00:00Herkese merhaba. Bugün aslında hepimizin çok iyi bildiğini sandığı ama fena halde yanıldığı bir konuyu masaya hatırıyoruz.
00:06Osmanlı'da kul kavramının o gerçek anlamı.
00:09Hani şu dilimize pelesenk olan meşhur kelime var ya, acaba asırlardır kullandığımız bu kelimenin ardındaki gerçeği ne kadar biliyoruz?
00:16Gelin hep beraber bu dil bilimsel ve tarihi gizemi çözelim.
00:20Tarihe ve günlük hayatta kullandığımız kelimelere bakış açınızı tamamen değiştirecek bir incelemeye hazır olun.
00:25Şöyle bir düşünün, yakın geçmişte pek çok belediyenin astığı afişlerde şu ifadeyi mutlaka ama mutlaka görmüşsünüzdür.
00:32Kula kulluk etme işimizin bilmem kaçıncı yılı kutlu olsun.
00:36Hani buradan yola çıkarak şöyle genel bir algı var.
00:39Çoğumuz sanıyoruz ki 1923'den önce yaşayan atalarımız kelimenin tam anlamıyla padişahın zincirli kölesiydi.
00:46İşin ilginci, modern dünyada geçmişimizi değerlendirirken bu tarz ezberlenmiş yanjanlı sloganlara ne kadar da kolay inanıyoruz öyle değil mi?
00:55Peki durup bir soralım kendimize.
00:56Biz 1923'te gerçekten boynumuzdaki o zincirlerden, o kelimenin tam manasıyla köle olmaktan mı kurtulduk?
01:03Yoksa tarih boyunca dilimizden düşürmediğimiz bu kul kelimesi bugün çok ama çok derin bir şekilde yanlış mı anlaşılıyor?
01:10Hazırsanız hemen konunun derinliklerine dalalım ve kaynakların bize fısıldadıklarıyla bu büyük tarihi yanılgıyla hep beraber deşifre edelim.
01:19Birinci bölüm, tarihsel yanılgı.
01:21Yani şu modern efsaneyi bir çürütelim.
01:23Maalesef pek çoğumuz için tarih kavramsal olarak kesin bir çizgiyle tam 1923'te başlıyor.
01:29Hal böyle olunca da Cumhuriyet öncesi o koca dönem derinlemesini araştırmalarla anlamaya çalışmak yerine maalesef sadece gürültülü sloganlarla karartılmış devasa
01:39bir cehalet denizine dönüşüyor.
01:40Oysa asıl mesele bu karanlığı aydınlatmak ve artık o beylik sloganların arkasına sığınmaktan vazgeçmek.
01:47İkinci bölüm, temel kavramı tanımlamak.
01:50Bakalım bu cool kelimesi gerçekte ne anlama geliyormuş?
01:53Şimdi burası gerçekten çok ilginç.
01:56Kültürümüzün o en eski, en güvenilir kaynaklarından biri olan Divan-ı Lugatit Türk'ü açıp baktığınızda cool kelimesinin tanımı inanın
02:04o kadar net ki sadık, hizmetçi veya birine bağlı olan kişi.
02:08Lütfen şuna çok dikkat edin.
02:10Boynuna kement geçirilmiş, iradesi sıfırlanmış, ezik bir köleden kesinlikle bahsetmiyoruz.
02:15Sadece bir yere, bir kuruma veya bir makama bağlılık bildiren bir tanım bu.
02:19Zaten Osmanlı'nın o klasik dönemindeki devlet yapısına, özellikle de devşirme sistemiyle bağlantılı cool taifesi veya cool sistemi dediğimiz yapıya
02:28baktığımızda işin rengi tamamen değişiyor.
02:31Bu sistemin içindeki insanlar öyle bildiğiniz köle falan değil, gayet hür bireyler.
02:35Devlet yönetiminde inanılmaz önemli, oldukça yapılandırılmış kritik görevleri var.
02:40Yani o dönemde cool olmak demek, aslında devletin en üst kademelerinde, o en saygın bürokratik mekanizmalarda yer almak demekti.
02:47Tam bir prestij meselesi.
02:49Üçüncü bölüm, vatandaşlık ve reaya.
02:52Osmanlı ve Arapça tanımlarının o çarpıcı karşılaştırması.
02:56İşte bu karşılaştırma durumu resmen özetliyor.
02:59Türkçe ve Osmanlıca'daki cool veya reaya kavramları aslında dümdüz işinde gücünde olan, özgür vatandaşları, yani devlete sadık o genel halkı
03:08temsil ediyordu.
03:08Öte yandan Arapça'daki abd kelimesine bakalım.
03:11İşte o, tam anlamıyla bildiğimiz dini veya fiziksel köleliği, yaradana ibadet eden kişiyi ifade ediyor.
03:18Uzun lafın kısası, Osmanlı'nın kullandığı cool kelimesi öyle dini filan bir kölelik değil.
03:24Tam teşekküllü, devlete bağlı, özgür halk, yani tebaa demekti.
03:29Bu tarihi terimleri alıp günümüzdeki karşılıklarına koyduğumuzda taşlar tam olarak yerine oturuyor.
03:34Bugünün vatandaş kelimesi neyse, Osmanlı'daki cool kelimesi tam olarak oydu.
03:38Padişahlar çıkıp da kullarım dediklerinde, bugünün devlet büyüklerinin vatandaşlarım demesinden farklı hiçbir şey söylemiyorlardı aslında.
