
36:29Dışarılarda bulunan hanları ve yolları ilave eder.
36:34Kendi vakfına dahil eden Rızvan Paşa.
36:38Ardından bu topraklarda burası 1566 yılından beri Halhal Behran, Halhalı Behran Paşa'dan beridir.
36:48Aynı işi yapmakta.
36:50Gümrük.
36:51Peki gümrük ne demek?
36:54İstanbul'da un kapanı var.
36:57Sirke kapanı var.
36:59Yağ kapanı var.
37:01Bal kapanı var.
37:03Ve bunların tamamı emin önü cibali sirkeci bölgesinde.
37:07Kapan ne demek?
37:08Kapan gümrük demek.
37:10Bir bölgeye gelen yağ, un, sirke, bal her neyse bir bölgeye gemilerle getirilen mallar bir yere konulur.
37:21Orada onun kalite kontrolü yapılır.
37:24Sahipleri bulaşıcı bir hastalık getirmiş mi?
37:28Malumunuz dünyanın pandemiyle ve epidemiyle uğraştığı günlerdir.
37:35İçinde bulunan insanlar hasta mıdır diye Avrupa'da kuarantina, 40 gün demek.
37:44Kuarantina, karantina oradan geliyor.
37:47Fakat Osmanlı'da bu 3 gündür, 7 gündür belli bir süre beklettikten sonra malları dışarıya çıkartılır.
37:55İşte burası Urfa pazarına getirilen malların bekletildiği, kontrollerinin yapıldığı, insanlarının muayene edildiği ve piyasa şartlarının değişmemesi için dengenin sağlandığı yerdir.
38:13Şöyle ki örneğin şeker.
38:16Urfa'nın günlük şeker ihtiyacı, örnek veriyorum verdiğim bilgi doğru değil.
38:20Urfa'nın günlük şeker ihtiyacı 1 ton.
38:25Eğer sen günlük 500 kilo verirsen piyasaya, şekerin fiyatı artar.
38:33Eğer sen 2 ton verirsen, şekerin fiyatı düşer.
38:39Ar-talep dengesi, bir mal ne kadar azsa o kadar pahalı, ne kadar çoksa o kadar ucuzdur.
38:47Bu yüzden eğer bir günde 1 ton şeker ihtiyacı varsa, 1 ton şeker vermek lazım.
38:55İşte bunların ayarlanıp, bu handa ve bu hana bağlı diğer depolarda bulunan malların,
39:03dengeli bir biçimde piyasaya sunulduğu, sürüldüğü yerdir.
39:07Gümrük han, dolayısıyla diğer hanlarında hem hakimidir, hem de amiridir.
39:15Klasik Osmanlı hanları gibidir.
39:18Alt katta depolar, hayvanların sulandığı ve yemlendiği ahırlar, malların konulduğu yerler.
39:29Üst kat ise 3 gün boyunca masrafını devletin karşıladığı,
39:34tecimer veya tüccar veya esnaf veya kervancı.
39:40Eğer ne diyorsanız deyin, o insanların 3 gün boyunca yediği, içtiği, yattığı, kalktığı
39:49ve 5 kuruş para vermeden gittikleri odalar bulunmaktadır.
39:53Bir adamın yattığı oda yukarıda, malları aşağıda, hayvanları yan tarafta.
40:01Bu adam sabah kalkar, devlet tarafından belirlenen kahvaltıyı yapar, mescitte namazını kılar.
40:10Sonra bu aşağıda, toplanılan yerde diğer esnaflarla tanışır.
40:16Örneğin, ben İstanbulluyum, buraya pamuk getirdim.
40:20Burada sohbet ederken, yan tarafta şu an bana bakan bir abi var.
40:26Sadık abi.
40:27Sadık abi de Urfalı tüccar.
40:29Ne satıyor?
40:31Nohut satıyor, pirinç satıyor.
40:34Ben pamuk, Sadık abi pirinç, birlikte konuştuk, mallarına baktık.
40:40Ben pirinç aldım İstanbul'a götürmek için, o pamuk aldı burada satmak için.
40:45Artık benim, burada Urfalı bir esnaf kardeşim, bir esnaf arkadaşım oldu.
40:54Urfalı Sadık abiyi ben tanıyorum.
40:58İstanbul'dan buraya gelen bir esnafa, diyorum ki, Urfa'da Sadık abi var.
41:05Sadık abiye selam söyleyin.
41:08Sadık abi sizinle alakadar olsun.
41:10O da diyor ki, İstanbul'da Ahmet var, ona uğrayın.
41:14Dolayısıyla, modern anlamda, network denilen çevre ve etraf genişliyor.
41:22İşte bu hanların, böyle bir özelliği bulunmaktadır.
41:26Buralar, Osmanlı'dan kalma.
41:29460 yıllık bir handan oturmuşum.
41:33Ben size bunları anlatıyorum.
41:36460 yıllık bir han.
41:38Efendim, burası Şanlıurfa.
41:41Ve ben size Şanlıurfa programlarının ikincisini sunmuş oldum.
41:49Allah fırsat ve ruhsat birse, Şanlıurfa 3 haftaya huzurunuzda.
41:55Sizler orada olun, bizler burada, sizler koltuklarınızda kahve için, bizler tarihin ve hadisenin yaşandığı yerde olalım.
42:07Birlikte tarihte yürüyelim, geçmişe doğru yürüyelim ve yaşanan tarihe şahitlik yapalım.
42:15Allah fırsat ve ruhsat verirse, haftaya Şanlıurfa'da görüşmek üzere, Allah'a emanet olun.

Önerilen