Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 29 dakika önce
Prof. Dr. Aygün Attar, bazı Azerbaycanlı siyasetçi ve akademisyenlerin Türkiye ile Türk milleti aleyhine yürüttüğü haksız ve riyakâr kampanyaları sert bir dille eleştirmektedir. Sovyetler Birliği döneminde toprak kaybı ve baskılar karşısında sessiz kalan bu kişilerin, bugün dışarıdan aldıkları talimatlarla Türk düşmanlığı yapması büyük bir çelişki olarak vurgulanmaktadır. Tarih boyunca Azerbaycan’ın imdadına koşan Türk ordusunun kahramanlığı hatırlatılarak, bu art niyetli provokatörlerin iki devlet arasındaki kardeşlik bağını zedeleyemeyeceği ifade edilmektedir. Haydar Aliyev’in "tek millet, iki devlet" vizyonuna ihanet eden bu kişilerin çabalarının nafile olduğu belirtilmektedir. Sonuç olarak, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki güçlü ve stratejik müttefikliğin, dış güçlerin güdümündeki bu tür manipülasyonlarla bozulamayacağı açıkça ilan edilmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün gerçekten dikkat çekici, oldukça tutkulu ve bir o kadar da siyasi yüklü bir metni.
00:05Prof. Dr. Aygün Atar'ın kaleminden çıkan o çarpıcı makaleyi masaya yatırıyoruz.
00:09Odak noktamız hepimizin aşina olduğu o meşhur Türkiye ve Azerbaycan kardeşlik bağı.
00:13Ama bunu alışılmışın dışında hararetli bir tartışma üzerinden ve tamamen tarafsız bir gözle inceleyeceğiz.
00:19Acaba yazarın bu sert iddialarının arkasında yatan jeopolitik argümanlar neler?
00:23Gelin bu karmışık yapıyı hep birlikte parçalarına ayıralım ve altından ne çıkacağını bir bakalım.
00:27Yazar hiç lafı dolandırmadan okuyucuyu adeta sarsan şu sert soruyla konuya giriyor.
00:33Türk düşmanlığınızın sebebi nedir?
00:35Yani bir düşünün, bir makaleye böyle başlıyorsanız karşınızdakilere hiç acımayacaksınız demektir.
00:40Bu soru yazarın kendi ülkesindeki bazı figürleri doğrudan hedef aldığını ve hiçbir gri alana yer bırakmadığını çok net gösteriyor.
00:48Metni daha iyi kavrayabilmek için önümüzde beş ana başlık var.
00:51Temel eleştiriyle başlayıp Sovyet dönemi ve kayıplarına, oradan tarihsel Türk desteğine,
00:56tek millet iki devlet felsefesine ve son olarak siyasi çelişkiler ile geleceğe bakacağız.
01:02Birinci bölüm temel eleştiri.
01:03Yazırın o bahsettiğimiz hedefleri tam olarak kimler?
01:07Açıkçası yazar kelimelerini hiç esirgemiyor.
01:09Hedefindeki kişileri doğrudan ajan provokatör siyasetçiler ve sözde cesur akademisyenler olarak tanımlıyor.
01:15Atlara göre bu kişiler sadece hata yapmıyorlar, tarihi gerçekleri bilerek manipüle ediyor,
01:20dışarıdan aldıkları talimatlarla Azerbaycan içinde aktif bir Türk karşıtlığı yaratmaya çalışıyorlar.
01:24Buradaki alt metin çok net.
01:26Profesör ünvanınız olabilir ama yazar bu kişilerin akademik kimliklerinden çok niyetlerini ve karakterlerini hedef dahtasına oturtuyor.
01:33İkinci bölüm Sovyet dönemi ve kayıplar.
01:36İşte yazar tam bu noktada geçmişin defterlerini açıyor.
01:39Düşünsenize kendi memleketinizdesiniz, fırına gidip sadece kendi ana dilinizde ekmek istediğiniz için size çuşka denilerek hakaret ediliyor.
01:46Yazar tam da bu acı anıyı kimliklerin ezildiği o baskıcı dönemi hatırlatıyor ve eleştirmenlere şu can alıcı soruyu yöneltiyor.
01:53Kültürümüz, dilimiz silinirken neredeydiniz?
01:56Neden o zaman sustunuz da şimdi bu kadar cesur kesildiniz?
01:59Yazarın dünün sessizliğiyle bugünün gürültüsü arasında kurduğu bu tezat gerçekten çok vurucu.
02:04Bu sayı var ya, 88.600.
02:07Bu sadece bir istatistik değil.
02:08Kilometre kare cinsinden elde kalan toprağı temsil ediyor.
02:11Yazar, Azerbaycan topraklarının Sovyetler döneminde 114.000 km2'den keyfi bir şekilde 88.600'e düşürülüp Ermenistan'a verildiğini iddia ediyor.
02:20Yani ortada kelimenin tam anlamıyla devasa bir kayıp var.
02:24Ve yazar aynı soruyu tekrar soruyor.
02:27Vatan toprakları harita üzerinde bir bir elden giderken bugünün o yüksek sesle eleştirmenleri neden dut yemiş bülbül gibi sessizdi?
02:34Yazarın kurduğu bu kıyaslama Metmin belki de en ağır eleştirilerinden birini barındırıyor.
02:38Bir tarafta Sovyet yönetimi altındayken bile ulusal çıkarlarını savunan, en acımasız eylemleri bile bir tür kahramanlık destanına dönüştüren Ermeni akademisyenler.
02:47Diğer tarafta ise yazarın iddiasına göre kişisel bekası için tamamen sessiz kalıp ulusal onuru feda eden Azerbaycanlı eleştirmenler.
