- 7 hafta önce
TARİHİ YAPILARIN İLGİNÇ ÖYKÜSÜ TARİHTE YÜRÜYEN ADAM’DA
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
00:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:08Tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimiz programında bu hafta Üsküdar'da Sultan Tepesi'nde Özbekler Tekkesi'ndeyiz.
01:16Bu bölümümüzde yine bize eşlik edecek olan doktor öğretim üyesi Ömer Koç Yiğit hocamızla birlikte tekkenin biraz daha artık fiziki
01:25bölümlerini,
01:26bugün örneğin arkamızda bulunan mescidi, yemekhanesini ve diğer binaları hep birlikte konuşacağız.
01:32Gelin hep beraber Ömer hocamıza kulak verelim.
01:50Evet Sayın Hocam, bize biraz şu an Özbekler Tekkesi içerisindeyiz ama bu tarih boyunca hep şu an olduğu gibi miydi?
01:58Biraz mekanı bize anlatır mısınız?
02:00Mekan tabii karşımızda birkaç tane farklı binanın olduğu bir kompleksten bahsediyoruz.
02:06Tabii tarih içerisinde değişimler olmuş.
02:09Burada dervişlerin konakladığı odalar da varmış mesela eskiden.
02:12Bunlar yıkılmış. 1980'lerde restorasyon gerçekleşmiş burada ve restorasyon sonrasındaki son haliyle biz karşı karşıyayız.
02:20Ama arkamızda gördüğümüz yapı tekkenin en eski binası.
02:23Burası mescit. İlk defa bu bina yapılıyor.
02:26Tarihi de 1752 olarak görüyoruz.
02:29Elimizde bu tekkenin tarihiyle alakalı çok sayıda kitabe var.
02:34Bu kitabelerin en eskisiyle karşı karşıyayız.
02:37Burada uzunca bir Osmanlı Türkçesiyle yazılmış bir kitabe var.
02:40Biz proje kapsamında bunları hem latinize edip altında da sadeleştirilmiş halini verdik.
02:46Bu kitabede o dönemin şeyhi olan Şeyh Abdül Ekber Özbekiden bahsediyor.
02:50Şeyh Abdül Ekber Özbekinin Semerkant'tan geldiğini ve Şah Nimetullah Veli'nin soyundan geldiğinden bahsediyor.
02:57Ve bu tekkenin 1166 tarihinde yapıldığından bahsediyor.
03:021166'da işte 1752 tarihine tekabül ediyor.
03:05Sultan 3. Mustafa döneminde yapılmış bir tekke.
03:07En altında da Akibi Abdü Kemine söyleyip bu müfredi oldu harfi cevherisiyle ona tarihi tam diyor.
03:15Yani buradan sonra bir beyt gelmesi gerekiyor.
03:18Bir müfret söylüyorum ki o müfretteki harfi cevheri dediği noktalı harfleri topladığınızda tarihi veriyor diyor.
03:26Bu bir tarih düşme yöntemlerinden birisi.
03:29Hocam tarih düşülen son beyt görünmemektedir dedik.
03:32Çünkü biz ilk defa yaptığımızda bir müfret gelecek bir beyt gelecek ama o beyt nerede diyerek buradaki beyti farklı bir
03:40beyt olarak biz düşünüyoruz.
03:41Bundan bağımsız düşündünüz.
03:42Evet ama sağ olsun okuyucularımızdan bir tanesi bize mail atarak hatamızı düzeltti.
03:48Dedi ki buradaki beyt bunun devamı.
03:50Gerçekten de biz gözümüzün önündekini görmemişiz.
03:53Sırlanmış bize bu.
03:54Burada da diyor ki gel birader nakşibendi tekkesini eyle makam.
03:58Bil bunu erbabı hale kim odur darü selam.
04:01Yani gel kardeşim diyor bu nakşibendi tekkesini kendine makam eyle diyor.
04:08Çünkü burası diyor hal erbabı için darü selamdır.
04:11Bir selamet yurdudur.
04:13Buradaki noktalı harfleri topladığımızda 1182'yi buluyoruz.
04:171182'de 1788'dir.
04:18Bir önceki beytin göndermesiyle noktalı harfleri topluyoruz.
04:22Noktalı harfleri topluyoruz.
04:23Zaten Aruz ve Redif olarak da o az önceki kitabenin devamı olduğunu da görebiliyoruz.
