Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 dakika önce
Mehmet Özkendirci'nin Batan Geminin Malları adlı yazısı, Türkiye'nin güncel siyasi gündemini sert ve eleştirel bir dille ele alan üç ana konuyu içermektedir. İlk bölümde, geçmişte Jelibon açıklamalarıyla gündeme gelen bir siyasetçinin muhalif isimlere uygulanan adaletsizliklerle tezat oluşturan rahatlığı tiye alınmaktadır. İkinci kısımda ise hükümetin enflasyon ve maaş artışları politikaları ile Avrupa'daki ekonomik durumla yapılan yanıltıcı kıyaslamalar mizahi bir üslupla hedef alınmaktadır. Son bölümde ise terör örgütü liderine verileceği iddia edilen lüks konut ve ayrıcalıklar ile bu duruma zemin hazırlayan iktidar kanadındaki siyasi pazarlıklar eleştirilmektedir. Bu bağlamda metin, ülkedeki adaletsizlikleri, ekonomik sıkıntıları ve tartışmalı siyasi kararları toplumsal bir eleştiri süzgecinden geçirmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Selamlar, yepyeni bir incelemeye daha hoş geldiniz.
00:03Bugün elimizde gerçekten çok keskin, oldukça hicivli ve bir o kadar da tartışmalı bir metin var.
00:09Mehmet Özkendirci'nin kaleme aldığı, Batan Geminin Malları başlıklı bu yazıyı inceleyeceğiz.
00:14Baştan söyleyeyim, bu metin tam bir kara mizah ve zıtlıklar şöleni.
00:19Yazar, siyasi figürleri eleştirirken, mizahı adeta bir silah gibi kullanıyor.
00:23Biz de bugün tamamen objektif bir pencereden,
00:26onun bu argümanlarını ve kurduğu o vurucu tezatları adım adım analiz edeceğiz.
00:31Özellikle de o meşhur ve bir o kadar komik çiklet hikayesi var ki, oraya bayılacaksınız.
00:36Hazırsanız hadi hemen başlayalım.
00:37Bugünkü yol haritamız oldukça net.
00:40Dört ana durağımız var.
00:42Birinci sırada Gökçe'nin o absürt çiklet hikayesi var.
00:45İkincisi, tutuklamalardaki çifte standart iddiaları.
00:49Üçüncüsü, enflasyon ve ekonomi gerçekleri.
00:51Ve son olarak, tartışmaların tam merkezindeki İmralı konusu.
00:55Birinci bölümümüz, Gökçek çiklet ve o absürt hikaye.
00:59Yazarımız Özkendirci açılışı eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek üzerinden yapıyor.
01:05Yazarın ilk hamlesi oldukça ilginç.
01:07Hedefine Jelibon Gökçek diyerek sesleniyor.
01:10Peki neden Jelibon?
01:11Hani şu meşhur televizyon yayını vardı ya,
01:14Gökçek'in Jelibon kelimesini yer altından çıkan yeni bir maden rezervi sanması.
01:18İşte tam olarak ona atıfta bulunuyor.
01:20Özkendirci, 3 atladım 5 atladım ama yakalanmadım tavrıyla adeta sonuçlardan sıyrılmakla övünen bir figür çiziyor.
01:28Yazar bu terimi kullanarak bize aslında şu mesajı veriyor.
01:31Karşımızdaki kişi siyasi ciddiyetten uzak, daha çok kendi gaflarıyla anılan biri.
01:37Tonu belirlemek için gerçekten zekice bir yazar taktiği öyle değil mi?
01:41Ama asıl bomba şimdi geliyor.
01:43Metnin en akılda kalıcı, en absürt noktası.
01:46Yazar siyasetteki bu inanılmaz rahatlığı eleştirmek için gidip hayali bir sakız, bildiğimiz bir çiklet markası yaratıyor.
01:53Kurgusal markamızın adı Gökçek Çiklet.
01:56Sloganı bile hazır.
01:57Çiğne çiğne patlat, çenen yorulunca at.
02:00Yani düşünsenize, yazar siyasetçinin o umursamaz rahat tavrını alıyor ve sıradan ucuz bir ticari ürünle eşleştiriyor.
02:08İşin içine biraz da müzik katalım.
02:10Özkendirci zihnimizde tam bir film sahnesi canlandırmamızı istiyor.
02:14Bir yanda güneş gözlüklerini takmış, ifade vermeye giderken bile son derece rahat,
02:19ağzında sakız çiğneyen bir siyasetçi profili,
02:22arka planda ise Tarkan çalıyor, ağzında sakızını arsız arsız tatlatıyor.
02:27Şöyle bir gözünüzde canlandırın, gerçekten komik bir tablo.
02:30Ama yazarın bizi güydürmesinin bir sebebi var.
02:33Bizi birazdan gelecek olan o ağır, buz gibi eleştiriye hazırlıyor.
02:38Ve işte o eleştiriye geliyoruz.
02:40İkinci bölüm Tutuklamalar ve Siyaset
02:42Yazarın o komik çiklet esprisini yapmasının asıl sebebi işte buradaki korkunç tezat.
02:48Bir tarafta az önce konuştuğumuz o güneş gözlüklü, sakız patlatan, son derece rahat figür,
02:54diğer tarafta ise sabahın köründe evlerine yapılan polis baskınlarıyla gözaltına alınan,
02:59aylarca tek bir ifade bile vermeden hapiste tutulan muhalif belediye başkanları.
03:03Özkendirci, hukukun farklı siyasi figürlere nasıl tamamen farklı işlediğini öne sürmek için bu iki uç noktayı acımasızca yan yana koyuyor.
