00:00Herkese merhaba, bugünkü analizimize hoş geldiniz.
00:03Ya bugün aslında çoğumuzun hani o içgüdüsel olarak doğru kabul ettiği çok temel bir inancı biraz sarsacağız.
00:09Atsız Burucu'nun kaleme aldığı çok düşündürücü bir yazı var, evren sandığımız kadar düzenli mi diye.
00:16İşte tam da bu yazıdan yola çıkarak o kafamızdaki kusursuz, tıkır tıkır işleyen evren ilüzyonunu yavaş yavaş parçalarına ayıracağız.
00:24Eğer geceleri gökyüzüne bakıp da her şeyin hükemmel bir matematiksel düzen içinde aktığını düşünüyorsanız,
00:30birazdan duyacaklarınıza hazırlıklı olun derim çünkü gerçek inandığımızdan çok daha karmaşık, şaşıltıcı ve açıkçası çok daha büyüleyici.
00:38Şimdi şu soru üzerinde bir an durup düşünmenizi istiyorum.
00:42Evren cidden sandığımız kadar düzenli mi?
00:45Yani gerçekten hata yapmayan, devasa, kusursuz bir saat gibi mi işliyor her şey?
00:50Yoksa bu sırf dünyayı daha rahat anlamlandırmak, kendimizi biraz daha güvende hissetmek için kendi kendimize uydurduğumuz bir şey mi?
00:58Yüzyıllar boyunca doğaya baktığımızda hep büyük, pürüzsüz bir uyum görmek istedik.
01:03Ama birazdan da göreceğimiz gibi o mikroskobik yaşam formlarından devasa galaksilere kadar evren bizim ne beklediğimizle pek de ilgilenmiyor.
01:11Gündelik hayatımızda algıladıklarımızla, bilimsel gerçeklik arasında aslında zihnimizde devasa bir çatışma var.
01:19Yani etrafımıza bir bakıyoruz, gezegenler yörüngelerinde dönüyor, mevsimler saat gibi birbirini izliyor, canlılar doğup büyüyor.
01:27Sezgisel olarak diyoruz ki evet her şey müthiş bir dengi içinde ama bilimsel gerçeklik mi o apayrı bir hikaye anlatıyor.
01:35İşin içine biraz daha yakından bakınca o uyumun yerini birden rastlantısallık, inanılmaz acımasız bir rekabet ve kaos alıyor.
01:42Biz ısrarla pürüzsüz bir düzen görmek istesek de doğanın mutfağında işler çok daha dağınık ve öngörülemez yürüyor.
01:49Peki birinci bölüme doğanın o karmaşık ve acımasız yüzüne yani biyolojik gerçekliğe bir bakalım.
01:56Kusursuz uyum fikrine karşı o ilk kanıtımız için bakışlarımızı yıldızlardan alıp hemen kendi gezegenimize, burnumuzun dibine çeviriyoruz.
02:05Hani şu belgesellerde izlediğimiz huzurlu doğa manzaraları var ya işte onun ardındaki biyolojik gerçeklik o mükemmel düzen yanılgısını yıkmak için
02:15harika bir başlangıç noktası.
02:16Bakın milyonlarca kelimesini düşünün.
02:19Sadece bu kelimenin arkasında bile doğanın o akıl almaz israfı yatıyor.
02:24Mesela bir balık tek bir seferde milyonlarca yumurta bırakıyor.
02:28Ancak ve burası çok çarpıcı bu milyonlarca yumurtanın sadece ama sadece birkaçı yetişkinliğe ulaşıyor.
02:35Geriye kalanlar ne mi oluyor? Yok oluyor. Başka canlılara yem oluyor. Çürüyor.
02:40Yani eğer doğa mükemmel işleyen sıfır israflı bir mühendislik harikası olsaydı böyle devasa bir kayıp yaşanır mıydı? Pek sanmıyorum.
02:49Yani aslında buradaki en kritik nokta şu. Ölüm, rekabet, saf rastlantılar ve doğal seçilim. Bunlar biyolojik dünyanın asıl motorudur.
02:58Yaşam sadece o tatlı uyumdan veya dengeden ibaret falan değil.
03:01Açık konuşalım doğadaki canlıların çok büyük bir kısmı sadece diğer canlıların hayatta kalması için birer övün.
03:07Biyolojik dünya tamamen bir hayatta kalma mücadelesiyle, tamamen şans eseri olan olaylarla ve o acımasız kurallarla dönüyor.
03:16Ve tüm bunlar bir sistem hatası değil, aslında sistemin ta kendisi.
03:20Tarihin en büyük düşünürlerinden bazıları da tam olarak bu sözde kusursuz ahenk ilüzyonunu sorgulamıştır zaten.
03:27Örneğin, ünlü filozof Bertrand Russell ta 1953 yılında yazdığı bir eserde inanılmaz isabetli bir noktaya parmak basıyor.
03:36Diyor ki, hayvanlar birbirlerini yer, canlıların büyük bölümü üreyemeden ölür, yıldızlar doğar ve sonunda yok olur, olay aslında bu kadar
03:44net.
03:45Doğanın romantik bir uyumdan ziyade çok daha sert gerçeklere dayandığını anlatan cidden harika bir tarihsel tespit bu.
03:53Şimdi ikinci bölüme geçelim.
03:54Gökyüzündeki matematiksel sapmalar.
03:57Diğer bir deyişle kozmik hata.
03:59Biyolojinin o kaotik dünyasından çıkıp gözümüzü tekrar yıldızlara, astronomi tarihine çevirdiğimizde de işler pek umduğumuz gibi gitmiyor ne yazık ki.
04:08İnsanlık olarak her zaman gökyüzünün matematiksel pürüzsüz bir düzeni olduğuna inandık.