04:28En eski elimizdeki kitabe budur.
04:31İsterseniz buradan mescide girelim.
04:34Mesciden sonra ana binaya bakacağız.
04:36Buradan isterseniz şunu gösterebilirim.
04:37Tabii ki hocam buyurun.
04:39Arkamızda mescid var.
04:42Karşımızda mutfak var.
04:44Bu mutfakta çokça kişi içerideki kazanlarla birlikte özbek pilavı yapıldı, ikram edildi.
04:50Bir gelenek olarak devam edildi.
04:51Evet, aşure günlerinde aşureler yapıldı.
04:54Buranın kültürü bu faaliyetlerle devam etti.
04:57Bu karşımızda bir çeşme görüyoruz.
04:59Çeşmede de bir kitabe var.
05:00Orada Sultan Abdülaziz'in başkadını Dürünev Kadın Efendi'nin bu çeşmeyi yaptırdığından bahsediyor.
05:06Önce iki tane şeyh, Şeyh İbrahim Ethem Efendi'nin babası dahil olmak üzere burayı inşa etmişler.
05:12Fakat Dürünev Kadın Efendi burayı yenilemiş.
05:14Öncesinde kuyu mu hocam yoksa?
05:16Yok çeşme.
05:16Çeşme olarak yapılıyor.
05:17Kuyu şurada. Hatta kuyudan su çeken kişi için bile Osmanlı arşivlerinde bir tabir görüyoruz.
05:23Apkeş diyor mesela suyu çeken kişi için de böyle bir tabir kullanılmış.
05:27Kuyu burada, çeşme orada.
05:29Bu karşıda görmüş olduğumuz aşı boyalı bina ise Sultan Abdülmecit'in 1844 yılında yaptırdığı ve tecdiden yaptırmış olduğu bina.
05:36O binada hem şeyh ailesi konaklıyordu hem de misafirler konaklıyordu.
05:41Bu bahçeyi de kullanıyorlardı.
05:42Orası konaklama binası.
05:44Evet, konaklama binası. Burası mescid.
05:45Hocam geçmeden önce peki bu arkamızda içerideye girdiğimizde solda kalan kısım?
05:50Orası da yine şeyh ailesine ait.
05:53Çünkü ana binadan buraya eskiden bir geçiş var.
05:56Şimdi de o arada...
05:56İlk hali bu şekilde.
05:58İlk halinin bunlar sonraki dönemde 1844'te yapılmış.
06:02Ama restorasyonda bazı değişikliklere maruz kalmış tabii ki.
06:07Fakat görmüş olduğumuz bugüne en eski haliyle mescit.
06:10Mescid'in büyüklüğünü görebiliriz.
06:12Buyurun hocam.
06:34Şimdi tekkenin mescidindeyiz.
06:37Burası eski dönemden beri yaklaşık 50-60 kişinin namaz kılabileceği bir küçük bir mescit.
06:43Ama mescit fonksiyonu uzun yıllar devam etmiş.
06:46Zaten tekke ve zaviyeler kapatıldıktan sonra birçok tekkenin de yanındaki mescitle beraber varlığını devam ettirdiğini görüyoruz.
06:53Mescit üzerinden mi?
06:54Mescit üzerinden.
06:55Ama burası bahçe içerisinde bulunduğu için mescit vasfı Cumhuriyet döneminde çok da kullanılmıyor.
07:00Halka açık değil çünkü.
07:01Halka açık değil ama kapıyı açık tutan bir kişi vardı burada az önce söylediğim gibi.
07:05Necmeddin Efendi buradaydı ve Necmeddin Efendi başka tarikat mensuplarına da burayı açıyordu.
07:11Ve burada bizim mesela Kani Karaca'nın ses kayıtlarına mesela ulaştık.
07:15Burada ilahi icra etmişler.
07:17Veya Muzaffer Özak buraya müritleriyle gelip zikirler icra etmişler.
07:21Bu yönüyle Necmeddin Efendi farklı tarikat mensuplarına da tekkenin kapılarını açmış.
07:25Cumhuriyet döneminde yani 1970'lere kadar bu yüzden bu tekke aktif bir şekilde kullanılıyordu.
07:30Yani aşure günlerinde de mesela buraya aşureler getiriliyordu.
