00:00Ich möchte Sie aus den nächsten beiden Foto und Sosjronic und Psikologisch sebegnen.
00:04Ich möchte Sie ein bisschen als gente, es ist bei Dr. Cemil Şahinoz.
00:10Herr Schahinoz, Sie sollen ganz neurolägen, ich hofft, dass Sie.
00:14Herzlich willkommen, ich will, ich will.
00:15Frau Schahinoz, Kuhl, Kuhl, Kuhl und Geist und Schuhl und Schuhl,
00:25Ver deutlich, Verkauf und Kuhl, Verkauf und V あり sûr,
00:29Temel hakların uygulanmasında bir çifte standart da mü maruz kaldıklarını hissediyor?
00:36Bence buna da çok önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
00:40Belki hukuki yani hukuken çifte standart ile insanların çifte standart algısı,
00:46yani toplum açısından tabi bu algının kendisi bile çok önemli.
00:49Hukuki açığı detaylarıyla güzel bir şekilde Selva Hocamdan dinledik zaten.
00:53wir uns finden, dass wir die Menschen, der Europäische Menschen sch Gear.
00:58oder da andere Menschen, das ist, dass wir den gleichen Darauf der 스타일en dar registrachten,
01:04der unterschieden Geheimen get es kontrolliert.
01:06For 너희, der verschiedene Einste finden, der ein Begriff ist,
01:11der andere, die wir.
01:14Das ist das Verwalt, der auch die Teil des feines Erなら von der dörtlichen Geheimen,
01:18die Enteignisse, der in Kontakt von Unternehmen verfolgen die convenience.
01:20Son zamanlarda Müslümanların özellikle mesela güvenlik veya entegrasyon üzerinden tartışma konusu olması elbette insanları etkiliyor.
01:28Bir insan kendisini sürekli bir problem olarak tanımlanan grup içerisinde görürse zamanla tabii ki ben bu toplumun eşit bir vatandaşı
01:37mıyım sorusunu sormaya başlayabilir.
01:38Dışlanmışlık hissi de başlıyor.
01:40Sizin de bahsettiğiniz gibi.
01:41Dolayısıyla.
01:42Kesinlikle çifte standarda maruz kaldığını hissediyor.
01:44Bu da aidiyet açısından aslında çok önemli.
01:47Böyle hisseden bir birey kendisini topluma ait hissetmez ve gittikçe o toplumdan uzaklaşmaya, yabancılaşmaya başlar.
01:54Dolayısıyla bunu engelemek için herhangi bir uygulamada veya alınan tedbirlerde çift de standardan başladığı eşitlik, orantılıktan bahsettik.
02:02Hukukun üstünlüğü çok önemli.
02:04Yoksa insanlar kurallar herkes için aynı uygulanıyor duygusunu kaybederse sadece devlete olan güven azalmıyor.
02:10Toplumsal aidiyetle zayıflıyor.
02:13Şimdi burada tabii siyasi söylemle toplumsal önyargı ilişkisi de var.
02:19Çünkü ifade özgürlüğüyle ayrımcılık ve nefret söyleme arasındaki sınırın sürekli tartışılıyor olması.
02:27Sizce azınlıkların kendilerini Avrupa toplumunun eşit bir parçası olarak hissetmelerini nasıl etkiliyor?
02:33Yani az önce bahsetmiş olduğunuz dışlanma hissini biraz daha açabilir miyiz lütfen?
02:40Evet yani Derya Hanım bunu son senelerde çok ciddi şekilde hem yaşıyoruz hem görüyoruz hem de tartışıyoruz.
02:46Belki 20 sene önce nefret söylemi olarak kabul edilecek sözler artık ifade özgürlüğü kılıfı altında söylenmeye başladı.
02:54Aslında yani ifade özgürlüğü her toplumun temel değerlerinden bir tanesi.
02:58Kimse vazgeçilmez.
02:59Yani insanların farklı düşünceleri ifade edebilmesi gerekiyor.
03:03Fakat ifade özgürlüğü altında bir grubu hedef alan nefret söylemi veya ayrımcılık arasında da önemli bir sınır var.
03:10O sınırı konulmamız gerekiyor.
03:12Bu sınırın sürekli tartışılması işte özellikle azınlıklar açısından Müslümanlar açısından bazen ciddi güvensizlik oluşturabiliyor tabii ki.