02:55Yazar rakiplerini dün susup bugün menfaat rüzgarına göre yön değiştiren fırsatçılar olarak resmediyor.
03:01Üçüncü bölüm tarihsel Türk desteği.
03:03Şimdi geçmişteki kayıplardan çıkıp Türkiye ve Azerbaycan kardeşlik bağının o tarihi köklerine iniyoruz.
03:10Yazar burada adeta bir sarkaç gibi geçmişe gidip geliyor.
03:13Bakın 1918'de Kafkas İslam ordusu katliamları durdurmak için yardıma geliyor.
03:17Hemen peşinden 1920'de Sovyet baskını.
03:20Sonra 1987.
03:21Türk gönüllüler Karabağ'a yardıma koşuyor ve ardından 1990.
03:25Bu kez Sovyet tankları vatandaşlara eziyor.
03:27Bu olayların dizilimi rastgele seçilmiş değil.
03:29Yazar bilinçli olarak kurtarıcılarla ezenleri arka arkaya sıralayarak tarihin hafızasını sarsıyor.
03:35Tabii bu desteği sadece devletler arası resmi bir prosedür gibi anlatmıyor.
03:39Tarihi bir anda kişiselleştiriyor.
03:41Atilla Kaya, Mehmet Çetinkurt, Rüzgar Birliği, ailelerini tüm hayatlarını geride bırakıp Karabağ'a koştuğu belirtilen gönüllüler.
03:49Yazar bu fedakarlık hikayeleri üzerinden bugünün eleştirmenlerine şu mesajı veriyor.
03:53O en zor günlerde canını verenler buradaydı.
03:56Peki siz neredeydiniz?
03:57Ve işte tüm bu tarihsel okumanın bizi getirdiği temel çelişki tam da bu.
04:02Yazar Metin de adeta isyan ediyor.
04:03Diyor ki, geçmişte kendi insanınızın üzerinden tanklarla geçen o dönemin ezenlerine bugün şirin görünmeye çalışırken,
04:10tarihi kurtarıcılarınıza, yani Türklere neden saldırıyorsunuz?
04:13Bu inanılmaz bir zıtlık değil mi?
04:15Geçmişteki zulmü aklayıp kardeşlik bağına saldırmanın mantığı nedir?
04:19Dördüncü bölüm, tek millet, iki devlet.
04:22Yazar argümanını artık modern siyasete ve hepimizin ezbere bildiği o güçlü felsefeye taşıyor.
04:27Merhum lider Haydar Aliyev'in o meşhur Kürtleşmiş sözü, bir millet, iki devlet.
04:32Yazar Attar, Türkiye ve Azerbaycan kardeşlik bağının en somutlaşmış hali olan bu sözü alıyor ve siyasi rakiplerine karşı son derece
04:40stratejik bir silah olarak masaya koyuyor.
04:42Bu sadece bir slogan değil, bu işin felsefesi diyor.
04:44Buradaki ironi gerçekten inanılmaz.
04:47Yazar açık açık şunu söylüyor.
04:49Sizler Haydar Aliyev'in siyasetini övgüler düzerek, onun adını kullanarak parlamentoda o koltukları kaptınız.
04:54Ama diğer taraftan, aynı Aliyev'in en büyük vizyonu olan bir millet düşüncesinin altını oymaya çalışıyorsunuz.
05:00Attar, göz göre göre yapılan bu manevrayı, devasa bir ikiyüzlülük, ideolojik temellerden tamamen sapma olarak ifşa ediyor.
05:08Beşinci ve son bölüm, siyasi çelişkiler ve gelecek.
05:11Medinbur'da günümüzün sıcak jeopolitik gündemine dönüp çok net bir uyarıda bulunuyor.
05:16Yazar, bugünün tablosuna baktığımızda her şeyin iki ülkenin de çıkarlarına mükemmel hizmet ettiğini söylüyor.
05:22Türkiye, küresel arenada Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü savunan, işgalin bitmesini açıkça ve yüksek sesle talep eden yegane devlet olarak öne
05:30çıkıyor.
05:30İki devlet arasında adeta kusursuz, tıkır tıkır işleyen bir diplomatik uyum var.
05:35Tabi yazarın burada çok net bir iması da var, işlerin böyle kusursuz gitmesi, demek ki içeride birilerini fena halde rahatsız
05:41ediyor.
05:41Yazar makalesini çok keskin, adeta meydan okuyan mesajla bitiriyor.
05:46Dışarıdan talimatla nifak tohumları ekmeye çalıştığını iddia ettiği bu iç provokatörlere açıkça başaramayacaksınız diyor.
05:53Bu çabaların sabun köpüğü gibi yok olup gideceğini, tarihe sadece kendi asıllarını inkar eden kişiler olarak geçeceklerini söylüyor.
05:59Son derece iddialı ve kendinden emin bir kapanış.
06:02Bütün bu iddiaları, ateşli tarihi ve siyasi argümanları tarafsızca inceledikten sonra akıllarda tek bir soru kalıyor.
06:09Tüm bu iç ideolojik çekişmeler, Kafkasya'nın yarınlarını nasıl şekillendirecek?
06:14O çok konuşulan Türkiye ve Azerbaycan kardeşlik bala, içeriden yükselen bu çatlak seslere karşı direnip, bölgenin kaderini çizen o asıl
06:21güç olmaya devam edebilecek mi?
06:23İşte bugün bu analizimizden çıkaracağımız en büyük ders şu.
06:26Bir coğrafyanın bugünkü diplomasisini, geçmişin acılarını ve o tarihi bağları bilmeden asla tam olarak çözemezsiniz.
06:33Bizimle birlikte bu derin incelemeye katıldığınız için çok teşekkürler.
06:36Bir sonraki de görüşmek üzere.

Önerilen