07:34Sözlük kültürde hocam bölüyorum ama oradaki hatıralarını anlatanlardan bir tanesi işte dayısının mı
07:40veya işte bu tekkeden yolu geçen büyüklerden birisi vefat ettiğinde Muzaffer Efendi'nin cenaze namazını Üsküdar'da kıldırıp
07:47cenazenin bu hazireye taşınmasını falan anlatmıştı.
07:50Şu dedesinden bahsetmişti o da Necmeddin Efendi.
07:57Yani bizzat Necmeddin Efendi vefat ettiğinde 1971 yılında Üsküdar'da yeni camide çok kalabalık bir grupla beraber cenaze namazı kılınıyor.
08:06Cenaze namazını kıldıran da Muzaffer Efendi ve müritleriyle beraber mesela diyorlar ki şimdi diyorlar arabaya koyalım ve
08:13arabayla beraber bu yokuşu tepeye taşıyacaklar.
08:16Muzaffer Özak diyor ki bu kişi diyor arabada taşınacak bir cenaze değildir diyor.
08:22Sırtınızı alın diyor.
08:23Ve Üsküdar'dan buraya yürüyerek getiriyorlar.
08:25Çok uzak ve çok yüksek yani.
08:27Evet ama bu yokuşu kullanarak buraya getiriyorlar.
08:29Bu yokuştan belki biraz sonra Münir Bey'le ilgili bir şeyler anlatırken bahsedeceğim.
08:33Aslında sarp bir yokuş olması biraz da izole bir konumdan dolayı bu tekke hem milli mücadelede hem de sonraki süreçlerde
08:42çok işlevsel bir fonksiyona sahip olmuş.
08:44Eğer şehir içerisinde bir tekke olsaydı belki Özbekler Tekkesi bu kadar aktif bir tekke olamayacaktı.
08:50Avantaja dönüşüyor.
08:51Evet bir avantaja dönüşüyor.
08:52Burada da çok sayıda hat levhasını görüyoruz.
08:56Bunlar orijinal değil tıpkı basım eserler.
08:58Sebebi tekke birkaç kere hırsızlık vakası ile karşılaşıyor.
09:03Bazı hat levhaları çalınıyor.
09:05Bazıları bunlar sonradan geri kazandırılıyor.
09:07Ama bizim şu an web sitesinde de mesela orijinal hat levhalarının fotoğraflarını biz yayınladık.
09:13Vakıflar Genel Müdürlüğü'ndi mi hocam onlar?
09:14Yok onların bazıları burada bazıları çalınmış.
09:17Yani 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü burada bir restorasyon faaliyetinde fotoğraflarını çekmiş.
09:22Biz o fotoğraflara ulaştık.
09:24Bazılarını oradan kullandık.
09:26Ama elimizde orijinal olmayan eserler de var maalesef.
09:28Sadece fotoğrafı var.
09:29Bunlar web sitemizde görülebilir.
09:31Eserlerden belki şunu gösterebiliriz.
09:33Ya Hazreti Pir Şah Muhammed Bahayettin Nakşibendi diyor.
09:38Bu tekkenin bir nakşi tekkesi olduğunun göstergelerinden bir tanesi olarak okuyabiliriz bunu.
09:44Hocam tevhidhane olarak da kullanıldı mı?
09:47Elbette.
09:47Yani mescid dediğimiz hem tevhidhane yani zikir de burada yapılıyordu.
09:51Namaz da burada kılınıyordu.
09:52Bir alt katı var.
09:53Bu bir alt kat İbrahim Ethem Efendi zamanında bir depo gibi kullanılıyor bazen.
09:58Bazen imalathane olarak kullanılıyor.
10:00Ama şu an orası da mescid fonksiyonunda kullanılabiliyor.
10:05Hocam bu hatlar aslında İstanbul'da farklı tekkelerde de çokça gördüğümüz.
10:09Hem bu tekkenin sanatla olan ilişkisi.
10:12Hem de yani hem musikiden tutun da işte hat sanatına kadar.
10:16Bu levhalarda ben özellikle cami levhalarını da programlarımızda vakıf eserlerini anlatırken.
10:21Camilere asılan, camiler için yazılan levhaların, seçilen ayetlerin öyle rastgele seçilmediğini.
10:27Belli başlı hem bir hedef bazen bir misyon bazen bir duygu dünyasını anlatan ve bunun bir süreklilik içerisinde geldiğini.
10:35İşte örneğin camiye girişte namaz müminlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
10:39Veya girişte bir selamla ilgili bir ayet.