03:19İnsan şunu düşünüyor o zaman ister istemez benim kimliğim, inancım veya kökenim toplumda gerçekten kabul ediliyor mu?
03:26Şimdi burada psikolojik olarak az önce bahsettiğim aidiyet duygusu çok önemli.
03:32İnsan kendisini bir toplumun eşit parçası olarak hissettiğinde eleştirileri daha rahat kabul edebilir.
03:39Çünkü temel bir güven vardır.
03:41Ama kişi sürekli olarak kimliğinin tartışma konusu olduğunu veya kendisinin toplumun dışında görüldüğünü hissederse
03:49veyahut işte ifade özgürlüğü kılıfı altında eleştiriler yapıldığını gördüğü zaman aynı eleştiri çok daha farklı algılanabiliyor.
03:57Bu durumda kişi içine tabii kapanabilir, toplumdan uzaklaşabilir.
04:01Bu da aslında toplum aslında açısından baktığımızda bir çelişki oluşturuyor.
04:05Yani toplum insanları daha fazla entegre etmek isterken kullanılan bazı dışlayıcı dil veya uygulamalar, siyasetin dili mesela,
04:14tam tersine insanların toplumdan çekilmesine neden olabiliyor.
04:18Bunu bazı yasalarda, bazı tartışmalarda son dönemde çok açık ve net şekilde gördük mesela.
04:23Dolayısıyla ifade özgürlüğünü korumakla, nefret söylemiyle mücadele etmek birbirinin alternatifi değildir, olmamalıdır diye düşünüyorum.
04:33Aile duygusu da tam işte burada önemli olur.
04:36Yani insan ben burada sadece yaşayan biri değilim, bu toplumun eşit bir parçasıyım diyebildiğinde entegrasyondan, uyumdan bahsedebiliriz.
04:45İfade özgürlüğünden bahsedebiliriz.
04:46Zaten bütün ve ait hissetme ihtiyacı hepimizin çok normalde bir ihtiyacıdır.
04:52Fakat siyasetçilerin...
04:54Fıtridir.
04:54Evet, fıtridir.
04:56Siyasetçilerin söylemlerinde seçmen kaygılarını ve toplumsal korkuları kullanması.
05:02Sizce toplumda zaten var olan ön yargıları mı yansıtıyor?
05:05Yoksa bu ön yargıları daha da mı güçlendiriyor?
05:10Bence burada iki yönlü bir ilişki var.
05:12Yani evet, siyasetçiler toplumdaki mevcut korkuları ve ön yargıları kullanabiliyorlar, yapıyorlar.
05:18Seçim döneminde bunu çok görüyoruz.
05:20Ama aynı zamanda siyasi söylem bu korkuları daha da güçlendiriyor.
05:24Yani beşte ise ona çıkarıyor.
05:25Çünkü toplumda zaten var olan bir kaygı siyasetçi tarafından sürekli gündeme getirildiğinde artık sadece bireysel bir kaygı, endişe olmaktan çıkıyor.
05:36Kamusal bir anlatıya dönüşüyor.
05:39Yani kişi artık demiyor ki sadece benim bir problemim değilmiş bu toplumsal bir problem değilmiş.
05:44Örneğin göç konusunda mesela insanların ekonomik durum, konut olsun güvenlik veya sosyal hizmetlerle ilgili gerçek kaygıları olabilir.
05:52Bunları konuşmak toplumun bir normal doğal parçasıdır.
05:56Bunda bir sıkıntı yok.
05:57Ama burada kullanılan dil çok önemli.
06:00Eğer bu sorunları, bu sorunlar hakkında konuşurken belli bir etnik veya dini grubun varlığıyla ilişkilendirildiğinde
06:07insanlar o zaman var olan bu sorunu nedeni olarak da bu grubu görmeye başlayabilir.
06:13Yani siyasetçi sadece toplumdaki ön yargıyı yansıtmıyor.
06:17Bazen ona bir çerçevede sunmuş oluyor.
06:19Bu da çok tehlikeli.
06:20Özellikle mesela seçim döneminde bunun etkisi daha fazla görülüyor.
06:24Çünkü insanlar korku siyasette bir güçtür ama insanlar gelecekten korktuğunda daha kolay bir şekilde biz ve onlar ayrımına yönelilebiliyor.