03:12Yani o çikletin rahatsız edici patlama sesi, hapisteki muhaliflerin çaresiz sessizliğiyle çarpışıyor metinde.
03:18Üçüncü bölümümüz, enflasyon ve satın alma gücü.
03:22Adaletten çıkıp ekonomiye, yazarın kendi deyimiyle Maliye Mehmet'in sahasına giriyoruz.
03:28Özkenderci bu bölümde hükümetin o meşhur ücretlilere enflasyon ezdirmedik söylemini hedef tahtasına oturtuyor.
03:35Temel itirazı çok net.
03:36Vatandaşı gerçek enflasyona karşı değil de masa başında hesaplanan tahmini enflasyona karşı koruduğunuzu iddia ederseniz bu devasa bir yanılgı olur.
03:45Yazar bunu sağ ayağını kaldırıp yemin etseler de diyerek bu sözlerin sokakta hiçbir inandırıcılığı kalmadığını belirterek tia alıyor.
03:53Kağıt üzerindeki o pembe tahminlerle sokağın, pazarın acı gerçekliği arasındaki dev uçurumu gösteriyor bize.
03:59Hepimizin ezbere bildiği o meşhur argümana da değinmeden geçmiyor tabii.
04:03Hani şu bizde benzin 100 lira, Avrupa'da 150 lira muhabbeti var ya.
04:08Yazar bunu duyunca hemoroitim az kalsın patlayacaktı diyerek o kendine az absürt üslubuyla isyan ediyor.
04:14Diyor ki sadece etiket fiyatlarını karşılaştırmak tek kelimeyle anlamsızdır.
04:19Neden mi? Çünkü Avrupa'daki insanların aldığı maaşlar Türkiye'dekilerin kat bekat üstünde.
04:25Yazar istatistiklerin sadece işe geldiği gibi kullanılmasını,
04:29işine gelince kaplumbağa leoparı geçer şeklindeki o muazzam metaforla özetliyor.
04:34Gerçekten tam isabet.
04:36Dördüncü ve son bölüm.
04:37İmralı'daki yalı tartışması.
04:39Metnin politik olarak açık ara en gergin, en hassas noktasına geldik.
04:45250.
04:46Bu rakam yazarın bu bölümdeki iddialarının tam kalbinde yer alıyor.
04:51İddiaya göre bu, hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan için tahsis edilmesi konuşulan
04:56dubleks villanın ya da yazarın tabiriyle o yalının metrekare büyüklüğü.
05:01Metin boyunca gördüğümüz o zıtlıklar stratejisi işte burada zirveye ulaşıyor.
05:07Bakın yazar önümüze nasıl bir tablo koyuyor.
05:10Bir yanda 40 bin kişinin ölümünden sorumlu tuttuğu ve asrın canisi olarak adlandırdığı bir kişiye verilmesi gündemde olan
05:17250 metrekarelik bir dubleks villa.
05:20Diğer yanda cezaevlerinde ranzalarda ikişer ikişer nöbetleşe uyumak zorunda kalan sıradan mahkumlar ve hepsinden öte
05:28vatan uğruna evlatlarını şehit veren ailelerin o sıvasız, derme çatma, yoksul evleri.
05:34Özkendirici bu üç farklı gerçekliği yüzümüze adeta bir tokat gibi çarparak adalet ve vicdan kavramlarını çok sert bir şekilde sorgulatıyor.
05:42Yazarın iddiasına göre kapalı kapılar ardında yaşanan süreç tam bir pazarlık.
05:47Adım adım gidelim.
05:49Özkendirici diyor ki önce Ocalan bu 250 metrekarelik yerde oturmak için kendisine özel bir statü talep ediyor.
05:55Sonra bu statü için hükümetle doğrudan masaya oturup pazarlık yapıyor ve son olarak Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamalarına atıfta
06:04bulunarak
06:04kurulacak yeni bir komisyonda Ocalan'a görev bile verilebileceğinin duyurulduğunu iddia ediyor.
06:09Yazara göre tüm bu adımlar devletin adalet pusulasını ne kadar şaşırdığının birer kanıtı.
06:15Ve final.
06:16Yazar kapanışı yaparken en baştaki o absürt alaycı tona geri dönüyor.
06:21Özkendirici'ye göre devlet bu kadar taviz verirse Ocalan 250 metrekareyi kesinlikle beğenmeyecektir.
06:27Diyor ki gidişat böyle olursa yakında 250 metrekareyi reddeder,
06:32şöyle en azından 500 odalık bir saray yavrusu yanında da bir golf sahası ve tenis kortu ister.
06:37Bu inanılmaz abartı, yazarın sürece duyduğu derin güvensizliğin ve işlerin ne kadar absürt bir noktaya gidebileceğine dair endişesinin aslında çok
06:46net bir dışavurumu.
06:48Evet, Mehmet Özkendirici'nin batan geminin malları metnini masaya yatırdık.
06:52O komik ağızda patlayan çiklet hikayesinden başladık.
06:56Sokağın gerçek enflasyonuna, oradan da çok hassas siyasi pazarlık iddialarına kadar geldik.
07:01Şimdi hepimizin üzerine düşünmesi gereken bir soru var.
07:05Böylesi keskin, sivri dilli ve yer yer absürt bir siyasi hicif,
07:09aslında toplumun adalet, eşitlik ve ekonomi konularında biriktirdiği o derin hayal kırıklıklarının bir aynası olabilir mi?
07:17Belki de mizah en karanlık, en konuşulması zor gerçekleri dile getirmenin tek yoludur.
07:23Ne dersiniz?
07:23Bu soruyu sizin takdirinize bırakıyorum.
07:26Bize katılıp bu yolculuğa eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler.
07:29Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
07:32Şimdilik hoşçakalın.

Önerilen