10:41Veya kubbede ya gökyüzü ya yıldızla alakalı bir ayetin seçimi.
10:45Bu tekkeler özelinde hani buradan örnek de gösterebiliriz belki ama özellikle ya bunlar bu beytler yazıldı hat üzerinden.
10:54Böyle bir örnek, böyle bir kültür varsa örneklemi paylaşır mısınız?
10:58Şimdi her tekkenin tabii mensup olduğu bir tarikat var.
11:01Genellikle o tarikatın büyüklerin isimlerini görebiliyoruz.
11:05Az önce gösterdiğim gibi burada Şahın Akşibendi'nin ismini görüyoruz.
11:10Bazen tekkede o tasavvuf kültürüne uygun bir şekilde ahya teslimiyet tablolarını mesela görebiliyoruz.
11:17Veya Hilye-i Şerif, Hazreti Peygamber'in çünkü Hilye-i Şerif'ini gösteren tablolarda en çok karşımıza çıkan tablolardan bir
11:24tanesi.
11:25Bununla ilgili belki şunu söyleyebiliriz.
11:27Tekkenin en çok Cumhuriyet döneminde de aktif olduğu dönemler mesela Kadir Gecesinde veya bazı kandil akşamlarında Sakalı Şerif buraya getiriliyor.
11:35Ve burada Necmettin Efendi'nin riyasetinde insanlara Sakalı Şerif gösteriliyor.
11:40Dolayısıyla Hazreti Peygamber'i ifade eden, nakşibendilik kültürünü ifade eden bazı tabloların olması...
11:46Ve Hazreti Pir Mevlana gibi Mevlevi...
11:48Mevlevilerde onu görüyoruz veya başka tarikatlerde kendi tarikatının büyüklerinin isimlerini tekke duvarlarında görebiliyoruz.
11:56Burada sonradan tabii konulmuş bazı nakşi taclarını görüyoruz.
12:02Özellikle Orta Asya'daki Müslümanların kullanmış olduğu takkeleri görebiliyoruz.
12:06Bir de bir post var.
12:08Tekkelerde posta oturan kişiye post nişin deniyor.
12:11Yani posta oturduğu için bu bir temsilen buraya konulmuş.
12:15Tam da arkası mihrap.
12:16Çünkü tam da kıble bu tarafta olduğundan dolayı namazı burada kıbleye doğru burada kılmış oluyor tekkenin mensupları.
12:23Bahçede ve diğer bölümlere devam edelim.
12:26Buyurun.
12:26Buyurun.
12:43Şimdi mescitten çıktık hocam.
12:45Hangi bölüme doğru ilerleyeceğiz?
12:47Şimdi bazı binaları göstereceğim.
12:50Özellikle karşıda gördüğümüz en ikonik yapıyı size tanıtacağım.
12:53Ama öncesinde tanıtmak istediğim bir kişi var.
12:56Şimdi Özbekler Tekkesi'nin bugüne kadar burada yaşayan insanları buradaki varlığını devam ettirmiş.
13:02Ve tekkeyi adeta korumuşlar.
13:04Burada konakladıklarından dolayı.
13:07Şeyh İbrahim Ethem Efendi'den bahsettik.
13:08İbrahim Ethem Efendi'nin oğlu Sadık Efendi şeyh oluyor burada.
13:12Sadık Efendi vefat ettikten sonra oğlu Ata Efendi şeyh oluyor.
13:16Ata Efendi'nin kardeşi 1936 ile 1971 tarihlerinde burada.
13:221971'den sonra ise Necmettin Efendi'nin oğlu olan Ethem Özbek Kangay burada konaklıyor.
13:29Ve bizim projede de tekke arşivine dair çok sayıda yazma eser, derviş defterleri ve tekkeye dair birçok envanteri biz kendisinin
13:38o gözü gibi koruduğu eserleri...
13:48Evet kıymetli seyirciler.
13:50Yani Ömer Hocam'ın da vesilesiyle sizi hem güzel bir insanla hem tekkenin yaşayan canlı bir şahidiyle tanıştırmak istedik.
14:00Bu konuda hem Ömer Hocamıza hem kabul ettiği için Ethem Amca'ya çok teşekkür ederiz.
14:04Ethem Amca şimdi kıymetli seyircilerimize biz birkaç bölümdür Özbekler Tekkesi'ni anlatmaya çalışıyoruz.