06:33Bu da tabii ki bir şekilde toplumun ayrılmasına da sebep oluyor.
06:38Evet kısa vadede korkuları siyasetten kullanmak mümkün olabilir bir siyasetçi açısından.
06:42Ama uzun vadede baktığımızda sürekli tekrarlanan dışlayıcı söylemler toplumdaki güveni ve birlikte yaşama kültürünü zayıflatıyor.
06:50Bu nedenle yani siyasetin dili de sadece seçim sonucunu değil toplumun birbirine nasıl baktığını da etkiliyor.
06:57Şimdi bu bağlamda yasak politikalarıyla devam etmek istiyorum Sayın Şahinuz.
07:03Avusturya'daki başörtüsü yasağı, Danimarka'nın kısıtlayıcı politikaları ya da bazı Avrupa ülkelerinde dini kesim ve sünnet üzerinden yürütülen tartışmalar ki
07:13bunlar sadece Müslüman topluluklarını değil Yahudi topluluklarını da etkilerken uygulamaların çoğu entegrasyon diye bir kelimeyle savunuluyor.
07:22Şimdi sosyolojik açıdan baktığınızda sizce bu tür uygulamalar gerçekten bir entegrasyon mu?
07:28Yani bunu mu güçlendiriyor yoksa tam tersine yine bir yabancılaşma, toplumdan uzaklaşma ve ötekileştirilme riskini mi arttırıyor?
07:38Evet yani sosyolojik açıdan çok önemli bir çelişki var aslında.
07:42Yani bir uygulama tırnak içerisinde entegrasyon amacıyla getirilebilir.
07:46Ama toplum tarafından nasıl algılandığı ve nasıl uygulandığı ortaya çıkan sonucu tamamen değiştirebilir.
07:53Bizim şuna bakmamız gerekiyor.
07:55Bu politikalar toplumdaki aidiyet duygusunu güçlendiriyor mu?
07:59Yoksa belirli bir gruba senin kimliğin burada bir problem mesajı mı veriyor?
08:04Yani entegrasyonla mı alakalı yoksa sen bir problemsin mesajını mı veriyor?
08:09Eğer ikinci durum ortaya çıkıyorsa ki bahsettiğiniz yasalarda bunu görüyoruz.
08:14Entegrasyon açısından ters bir sonuç doğuyor.
08:17Yani entegrasyon için getirdiğiniz yasalar insanların entegre olmamasını sağlayabiliyor.
08:24Çünkü entegrasyon insanın kendi kimliğinden vazgeçmesi anlamına gelmez.
08:29İnsan hem Müslüman hem Türk hem Alman hem Avrupalı olabilir.
08:32Bu kimliklerin birbirini dışlaması gerekmiyor.
08:35Zaten biliyorsunuz sosyolojiyle biz entegrasyon yerine kapsayıcılık yani İngilizce inclusion dediğimiz kelimeyi kullanıyoruz.
08:42Yani bir yere tabii ki yani sonradan entegre edilmiyor.
08:47Zaten bulunduğu yer, sistem, toplum onu da kapsıyor.
08:51Bu bambaşka bir bakışası aslında.
08:53Ayrıca burada bahsettiğiniz gibi sadece Müslümanları düşünmek gerekiyor.
08:57Dini uygulamalara yönelik bazı düzenlemeler başka dinleri de Yahudileri de Yahudi toplumu da aynı şekilde etkilebiliyor.
09:04Bu denen aslında mesle biraz daha genel olarak din özgürlüğü ve devletin dini alanla ilişkisi üzerinden de tartışılmalı.
09:12Selma Hoca bu konunun uzmanı zaten.
09:13Çünkü dini kimliğin kamusal alanda şüpheyle karşılandığını hisseden bir insan toplumla arasındaki psikolojik mesafede artabilir.
09:23Bu da bizim işte paralel toplum dediğimiz olgunun oluşmasına katkı bulunabilir.
09:27Yani insan kendisini dışarıda hissederse ne yapacak?
09:30İçeride kendisine yani kapanık gruplara güven aramaya başlar.
09:34Dolayısıyla entegrasyonun temel mantığı yasaklamak olmamalı.
09:38Ortak yaşam alanını güçlendirmek olmalı.