04:1319. yüzyılın başında Laplace, güneş sistemini kusursuz işleyen devasa bir saat gibi açıkladığında herkes derin bir oh çekmişti.
04:21Ama bu da çok uzun sürmedi.
04:23Newton fiziğiyle yapılan hesaplamalarda küçücük minicik bir pürüz çıktı ortaya.
04:27Merkür'ün yörüngesinde Newton'un denklemlerinin bir türlü tam açıklayamadığı ufak bir sapma vardı.
04:33Düşünsenize o kusursuz tıkır tıkır işleyen güneş sistemi modeli bu küçücük detayla çatırdamaya başladı.
04:39Ve bu sözde kozmik hata ancak 20. yüzyılda Einstein'ın genel görevlilik kuramıyla çözülebildi.
04:45Yani o kafamızdaki pürüzsüz saat modeli en başından bir devasa bir eksiklik barındırıyordu.
04:50Buradan üçüncü bölüme, koz kuramının bize ne söylediğine, yani fiziksel kurallar ve belirsizlik konusuna uzanıyoruz.
04:59Tarihteki bu kozmik hataları bir kenara bırakıp günümüzün modern evrensel yasalarına baktığımızda bilimin en büyük gerçeklik testlerinden biriyle yüzleşiyoruz.
05:08Kaos kuramı.
05:09Peki ne diyor bu kuram?
05:11Aslında bize her şeyden daha önemli bir şey fısıldıyor.
05:13Bir sistem son derece katı fizik yasalarına bağlı olsa bile, yani her şey kuralına uygun işlese bile, uzun vadede akıl
05:21almaz derecede karmaşık ve öngörülemez bir şekilde davranabiliyor.
05:25Bu gerçekten muazzam bir bilgi.
05:27Neden biliyor musunuz?
05:28Çünkü bu öngörülemezlik, bizim araçlarımızın, ölçümlerimizin veya matematiğimizin yetersizliğinden kaynaklanan bir hata falan değil.
05:36Öngörülemezliğin ta kendisi fiziğin tam merkezine inşa edilmiş.
05:41Çok temel bir özellik.
05:43Buradan çıkarmamız gereken ana fikir şu aslında.
05:46Evrenin çok katı, kesin kuralları olması bu evrenin bize her zaman öngörülebilir ve düzenli sonuçlar vereceğini garanti etmez.
05:54Kuralcı olması kusursuz olduğu anlamına gelmiyor yani.
05:58Başlangıç noktasındaki mikroskobik bir fark, hani o çok ufak, önemsiz gibi görünen bir detay,
06:03zaman geçtikçe kurallara tamamen uygun bir şekilde, devasa, kaotik ve tahmin edilemez sonuçlar doğurabiliyor.
06:10Kısacası, evren katı kurallarla dans ediyor olabilir ama ortaya çıkan figürler tamamen sürprizlerle dolu.
06:17Ve dördüncü, son bölümümüz.
06:19Evren bize uymak zorunda değil, ilüzyonun sonu.
06:24Şimdi tüm bu bilimsel gerçeklikleri konuştuk ama olayı biraz da felsefi bir noktaya bağlamamız gerekiyor.
06:30Önümüzdeki en büyük engel ne biliyor musunuz?
06:32Kendi insan egomuz.
06:34Evrenin nasıl olması gerektiğine dair o romantik, kusurlu beklentilerimiz.
06:38Tüm bu duyduklarımızdan sonra zihnimize kazımamız gereken şey çok net.
06:43Evren, kusursuz çalışan dev bir saat falan değildir.
06:46Açıkçası onu böyle düşünmek bizi fena halde yanıltıyor.
06:49Ha doğada bir düzen var mı?
06:51Tabii ki var, bunu kimse inkar etmiyor.
06:53Ama bu düzen, düzensizlikle, sürekli bir değişimle, rastlantılarla ve bildiğiniz kaosla iç içe geçmiş durumda.
06:59Saat metaforu tatlı bir ilüzyondan ibaret.
07:02Çarklar bazen tekliyor, bazen kırılıyor ve ortaya yepyeni kimsenin beklemediği mekanizmalar çıkıyor.
07:09İşte atsız burucunun o derin tespiti tam da burada yüzümüze çarpıyor.
07:13Evren bize uymaz.
07:15Biz evreni olduğu gibi anlamaya çalışırız.
07:17Belki de en başından beri yaptığımız en büyük hata, koskoca evrenin bizim o dar, insani düzen anlayışımıza göre şekillendiğini sanmaktı.
07:26Oysa evren, bizim beklentilerimizi karşılamak veya egomuzu okşamak için var olmadı.
07:31Bizim görevimiz de ona zorla kendi kurallarımızı dayatmak değil, onun o dağınık, büyüleyici ve karmaşık gerçekliğini anlamaya çabalamak olmalı.
07:39Bugün analizimizi bitirirken sizi biraz kışkırtacak bir soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
07:44Peki, siz kaosu kucaklamaya hazır mısınız?
07:48O kusursuz bir düzen beklentisini bir kenara bırakıp, ölümün, rastlantıların, kaosun ve bu öngörülemezliğin yarattığı o muazzam, dağınık gerçekliğe hayranlık
07:58duyabilir misiniz?
07:59Çünkü inanın bana, evren tıkır tıkır işleyen sıkıcı bir saatten çok ama çok daha fazlası.
08:05O, bütün bu düzensizliğiyle birlikte keşfedilmeyi dekleyen nefes kesici bir gizem.
08:11Bu analizde bana katıldığınız için çok teşekkürler, bu karmaşık ve büyüleyici evreni keşfetmekten asla vazgeçmeyin.