14:10Hem 1750 sonrası Osmanlı dönemi hem Cumhuriyet dönemi bunların bir kısmı sizin atalarınız, dedeleriniz onlardan bahsettik.
14:17Hayırla ayat ettik bize böyle güzel eserler bıraktıkları için.
14:21Buradan yolu geçenlerin hem Türkiye'ye hem bize gerçekten güzel eserler üretmişler.
14:26Hem musiki anlamında hem bir gelenek anlamında.
14:29Siz ne paylaşmak istersiniz Özbekler Tekkesi hakkında?
14:32Valla ömrüm bu dergâhta geçti.
14:35Ve ecdadımın ömründe bu dergâhta geçti.
14:38Babam son şeyh, buranın şeyhi babam Necmettin Efendi.
14:42Onun intikalinden sonra sırtımıza bu yükü aldık.
14:47Yani güzel bir yükü aldık.
14:49Ve götürdük buraya kadar geçirdik.
14:52O arada çok kötüydü evin durumu.
14:56Tekkenin durumu.
14:57Ertekin bizim akraba oluyor Ahmet Ertekin.
15:00Ondan rezil uzunlar bahsasıyla, diğer insanlar bahsasıyla restorasyonu için destek istedik.
15:06Ahmet Bey'i kabul etti.
15:10Burası 1985'lerde falan restoran edildi.
15:14Ondan sonra Ertekin Vakfı kuruldu burada.
15:16Ertekin Vakfı'nın kurulmasından sonra
15:19Onlar da Vakfı'nı kapatmak istediler.
15:23Yaşlandılar çünkü.
15:24Ondan sonra da biz burada kimse kalmadı.
15:27Ne vakıf kaldı, ne şey kaldı.
15:29Tek Eten Özbek Gangay burayı 40 sene sırtladı götürdü.
15:33Eyvah.
15:33Ve ecdadımın emanetleriyle, burada yatan ecdadımın ruhaniyetiyle, buraya gelen insanların güzelliğiyle, hem Türk sanat muzgisi, hem tasavvun muzgisi üzerine çalışmalar
15:46yapıldı burada.
15:47Çok kıymetli insanlar geldi gitti.
15:50Zaten bunlar sizce malum hepsi.
15:52Estağfurullah.
15:53Evet.
15:53Biz de Ömer Hocam'dan olabildiğince öğrenmeye çalıştık.
15:56Güzel bir proje yaptılar.
15:58Ömer Bey çok güzel çalışmış dersini.
16:01Benden daha güzel anlattı tekkiyi.
16:03Ben de böyle bir çalışma yaptığınız için sizlere ayrıca teşekkür ediyorum.
16:07Estağfurullah.
16:08Biz teşekkür ederiz.
16:08Burada kalan Vakfı'la teşekkür ediyorum.
16:10Onlar da buranın kadrini, şeyini bilerek güzel hareketlerde bulunuyorlar.
16:17Özbekler Tekkesi inşallah kıyametle payılar kalsın.
16:22Amin.
16:22Bu dergâhta bizlere vursatlar nasip etsin.
16:25Amin.
16:26Evvel şunu söyleyecektim.
16:28Burada ben uzun seneler Fahri Bekçi olarak kaldım.
16:32Yani bu dergâhı korumaktan ömrüm geçti.
16:36Ne güzel.
16:36Cenab-ı Allah inşallah bize semeresini verir.
16:40Amin.
16:41İnşallah.
16:41Etem amca çok teşekkür ederiz.
16:43Rica ederim.
16:43Bizi kırmadınız, katıldınız.
16:44Rica ederim.
16:45Allah razı olsun.
16:46Biz de inşallah geri kalan kısımlarını Ömer Hocam'la anlatmaya devam edelim.
16:51Peki çok teşekkür ederim.
16:53Ben teşekkür ederim.
16:53Ben teşekkür ederim.
16:54Çok sağ olun.
17:10Ana binaya doğru geçiyoruz.
17:11Ama öncesinde tekkenin tabii biz insanlarının çalıştığımız gibi.
17:17Yani burada bu tekkenin doğası da çok önemli.
17:20Yani buranın bahçesi insanlara sürür veren çok nezih bir ortam.
17:23İstanbul'un ortasında böyle sakin, huzurlu bir ortam bulmak çok zor.
17:27Bu tekkenin tam ortasında bir havuz görüyoruz.
17:31Eskiden bu havuzun içerisinde balıklar var.