09:41Elbette yani devletin meşru sınırları olacaktır.
09:44Ancak bu sınırların açık, eşit, orantılı ve bütün gruplara, dini gruplara, etnik kökenlere aynı ilkelerle uygulanması gerekiyor.
09:53Bu durumda biraz sıkıntı var son zamanlara baktığımızda.
09:57Yani kimse kendini ötekileştirilmiş olarak hissetmez.
10:00Şunu da sormak istiyorum o yüzden.
10:03Özgürlük, eşitlik, azınlık hakları gibi evrensel kabul edilen değerlerle seçim kazanma kaygısı arasında bir gerilim.
10:11Ve bu gerilim toplumu uzun vadede nereye taşıyor?
10:14Yani bu değerlerin korunması için Avrupa toplumlarında ne tür bir uzlaşma kültürüne ihtiyaç var sizce?
10:23Aslında yani gerçekten Avrupa demokrasilerinin en önemli sınavlarından biri tam da burada ortaya çıkıyor bahsettiğiniz konu Deniz Hanım.
10:31Yani özgürlük olsun, eşitlik, insan hakları sadece seçim dönemlerinde hatırlanacak değerler olmamalı.
10:38Çünkü demokrasinin gerçek gücü çoğunluğun hoşuna gitmeyen grupların haklarını da koruyabilmesidir.
10:45Hani Voltaire'ye atfedilen bir söz var ya, gerçi literatürde Voltaire'nin olmadığı söylenen ama fikirlerinize katılmıyorum ama fikirlerinizi ifade
10:52edebilmeniz için canını bile veririm diye bir sözü var.
10:55Yani canı feda etmeye gerek yok ama herkese aynı hakları, eşitliliği sağlamak gerekiyor.
11:01Ve toplum değişiyor, farklılaşıyor. Avrupa değişiyor, Almanya da değişiyor, Fransa da değişiyor ve bu değişimi ve farklılığı kabul etmek gerekiyor,
11:10korku üretmek yerine.
11:11Elbette siyaset açısından gerilim zaman zaman olacaktır, bu da doğaldır.
11:15Çünkü siyasetçiler bahsettiğim gibi seçmenin kaygıları dikkate almak zorunda.
11:20İnsanların güvenlik, göç, ekonomi veya sosyal hizmetlerle ilgili endişeleri varsa bunları görmezden gelmek de doğru değil.
11:26Bunu bahsettik zaten ama buradaki önemli olan şu, seçim kazanmak için toplumundaki bu korkuları büyütmek ile insanların gerçek sorunlara çözüm
11:36üretmek aynı şeyler değildir.
11:38Uzun vadede sürekli korku ve kimlik çatışması üzerinden yapılan siyaset toplumundaki güveni de zayıflatabilir.
11:45İnsanlar birbirini vatandaş olarak değil de siyasi kampların temsilciler olarak görmeye başlayabilirler.
11:51Çok parçalayıcı bir bakış açısındır.
11:54Kesinlikle yani Avrupa toplumlarının ihtiyacı aslında bence bu uzlaşma kültürüdür.
11:58Yani uzlaşmada herkesin aynı düşünmesi anlamına gelmiyor.
12:02Tam tersine farklı düşüncelerin bir arada yaşayabilmesi anlamına geliyor.
12:06Tartışmanın temelinde şu orta kabulün bulunması gerekiyor.
12:10Yani sen benden farklı düşünüyorsun ama sen de bu toplumun eşit bir üyesisin.
12:14Bence Avrupa'nın geleceği açısından asıl mesele de bu olacaktır diyorum.
12:18Yani farklıları ortadan kaldırmak yerine farklılıklarla birlikte yaşayabilecek ortam bir zemin korumak.
12:26Çünkü özgürlük, eşitlik, ifade özgürlüğü, azınlık hakları ancak yani herkes için geçerli olduğunda gerçekten evrensel değerler haline gelecektir.
12:35Toplumun güvenini tutan temel de budur zaten diye düşünüyorum.
12:39Peki. Sayın Şahin Öz çok teşekkür ederiz yayınımıza katıldığınız ve Avrupa'nın alt metnini bize anlattığınız için sevgiler, iyi çalışmalar
12:47diliyorum.
12:49Ben teşekkür ederim. Haydi yayınlar dilerim.