03:46Hatta size daha çarpıcı bir örnek vereyim.
03:48Bugün Özbekistan'da vatandaş kelimesinin karşılığı olarak ne kullanılıyor biliyor musunuz?
03:53Fukara.
03:53Evet, bildiğimiz fakir kelimesinin çoğulu.
03:56Şimdi düşünsenize, yarın bir gün Özbekistan bu kelimeyi değiştirse ve insanlar çıkıp, oh be fakir olmaktan kurtulduk diye on yıllarca
04:04kutlamalar yapsa, bize ne kadar absürt gelirdi değil mi?
04:06İşte bizim de bugün sürekli çıkıp cool olmaktan kurtulduk dememiz, kelimelerin o zaman içindeki evrimini anlayamamaktan kaynaklanan, kelimesi kelimesine aynı
04:15büyük bir yanılgı.
04:16Dördüncü bölüm, günlük yaşamda ve sanatta cool.
04:20Bir nezaket derimi olarak kullanımı.
04:23Eğer son 200 yılın edebiyatına, o güzelim şiirlerine, romanlarına veya hatıratlarına şöyle kısaca bir göz atarsanız,
04:30insanların birbirlerine hitap ederken sıklıkla kulunuz veya bunun farsça kökenli karşılığı olan bendeniz kelimelerini kullandığını görürsünüz.
04:38İnanın bana, bu kelimelerin boyun eğmekle, ezilmekle ya da köleleşmekle uzaktan yakından alakası yok.
04:43Tam tersine, bu kelimeler en üst düzeyde bir nezaket, kibarlık ve alçak gönüllülük göstergesiydi.
04:49O dönemin toplumsal zarafetinin ve medeniliğinin çok doğal bir gereğiydi yani.
04:54Bu zarafetin, o derin kültür albağının en güzel kanıtı nerede biliyor musunuz?
04:58Nikosa'nın o meşhur, muhayyer kürdi eserinde geçen, klasikleşmiş o çok romantik dizede.
05:04Hepiniz bilirsiniz, ben kulunum, sen efendimsin benim.
05:07Şimdi soruyorum size, bu sözlerde bir köyelik dayatması mı var?
05:10Asla. Aksine, Türk sanatında, müziğinde ve kültüründe bu kelimenin ne kadar derin, ne kadar şefkatli ve duygusal bir ifade biçimi
05:18olduğunu kanıtlıyor bu bize.
05:20Beşinci ve son bölümümüz, Cumhuriyet ve Tarihsel Süreklilik.
05:23Geçmişi ve bugünü birleştirmek.
05:26Bir milletin tarihinde rejimlerin evrilmesinden daha doğal ne olabilir?
05:29Büyük kurtarıcı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, meşrutiyeti bitirip o yepyeni cumhuriyeti kurarken, asıl odaklandığı şey modern bir ulus devlet ve
05:38sapasağlam bir üniter yapı inşa etmekti.
05:40Tabii ki devrimlerin doğası gereği, yeni kurulan sistemi halka benimsetmek için başlangıçta onu eski sistemle kıyaslayarak biraz yüce etmeniz gerekir.
05:48Bu gerçekten çok anlaşılır bir durum.
05:49Ancak asıl hedef hiçbir zaman o koca tarihi bütünüyle reddetmek değildi.
05:54Amaç, 6 asırlık devasa Osmanlı tarihiyle bir asırlık o genç cumhuriyet tarihini birbirinden koparmadan uyum içinde entegre etmekti.
06:02Çünkü bu rejimler birbirinin düşmanı değil, aksine aynı zincirin birbirine bağlı halkaları.
06:08Yani işin özü, buradaki en can alıcı nokta şu.
06:11Devlette devamlılık daima esastır.
06:13Bizler hem o 6 asırlık büyük Osmanlı vizyonunun hem de bir asırlık dinamik cumhuriyetin ortak, onurlu çocuklarıyız.
06:21Kalkıp da siyasi rejim değiştirdiklerini, kendi geçmişimize ve atalarımıza duyulan bir tarih düşmanlığına dönüştürmek yapabileceğimiz en büyük hata olur.
06:30Doğrusuyla, yanlışıyla, hatasıyla, sevabıyla.
06:33Bu tarih koca bir bütündür ve inanın bana hepsi bizimdir.
06:36Ve bu harika incelememizi Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aslında hepimizin zihnine kazınması gereken o muazzam sözüyle bitirmek
06:45istiyorum.
06:46Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
06:52Gerçek atalarımızı öyle kulaktan dolma, anlık sloganlarla veya daracık politik bakış açılarıyla değil,
06:58kendi tarihsel bağlamları içinde, o günün şartlarıyla ve kelimelerin gerçek anlamlarıyla anladığımızda.
07:04İşte o zaman geleceği inşa edecek o devasa gücü tam da kendi geçmişimizde bulacağız.
07:09Peki sizce de artık o yüzeysel sloganlardan sıyrılıp, kültürümüzün, dilimizin ve köklerimizin o gerçek derinliğini keşfetmenin vakti gelmedi mi?
07:17Bu sunumda gerçeğin izini bizimle birlikte sürdüğünüz için teşekkür ederiz.
07:21Keşfetmeye, öğrenmeye ve o kelimelerin ardındaki gerçek tarihi aramaya her zaman devam edin.