17:34Yani suyu içerisinde olan bir tekke.
17:37Bir manolya ağacımız var burada.
17:39Bir de tekkenin aslında çok bahçesine yakışan çok güzel bir ağacımız var.
17:45Bu fıstık çamı.
17:46Fıstık çamı bu bölgenin sembol ağaçlarından bir tanesi.
17:49Hatta fıstık ağacı tabiri de bu fıstık çamlarından dolayı gelir.
17:54Bir de hemen şu ileride güller göreceğiz.
17:57Bunlar yediveren güller.
17:58Ama henüz şu anda gül mevsimi olmadığı için gülleri gösteremeyeceğiz.
18:03Bu güller Necmettin Okya'nın dermiş olduğu güller.
18:08Hala onun da hatıraları tekke bahçesinde devam ediyor.
18:11Müthiş.
18:12Az önce bahsettiğim çeşme burası.
18:14Bu çeşmenin hala suyu akıyor.
18:16Burada gördüğünüz gibi Dürri Nev Kadın Efendi 1872 tarihinde bu çeşmeyi restore ettiriyor.
18:21Ondan sonra da bu çeşmenin bir daha restore olmasına gerek olmuyor 1980'lere kadar.
18:27Şimdi ana binaya geçebiliriz.
18:43Ana binanın içerisine girdik.
18:45Burası aslında kapı eskiden burada değil.
18:48Restorasyondan sonra buraya konulmuş.
18:50Buradan şu an bahçeye çıkılıyor.
18:52Önceden orta tarafta kapı.
18:54Burası odalardan bir oda.
18:55Burada dervişler konaklıyorlar.
18:59Bir de binanın eskiden kapısında bu kitabe varmış.
19:03Bu kitabe sonradan güvenlik gerekçeleriyle buraya yerleştirilmiş.
19:06Biz de bunun gene okumasını yaptık.
19:08Sultan Abdülmecit'in 1844 tarihinde burayı imar etmesiyle alakalı elimizdeki kitabe.
19:14Yukarıda da Abdülmecit'in Tuğra'sını.
19:16Hatta işte içerisindeki beytlerden bir tanesi de kim eder nezzaresi mesrur merdi agehi diye söylüyor.
19:24Bu binadan biraz sonra göstereceğimiz üzere manzaranın da çok güzel olduğunu kitabede de görüyoruz.
19:29Son satırda da Ziver'i Tırnakçızade söyledi tarihini diye söylüyor.
19:34Aslında kitabelerdeki şairler üzerinden de bir network çıkarabiliyoruz.
19:38Bunu da biz çalıştık.
19:39Tırnakçızade Ziver Efendi Şeyhülislam Arif Hikmet Bey'in himayesinde olan şairlerden birisi.
19:46Burası inşa edildiği zaman kendisi Rumeli kaz askeriydi Arif Hikmet Bey.
19:51Ama hamileliğinde bulunan kişiye büyük ihtimalle diyor ki bu kitabenin yazılmasını istiyor.
19:56Çünkü Arif Hikmet Bey de Üsküdar'lı bir şeyhülislamdı, bir alimdi.
20:00Burayla Tırnakçızade Ziver Efendi'nin de irtibatını görüyoruz.
20:03Bu irtibatı, bu network'ü nasıl yakalıyorsunuz hocam?
20:06Bu kitabeler üzerindeki şairlerde?
20:08Çünkü şairlerin de buraya kitabelerin bir bağlantısı bir bağlantının sonucunda.
20:14Biraz sonra mezarlıktayken ben bunu İbrahim Ethem Efendi'nin Mezar Taşı kitabesinde anlatacağım isterseniz.
20:19Orada dile getiririm.
20:21Buyurun.
20:32Tekkenin ana binasındayız.
20:34Burası kışlık olan yer.
20:36Tavanı daha basık, ısıtma daha mümkün oluyor burada.
20:39Üst taraf ise tavanı yüksek, orası yazlık olarak kullanılıyor.
20:42Burada iki tane merdiven görüyoruz karşılıklı.
20:44Çünkü eskiden bu ortası kapalıymış.
20:47Sağ tarafta şeyh ailesi, akrabalarıyla beraber buradaki odalarda yaşıyor.
20:52Bu tarafta ise dervişler konaklıyor veya uzun süreli kiracılar da biz görüyoruz burada.
20:59Onların da mesela parasını vererek bazı odaları kiraladığını görüyoruz.
21:04Bir üst kata çıkalım.
21:05Yazlık orası.
21:12Burası da yazlık olan kısım.
21:15Tavanı daha yüksek.
21:17Şu an burada İser Araştırma Merkezi araştırma faaliyetlerini yürütüyor.
21:21Bundan dolayı da burada bazı konferanslar için dizilmiş sandalyeleri görebiliyoruz.
21:25Hocam şu an yazlık kısmı dediniz.
21:28Yazlık kısmındayız.
21:29Şu an bir odadayız.
21:30Buradan hocam anlatmak istedikleriniz.
21:33Burada yine eskiden konaklanan odalardan bir tanesiydi burası.
21:38Manzarası görüyorsunuz zaten.
21:39Karşıda Beşiktaş, Yahya Efendi dergahını görebiliyorsunuz.
21:43İstanbul Boğazı.
21:44Ve Üsküdar'a inen yokuş.
21:46Buradan Paşa Limanı'na doğru inen tek bir yokuş var zaten.
21:49Sultanatepe Özbekler Tekkesi'ni biraz şehirden uzak tutan, izole kılan taraf burası.
21:55Sadece bir yokuş.
21:56Yani buradan İngiliz askerleri diyelim ki baskın yapmaya kalkışsa buradan görüp de içeriği organize edebiliyorlardı.
22:02Bu konumu bu yüzden önemli.
22:04Buradan tekkeyi anlayabiliyoruz.
22:05Aslında hem uzak kalması dezavantaj demiştik ama aynı zamanda böyle avantajların olduğu bir lokasyon.
22:10Tabii ki aslında avantaj olmuş.
22:11Avantaj olmuş.
22:26Sayın hocam içeriği de gezdik.
22:28Aslında hani bir tekkenin birden fazla bileşeni var.
22:32İşte mutfağından tutumda bahçesindeki çeşmeye kadar.
22:35Tevhidhane, mescit kısmı.
22:36Hem de şu an içinde bulunduğumuz kısmı.
22:38Bana biraz şunları hissettirdi.
22:40İstanbul'da herhangi bir yerin önünden geçtiğimizde bize çok sıradan gelen, alalade gelen.
22:45Ama içeride ciddi bir süre boyunca tarihe tanıklık etmiş mekanlar var.
22:50Yani biraz şöyle hissettim.
22:51Ben hiç bilmeyen birisi buradan geçerken muhtemelen ya güzel bir konakmış vesaire diyebilir.
22:56Ama arkasında hem Osmanlı'nın son dönemi hem Cumhuriyet'in milli mücadeleyi ciddi anlamda ev sahipliği yapmış bir mekan, bir
23:05vakıf eseri.
23:05Bunları hissettim.
23:06Hani siz de İstanbul'u hem tarihiyle hem yakın dönemiyle çalışan birisi olarak ne düşünüyorsunuz bu konuda?
23:12Aslında her şehir için de aynı şeyi söyleyebiliyoruz.
23:15Yani bazı mekanlar vardır.
23:16İnsanlara güzel bir ev sahipliği yapar.
23:19İçine girdiğiniz zaman orada kendi evinizdeymiş gibi hissedersiniz.
23:23Bazıları sizi iter.
23:24Özbekler Tekkesi'nin bu açık tutulan kapısı hikayesi aslında birçok insanın burada kendisini bulduğu, kendisini evinde hissettiği,
23:33yabancı olarak burayı görmediği ve buraya hizmet etmek istediği, burada vakit geçirmek istediği bir mekan olmuş.
23:40Bizim için de yani bunun tarihini bildiğimiz zaman burada Mehmet Akif'ten Halide Edip Hanım'a,
23:46Şeyh İbrahim Ethem Efendi'den Necmettin Efendi'ye, Necmettin Okyay'dan çok sayıda Kani Karacalara, Nezih Hüzerlilere varıncaya kadar
23:54çok sayıda insanın burada bulunduğunu, hangi ağacın altında oturup muhabbet ettiğini bildikçe,
24:00hatta sadece günlük hayattaki sıradan bir vakitte gelip de konakladıkları, vakit harcadıkları bir yer olarak değil,
24:09bazıları için de öldükten sonra da ebedi istirahatgah olarak bu tekkeyi kullandığını görünce,
24:15aslında mekanla aramızda bir ünsiyet oluşuyor.
24:18Yani o mekanın tarihini bilmek, bize de yani biz de aslında bu mekanın tarihi içerisinde bir yolculuk yaptık.
24:24Şu anda burada harcadığımız bir yarım saatlik, bir saatlik vakit bile aslında burayı teneffüs etmemize sebep oldu.
24:31Manzarasıyla kendimize ait bir şeyler bulmaya çalıştık, kendimizi bulmaya çalıştık belki de.
24:37Belki de tekkeleri böyle aktif hale getiren ve kalabalık bir şekilde uzun yıllar insanların uğrak mekanı olmasındaki sebep,
24:47insanlar burada yabancılık hissetmiyordu ve orada kendilerine ev sahipliği yapan insanların,
24:53misafirperverliği vesilesiyle de uzun yıllar bu tekkeler günümüze kadar gelmişti.
24:58Bu yönüyle ben Osmanlı döneminde Şeyh İbrahim Ethem Efendi zamanını ve Cumhuriyet döneminde Necmettin Efendi zamanı çok önemli buluyorum.
25:05Çünkü bu iki dönemde bu tekke zirve dönemlerini yaşamış ve normal zamanda bir araya gelmesi pek mümkün olmayan,
25:13siyasi insanından asker kökenli insanına varıncaya kadar sanatkarları hepsi bir arada gelmiş ve burada konaklamışlar.
25:22Mesela yan tarafta biz 1930 doğumlu Erdoğan Yalav Bey ile görüşmüştük.
25:26Kendisi Türkiye'nin ilk kalp pili ameliyatı yapan doktoru, Sokullu Mehmet Paşa'nın torunlarından.
25:32O mesela bize şunu demişti, biz Osmanlı ailesi olarak biz kurallarla büyüyorduk.
25:38Her gün kaçta kalkılacak, ne giyilecek, bütün bu kurallarla bir aradaydık.
25:42Ama diyordu Necmettin Efendi'de bir Orta Asya özgürlüğü görüyorduk biz diyor.
25:46Daha rahat.
25:47Daha rahat bir ortam.
25:48Herkes geldiği zaman yani Necmettin Efendi hiç kimseye böyle bir protokol ile bir kuralla karşılık veren bir insan değildi.
25:56Bundan dolayı ben hep Necmettin Efendi'ye hayran oldum diyor mesela.
26:00Onun o yani keşke bugün de olsa kendisine o özgürlüğü öğretmesini isterdim diye mesela bize söylemişti.
26:06Çocukluğunu geçirdik.
26:07Tabii çocukluğu yani 1930'lu yıllardan bugüne kadar hala hatıra alır olan bir insan.
26:11Bu yönüyle yani biz yüzlerce kişiye ulaşmış olduk.
26:15Bazılarının kısa hikayelerini, hatıralarını dinlemiş olduk.
26:17Ama inanıyorum ki bu tür çalışmalar farklı mekanlara da gittiğimizde bu mekanda acaba bizden önce kimler varmış?
26:23Hani Karacaoğlu'nun şiirinde geçiyor ya kim var imiş biz burada yok iken?
26:27Bu sorunun cevabını bulduğumuzda o mekan da daha anlamlı hale geliyor.
26:31Hocam çok teşekkür ederim.
26:33Yani bazı mekanları anlamaya bir ömür gerekiyor.
26:37Anlatmak için ise bir program yetmiyor.
26:40Belki sizden şunun sözünü alalım.
26:42Hazire kısmını da bir programla bence tamamlayalım.
26:45Hem Özbekler Tekkesi'ni baştan sona bütün boyutlarıyla yaptığınız projenin çıktısı olarak o kısım için de söz alıp programımızı burada
26:52bitirelim.
26:53Peki.
26:53Hocam çok teşekkür ederiz.
26:54Ben teşekkür ederim.
26:55Kıymetli seyirciler yine bu programımızda Özbekler Tekkesi'ni anlamaya, biraz onu hissetmeye, buradan yolu geçenleri anmak üzere bu programı yaptık.
27:05Programlarımızın tekrarını ülketv.com'dan ve YouTube hesabından takip edebilirsiniz.
27:09İstanbul'a ve kendinize ve dahi bu güzel mekanlara hoşça bakın.
27:25İzlediğiniz için teşekkür ederim.
28:12İzlediğiniz için teşekkür ederim.
28:27İzlediğiniz için teşekkür ederim.